bugün
- true'yi yedirmeyiz7
- ahmet sezer bey'in esprilerine gülmeyen insan5
- true çaylak olsun kampanyası9
- vermio11
- bu koyden olsam ne olacak18
- ahmet sezer bey15
- aylık 5 bin tl iyi para mıdır sorunsalı4
- zall'ın sözlükte bir kızla sevgili olması5
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı9
- en güzel sevişme4
- nervio34
- beni kim artılıyor amk5
- sinsice kavga izleyen yazarlar8
- bir organınızdan vazgeçmeniz gerekse7
- arkadaşlar hoşçakalın galiba silik yiyeceğim4
- kasaba 7 bin tl vermek3
- nervio'nun 1 50 boyunda olması3
- sözlükte kavga6
- bir kilo patatesin 50 lira olması7
- velvet53
- 15 21 itibariyle duygu durumunuz6
- true'yi eskorta emanet etmek10
- gammazlar çetesi6
- pompacı kıza nasıl açılınır9
- herkesin bir şeye inanma zorunluluğu6
- market kasap pazar fiyatlarını öğrenmek2
- true çaycı olsun kampanyası3
- yeni parti31
- tememda kenka nalaka13
- güne bir şarkı bırak7
- velvet geceleri napıyor sorunsalı12
- kasiyer kıza nasıl açılırım21
- kızını zenci ile evlendiren baba2
- arkadaşlar sıkıldım2
- imamların maaşı çok diyen öğretmen9
- yeni parti'nin iktidara yürüdüğü gerçeği2
- namazında niyazında erkek4
- kavga eden yazarların öpüşüp barışması3
- etnik müzik radyo2
- insan olmaya ceyrek kala18
- benzetildiğiniz ünlü10
- hastane randevusu6
- gammazlar göreve3
- türkiye chp ile dünya devi ülke olacak4
- ideal erkek boyunun 1 84 olması14
- ronaldo vs messi3
- ışıktan daha hızlı olan şey2
- tai lung6
- başbiraderin profili neden gizli sorusu3
- son gammaz bukucu goku3
fazla kafa ziken film.
adamlar birinci katmana geçtiklerinde, ben oturduğum yerde çoktan üçüncü katmana varmıştım sanırım.
yanımıza oturup ilgi çekmek için geğirip duran bağcılar tikky'si, 3 ergen kız da iyice tadımızı kaçırdı.
artık bünye almıyor azizim. heyecanı da kalmadı bu tür fantastik, kuntastik şeylerin "metriks"lerden, "büzüklerin efendisi"nden sonra..
yap şöyle sylvester abimimiz gibi ortaya, kafa yormayan, bol aksiyonlu, yanardöner bir popcorn movie, keyfimiz yerine gelsin, gözümüz gönlümüz şenlensin, değil mi..?
öyleyse sıradaki parça, ağır tempolu filmlere gelemiyorum diyenlere gelsin;
(bkz: the expendables)
adamlar birinci katmana geçtiklerinde, ben oturduğum yerde çoktan üçüncü katmana varmıştım sanırım.
yanımıza oturup ilgi çekmek için geğirip duran bağcılar tikky'si, 3 ergen kız da iyice tadımızı kaçırdı.
artık bünye almıyor azizim. heyecanı da kalmadı bu tür fantastik, kuntastik şeylerin "metriks"lerden, "büzüklerin efendisi"nden sonra..
yap şöyle sylvester abimimiz gibi ortaya, kafa yormayan, bol aksiyonlu, yanardöner bir popcorn movie, keyfimiz yerine gelsin, gözümüz gönlümüz şenlensin, değil mi..?
öyleyse sıradaki parça, ağır tempolu filmlere gelemiyorum diyenlere gelsin;
(bkz: the expendables)
filmi birkaç hafta önce izlememe rağmen sanırım bilincim alt merkezinde henüz* yeni hazmetmiş ve bana garip bir rüya hazırlamış.
bazı adamlar vardı rüyamda büyük bir otel yapmak istiyorlar ancak tutup tutmayacağını bilmedikleri için piyasa araştırması yapmaya karar veriyorlar. daha sonra oteli hazırlayıp rüyaya yatıyorlar ve kendi bilinçaltı insanlarını müşteri olarak otele çekmeye çalışıyorlar. nasıl bir bilinçaltları varsa bilinçaltı insanlarımın karma karışık, her milletten insan vardı. neyse bende müşterisi oluyorum bu otelin otelde kalmaya başlıyorum*. büyük salona yemeğe indiğimde hatta bir arapla biraz laflıyoruz*.
sonrasını pek hatırlamamakla birlikte uyanıyorum, ama hala sorguluyorum kim gerçek ben mi onlar mı? yoksa bu yaşadığım hayat birinin bilinç altı mı*?
bazı adamlar vardı rüyamda büyük bir otel yapmak istiyorlar ancak tutup tutmayacağını bilmedikleri için piyasa araştırması yapmaya karar veriyorlar. daha sonra oteli hazırlayıp rüyaya yatıyorlar ve kendi bilinçaltı insanlarını müşteri olarak otele çekmeye çalışıyorlar. nasıl bir bilinçaltları varsa bilinçaltı insanlarımın karma karışık, her milletten insan vardı. neyse bende müşterisi oluyorum bu otelin otelde kalmaya başlıyorum*. büyük salona yemeğe indiğimde hatta bir arapla biraz laflıyoruz*.
sonrasını pek hatırlamamakla birlikte uyanıyorum, ama hala sorguluyorum kim gerçek ben mi onlar mı? yoksa bu yaşadığım hayat birinin bilinç altı mı*?
amerikan sinemasının iyi film açısından kısır olduğu bu dönemlerde ilaç gibi gelmiştir.
cok guzel film. ruyalarla alakali. Hatta astral seyahat ile alakali. Komik sahneleri de var.
Adamin karisinin adi "Mal" , bir sahnede, kadin intahar ediyorken, adam da arkasindan "maaaaal" diye bagiriyor. *
Adamin karisinin adi "Mal" , bir sahnede, kadin intahar ediyorken, adam da arkasindan "maaaaal" diye bagiriyor. *
hızlı piyasaya giren filmleri sonrada izlememden ötürü biraz önce izlediğim film.
yayında ve yapımda emeği geçen herkese sesleniyorum:
ananızı avradınızı skiyim hala kafam zonkluyor lan.
insanın anlaması için zeka gerektiren filmlerin en iyisiydi, hatta izlediğim filmler içinde en iyisiydi. şaka bir yana gerçekten de emeği geçen herkese teşekkür etmek gerek (özellikle christoper nolana) tabii.
yayında ve yapımda emeği geçen herkese sesleniyorum:
ananızı avradınızı skiyim hala kafam zonkluyor lan.
insanın anlaması için zeka gerektiren filmlerin en iyisiydi, hatta izlediğim filmler içinde en iyisiydi. şaka bir yana gerçekten de emeği geçen herkese teşekkür etmek gerek (özellikle christoper nolana) tabii.
filmin en sevdiğim yanı karı ve kocanın adlarının dom ve mal olmasıydı. *
telafuzu sırasında "siksene şunu" şeklinde anlaşılabilecek kelimedir.. Filmdir aslen, izlenilesidir..
tam olarak anlamak için üçleme yapmayı düşündüğüm filmdir.* film harika ama filmden kavramaya yönelik sorularla çıkmamanız olanaksız gibi.filmin iki yerinde sahne tekrarlarının olması can sıkmıştır bu arada.hareketler farklı olabilirdi en azından.şiddetle tavsiye etmezsek ayıp olur.
anlayabilmek için çaba sarf etmeniz gereken film.
filmin son sahnesinde ikincisi yolda mesajını vermiştir.
izleyip, sinema salonundan çıktığınızda, etrafınıza bakınıp, "acaba?" sorusunu ister istemez aklınıza getiren filmdir kendisi...
mevzuyu aylar evvel rüyalardaki bilinçaltı sorunsalı başlığında incelediğim için benim için pek de bir numarası yok bu filmin. o yüzden filmle ilgili "abi konusu çok orjinal" yorumu yapanların ilköğretimin kıravat takılabilen evresinde olduğu çok açık. en azından zihinsel olarak.
filmin, imdb'de 9'un üstünde puanı olmasının verdiği sürü psikolojisi harici neden bu kadar sevildiğine gelirsek; christopher nolan ince görmüş. filmin ilk 10-15 dakikasında öylesine bir karmaşa var ki hiçbiriniz bir bok anlamıyor ve dolayısıyla kendinizi salak/gerizekalı hissediyorsunuz.
yönetmenin yavaş yavaş mevzuyu çaktırmaya başlamasıyla son derece normal ve sıradan olaylar bir anda çözmesi zeka gerektiren denklemlermiş gibi algılanıyor. bunda, baştaki salaklığınız ve göt verecekmiş gibi teslim olmanızın etkisiyle bu salaklığınızı farkedememenizin etkisi çok yüksek. hadi amerika'da zeka seviyesi çok düşük de sizin o salakların etkisine kapılıp filme sayfalarca övgü düzmeniz utanç verici.
hele o "abi topaç dönmeye devam ediyo mu yoksa duruyo mu?" sorusuna bel bağlayıp, cevabını bulamadığınızda filmle ilgili olumlu da olsa yorum yapamamanız çok tatlı bir davranış biçimi.
kelimenin tam anlamıyla overrated bir film. 6/10. o da marion ve yusuf'un hatrına.
filmin, imdb'de 9'un üstünde puanı olmasının verdiği sürü psikolojisi harici neden bu kadar sevildiğine gelirsek; christopher nolan ince görmüş. filmin ilk 10-15 dakikasında öylesine bir karmaşa var ki hiçbiriniz bir bok anlamıyor ve dolayısıyla kendinizi salak/gerizekalı hissediyorsunuz.
yönetmenin yavaş yavaş mevzuyu çaktırmaya başlamasıyla son derece normal ve sıradan olaylar bir anda çözmesi zeka gerektiren denklemlermiş gibi algılanıyor. bunda, baştaki salaklığınız ve göt verecekmiş gibi teslim olmanızın etkisiyle bu salaklığınızı farkedememenizin etkisi çok yüksek. hadi amerika'da zeka seviyesi çok düşük de sizin o salakların etkisine kapılıp filme sayfalarca övgü düzmeniz utanç verici.
hele o "abi topaç dönmeye devam ediyo mu yoksa duruyo mu?" sorusuna bel bağlayıp, cevabını bulamadığınızda filmle ilgili olumlu da olsa yorum yapamamanız çok tatlı bir davranış biçimi.
kelimenin tam anlamıyla overrated bir film. 6/10. o da marion ve yusuf'un hatrına.
hayat üzerine oturup saatlerce felsefe yapanlar izlememeli, garibin kafası karışıyor sonra iyice.
--spoiler--
film bittikten sonra hala nasıl kadını cadı görenler var anlayamıyorum. kadını o hale getiren, şüpheyi içine düşüren adammış zaten. suçluluk duygusunu çekmekte haklıymış hatta az bile çekmiş. sonunun da muallakta kalması 'yok artık' ve 'hadi canım' seslerinin duyulmasına neden olmuştur.
--spoiler--
film bitince başınız hafif ağrıyor ama mükemmel film.
--spoiler--
film bittikten sonra hala nasıl kadını cadı görenler var anlayamıyorum. kadını o hale getiren, şüpheyi içine düşüren adammış zaten. suçluluk duygusunu çekmekte haklıymış hatta az bile çekmiş. sonunun da muallakta kalması 'yok artık' ve 'hadi canım' seslerinin duyulmasına neden olmuştur.
--spoiler--
film bitince başınız hafif ağrıyor ama mükemmel film.
filmin genel özeti şudur (bkz: wtf)
ayrıca özellikle kurgusu itibariyle efsaneler arasına girmeye aday. hatta girmiş de olabilir. kesinlikle izlenilmesi gerekiyor.
ayrıca özellikle kurgusu itibariyle efsaneler arasına girmeye aday. hatta girmiş de olabilir. kesinlikle izlenilmesi gerekiyor.
geç izlediğim ama beğendiğim bi film. 16 tllik sinema biletine değmiş olan film. ilk dakikalarında neden bişi anlayamıyorum ben mongol muyum dediğim film. leonardo babanın yaşlandığını farkettiğim film. buraya nasıl geldik gibi harika bir repliğe sahip olan film. arabaya kafasını çarpan adamdan bildiğin tak sesi gelmesinden hoşnut kaldığım bi film. fransa'daki her sahnesi ölüm olan bi film.mal adlı bi kadının var olduğu film. hafiften de olsa büyük bir aşkın yattığı film. dağdaki sahneleri call of duty'i anımsatan film.bi babanın çocukları için herşeyi yapabileceğini gösteren film. sonunda topaçımsı nesnenin düşüp düşmediğini merak ettiğim film. gizemli bi film. iyi oyunculuklara sahip bi film. the dark knight'tan daha iyi bi film diyebiliriz. tek kelimeyle izlenmesi gereken tek film.
sene 2000. lisedeyim o zamanlar, istanbul'a gittik. 6. his vizyonda, gitmek için ölüyorum. kuzen gitmiş olmasına rağmen benimle yine gitti. neyse uzatmayayım film bitti. ben vay anasını modundayım. arkalardan bi hatun ''dördüncü gelişim yine anlamadım yhaaaa'' diye haykırdı. tabi biz hönkürdük ve ben 10 senedir her dakka bu olayı anlatır kızı ölümsüzleştirmeye devam ederim.
sene 2010. yine gitmek için sabırsızlandığım bir film. bu sefer izmir'deyim. film başladı. çok heyecanlıyım. gözümü kırpmadan ve nefes almadan izliyorum. leonardo'yu görüp vay be jack nerden nereye diye iç geçiriyorum. derken ikinci seans başladı ama ters giden bişiler var. benim kablolar yanmaya başlamış ve tırnaklarımı yarıya kadar yemişim. son 10 dakkaya girdiğimde '' 6. his'teki hatuna mı bağlıyorum yoksa lan '' diye kendime sorular sorarken birden beynimde patlayan havai fişeklerle aydınlandım.
***film süperdi. izlenmeli. (bi daha senle dalga geçersem iki olsun sayın bayan.)
sene 2010. yine gitmek için sabırsızlandığım bir film. bu sefer izmir'deyim. film başladı. çok heyecanlıyım. gözümü kırpmadan ve nefes almadan izliyorum. leonardo'yu görüp vay be jack nerden nereye diye iç geçiriyorum. derken ikinci seans başladı ama ters giden bişiler var. benim kablolar yanmaya başlamış ve tırnaklarımı yarıya kadar yemişim. son 10 dakkaya girdiğimde '' 6. his'teki hatuna mı bağlıyorum yoksa lan '' diye kendime sorular sorarken birden beynimde patlayan havai fişeklerle aydınlandım.
***film süperdi. izlenmeli. (bi daha senle dalga geçersem iki olsun sayın bayan.)
konusunun anlaşılması zor olmasından kurgusunda uzatmalar olan film. 4. dereceden gelecek olan hatun kişi uyanana kadar yarım saat geçiyor. yok asansör yok hastane yok araba filan derken uzamış da uzamış. kanımca herkes anlasın diye yapılmış ama gereksiz yer kaplamış sahneler. ama film iyiydi, en azından konusu.
--spoiler--
bir de leo'nun en başta yaşlı adamın masasındayken gözleri acayip garipti.
--spoiler--
--spoiler--
bir de leo'nun en başta yaşlı adamın masasındayken gözleri acayip garipti.
--spoiler--
+120 iq ile bile zor anlaşılacak filmdir. zaten 3 saat. beyin amcıklaması denilen şey var ya. a-ha işte ondan oluyor. anlamak için kafa yoruyorsun + 3 saat. başın ağrıyor doğal olarak. bir de grip salgını var bu aralar. sinüziti olanlar gitmesin. *
başıma bir iş gelmeyecekse sevmedim.
hakkındaki bu kadar güzel entrylerden sonra en kısa zamanda izlemek istediğim film.
Gerek Leonardo di Caprio'nun başrolü oynamasından kaynaklansın, gerek Christopher Nolan'ın yönetmenliğinden, kurgusu ve olay örgüsüyle tamamen kusursuz, mantığa uygun fakat bir o kadar da mantığı zorlayan muhteşem bir film.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar