bugün
- beni affettiğini söylesin gideyim10
- tavuğun neden kanatları var11
- taliban7
- queen ravenna ve cinleri11
- mesleğinizi söyleyince muhatap olduğunuz sorular11
- manifestten hangi kızla sevişirdin15
- sözlükte üzdüğüm yazarlar11
- sueda uluca silvermist benzerliği11
- afganistan4
- kendinizi en iyi ne zaman hissediyorsunuz3
- kulaklık6
- 8 eylül 2026 real madrid inter maçı3
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü12
- güçlü kadın2
- erkeklere doğum izninin 3 gün olması5
- birinin ölümünü dilemek4
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı11
- 100 bin lira2
- şeffaf kulaklık4
- karaktersiz insanların genel özellikleri3
- israil üçüncü tapınak'ın inşasına hazırlanıyor5
- kaşarlı sucuklu menemen8
- garanti bankası'nın iphone kiralama hizmeti2
- kadınların araba park edememesi4
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri5
- kafa iznine çıkmak2
- altın renkli kulaklık3
- saçını danaya yalatmak5
- gülmek neden bulaşıcıdır2
- gecenin şiiri5
- çarpan şeyler3
- bana onu sormayin7
- queen ravennadan mesaj var11
- yeralti edebiyatcisi8
- katatespizartmasi11
- s'i l v'e r m'i s t35
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı11
- gocu35
- çalışmak istemek ama engellerin çıkması8
- şeffaf ayakkabı2
- kız düşürmenin kısa yolu19
- uludağ sözlük size ne kattı27
- fotoğraflarda çirkin çıkmak3
- sönmüyor ateşimiz ama alev alev de yanmıyor2
- seksenler3
- zenginler niye uzun yaşamak istiyor4
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı18
- david rockefeller4
- sözlük şifresinin uzaylılar tarafından çalınması3
- zorunlu eğitim11
fazla kafa ziken film.
adamlar birinci katmana geçtiklerinde, ben oturduğum yerde çoktan üçüncü katmana varmıştım sanırım.
yanımıza oturup ilgi çekmek için geğirip duran bağcılar tikky'si, 3 ergen kız da iyice tadımızı kaçırdı.
artık bünye almıyor azizim. heyecanı da kalmadı bu tür fantastik, kuntastik şeylerin "metriks"lerden, "büzüklerin efendisi"nden sonra..
yap şöyle sylvester abimimiz gibi ortaya, kafa yormayan, bol aksiyonlu, yanardöner bir popcorn movie, keyfimiz yerine gelsin, gözümüz gönlümüz şenlensin, değil mi..?
öyleyse sıradaki parça, ağır tempolu filmlere gelemiyorum diyenlere gelsin;
(bkz: the expendables)
adamlar birinci katmana geçtiklerinde, ben oturduğum yerde çoktan üçüncü katmana varmıştım sanırım.
yanımıza oturup ilgi çekmek için geğirip duran bağcılar tikky'si, 3 ergen kız da iyice tadımızı kaçırdı.
artık bünye almıyor azizim. heyecanı da kalmadı bu tür fantastik, kuntastik şeylerin "metriks"lerden, "büzüklerin efendisi"nden sonra..
yap şöyle sylvester abimimiz gibi ortaya, kafa yormayan, bol aksiyonlu, yanardöner bir popcorn movie, keyfimiz yerine gelsin, gözümüz gönlümüz şenlensin, değil mi..?
öyleyse sıradaki parça, ağır tempolu filmlere gelemiyorum diyenlere gelsin;
(bkz: the expendables)
filmi birkaç hafta önce izlememe rağmen sanırım bilincim alt merkezinde henüz* yeni hazmetmiş ve bana garip bir rüya hazırlamış.
bazı adamlar vardı rüyamda büyük bir otel yapmak istiyorlar ancak tutup tutmayacağını bilmedikleri için piyasa araştırması yapmaya karar veriyorlar. daha sonra oteli hazırlayıp rüyaya yatıyorlar ve kendi bilinçaltı insanlarını müşteri olarak otele çekmeye çalışıyorlar. nasıl bir bilinçaltları varsa bilinçaltı insanlarımın karma karışık, her milletten insan vardı. neyse bende müşterisi oluyorum bu otelin otelde kalmaya başlıyorum*. büyük salona yemeğe indiğimde hatta bir arapla biraz laflıyoruz*.
sonrasını pek hatırlamamakla birlikte uyanıyorum, ama hala sorguluyorum kim gerçek ben mi onlar mı? yoksa bu yaşadığım hayat birinin bilinç altı mı*?
bazı adamlar vardı rüyamda büyük bir otel yapmak istiyorlar ancak tutup tutmayacağını bilmedikleri için piyasa araştırması yapmaya karar veriyorlar. daha sonra oteli hazırlayıp rüyaya yatıyorlar ve kendi bilinçaltı insanlarını müşteri olarak otele çekmeye çalışıyorlar. nasıl bir bilinçaltları varsa bilinçaltı insanlarımın karma karışık, her milletten insan vardı. neyse bende müşterisi oluyorum bu otelin otelde kalmaya başlıyorum*. büyük salona yemeğe indiğimde hatta bir arapla biraz laflıyoruz*.
sonrasını pek hatırlamamakla birlikte uyanıyorum, ama hala sorguluyorum kim gerçek ben mi onlar mı? yoksa bu yaşadığım hayat birinin bilinç altı mı*?
amerikan sinemasının iyi film açısından kısır olduğu bu dönemlerde ilaç gibi gelmiştir.
cok guzel film. ruyalarla alakali. Hatta astral seyahat ile alakali. Komik sahneleri de var.
Adamin karisinin adi "Mal" , bir sahnede, kadin intahar ediyorken, adam da arkasindan "maaaaal" diye bagiriyor. *
Adamin karisinin adi "Mal" , bir sahnede, kadin intahar ediyorken, adam da arkasindan "maaaaal" diye bagiriyor. *
hızlı piyasaya giren filmleri sonrada izlememden ötürü biraz önce izlediğim film.
yayında ve yapımda emeği geçen herkese sesleniyorum:
ananızı avradınızı skiyim hala kafam zonkluyor lan.
insanın anlaması için zeka gerektiren filmlerin en iyisiydi, hatta izlediğim filmler içinde en iyisiydi. şaka bir yana gerçekten de emeği geçen herkese teşekkür etmek gerek (özellikle christoper nolana) tabii.
yayında ve yapımda emeği geçen herkese sesleniyorum:
ananızı avradınızı skiyim hala kafam zonkluyor lan.
insanın anlaması için zeka gerektiren filmlerin en iyisiydi, hatta izlediğim filmler içinde en iyisiydi. şaka bir yana gerçekten de emeği geçen herkese teşekkür etmek gerek (özellikle christoper nolana) tabii.
filmin en sevdiğim yanı karı ve kocanın adlarının dom ve mal olmasıydı. *
telafuzu sırasında "siksene şunu" şeklinde anlaşılabilecek kelimedir.. Filmdir aslen, izlenilesidir..
tam olarak anlamak için üçleme yapmayı düşündüğüm filmdir.* film harika ama filmden kavramaya yönelik sorularla çıkmamanız olanaksız gibi.filmin iki yerinde sahne tekrarlarının olması can sıkmıştır bu arada.hareketler farklı olabilirdi en azından.şiddetle tavsiye etmezsek ayıp olur.
anlayabilmek için çaba sarf etmeniz gereken film.
filmin son sahnesinde ikincisi yolda mesajını vermiştir.
izleyip, sinema salonundan çıktığınızda, etrafınıza bakınıp, "acaba?" sorusunu ister istemez aklınıza getiren filmdir kendisi...
mevzuyu aylar evvel rüyalardaki bilinçaltı sorunsalı başlığında incelediğim için benim için pek de bir numarası yok bu filmin. o yüzden filmle ilgili "abi konusu çok orjinal" yorumu yapanların ilköğretimin kıravat takılabilen evresinde olduğu çok açık. en azından zihinsel olarak.
filmin, imdb'de 9'un üstünde puanı olmasının verdiği sürü psikolojisi harici neden bu kadar sevildiğine gelirsek; christopher nolan ince görmüş. filmin ilk 10-15 dakikasında öylesine bir karmaşa var ki hiçbiriniz bir bok anlamıyor ve dolayısıyla kendinizi salak/gerizekalı hissediyorsunuz.
yönetmenin yavaş yavaş mevzuyu çaktırmaya başlamasıyla son derece normal ve sıradan olaylar bir anda çözmesi zeka gerektiren denklemlermiş gibi algılanıyor. bunda, baştaki salaklığınız ve göt verecekmiş gibi teslim olmanızın etkisiyle bu salaklığınızı farkedememenizin etkisi çok yüksek. hadi amerika'da zeka seviyesi çok düşük de sizin o salakların etkisine kapılıp filme sayfalarca övgü düzmeniz utanç verici.
hele o "abi topaç dönmeye devam ediyo mu yoksa duruyo mu?" sorusuna bel bağlayıp, cevabını bulamadığınızda filmle ilgili olumlu da olsa yorum yapamamanız çok tatlı bir davranış biçimi.
kelimenin tam anlamıyla overrated bir film. 6/10. o da marion ve yusuf'un hatrına.
filmin, imdb'de 9'un üstünde puanı olmasının verdiği sürü psikolojisi harici neden bu kadar sevildiğine gelirsek; christopher nolan ince görmüş. filmin ilk 10-15 dakikasında öylesine bir karmaşa var ki hiçbiriniz bir bok anlamıyor ve dolayısıyla kendinizi salak/gerizekalı hissediyorsunuz.
yönetmenin yavaş yavaş mevzuyu çaktırmaya başlamasıyla son derece normal ve sıradan olaylar bir anda çözmesi zeka gerektiren denklemlermiş gibi algılanıyor. bunda, baştaki salaklığınız ve göt verecekmiş gibi teslim olmanızın etkisiyle bu salaklığınızı farkedememenizin etkisi çok yüksek. hadi amerika'da zeka seviyesi çok düşük de sizin o salakların etkisine kapılıp filme sayfalarca övgü düzmeniz utanç verici.
hele o "abi topaç dönmeye devam ediyo mu yoksa duruyo mu?" sorusuna bel bağlayıp, cevabını bulamadığınızda filmle ilgili olumlu da olsa yorum yapamamanız çok tatlı bir davranış biçimi.
kelimenin tam anlamıyla overrated bir film. 6/10. o da marion ve yusuf'un hatrına.
hayat üzerine oturup saatlerce felsefe yapanlar izlememeli, garibin kafası karışıyor sonra iyice.
--spoiler--
film bittikten sonra hala nasıl kadını cadı görenler var anlayamıyorum. kadını o hale getiren, şüpheyi içine düşüren adammış zaten. suçluluk duygusunu çekmekte haklıymış hatta az bile çekmiş. sonunun da muallakta kalması 'yok artık' ve 'hadi canım' seslerinin duyulmasına neden olmuştur.
--spoiler--
film bitince başınız hafif ağrıyor ama mükemmel film.
--spoiler--
film bittikten sonra hala nasıl kadını cadı görenler var anlayamıyorum. kadını o hale getiren, şüpheyi içine düşüren adammış zaten. suçluluk duygusunu çekmekte haklıymış hatta az bile çekmiş. sonunun da muallakta kalması 'yok artık' ve 'hadi canım' seslerinin duyulmasına neden olmuştur.
--spoiler--
film bitince başınız hafif ağrıyor ama mükemmel film.
filmin genel özeti şudur (bkz: wtf)
ayrıca özellikle kurgusu itibariyle efsaneler arasına girmeye aday. hatta girmiş de olabilir. kesinlikle izlenilmesi gerekiyor.
ayrıca özellikle kurgusu itibariyle efsaneler arasına girmeye aday. hatta girmiş de olabilir. kesinlikle izlenilmesi gerekiyor.
geç izlediğim ama beğendiğim bi film. 16 tllik sinema biletine değmiş olan film. ilk dakikalarında neden bişi anlayamıyorum ben mongol muyum dediğim film. leonardo babanın yaşlandığını farkettiğim film. buraya nasıl geldik gibi harika bir repliğe sahip olan film. arabaya kafasını çarpan adamdan bildiğin tak sesi gelmesinden hoşnut kaldığım bi film. fransa'daki her sahnesi ölüm olan bi film.mal adlı bi kadının var olduğu film. hafiften de olsa büyük bir aşkın yattığı film. dağdaki sahneleri call of duty'i anımsatan film.bi babanın çocukları için herşeyi yapabileceğini gösteren film. sonunda topaçımsı nesnenin düşüp düşmediğini merak ettiğim film. gizemli bi film. iyi oyunculuklara sahip bi film. the dark knight'tan daha iyi bi film diyebiliriz. tek kelimeyle izlenmesi gereken tek film.
sene 2000. lisedeyim o zamanlar, istanbul'a gittik. 6. his vizyonda, gitmek için ölüyorum. kuzen gitmiş olmasına rağmen benimle yine gitti. neyse uzatmayayım film bitti. ben vay anasını modundayım. arkalardan bi hatun ''dördüncü gelişim yine anlamadım yhaaaa'' diye haykırdı. tabi biz hönkürdük ve ben 10 senedir her dakka bu olayı anlatır kızı ölümsüzleştirmeye devam ederim.
sene 2010. yine gitmek için sabırsızlandığım bir film. bu sefer izmir'deyim. film başladı. çok heyecanlıyım. gözümü kırpmadan ve nefes almadan izliyorum. leonardo'yu görüp vay be jack nerden nereye diye iç geçiriyorum. derken ikinci seans başladı ama ters giden bişiler var. benim kablolar yanmaya başlamış ve tırnaklarımı yarıya kadar yemişim. son 10 dakkaya girdiğimde '' 6. his'teki hatuna mı bağlıyorum yoksa lan '' diye kendime sorular sorarken birden beynimde patlayan havai fişeklerle aydınlandım.
***film süperdi. izlenmeli. (bi daha senle dalga geçersem iki olsun sayın bayan.)
sene 2010. yine gitmek için sabırsızlandığım bir film. bu sefer izmir'deyim. film başladı. çok heyecanlıyım. gözümü kırpmadan ve nefes almadan izliyorum. leonardo'yu görüp vay be jack nerden nereye diye iç geçiriyorum. derken ikinci seans başladı ama ters giden bişiler var. benim kablolar yanmaya başlamış ve tırnaklarımı yarıya kadar yemişim. son 10 dakkaya girdiğimde '' 6. his'teki hatuna mı bağlıyorum yoksa lan '' diye kendime sorular sorarken birden beynimde patlayan havai fişeklerle aydınlandım.
***film süperdi. izlenmeli. (bi daha senle dalga geçersem iki olsun sayın bayan.)
konusunun anlaşılması zor olmasından kurgusunda uzatmalar olan film. 4. dereceden gelecek olan hatun kişi uyanana kadar yarım saat geçiyor. yok asansör yok hastane yok araba filan derken uzamış da uzamış. kanımca herkes anlasın diye yapılmış ama gereksiz yer kaplamış sahneler. ama film iyiydi, en azından konusu.
--spoiler--
bir de leo'nun en başta yaşlı adamın masasındayken gözleri acayip garipti.
--spoiler--
--spoiler--
bir de leo'nun en başta yaşlı adamın masasındayken gözleri acayip garipti.
--spoiler--
+120 iq ile bile zor anlaşılacak filmdir. zaten 3 saat. beyin amcıklaması denilen şey var ya. a-ha işte ondan oluyor. anlamak için kafa yoruyorsun + 3 saat. başın ağrıyor doğal olarak. bir de grip salgını var bu aralar. sinüziti olanlar gitmesin. *
başıma bir iş gelmeyecekse sevmedim.
hakkındaki bu kadar güzel entrylerden sonra en kısa zamanda izlemek istediğim film.
Gerek Leonardo di Caprio'nun başrolü oynamasından kaynaklansın, gerek Christopher Nolan'ın yönetmenliğinden, kurgusu ve olay örgüsüyle tamamen kusursuz, mantığa uygun fakat bir o kadar da mantığı zorlayan muhteşem bir film.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar