bugün
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor23
- y o r u l d u m5
- sarı poşet kudurtması14
- evliliği ayakta tutan güçler13
- true nickli yazar13
- arkadaşlar grup açıyorum gelmek ister misiniz5
- türkiye de muhalefet var mı10
- tas kafa traşlı hırt sorunu12
- en çok ihanet eden burçlar4
- celal şengör'ün burç yorumu4
- iş hayatında takılan maskeler5
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- bik bik'in neden bu kadar tatlı olması7
- kış geliyor6
- tai lung10
- manisada okul saldırısı17
- beleş tuvalet kağıdı ve beleş sıvı sabun3
- beyaz torosta büyümüş kaltaklar4
- erkeklerin bir kızda aradığı kriterler5
- kova burçlari bakar misiniz4
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek7
- z kuşağı9
- siyaset üstü yazarlar9
- tayyip ölünce başa kim geçecek sorunsalı3
- atatürk'e tapmak'ya da reis tapmak3
- kendinden bile sakladığın şey4
- pkk lılar ermeni dölüdür deyince hırttıran hırt9
- götünden tanırım seni2
- derin düşüncelere dalmış görünen insan4
- selvi boylu mal yazmalım2
- turbun küçüğü2
- sözlükte herkesin kavga edecek bir şey bulması5
- berbere gidince söylenenler5
- kira fiyatları3
- halk tv haberciliği5
- kuyruk sallamazsan kimse peşine takılmaz2
- husiler yüzünden gemilerin 15 gün gecikmesi8
- truenun aslında çok beyefendi biri olması3
- sözlüğümde siyaset istemiyorum kampanyası8
- mel mel abi dün neden bira içmeye gelmedin6
- türkiye bir kedi cumhuriyetine nasıl dönüştü8
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri9
- mel mel bakan gibson'ın tatlı dili7
- iş arayanların aslında para araması10
- yapay zekaya entry yazdırmak7
- hepinizi çok seviyorum lan gelin sarılıcam5
- kastamonu5
- inşaat mühendislerindeki dayanılmaz çekicilik2
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- erkeklerin artık kadınların peşinden koşmaması7
paylaşım ağlarına henüz kaliteli bir sunumu düşmeyen ve 'çabuk düşse de tekrar izlesek' dediğimiz filmdir.
--spolier--
aksiyon sahneleri bu kadar uzun olmasa sinema tarihine geçecek filmlerden biri olabilirdi. elbette bu hali de çok iyi ama karlar üstündeki o atraksiyonun anlamı neydi? uçakta görülen rüyanın ilk katmanında(sanırım mekan new york'tu) fischer'ın bilinçaltındaki korumalarla girilen çatışma da aynı şekilde fazlaca uzatılmıştı. tamam, bilinçaltlarındaki şeyleri görmek çok zevkliydi ama sırf, bu kadar para harcadık aksiyon filmi seyircisini de çekelim diye filme hiçbir katkısı olmayan bir yığın aksiyon sahnesini aralara sokmak olmamış.
ayrıca bir diğer husus da rüyalar sırasında sadece cobb ve fischer'ın bilinçatından kesitler görmemiz. iyi de arkadaş diğer rüya görenlerin bilinçaltı tamamen boş mu, neden onların bilinçaltındaki şeyleri göremiyoruz? tabi ki filmin çorbaya dönmesi değil kastettiğim ki zaten bu hali bile yeterince karmaşıktı ama yine de diğer karakterlerin bilinçaltını da görsek hem daha ilginç hem de çok daha gerçekçi olurdu. aksiyon sahneleri kısa kesilip filmin bu yönüne ve cobb ile mal arasındaki ilişkiye ağırlık verilebilirdi.
kafama takılan bir nokta da cobb neden çocuklarını görmek için illa amerika'ya gitmek istiyor? sen amerika'ya gidemiyorsun anladık ama başka her ülkede elini kolunu sallayarak gezebiliyorsun. madem söyle dedelerine çocuklarını senin bulunduğun ülkeye getirsin. neden mutlaka senin gitmen gerekiyor? gerçi bu nokta filmin sonuna göre hata olmayabilir, eğer cobb filmin sonunda halen daha rüyadaysa, rüyada böyle bir mantığın geçerli olmaması normal.
son olarak bir de sonlara doğru uçakta uyandıkları sırada fischer'ın durumuna pek bir anlam veremedim. şimdi bu arkadaş ilk olarak rüyada kendisinin kaçırıldığını görüyor ama bunun rüya olduğunu bilmiyordu. rüya olduğunu bildikleri ikinci ve üçüncü katmanlardı. peki en sonunda tüm katmanlardan çıkıp uyanınca bu rüyaları hatırlamıyor mu, çünkü anladığım kadarıyla diğerleri uçakta gördükleri rüyaları, katmanlarıyla beraber hatırlayabiliyor.
hep olumsuz açıdan yaklaştım. linç edilmemek için beğendiğim yönlerini de yazayım. genel olarak orjinal bir konuya sahip olan ve bunu oldukça iyi işleyen bir filmdi. bu kadar ayrıntının, katmanın yer aldığı bir hikayeyi tüm bu ayrıntıları birbirine bağlayarak ucunu kaçırmadan anlatabilmek ve heyecanı sürekli kademe kademe arttırmak, seyirciye arka arkaya hassiktir çektirmek kolay iş değil. bunun dışında oyunculuklar cidden çok iyiydi. leonardo di caprio pek sevdiğim bir isim olmasa da oldukça iyi bir iş çıkarmış. keza diğer oyuncular da öyle. müziklerde hans zimmer'in imzası var, bilmem başka bir söze gerek var mı?
araya serpiştirilen espriler olsun, mal'ın göründüğü sahnelerdeki(özellikle ariadne asansörle odaya indiğinde genç mimar kızımıza dönüp baktığı sahne) gerilim olsun çok iyiydi. yerçekimsiz dövüş sahnelerini ağzım açık izledim. rüyalarla ilgili hepimizin bildiği ama bildiğimizin farkında olmadığımız bazı ufak ayrıntıları görmek çok hoşuma gitti.
sonuç olarak daha iyi olabilecek olsa da bu hali bile sinemadan zevkten dört köşe çıkmanızı sağlayabilecek bir film.
son olarak belirtmeden geçemeyeceğim; marion cotillard sen nasıl bir hatunsun? filmde birçok sahnede sen kadınsan diğerleri nedir diye sorarken buldum kendimi. allah'tan bir arkadaş sertçe dürttü de (bkz: dürtmek) kendime geldim. ama cobb haklı; ben de her seferinde marion cotillard'u görecek olsam 7/24 kendimi o makineye bağlarım.
--spoiler--
aksiyon sahneleri bu kadar uzun olmasa sinema tarihine geçecek filmlerden biri olabilirdi. elbette bu hali de çok iyi ama karlar üstündeki o atraksiyonun anlamı neydi? uçakta görülen rüyanın ilk katmanında(sanırım mekan new york'tu) fischer'ın bilinçaltındaki korumalarla girilen çatışma da aynı şekilde fazlaca uzatılmıştı. tamam, bilinçaltlarındaki şeyleri görmek çok zevkliydi ama sırf, bu kadar para harcadık aksiyon filmi seyircisini de çekelim diye filme hiçbir katkısı olmayan bir yığın aksiyon sahnesini aralara sokmak olmamış.
ayrıca bir diğer husus da rüyalar sırasında sadece cobb ve fischer'ın bilinçatından kesitler görmemiz. iyi de arkadaş diğer rüya görenlerin bilinçaltı tamamen boş mu, neden onların bilinçaltındaki şeyleri göremiyoruz? tabi ki filmin çorbaya dönmesi değil kastettiğim ki zaten bu hali bile yeterince karmaşıktı ama yine de diğer karakterlerin bilinçaltını da görsek hem daha ilginç hem de çok daha gerçekçi olurdu. aksiyon sahneleri kısa kesilip filmin bu yönüne ve cobb ile mal arasındaki ilişkiye ağırlık verilebilirdi.
kafama takılan bir nokta da cobb neden çocuklarını görmek için illa amerika'ya gitmek istiyor? sen amerika'ya gidemiyorsun anladık ama başka her ülkede elini kolunu sallayarak gezebiliyorsun. madem söyle dedelerine çocuklarını senin bulunduğun ülkeye getirsin. neden mutlaka senin gitmen gerekiyor? gerçi bu nokta filmin sonuna göre hata olmayabilir, eğer cobb filmin sonunda halen daha rüyadaysa, rüyada böyle bir mantığın geçerli olmaması normal.
son olarak bir de sonlara doğru uçakta uyandıkları sırada fischer'ın durumuna pek bir anlam veremedim. şimdi bu arkadaş ilk olarak rüyada kendisinin kaçırıldığını görüyor ama bunun rüya olduğunu bilmiyordu. rüya olduğunu bildikleri ikinci ve üçüncü katmanlardı. peki en sonunda tüm katmanlardan çıkıp uyanınca bu rüyaları hatırlamıyor mu, çünkü anladığım kadarıyla diğerleri uçakta gördükleri rüyaları, katmanlarıyla beraber hatırlayabiliyor.
hep olumsuz açıdan yaklaştım. linç edilmemek için beğendiğim yönlerini de yazayım. genel olarak orjinal bir konuya sahip olan ve bunu oldukça iyi işleyen bir filmdi. bu kadar ayrıntının, katmanın yer aldığı bir hikayeyi tüm bu ayrıntıları birbirine bağlayarak ucunu kaçırmadan anlatabilmek ve heyecanı sürekli kademe kademe arttırmak, seyirciye arka arkaya hassiktir çektirmek kolay iş değil. bunun dışında oyunculuklar cidden çok iyiydi. leonardo di caprio pek sevdiğim bir isim olmasa da oldukça iyi bir iş çıkarmış. keza diğer oyuncular da öyle. müziklerde hans zimmer'in imzası var, bilmem başka bir söze gerek var mı?
araya serpiştirilen espriler olsun, mal'ın göründüğü sahnelerdeki(özellikle ariadne asansörle odaya indiğinde genç mimar kızımıza dönüp baktığı sahne) gerilim olsun çok iyiydi. yerçekimsiz dövüş sahnelerini ağzım açık izledim. rüyalarla ilgili hepimizin bildiği ama bildiğimizin farkında olmadığımız bazı ufak ayrıntıları görmek çok hoşuma gitti.
sonuç olarak daha iyi olabilecek olsa da bu hali bile sinemadan zevkten dört köşe çıkmanızı sağlayabilecek bir film.
son olarak belirtmeden geçemeyeceğim; marion cotillard sen nasıl bir hatunsun? filmde birçok sahnede sen kadınsan diğerleri nedir diye sorarken buldum kendimi. allah'tan bir arkadaş sertçe dürttü de (bkz: dürtmek) kendime geldim. ama cobb haklı; ben de her seferinde marion cotillard'u görecek olsam 7/24 kendimi o makineye bağlarım.
--spoiler--
Of mükemmeldi ya. Tekrar tekrar izlenesi, en ince detaylarına kadar görülesi bir film. Görsel efektler filan . Leonardo kariyerinin filmini çekmiş heralde inception'la. "Olağanüstü bir film nasıldır" sorusuna cevap verecek filmdir.
sinemada ilk kez yanımdaki hatunu ellemeden izlediğim filmdir.
iyi film fakat matrix'e rakip gösterilip beklentileri yükseltmeselermiş daha iyi olurmuş. bir matrix olmamış ve olamayacağı da açıktır.
mükemmel bir film. kendi istatistiklerime göre filmi izleyenlerin %80 kadarı filmi anlayamamışlar. ne yalan söyliyeyim benimde kafamın karıştığı ayrıntılar var. ama gerek görsellik olsun gerek aksiyon olsun; harikaydı.
dvd si ayın 7 sinde çıkacakmış aynen buy it december 7 yazıyor. bu nasıl bir kahpeliktir anlamadım. insanı zorla korsana teşvik ediyorlar.
zamunda yı açayım birde ne göreyim december 7 diyen inception dvd rip ve blueray rip olarak gelmiş. ey zamunda sen nelere kadirsin.
dvdripi nete düşmüş olan film.*
galiba uykuda bizim caprio bagajdan rüyaya ordan da hızını alamayıp başkalarının rüyasına falan mı giriyor kısaca nasıl başladıysa öyle giden film sonu da direksiyonda bitse yeri olan filmdir.
8 part halinde indirdiğim flmin rarlı dosyasının şifreyle korunduğunu öğrendiğimde upload yapan kişiye fena halde sövdüğüm filmin adı..
en fazla küçük sırlar kadar ilgi çekebilen yapım.
bir saçmalıklar bütünü. eşşiz senaryo falan diyenleri anlamıyorum, bence ilk defa film izliyorlar.
ya da çok büyük beklentilerle filme gitmişler, kötü bişey demeyi yediremiyorlar.
bir saçmalıklar bütünü. eşşiz senaryo falan diyenleri anlamıyorum, bence ilk defa film izliyorlar.
ya da çok büyük beklentilerle filme gitmişler, kötü bişey demeyi yediremiyorlar.
film tek kelimeyle harikaydı. tam bir sinema filmiydi.senaryo çok çok güzeldi.10 üzerinden 9.
--spoiler--
4. katmanda aha şimdi sıçtık senaryoyu takip yalan oldu derken asıl sonuyla limboya düşüren film. ancak cobb un gerçek dünyaya dönmeme olasılığı daha akla yatkın. çocuklar aynı, ortam aynı, hareketleri aynı, ayrıca pat diye havaalanından eve bitiyor cobb.
kafaya takılan sorular, mal'ın topacı karısına fikir aşıladığından mı cobb un totemi oldu, cobb'un yüzüğü neyin nesi?
--spoiler--
4. katmanda aha şimdi sıçtık senaryoyu takip yalan oldu derken asıl sonuyla limboya düşüren film. ancak cobb un gerçek dünyaya dönmeme olasılığı daha akla yatkın. çocuklar aynı, ortam aynı, hareketleri aynı, ayrıca pat diye havaalanından eve bitiyor cobb.
kafaya takılan sorular, mal'ın topacı karısına fikir aşıladığından mı cobb un totemi oldu, cobb'un yüzüğü neyin nesi?
--spoiler--
(#8907384) ihtimallere ek olarak ikinci izlemede farkedilen;
--spoiler--
--spoiler--
--spoiler--
--spoiler--
Cobb emmimiz Yusuf'un dükkana gittiğinde ilacı denemek için uykuya dalışından sonra kalktığında totemini çeviremiyor ve filmin ondan sonrasında da sonuna kadar hiç çevirmemiş oluyor. Yani bir ihtimal daha ki Yusuf'un dükkana gelene kadar herşey gerçek, orada uykuya daldıktan sonraki izlenilenlerin hepsi Cobb'un rüyasıdır. Hedefi kendi en derinliklerine inerek Mal yengemiz için vicdanını rahatlatmaktır. Gerçek olduğunu düşünmesi içinde bunu Fisher abimizin planını işleyerek ulaşıyor. Yani filmin sonunda uyandığında Yusuf'un dükkanında uyanacaktır.
Bir başka ve son ihtimalde; sonunda Mal yengemiz ölürken Cobb emmimiz de Arafta kaldı ve Kendi derinliklerinde bundan sonrasını canlandırdı. Totemin durmama ihtimali ve çocuklarının aynı yerde aynı şekilde aynı elbiselerle oynama ihtimalide bundandır.
--spoiler--
--spoiler--
--spoiler--
--spoiler--
(bkz: spoiler içinde spoiler)
--spoiler--
--spoiler--
--spoiler--
--spoiler--
Cobb emmimiz Yusuf'un dükkana gittiğinde ilacı denemek için uykuya dalışından sonra kalktığında totemini çeviremiyor ve filmin ondan sonrasında da sonuna kadar hiç çevirmemiş oluyor. Yani bir ihtimal daha ki Yusuf'un dükkana gelene kadar herşey gerçek, orada uykuya daldıktan sonraki izlenilenlerin hepsi Cobb'un rüyasıdır. Hedefi kendi en derinliklerine inerek Mal yengemiz için vicdanını rahatlatmaktır. Gerçek olduğunu düşünmesi içinde bunu Fisher abimizin planını işleyerek ulaşıyor. Yani filmin sonunda uyandığında Yusuf'un dükkanında uyanacaktır.
Bir başka ve son ihtimalde; sonunda Mal yengemiz ölürken Cobb emmimiz de Arafta kaldı ve Kendi derinliklerinde bundan sonrasını canlandırdı. Totemin durmama ihtimali ve çocuklarının aynı yerde aynı şekilde aynı elbiselerle oynama ihtimalide bundandır.
--spoiler--
--spoiler--
--spoiler--
--spoiler--
(bkz: spoiler içinde spoiler)
güzel, ilginç film lakin etkilememiş, lan acaba cobb rüyada mı vs vs dedirtmemiş, dedirtme ihtiyacı da hissettirmemiş filmdir. Uzun lafın kısası ardından düşündürmemiş filmdir, hayatı, rüyaları da sorgulatmamıştır.
Ha bu arada Arkadaş Hans zimmer ben senin canına kurban, özellikle köprüdeki çatışma ve karlı yerdeki aksiyon sahnelerinde Call of duty MW2yi hissettim dibine kadar. bu nolan'ın falan becerisi değil tamamen Hans zimmer'in müziklerinin becerisi, belki nolan köprü karlı ortam çatışmalarında ilham almıştır Call of dutyden onu da bilemem çünkü MW ve MW2 son yıllarda çıkan en iyi aksiyon, kurgu, gerilim filmlerinden çok daha sinematik yapımlar, haliyle bir yönetmenin bu yapımlara ilgi göstermesi olası.
Ha bu arada Arkadaş Hans zimmer ben senin canına kurban, özellikle köprüdeki çatışma ve karlı yerdeki aksiyon sahnelerinde Call of duty MW2yi hissettim dibine kadar. bu nolan'ın falan becerisi değil tamamen Hans zimmer'in müziklerinin becerisi, belki nolan köprü karlı ortam çatışmalarında ilham almıştır Call of dutyden onu da bilemem çünkü MW ve MW2 son yıllarda çıkan en iyi aksiyon, kurgu, gerilim filmlerinden çok daha sinematik yapımlar, haliyle bir yönetmenin bu yapımlara ilgi göstermesi olası.
gayet başarılı bir film. çıktıktan sonra bile o herif nere düştü arafdamıydı? noldu ona diye epeyce bir tartışma yaratmıştır.
fight club ın eline su dökemez dediğim film. sırf son zamanlarda iyi film çıkmadığı için imdb de 4. sırayı işgal ediyor.
haftalarca bekletendir. nihayetinde dvdriplerini şettiler, bu da yakın zamanda brripleri/bdripleri şedecekleri konusunda umutlanmamıza sebep oluyor.
keşke bu kadar abartılı bir beklenti içinde izlemeseydim dediğim film. normal film izlemek için başlasaydım belki severdim hatta "vay be süpermiş" bile derdim.
ama herkesin mükemmel dediği bir film göremedim ortada. orjinal bir ana fikir var tamam ama filmde zekice yapılmış tek şey adamın babasıyla ilişkisinin üstünden oynamaktı.
sonuç olarak normal bir film kategorisinde üstlere oynar ama abartıldığı kadar güzel bir film değil.
ama herkesin mükemmel dediği bir film göremedim ortada. orjinal bir ana fikir var tamam ama filmde zekice yapılmış tek şey adamın babasıyla ilişkisinin üstünden oynamaktı.
sonuç olarak normal bir film kategorisinde üstlere oynar ama abartıldığı kadar güzel bir film değil.
işlediği konu itibariyle, (bkz: bin jip) filminin sonundaki alt yazıyı hatırlatan filmdir. güzel filmdir. bununla birlikte filmin işlediği konu, birçok edebi ve felsefi çalışmada daha önce ele alınmıştır.
--spoiler--
"it is hard to tell that the world we live in is either a reality or a dream."
--spoiler--
--spoiler--
"it is hard to tell that the world we live in is either a reality or a dream."
--spoiler--
10 yaşındaki yeğenimle gidip izlediğim, ona filmi açıklamaktan bazı sahnelerini kaçırdığım. ama gene de zevk aldığım izlenmesi gereken filmlerden.
finalinden bahsedicem lan, izlemediysen mal gibi okuma.
--spoiler--
her şeyin rüya olduğu belli değildir efendim henüz. topaç düşmemiştir; düşebilir. hee dersen ki "ulan rüya olmasa devamı nasıl gelecek?", ben de derim ki "devam serisi öncesini de anlatabilir. velhasıl kelam, 3 saat izlediğin ve tam idrak edemediğin filmde, kestiremediğin tek şey topaçın dönmeye devam edeceği ya da düşeceği olmalıdır.
--spoiler--
--spoiler--
her şeyin rüya olduğu belli değildir efendim henüz. topaç düşmemiştir; düşebilir. hee dersen ki "ulan rüya olmasa devamı nasıl gelecek?", ben de derim ki "devam serisi öncesini de anlatabilir. velhasıl kelam, 3 saat izlediğin ve tam idrak edemediğin filmde, kestiremediğin tek şey topaçın dönmeye devam edeceği ya da düşeceği olmalıdır.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar