bugün
- 186 boyundaki erkek19
- kabak yemeği vs hamburger10
- alevi erkek8
- bursalı erkekler9
- gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır10
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- erzincanlı erkekler6
- istanbullu erkekler5
- tavuk döner ısmarlayan erkek6
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- bir meyve olsanız ne olurdunuz3
- 32 yaşına girmek12
- sivaslı yiğidolar6
- antalyalı erkekler5
- gün içinde uyuduğu için gece uykusu gelmeyen insan3
- kürt erkek5
- nervionun merak ettiği yazar19
- ahmet sezer bey9
- din tartışması7
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- adıyamanlı erkekler5
- sözlükteki birader adı altındaki masonik yapılanma7
- g'i l d'e d l'i l y20
- proteini yüksek sporcu tarifleri2
- cezayir erkekği4
- zengin olsanız ne yapardınız9
- sinirli kadını sakinleştirmek17
- ilk buluşmada ne getirilmeli3
- sözlük kızlarının artık yemek pişirmemesi sorunu4
- nervio'ya aşık olmak5
- norveçte bok olsam9
- şehir şehir dolaşıp koca arayan tip3
- yalnizca deli yalnizca sair21
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak19
- gocu27
- izmirli kızlar4
- seat leon fr3
- sevişirken yatak odasına ninja girmemiş insan2
- yeni parti için alternatifli hazırlık2
- habire1240
- terlik giyen erkek5
- bugün açılacağım sözlük kızı12
- ben ahbap derneğine güveniyorum4
- büyük bir pipiye sahip olmak4
- kürtler 5 yıl icerisinde türkiye yi ele gecirirler13
- nickinde k harfi olan yazara olan aşkım15
- rte'nin fethettiği topraklar6
- katatespizartmasi17
- arkadaşlar bakar mısınız21
hayal.
şeylere ilişkin tasarımlar.
şeylere ilişkin tasarımlar.
duyularla alınan uyarıların zihindeki görüntüsü.
şiirkuran. gözün gördüğünden ötesi. rahatsızlık, başka bakmak, başka algılamak.
-suyu biz böyle geçeriz-
-suyu biz böyle geçeriz-
1.Zihinde tasarlanan ve gerçekleşmesi özlenen şey, düş, hayal, hülya.
2.Genel görünüş, izlenim, imaj.
3.Duyu organlarının dıştan algıladığı bir nesnenin
bilince yansıyan benzeri, hayal, imaj.
4.Duyularla algılanan, bir uyaran söz konusu olmaksızın
bilinçte beliren nesne ve olaylar, hayal, imaj.*
2.Genel görünüş, izlenim, imaj.
3.Duyu organlarının dıştan algıladığı bir nesnenin
bilince yansıyan benzeri, hayal, imaj.
4.Duyularla algılanan, bir uyaran söz konusu olmaksızın
bilinçte beliren nesne ve olaylar, hayal, imaj.*
(bkz: imgesel)
bir kelimenin veya ifadenin ait olduğu metnin içinde yeni anlamlar kazanması.
kelimelerin kaçkınlarıdır imgeler..
Yemeğin tuzudur.O olmazsa şiirden tad alamazsınız.
6. nesil bir yazar. hosgelmis.
öncelikle hoşgelmiş yeni uuser ve tanışmaktan son derece memnun olduğum hemşehrim. ayrıca iyi arkadaş olacağımızı hissediyorum, her an cancis kankis tatlis yazarlar gürühuna katılabiliriz kendisiyle.*
eski sevgilisini unutmuş, sevmenin nasıl birşey olduğunu unutmamış ve unutmakta istemeyen yazardır.
çincede her bir şekile verilen addır.
her bir imge bir kelimeyi teşkil etmekle beraber her imgeninde ayrı bir anlamı vardır.
her bir imge bir kelimeyi teşkil etmekle beraber her imgeninde ayrı bir anlamı vardır.
hasta yatağından entry giren yazardır, geçmiş olsun diyor en kısa zamanda işinin başına dönmesini diliyorum.
bir zamanlar sakman club'da vedat sakman ile birlikte müzik yapan ve duyduğum en güzel seslerden birine sahip müzisyen arkadaşımızdır imge...
ingilizce ve fransızca image kelimesinin türkçedeki karşılığı. bu kelimeyi nasıl bir zihnin türettiğini anlamak gerçekten zor. buram buram aşağılık kompleksi, özenti, yaranma çabası tüten bir kelime. resmen taklit. yalnızca bununla kalsa iyi. "im" diye bir kök çıkartıp sonra peşine "ge" ekini eklemişler. bunu ise keyfi olarak düşünmüşler. im nereden geliyor, ge ekinin benzeri ne; belli değil. sanırım "özge" kelimesinden akıllarına gelmiş. oysa türetmek için ekin işlek olması gerekir. bir iki kelimede gördüğün ek dil tarafından terk edilmek üzere olan ektir. edebiyatla vesaire ile dili konuşanlar tarafından elbette diriltilebilir ama tek bir kişi elini atarak eki kökü işlek hale getiremez. insansın sen tanrı değil. ama tabii emir komuta zinciriyle dil devrimi yapıldığı için bunlar sorulamazdı bile. şimdi mi? kelime yerleşmiş sayılır. kulağa kötü de gelmiyor. fakat böyle olması yapılanın yanlışlığını, dilin doğasına karşı yapılanı affettirmez.
kullanıla kullanıla süreklilik özelliği kazanarak sembollere dönüşebilirler.
'imge, bilinen bir düşünceyi, bir duyguyu saklamak, başka bir kılığa sokmak için değil, bilemediğimizi; ancak sezer gibi olduğumuzu aktarmak için kullanılır.'
M. Cevdet Anday
M. Cevdet Anday
(bkz: sembolizm)
içini doldurabileceğim boş bir kelime istiyorum.
imge, benim anladığım, aslında var olmayandır; zihindeki bir hayalin, bir resmin, belli belirsiz bir şeklin; somut anlamda var olmayan bir çeşit birikimin somutlaştırma isteğidir. Bir imge, tahayyül sürecindeyken, canlandırma yetisi ile zihinde bir şekil kazanır. Bazı nesneler, kendi belirli varlıklarıyla bir anlam ifade ederler ya da onu somutlaştırırlar. Bunun pragmatik örneği şiirlerdir. Peki, zihnimiz imgeleri nasıl şekillendirir? Şiirde imge, sözcükler ile resmedilir.
Wittgensteina göre dilbilgimiz sayesinde bir şeyleri anlamlandırabiliyoruz ve dilbilgimiz bizi bir önerme türünü bir başkasıyla karıştırmak gibi hatalı bir fikre sürükleyebiliyor. Anlamı eğer bir sözcüğün dilsel bir sistem içindeki işlevi olarak düşünürsek bu sistemi tam olarak öğrenmiş birinin bir sözcüğün anlamını anlayacağı söylenebilir. Şüphesiz ki sözcükler, imgeleri resmeden anlam katmanlarına yapışmış, anlam kazanmayı bekleyen ölü tohum kabukları değildir.
imgeler, zihnimizde bir şimşek gibi ansızın çakabilir. imgeleri zihnimizde canlandırıp, sözcüklerle resmetmemiz gerekir. Ansızın gelen bir imge, ardında birçok farklı gizli anlamı içinde barındırır. Farkında değilsek bile her imgenin bir öncesi ve sonrası vardır. Sanıyorum ki şiirde ilk dize, imgenin öncesi ya da ilk hâli; ortadaki dizeler imgeler bütünü; son dize ise aslında imgenin sonrasıdır. Sonuç olarak imge, şekilden şekle girer, sözcükler ile ifade edilir ve dilbilgimiz ile anlam kazanır.
kaynak: http://www.direngen.net/sozcuklerin-portresi.html
(bkz: direngen net)
(bkz: direngen sabıka kaydı)
imge, benim anladığım, aslında var olmayandır; zihindeki bir hayalin, bir resmin, belli belirsiz bir şeklin; somut anlamda var olmayan bir çeşit birikimin somutlaştırma isteğidir. Bir imge, tahayyül sürecindeyken, canlandırma yetisi ile zihinde bir şekil kazanır. Bazı nesneler, kendi belirli varlıklarıyla bir anlam ifade ederler ya da onu somutlaştırırlar. Bunun pragmatik örneği şiirlerdir. Peki, zihnimiz imgeleri nasıl şekillendirir? Şiirde imge, sözcükler ile resmedilir.
Wittgensteina göre dilbilgimiz sayesinde bir şeyleri anlamlandırabiliyoruz ve dilbilgimiz bizi bir önerme türünü bir başkasıyla karıştırmak gibi hatalı bir fikre sürükleyebiliyor. Anlamı eğer bir sözcüğün dilsel bir sistem içindeki işlevi olarak düşünürsek bu sistemi tam olarak öğrenmiş birinin bir sözcüğün anlamını anlayacağı söylenebilir. Şüphesiz ki sözcükler, imgeleri resmeden anlam katmanlarına yapışmış, anlam kazanmayı bekleyen ölü tohum kabukları değildir.
imgeler, zihnimizde bir şimşek gibi ansızın çakabilir. imgeleri zihnimizde canlandırıp, sözcüklerle resmetmemiz gerekir. Ansızın gelen bir imge, ardında birçok farklı gizli anlamı içinde barındırır. Farkında değilsek bile her imgenin bir öncesi ve sonrası vardır. Sanıyorum ki şiirde ilk dize, imgenin öncesi ya da ilk hâli; ortadaki dizeler imgeler bütünü; son dize ise aslında imgenin sonrasıdır. Sonuç olarak imge, şekilden şekle girer, sözcükler ile ifade edilir ve dilbilgimiz ile anlam kazanır.
kaynak: http://www.direngen.net/sozcuklerin-portresi.html
(bkz: direngen net)
(bkz: direngen sabıka kaydı)
uzaklaşmış yazar.
intiba uyandıran, düşteki imajdır.
Kurşun kaleminin ufacık çantasında nereye saklandığını bulmaya çalışırken ağzında tuttuğu defter yere düştü. Sonunda yere oturdu, kalemi çantasından çıkardı ve derin bir nefes aldı. Kaç zamandır buradan geçiyordu ama hiç kafasını kaldırıp bu eski yapıyı görmemişti, italyan Kilisesi. Kiliseyi dalgın bakışlarla çizerken bir çocuk yokuş aşağı koştu, durdu. Kıza birini hatırlamaya çalışıyormuş gibi baktı. Kız sadece yaptığı işe odaklıyken, çocuğun burnunu çekmesiyle onu fark edebildi. Kız güldü, çocuk kafasını kaşıdı ve cebini karıştırmaya başladı. Kız dikkatlice onu izliyordu ama yüzüne sokak oyunlarının lekesi bulaşmış çocuk cebindekini bir türlü çıkaramıyordu. Kız kiliseyi çizmeye devam ederken çocuk onun yanına küçük bir şey bırakıp gitmişti bile. Resim biraz karamsar oldu, olsun dedi içinden. Çantasını toparlarken yeşil plastik kalemtıraşı gördü, gülümsedi.
küflü ruh.
duyulardan üretilen düşsel ninler.
duyulardan üretilen düşsel ninler.
6. nesil yazar.
yeniden yaratılmış ya da yeniden üretilmiş görünümdür. bir kaç dakika ya da bir kaç yüzyıl için, kopmuş ve saklanmış bir görünüm ve görünümler düzenidir. her imgede bir görme biçimi yatar, fotoğraflarda bile. fotoğraflar ki, sadece mekanik kayıtlardan ibaret değildir. her bir fotoğrafa baktığımızda, fotoğrafçının sınırsız görünüm olanakları arasından o görünümü seçtiğini farkederiz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar