bugün
- borsa istanbul20
- iltica22
- yulaf lapası vs tost7
- fon vurgunu54
- ekmek için ekmeleddin7
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği45
- berat albayrak'a iftira atılması11
- mandalina çıkmış arkadaşlar6
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi10
- mekke kutsal mıdır sorunsalı9
- küçük memeli kızların yaşama amacı4
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi12
- from gold from dust34
- 1 gün diyetteyim4
- kürk mantolu madonna abartılmış tırt bir kitaptır6
- kürt dizilerinin tutmaması11
- üçkağıtçının kralısın moderatör2
- köylülük7
- yüksek enflasyon5
- deli6
- eskiden 20 liraya yediğim kebabın 50 lira olması8
- en iyi çakmak markası8
- küçük memeli3
- hulk gerçek mi6
- yazarların 1 milyon dolar için yapacağı şok şeyler5
- günün sözü10
- sözlük gey saati vs din saati vs akp saati5
- sabahın bir vakti çay içen insan köylüdür6
- bütün sözlük kızlarının gocu'nun peşinden koşması4
- fuhuştan yakalanan sınıf öğretmeni6
- tanrı neden diğer gezegenlere insan göndermedi7
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- sen nehrine siz diyen cahil2
- sözlük kızlarının bicepsleri16
- redbull içip camdan atlayan çocuk3
- tmo'ya ait buğdayın lisanslı depolardan çalınması4
- tayyiple yatıp tayyiple kalkmak5
- vurdurmaya meyilli araba5
- mağazadan ürün değiştirme paradoksu3
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak6
- eski sevgilisi için sahibinden com'a ilan vern kız4
- sabahları 2 kilo bioxcin içen gürbüz genç3
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- queen ravenna ifşası15
- akepe dönemi16
- yönlendirilmiş panspermia teorisi ve uzaylılar2
- türkiye'nin mekke ve bedir ittifakı hamlesi4
- kolye143
- akapekaka3
ağa düşürmelik bohem kız. iki bomonti yeter.
obje ya da olayların beyindeki temsilleridir.
içinde yaşadığınız eviniz, bahçenizdeki ağaç imgedir. içerdeki dışardakini temsil eder.
imge sadece fotograf gibi bir görüntüden ibaret de olmak zorunda değildir. mesela
bir tiyatrodaki küçük bir sahne içe alınmışsa bu da imgedir. zihinde tekrar oynatılbilir..
zihinde simgeler için ise farklı bir durum vardır.
çünkü simgelerin dış dünya da karşılığı yoktur. mesela sayının, harf in ne olduğunu bilirsin ama
dış dünyada sayı, harf yoktur, bunlar insan zihni tarafından üretllmiştir.
çok karıştırılan imge simge ayrımı için bu şekilde yazıyım dedim.
içinde yaşadığınız eviniz, bahçenizdeki ağaç imgedir. içerdeki dışardakini temsil eder.
imge sadece fotograf gibi bir görüntüden ibaret de olmak zorunda değildir. mesela
bir tiyatrodaki küçük bir sahne içe alınmışsa bu da imgedir. zihinde tekrar oynatılbilir..
zihinde simgeler için ise farklı bir durum vardır.
çünkü simgelerin dış dünya da karşılığı yoktur. mesela sayının, harf in ne olduğunu bilirsin ama
dış dünyada sayı, harf yoktur, bunlar insan zihni tarafından üretllmiştir.
çok karıştırılan imge simge ayrımı için bu şekilde yazıyım dedim.
“ imge , hakikatin suretidir, körlüğümüzden aman bulup ufacık bir parıltısını yakalayabildiğimiz hakikatin sureti... ”
Anlam bakımından güzel fakat isim olarak kullanıldığında atanamamış simge gibi bir şey.
nesneler dünyasındaki şeylerin zihindeki izdüşümü.
yeniden yaratılmış ya da yeniden üretilmiş görünümdür. bir kaç dakika ya da bir kaç yüzyıl için, kopmuş ve saklanmış bir görünüm ve görünümler düzenidir. her imgede bir görme biçimi yatar, fotoğraflarda bile. fotoğraflar ki, sadece mekanik kayıtlardan ibaret değildir. her bir fotoğrafa baktığımızda, fotoğrafçının sınırsız görünüm olanakları arasından o görünümü seçtiğini farkederiz.
6. nesil yazar.
küflü ruh.
duyulardan üretilen düşsel ninler.
duyulardan üretilen düşsel ninler.
Kurşun kaleminin ufacık çantasında nereye saklandığını bulmaya çalışırken ağzında tuttuğu defter yere düştü. Sonunda yere oturdu, kalemi çantasından çıkardı ve derin bir nefes aldı. Kaç zamandır buradan geçiyordu ama hiç kafasını kaldırıp bu eski yapıyı görmemişti, italyan Kilisesi. Kiliseyi dalgın bakışlarla çizerken bir çocuk yokuş aşağı koştu, durdu. Kıza birini hatırlamaya çalışıyormuş gibi baktı. Kız sadece yaptığı işe odaklıyken, çocuğun burnunu çekmesiyle onu fark edebildi. Kız güldü, çocuk kafasını kaşıdı ve cebini karıştırmaya başladı. Kız dikkatlice onu izliyordu ama yüzüne sokak oyunlarının lekesi bulaşmış çocuk cebindekini bir türlü çıkaramıyordu. Kız kiliseyi çizmeye devam ederken çocuk onun yanına küçük bir şey bırakıp gitmişti bile. Resim biraz karamsar oldu, olsun dedi içinden. Çantasını toparlarken yeşil plastik kalemtıraşı gördü, gülümsedi.
intiba uyandıran, düşteki imajdır.
uzaklaşmış yazar.
içini doldurabileceğim boş bir kelime istiyorum.
imge, benim anladığım, aslında var olmayandır; zihindeki bir hayalin, bir resmin, belli belirsiz bir şeklin; somut anlamda var olmayan bir çeşit birikimin somutlaştırma isteğidir. Bir imge, tahayyül sürecindeyken, canlandırma yetisi ile zihinde bir şekil kazanır. Bazı nesneler, kendi belirli varlıklarıyla bir anlam ifade ederler ya da onu somutlaştırırlar. Bunun pragmatik örneği şiirlerdir. Peki, zihnimiz imgeleri nasıl şekillendirir? Şiirde imge, sözcükler ile resmedilir.
Wittgensteina göre dilbilgimiz sayesinde bir şeyleri anlamlandırabiliyoruz ve dilbilgimiz bizi bir önerme türünü bir başkasıyla karıştırmak gibi hatalı bir fikre sürükleyebiliyor. Anlamı eğer bir sözcüğün dilsel bir sistem içindeki işlevi olarak düşünürsek bu sistemi tam olarak öğrenmiş birinin bir sözcüğün anlamını anlayacağı söylenebilir. Şüphesiz ki sözcükler, imgeleri resmeden anlam katmanlarına yapışmış, anlam kazanmayı bekleyen ölü tohum kabukları değildir.
imgeler, zihnimizde bir şimşek gibi ansızın çakabilir. imgeleri zihnimizde canlandırıp, sözcüklerle resmetmemiz gerekir. Ansızın gelen bir imge, ardında birçok farklı gizli anlamı içinde barındırır. Farkında değilsek bile her imgenin bir öncesi ve sonrası vardır. Sanıyorum ki şiirde ilk dize, imgenin öncesi ya da ilk hâli; ortadaki dizeler imgeler bütünü; son dize ise aslında imgenin sonrasıdır. Sonuç olarak imge, şekilden şekle girer, sözcükler ile ifade edilir ve dilbilgimiz ile anlam kazanır.
kaynak: http://www.direngen.net/sozcuklerin-portresi.html
(bkz: direngen net)
(bkz: direngen sabıka kaydı)
imge, benim anladığım, aslında var olmayandır; zihindeki bir hayalin, bir resmin, belli belirsiz bir şeklin; somut anlamda var olmayan bir çeşit birikimin somutlaştırma isteğidir. Bir imge, tahayyül sürecindeyken, canlandırma yetisi ile zihinde bir şekil kazanır. Bazı nesneler, kendi belirli varlıklarıyla bir anlam ifade ederler ya da onu somutlaştırırlar. Bunun pragmatik örneği şiirlerdir. Peki, zihnimiz imgeleri nasıl şekillendirir? Şiirde imge, sözcükler ile resmedilir.
Wittgensteina göre dilbilgimiz sayesinde bir şeyleri anlamlandırabiliyoruz ve dilbilgimiz bizi bir önerme türünü bir başkasıyla karıştırmak gibi hatalı bir fikre sürükleyebiliyor. Anlamı eğer bir sözcüğün dilsel bir sistem içindeki işlevi olarak düşünürsek bu sistemi tam olarak öğrenmiş birinin bir sözcüğün anlamını anlayacağı söylenebilir. Şüphesiz ki sözcükler, imgeleri resmeden anlam katmanlarına yapışmış, anlam kazanmayı bekleyen ölü tohum kabukları değildir.
imgeler, zihnimizde bir şimşek gibi ansızın çakabilir. imgeleri zihnimizde canlandırıp, sözcüklerle resmetmemiz gerekir. Ansızın gelen bir imge, ardında birçok farklı gizli anlamı içinde barındırır. Farkında değilsek bile her imgenin bir öncesi ve sonrası vardır. Sanıyorum ki şiirde ilk dize, imgenin öncesi ya da ilk hâli; ortadaki dizeler imgeler bütünü; son dize ise aslında imgenin sonrasıdır. Sonuç olarak imge, şekilden şekle girer, sözcükler ile ifade edilir ve dilbilgimiz ile anlam kazanır.
kaynak: http://www.direngen.net/sozcuklerin-portresi.html
(bkz: direngen net)
(bkz: direngen sabıka kaydı)
(bkz: sembolizm)
'imge, bilinen bir düşünceyi, bir duyguyu saklamak, başka bir kılığa sokmak için değil, bilemediğimizi; ancak sezer gibi olduğumuzu aktarmak için kullanılır.'
M. Cevdet Anday
M. Cevdet Anday
kullanıla kullanıla süreklilik özelliği kazanarak sembollere dönüşebilirler.
ingilizce ve fransızca image kelimesinin türkçedeki karşılığı. bu kelimeyi nasıl bir zihnin türettiğini anlamak gerçekten zor. buram buram aşağılık kompleksi, özenti, yaranma çabası tüten bir kelime. resmen taklit. yalnızca bununla kalsa iyi. "im" diye bir kök çıkartıp sonra peşine "ge" ekini eklemişler. bunu ise keyfi olarak düşünmüşler. im nereden geliyor, ge ekinin benzeri ne; belli değil. sanırım "özge" kelimesinden akıllarına gelmiş. oysa türetmek için ekin işlek olması gerekir. bir iki kelimede gördüğün ek dil tarafından terk edilmek üzere olan ektir. edebiyatla vesaire ile dili konuşanlar tarafından elbette diriltilebilir ama tek bir kişi elini atarak eki kökü işlek hale getiremez. insansın sen tanrı değil. ama tabii emir komuta zinciriyle dil devrimi yapıldığı için bunlar sorulamazdı bile. şimdi mi? kelime yerleşmiş sayılır. kulağa kötü de gelmiyor. fakat böyle olması yapılanın yanlışlığını, dilin doğasına karşı yapılanı affettirmez.
bir zamanlar sakman club'da vedat sakman ile birlikte müzik yapan ve duyduğum en güzel seslerden birine sahip müzisyen arkadaşımızdır imge...
hasta yatağından entry giren yazardır, geçmiş olsun diyor en kısa zamanda işinin başına dönmesini diliyorum.
çincede her bir şekile verilen addır.
her bir imge bir kelimeyi teşkil etmekle beraber her imgeninde ayrı bir anlamı vardır.
her bir imge bir kelimeyi teşkil etmekle beraber her imgeninde ayrı bir anlamı vardır.
eski sevgilisini unutmuş, sevmenin nasıl birşey olduğunu unutmamış ve unutmakta istemeyen yazardır.
öncelikle hoşgelmiş yeni uuser ve tanışmaktan son derece memnun olduğum hemşehrim. ayrıca iyi arkadaş olacağımızı hissediyorum, her an cancis kankis tatlis yazarlar gürühuna katılabiliriz kendisiyle.*
6. nesil bir yazar. hosgelmis.
Yemeğin tuzudur.O olmazsa şiirden tad alamazsınız.
kelimelerin kaçkınlarıdır imgeler..
bir kelimenin veya ifadenin ait olduğu metnin içinde yeni anlamlar kazanması.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar