bugün
- marmaris datça yolu4
- yapay zekanın bilinçlenip bir dini kabul etmesi14
- srebrenica soykırımı7
- geri zekalı demek hakaret mi11
- şişman kızla sevgili olan erkek12
- arkadaşlar sapık mısınız4
- evlenilecek insanın önce ailesine bakmak4
- hayat kalitesini düşüren şeyler8
- penis boyu takıntısı5
- dünya spor tarihinin en büyük ismi3
- omlet limonlu mu olur sirkeli mi2
- seni onaracağım diyen kadın3
- gençler iş beğenmiyor2
- kefir2
- saraca10
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası6
- eski sevgilinin yüzünün silikleşmesi2
- sözlükte sizi kim tanıyor26
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız26
- karşılıklı artılaşmak2
- boşnak kızları4
- tuba büyüküstün4
- saraca finch house32
- kocan böyle sikebiliyo mu sorusuna verilecek cevap3
- menemen11
- cumartesi sabahı erken kalkmak için bir neden7
- 11 temmuz 2026 çankaya belediyesi operasyonu5
- eskiden doğsak bizde mi savaşa gidecektik6
- starbucks ta venti boy kahve içmek2
- aylık 215 bin lira geliri olan adamı reddeden kız2
- magazin programları saçmalığı4
- isviçreli kızlar3
- 500 liralık çorap giymek6
- nicki kısa olanın penisi küçük olur2
- gta 64
- siyahlar içinde bir kadın2
- sözlükte grup yapmak2
- portekizli manken correıa2
- arabası büyük olanın penisi küçük olur2
- kar fırtınasında kış gecesi at arabasında uyumak4
- butlan ile partiye çöküp oy alacağını sanmak2
- zall vs biscolata erkeği3
- bir adet malta şahini kadar kira bedeli4
- tsubasa daki sahaların 20 km olması2
- altının 2026 sonunda onbin tl'yi görmesi3
- automatic call recorder2
- 11 temmuz 2025 yiğit bulut'un ölmesi3
- kiraz cicegi kolonyasi45
- ahmet telli10
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler8
---spoiler---
Bence G.O.R.A'dan en büyük farkı samimiyet konusunda kesinlikle G.O.R.A'ya 5 basmasıdır.Gerektiğinde ağlatan gerektiğinde hoş tebessümlere yol açan bir filmdir.Bu film cem yılmaz'ın serciyi yüzeysellikten bir kenara çıkarıp daha derin duygulara sürükleme çabasında olduğu hoş filmdir...
Bence G.O.R.A'dan en büyük farkı samimiyet konusunda kesinlikle G.O.R.A'ya 5 basmasıdır.Gerektiğinde ağlatan gerektiğinde hoş tebessümlere yol açan bir filmdir.Bu film cem yılmaz'ın serciyi yüzeysellikten bir kenara çıkarıp daha derin duygulara sürükleme çabasında olduğu hoş filmdir...
cem yılmaz' ın içinde bulunduğu filmler içinde en beğendiğim filmdir. konusu ve işlenişi ile beni fazlasıyla mest etmiştir. filmin oyuncu seçimleri ve müzikleri de dikkat çekici özelliktedir. ayrıca filmin sonunda dikkatli bakılırsa film müziklerinden biri cem yılmaz tarafından yapılmıştır.
Arabayla yolculuk sırasında bazı yerlerde karavanın göründüğü bazı yerlerde görünmediği ve böylece bariz çekim hatası olan film.
keyifsiz bir anımda gittiğim ve çıktığımda kendimi tebessüm halinde yakalamama neden olan filmdir. gora 'daki gibi sırf gülme beklentisinde olanlar bu filmi yeteri kadar komik bulmayabilir ama bence senaryosuyla, oyuncularıyla, yönetmeniyle film gibi film olmuş diyebileceğim bir yapıdadır. bu arada özlem tekin'e bir kere daha aşık oldum.
belki çok saçma olacak ama film'den sonra eve gelip de sözlüğü açana kadar herşey çok güzel olacak aklıma bile gelmemişti. Evet ikisi de yol filmi. ikisinde de cem yılmaz ve mazhar alanson var. ikisinde de cem yılmaz looser karakteri oynuyo. Ama açıkçası herşey çok güzel olacakta kendine bu kadar acındırmamıştı. Beni en ço kduygulandıran sahneler sonu değil de mesela filmin başlarında iskender'in pavyon'da gösteri yapmasıydı. Adam tüm hayatı boyunca sihirbaz olma hayaliyli yaşıyo. işini çok severek yapıyo. Ama geldiği noktada pavyonda çalışıyo ve gösteri yaparken kimse dönüp bakmıyo bile.
Gora kadar tüm film boyunca aralıksız güldürmedi belki. Ama güldürdüğü yerlerde de gerçekten nefesim kesildi, gora'da gülmediğim kadar...
Gora kadar tüm film boyunca aralıksız güldürmedi belki. Ama güldürdüğü yerlerde de gerçekten nefesim kesildi, gora'da gülmediğim kadar...
cem yılmaz'ın ve diğer oyuncuların-özellikle mazhar alanson- çok iyi oyunculuk sergiledikleri duygusal film. sinemada çok keyifli iki saat geçirmemi sağlamıştır ama bir daha izlemek isteyeceğimi hiç zannetmiyorum bana o tadı vermedi.
insanı mazhar alanson'a bir kez daha aşık ettiren, muhakkak izlenilmesi gereken bir film.
filmin sonunda cem yılmaz'a madem böyle bir film çekebiliyordun niye gora gibi bir saçmalığı üretme gereği duydun diye sormanın hak olduğunu düşünüyorum. gora'dan sonra cem yılmaz'ın izleyiciye borçlu olduğunu düşünen birisi olarak hokkabaz'dan çıktığımda bu borcu kendi adıma sildim.
bugün ömür gedik'in programında ali hakan 'ın yeterince iyi olmadığını düşündüğü film.
filmde, mazhar alanson'un oyunculuğununda kopmalar olduğunu söylemiş ve cem yılmaz'ın özlem tekin'le aşkını yeterince işlemediklerini ve filmin sonunda cem yılmaz'ın yaptığı fedakarlığın çok sırıttığını belirtmiştir.
filmde, mazhar alanson'un oyunculuğununda kopmalar olduğunu söylemiş ve cem yılmaz'ın özlem tekin'le aşkını yeterince işlemediklerini ve filmin sonunda cem yılmaz'ın yaptığı fedakarlığın çok sırıttığını belirtmiştir.
cem yılmazın varlığıyla şartlanmış, genişçe bi gülümsemeyle koltuğa oturan izleyiciyi dumura uğratması kaçnılmaz filmdir.senaryosu yetersizdir kopukluklar diz boyudur.ama mazhar alansonla cem yılmaz arasındaki baba oğul diyaloglarının samimiyeti işi kurtarmıştır. fakat doyurucu bi film olduğu tartışılır.memnuniyetsizliin nedeni komik olmamasında değildir sadece yetmemiştir işte..
cem yılmaz'ın katıldığı bir televizyon programında "2006'nın en iyi filmi" ilan ettiği film. senaryosunu yazıp yönettiği * ve başrolünü üstlendiği bir film için son noktayı da kendisi koyarak herkesi bir yükten de kurtarmıştır böylece.
oysa böyle sözlerle savunulmayı hak edecek kadar kötü bir film değil hokkabaz. iki saatini ayırıp izleyenleri pişman etmeyecek kadar güzel, eğlenceli ve samimi. değerlendirme yapılırken de bu noktada bırakmak yeterli belki. anlatmak istediğini, anlatan(anlatması gereken) bir filmi ayrıca yüceltmek, kaldıramayacağı değerler, anlamlar yüklemek en azından filmin "her şey"i tarafından yapılınca pek yakışık almasa gerek. böyle bir şey hokkabaz filmine de sinema sanatına da haksızlık olacaktır biraz.
bunun dışında senaryo boşlukları ve oyunculuklardaki kopukluklar giderilir, yönetim geliştirilebilir, görüntü kalitesine, kostümlere daha fazla özen gösterilir, bir sonraki projede "her şey çok güzel olabilir"
oysa böyle sözlerle savunulmayı hak edecek kadar kötü bir film değil hokkabaz. iki saatini ayırıp izleyenleri pişman etmeyecek kadar güzel, eğlenceli ve samimi. değerlendirme yapılırken de bu noktada bırakmak yeterli belki. anlatmak istediğini, anlatan(anlatması gereken) bir filmi ayrıca yüceltmek, kaldıramayacağı değerler, anlamlar yüklemek en azından filmin "her şey"i tarafından yapılınca pek yakışık almasa gerek. böyle bir şey hokkabaz filmine de sinema sanatına da haksızlık olacaktır biraz.
bunun dışında senaryo boşlukları ve oyunculuklardaki kopukluklar giderilir, yönetim geliştirilebilir, görüntü kalitesine, kostümlere daha fazla özen gösterilir, bir sonraki projede "her şey çok güzel olabilir"
trajikomik kelimesinin anlam kazandıgı filmdir.
bir cem yılmaz filmi olduğu için iyi gişe yapacağı açık olan ama sonrasında unutulup gidecek bir filmdir bana göre. "illa güleceğim diye bekleme" uyarıları ile gidilmiştir ki pek de gülünmemiştir doğru, ağlanmamıştır da, dram değildir zira. ee nedir peki? benzerlerini bir çok kere izlediğimiz filmlerden farkı nedir? cem yılmaz'ın çekmiş olması mı? oyunculuk mu? karakterlerin çoğu inandırıcı değildir yerine oturmamıştır. maradona rolünde gürgen öz çok daha başarılı olabilirdi. ama acaba yakışıklı olduğu için mi cem yılmaz yanyana oynamak istemedi diye de düşünmüyor değil insan yani. filmdeki en başarılı oyunculuğu damadın babası rolündeki oyuncu göstermiştir.
mazhar alanson kendini oynamıştır bana sorarsanız. sormuyor musunuz, olsun ben yine yazayım. şimdi bir eski subay bu, hala paraşütünü falan taşıyor, çanakkale'ye gömülmek istiyor, biraz da kaçık, kaçık ta tarzı tavrı, giydiği kıyafetler (kolsuz tişörtler, düşük popo pantolanlar vs.) çizmek istediği karaktere uymuyor hiç.kaçıklığın da bir sınırı var yani.
yiğidi öldür hakkını yeme demişler, mekanlar, mekanlardaki ayrıntılar titizlikle hazırlanmış, özen gösterilmiş.
kısacası, bence, olmasa da olur bir film.
cem yılmaz'ın bir tarzı var, onu cem yılmaz yapan, bunu zorlamasının bir anlamı yok, bakın böylesini de yapabiliyorum diye kendini farklı kulvarlarda ispat etmesine gerek yok.
mazhar alanson kendini oynamıştır bana sorarsanız. sormuyor musunuz, olsun ben yine yazayım. şimdi bir eski subay bu, hala paraşütünü falan taşıyor, çanakkale'ye gömülmek istiyor, biraz da kaçık, kaçık ta tarzı tavrı, giydiği kıyafetler (kolsuz tişörtler, düşük popo pantolanlar vs.) çizmek istediği karaktere uymuyor hiç.kaçıklığın da bir sınırı var yani.
yiğidi öldür hakkını yeme demişler, mekanlar, mekanlardaki ayrıntılar titizlikle hazırlanmış, özen gösterilmiş.
kısacası, bence, olmasa da olur bir film.
cem yılmaz'ın bir tarzı var, onu cem yılmaz yapan, bunu zorlamasının bir anlamı yok, bakın böylesini de yapabiliyorum diye kendini farklı kulvarlarda ispat etmesine gerek yok.
Kesinlikle devamı çekilmesi gerekilen film. Kopuk bitti çünkü, adamlar asıl amaca ulaştılar film bitti.
Tüm karakterlerin rollerini muhteşem yaptıkları sadece Özlem Tekin in sırıttığı belli olmaktadır. Ama komando Sait ile Maradona şahsımca favorilerdir. Cem Yılmaz da gayet kaliteli rol yapmıştır.
Mehmet Ali Erbil li türk filmlerinden kat kat kaliteli olduğu gün gibi aşikardır. Beğenilmiştir, sinemaya giden paraya acınmamıştır.
--spoiler--
Sonu şahane idi.
--spoiler--
Tüm karakterlerin rollerini muhteşem yaptıkları sadece Özlem Tekin in sırıttığı belli olmaktadır. Ama komando Sait ile Maradona şahsımca favorilerdir. Cem Yılmaz da gayet kaliteli rol yapmıştır.
Mehmet Ali Erbil li türk filmlerinden kat kat kaliteli olduğu gün gibi aşikardır. Beğenilmiştir, sinemaya giden paraya acınmamıştır.
--spoiler--
Sonu şahane idi.
--spoiler--
cem yılmaz hokkabaz da her şeyi ben yaparım dediği için vasat bir film olmuş. kendisi bilindigi üzere Charlie Chaplin değildir. o bir kez gelir.
ne kadar vasat olduğu söylenirse söylensin ilk 10 günde 1.088.791 kişinin izlediği film.
--spoiler--
cem yılmaz'ın filmin sonunda öldüğünü sandığım anda, "ya yeter ya. nedir bu adamın çektiği yaa" dedim. ancak;
+ paran yok ve 1-2 milyar kazanmak için yollara düşüyorsun. zaten yolda o külüstür arabayla 300 - 400 milyonluk benzin yaktın.
+o eski modellerde fren yağı tam hidrolik değildir. fakat koyulan hidrolik yağ, günümüz modellerine ait.
+hayatım aksaray'da geçti. daha içinde sihirbazlık gösterisi olan bir mekana rastlamadım. * *
--spoiler--
Cem yılmaz'ın izlenilebilir filmi. Yukardakileri görünce, 5 milyon kişi izleyeceğine adam akıllı 50bin kişi izlesin derken ne demek istediğini daha iyi anladım.
cem yılmaz'ın filmin sonunda öldüğünü sandığım anda, "ya yeter ya. nedir bu adamın çektiği yaa" dedim. ancak;
+ paran yok ve 1-2 milyar kazanmak için yollara düşüyorsun. zaten yolda o külüstür arabayla 300 - 400 milyonluk benzin yaktın.
+o eski modellerde fren yağı tam hidrolik değildir. fakat koyulan hidrolik yağ, günümüz modellerine ait.
+hayatım aksaray'da geçti. daha içinde sihirbazlık gösterisi olan bir mekana rastlamadım. * *
--spoiler--
Cem yılmaz'ın izlenilebilir filmi. Yukardakileri görünce, 5 milyon kişi izleyeceğine adam akıllı 50bin kişi izlesin derken ne demek istediğini daha iyi anladım.
cem yılmaz, uzman bir karakter gözlemcisi, bu şekilde bizi güldürüyor, para kazanıyor. en silik tipleri ,en komik, en sivri, en bayağı tipleri canlandırmada üstüne yok. ama onlar stand up gösterileri idi...
oysa hokkabaz filmindeki iskender tiplemesini filmin başından sonuna kadar , karakterden hiç kopmadan oynamış, ki bu gerçek bir oyuncu-sanatçı olduğunu kanıtlıyor.tebrik ediyorum kendisini.
film bence konu olarak o kadar muhteşem değil, fakat yine o cem yılmaz a özgü , hepimizin yaparken fark etmediği küçük anlık nüansları, cımbızla tutup, büyüteçle önümüze koyuyor.mesela tuvalette maradona ile yaşanan
--spoiler--
- sencede bişey var dimi? kız diyorum bana karşı bişeyler hisediyor.
- ya bana da öyle geldi .baktı abi sana. sanki öyle. yine de bilmiyorum tabi
--spoiler--
gibi.
edit: farkettim de olay komik değil ama kopuyorsunuz lan o anda.komik aslında.
oysa hokkabaz filmindeki iskender tiplemesini filmin başından sonuna kadar , karakterden hiç kopmadan oynamış, ki bu gerçek bir oyuncu-sanatçı olduğunu kanıtlıyor.tebrik ediyorum kendisini.
film bence konu olarak o kadar muhteşem değil, fakat yine o cem yılmaz a özgü , hepimizin yaparken fark etmediği küçük anlık nüansları, cımbızla tutup, büyüteçle önümüze koyuyor.mesela tuvalette maradona ile yaşanan
--spoiler--
- sencede bişey var dimi? kız diyorum bana karşı bişeyler hisediyor.
- ya bana da öyle geldi .baktı abi sana. sanki öyle. yine de bilmiyorum tabi
--spoiler--
gibi.
edit: farkettim de olay komik değil ama kopuyorsunuz lan o anda.komik aslında.
bir cem yılmaz filmi.
hokkabaz filmi beklentimin çok altında çıktı. öncelikle (bkz: gora) gibi bir komedi filmi beklemiyordum. her şey çok güzel olacaka yaklaşmaya çalışacak daha hayattan bir film bekliyordum, daha mesajı olan, daha konusu olan.
film birşey anlatmıyordu fakat başında gösterdiği büyük iskender ile maradonanın çocukluk günleri filmin geleceği için umut saçıyor. işlenmiş bir karakter örgünlüğü içerisinde gelişecek olmasını bekliyoruz fakat karakterler işlenmemiş, cem yılmaz her espri yaptığı yerde yarattığı karakterin dışına çıkıp yeniden cem yılmaz olmuş
ayrıca filmde oyunculuk namına birşeyler yapmaya çalışan sadece mazhar alanson olduğu için o da süper oynamış gözükmüş. fakat maradona o filmin en iyi performans sergileyen oyuncusudur (tuna orhandı yamulmuoyrsam)
hikaye takibinde sürekli seyirciden bir adım geride kaldılar, seyirci olayları daha önceden takip edebildi. hikaye örgüsü çok seyrekti. bir olay oluyor, tepkisi sonra geliyor, bazı sahneler gereksiz uzuyor, bazı sahneler gereksizce filmde yer kaplıyor.
artısı yok mu? tabii var.. bir filmde ilk defa iki tane ölüm sahnesinde kakır kakır güldüm. bu da olumlu olarak gösterilebilir, başkaaa hikaye parlak bir fikir fakat sadece fikirde kalmış.
sonuç olarak ne bir gora olabilmiş ne de bir her şey çok güzel olacak. hatta aynı gün vizyona girdiği sınav filminin yakınından bile geçmemiş.
hokkabaz filmi beklentimin çok altında çıktı. öncelikle (bkz: gora) gibi bir komedi filmi beklemiyordum. her şey çok güzel olacaka yaklaşmaya çalışacak daha hayattan bir film bekliyordum, daha mesajı olan, daha konusu olan.
film birşey anlatmıyordu fakat başında gösterdiği büyük iskender ile maradonanın çocukluk günleri filmin geleceği için umut saçıyor. işlenmiş bir karakter örgünlüğü içerisinde gelişecek olmasını bekliyoruz fakat karakterler işlenmemiş, cem yılmaz her espri yaptığı yerde yarattığı karakterin dışına çıkıp yeniden cem yılmaz olmuş
ayrıca filmde oyunculuk namına birşeyler yapmaya çalışan sadece mazhar alanson olduğu için o da süper oynamış gözükmüş. fakat maradona o filmin en iyi performans sergileyen oyuncusudur (tuna orhandı yamulmuoyrsam)
hikaye takibinde sürekli seyirciden bir adım geride kaldılar, seyirci olayları daha önceden takip edebildi. hikaye örgüsü çok seyrekti. bir olay oluyor, tepkisi sonra geliyor, bazı sahneler gereksiz uzuyor, bazı sahneler gereksizce filmde yer kaplıyor.
artısı yok mu? tabii var.. bir filmde ilk defa iki tane ölüm sahnesinde kakır kakır güldüm. bu da olumlu olarak gösterilebilir, başkaaa hikaye parlak bir fikir fakat sadece fikirde kalmış.
sonuç olarak ne bir gora olabilmiş ne de bir her şey çok güzel olacak. hatta aynı gün vizyona girdiği sınav filminin yakınından bile geçmemiş.
insanları sinemaya sadece cem yılmaz'ın adının çektiği vasatın altında bir sinema filmi
Cem yılmaz'dan beklenen komiklik tadını alamadıgınız,cem yılmaz'ın sadece oyunculugunu gösterdigi sıradan bir film.
cem yılmaz'ın güldürmekten başka işler de yapabileceğinin kanıtıdır bu film. açıkçası ben cem yılmaz'ın oynadığı karakterden çok diğer karakterlere güldüm. örneğin, maradona karakterindeki arkadaş çok başarılıydı. demek ki neymiş... cem yılmaz sadece gülmek için izlenmezmiş.
--spoiler--
sonunda korkuttu ama üzmedi neyse ki...
--spoiler--
--spoiler--
sonunda korkuttu ama üzmedi neyse ki...
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar