bugün
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur14
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması19
- arabadan anlamayan erkek4
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları11
- habire12 adamdır15
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması9
- kadın yazarların boş konulara ilgi göstermesi5
- 26 temmuz 2026 türkiye brezilya voleybol maçı7
- sözlük bebeleri4
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı9
- galaxy ace3
- kadın olmak4
- gammazların tarafsız olması gerekliliği27
- gocu bak bi6
- sözlüğün geri zekalı kaynaması2
- bugün gelen kitaplar4
- sssilvermist4
- çilek reçeli vs vişne reçeli9
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- birader bay efendiler3
- nazar değdi sözlük2
- isveçlilerin dünyaya kattıkları3
- ergenlerle mesai arkadaşı olmak8
- öyle bir geçer zaman ki2
- manyak olmaya karar verdim8
- online olupta entry atmayan yazarlar2
- erkek yazarlardaki eğilim3
- eğirdir2
- gürsel tekin4
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak10
- diyet kokteyl tarifleri2
- gece denize girmek12
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- voleybol maçı izleyen erkek5
- muslettin amca12
- başak burcu8
- şeriat3
- sözlüğe fotoğraf atan kadın8
- erkeklerin biraz şey olması9
- melissa vargas4
- sınıf kini2
- karım yaparım seni2
- bad boy5
- anın görüntüsü14
- gizli gizli sözlüğü okuyan boykotçular2
- mutsuzluğun en büyük nedeni9
- nickten isim tahmini yapmak25
- melissa vargas'dan tokat yemek3
- yahudi şapkası2
- bu devirde 500 liralık telefon kullanan fakir2
"Hikikomori" olarak adlandırılan ve inzivaya çekilmeyi seçen insanlar bütün gün müzik dinleyerek, bilgisayar başında vakit geçirerek zamanını geçiriyorlar, japonca'da "elini ayağını çekmek" anlamına geliyor. modern çağa ait bir hastalık olarak görülmektedir.
daha çok japonya'da görülen psikolojik bir hastalıktır.
hastalık sebebi ise, kalabalıklığın verdiği etkilerden olduğu aşikârdır.
tarihe damgasını vuran bazı katillerin, bu hastalığa yakalandığı belirtiliyor.
ha unutmadan çizgi roman okumayı da çok seviyorlarmış.
hastalık sebebi ise, kalabalıklığın verdiği etkilerden olduğu aşikârdır.
tarihe damgasını vuran bazı katillerin, bu hastalığa yakalandığı belirtiliyor.
ha unutmadan çizgi roman okumayı da çok seviyorlarmış.
hayat tutulması.. yine japon icadı bir hebekomori durumu. içe kapanık olma, kendini odaya kapatıp tek hücreli hale geçiş, sosyal hayattan uzaklasma kendini müziğe ve ps a verme... kayıp insan modeli.. buyrun efendim.
sözlüğe takıl takıl, sonun bu olacak. *
özellikle okul ortamında ve/veya diğer sosyal ortamlarda aradığını bulamayan gençlerin yakalandığı bir hastalık.
japonya böyle bir hastalıkla anılmak için biçilmiş kaftandır zaten.
japon kültürünün yalnızlığa bakışının olumlu olması ve ülkenin teknolojik imkanlarının fazlalığı gençleri evde oturmaya razı etmekte.
bu hastalıkla ilgili animelerin sayısı giderek artıyor diyerek bitirelim.
japonya böyle bir hastalıkla anılmak için biçilmiş kaftandır zaten.
japon kültürünün yalnızlığa bakışının olumlu olması ve ülkenin teknolojik imkanlarının fazlalığı gençleri evde oturmaya razı etmekte.
bu hastalıkla ilgili animelerin sayısı giderek artıyor diyerek bitirelim.
(bkz: welcome to the nhk)
japon bir doktorun ilk olarak bulmasından dolayı böyle bir isme sahip olan hastalık. yıllardır sosyal fobi teşhisi koyan saygın doktorlarımın ismini bilmediğini düşündüğüm hastalık zira beni en güzel tanımlayan isimdir.
tokyo! adlı filmin içindeki üçüncü film olan shaking tokyo'da ele alınan konu.
sosyal bir varlık olan insanoğlu için riskli ve kesinlikle tedavi gerektiren bir hastalık.
psikologların, çoğu kez, insan yaşamının gerektirdiği sorumlulukları yüklenmeye hazır olmayan yetişkin gençlerde, bu konudaki çevre ve özellikle aile baskısı sonucu içine düştükleri moral çöküntüye bağlı sosyal çekilme isteği olarak ifade ettikleri hastalık.
ülkemizde ya,
- bak! oğlum. bunca yıldır yemedim-yedirdim, giymedim-giydirdim. onca yokluk içinde okutup-büyüttüm. eh! artık senin de bir iş tutma, yuva kurma, çoluğa-çocuğa karışma vaktin geldi. hadi bakalım! göster kendini.
ya da,
- bak! kızım. söylemeyeyim diyorum ama dayanacak derman kalmadı bende. istiyorumki, sevdiğin biriyle evlen, bir yuva kur, çoluğa-çocuğa karış lakin, senin cenahta yaprak kımıldamıyor. bunca yıldır okuyorsun, düzgün bir adam çıkmadı mı karşına, be evladım. sırada seni bekleyen kardeşlerin var. hadi artık! bir icraat göster, onların da önlerini aç.
şeklinde bir söylemle başlaması olasıdır.
ülkemizde ya,
- bak! oğlum. bunca yıldır yemedim-yedirdim, giymedim-giydirdim. onca yokluk içinde okutup-büyüttüm. eh! artık senin de bir iş tutma, yuva kurma, çoluğa-çocuğa karışma vaktin geldi. hadi bakalım! göster kendini.
ya da,
- bak! kızım. söylemeyeyim diyorum ama dayanacak derman kalmadı bende. istiyorumki, sevdiğin biriyle evlen, bir yuva kur, çoluğa-çocuğa karış lakin, senin cenahta yaprak kımıldamıyor. bunca yıldır okuyorsun, düzgün bir adam çıkmadı mı karşına, be evladım. sırada seni bekleyen kardeşlerin var. hadi artık! bir icraat göster, onların da önlerini aç.
şeklinde bir söylemle başlaması olasıdır.
--spoiler--
Bu 'hastalığa' yakalananlar, sanal aleme kendini kaptırıp gerçek dünyadan kopuyor.
--spoiler--
http://haber.gazetevatan....ki-tehlike/379265/7/Yasam
Bu 'hastalığa' yakalananlar, sanal aleme kendini kaptırıp gerçek dünyadan kopuyor.
--spoiler--
http://haber.gazetevatan....ki-tehlike/379265/7/Yasam
psikolojik bir rahatsızlıktır. insanda dışarı çıkmaya karşı bir çekinme durumu ortaya çıkar, ev daha güvenli, daha huzurlu bir ortammış gibi görünür. dışarı çıktığınızda herkes sizi izliyormuş yaptığınız en ufak hatada kahkahalarla güleceklermiş gibi yaşarsınız. bu konu sık sık japon anime ve mangalarında işlenir.
welcome to nhk bunun güzel örneklerinden biridir. tavsiye ederim.
welcome to nhk bunun güzel örneklerinden biridir. tavsiye ederim.
günümüzde (özellikle gelişmiş ülkelerde) hızlı bir şekilde artan hastalık.
bu insanların hepsi dışarıdan beslendikleri için çalışmaya ihtiyaç duymazlar. çalışmayan insan evinin rahatlığını bırakıp dışarı çıkmaz. bir de onu besleyenler evi çeşitli eğlencelerle süslemişlerse (ki sadece bir adet bilgisayar olması bile yeterlidir) o kişi %80 ihtimalle hikikomori olur.
2,5 seneye kadar ben de hikikomoriydim. okula gitmezdim, tüm zamanımı bilgisayar başında geçirirdim. sonunda sınıfta kaldım ve başıma çeşitli olaylar geldi. aklımın başına gelmesi gerektiğini fark edip (başta online oyun hesabımı silmiş olmak üzere) çeşitli adımlar atıp kurtuldum. hala etkileri görülüyor tabii. mesela hala insanlarla doğru düzgün iletişim kuramıyorum. hala kalabalığı sevmiyorum. oysaki hikikomori olmadan önce etrafımdaki herkesle iletişim kurabilen, sevilen bir insandım. şimdi insanların benden nefret etmesi için çabalıyor gibiyim. büyük ihtimalle işe yarıyor, sürekli insanlara bulaşıyorum. belki o rahat günlere olan özlem, belki benden daha sosyal olmalarından dolayı onlara karşı duyduğum nefret. ama bunlar zamanla düzelecek. sonuçta asosyal olmak, hikikomori olmaktan iyidir. öyle değil mi?
bu insanların hepsi dışarıdan beslendikleri için çalışmaya ihtiyaç duymazlar. çalışmayan insan evinin rahatlığını bırakıp dışarı çıkmaz. bir de onu besleyenler evi çeşitli eğlencelerle süslemişlerse (ki sadece bir adet bilgisayar olması bile yeterlidir) o kişi %80 ihtimalle hikikomori olur.
2,5 seneye kadar ben de hikikomoriydim. okula gitmezdim, tüm zamanımı bilgisayar başında geçirirdim. sonunda sınıfta kaldım ve başıma çeşitli olaylar geldi. aklımın başına gelmesi gerektiğini fark edip (başta online oyun hesabımı silmiş olmak üzere) çeşitli adımlar atıp kurtuldum. hala etkileri görülüyor tabii. mesela hala insanlarla doğru düzgün iletişim kuramıyorum. hala kalabalığı sevmiyorum. oysaki hikikomori olmadan önce etrafımdaki herkesle iletişim kurabilen, sevilen bir insandım. şimdi insanların benden nefret etmesi için çabalıyor gibiyim. büyük ihtimalle işe yarıyor, sürekli insanlara bulaşıyorum. belki o rahat günlere olan özlem, belki benden daha sosyal olmalarından dolayı onlara karşı duyduğum nefret. ama bunlar zamanla düzelecek. sonuçta asosyal olmak, hikikomori olmaktan iyidir. öyle değil mi?
(bkz: aaa bu benim lan)*
beni bulsun dediğim hastalık.
japonya'da gerçekten ciddi bir rahatsızlık olarak kabul edilen durum.
bir de inzivaya çekilen hikikomorilerin dışında internet kafelerde ikamet eden evsizlerde de büyük bir artış gözlemlenmekte:
http://en.wikipedia.org/wiki/Net_cafe_refugee
hatta bu konu hakkında bir belgesel bile çekilmiş:
https://vimeo.com/121705174
şahsi yorumum ise şu: biz yine de iyi durumdayız. bilgisayar bağımlılığında ve asosyallikte asla çekik gözlülerle aşık atamayız. o yüzden "beterin beteri var" deyip koyvermemeli, içinde bulunduğumuz yarı hikikomori halinden bir nebze olsun kurtulmaya çalışmalıyız.
bir de inzivaya çekilen hikikomorilerin dışında internet kafelerde ikamet eden evsizlerde de büyük bir artış gözlemlenmekte:
http://en.wikipedia.org/wiki/Net_cafe_refugee
hatta bu konu hakkında bir belgesel bile çekilmiş:
https://vimeo.com/121705174
şahsi yorumum ise şu: biz yine de iyi durumdayız. bilgisayar bağımlılığında ve asosyallikte asla çekik gözlülerle aşık atamayız. o yüzden "beterin beteri var" deyip koyvermemeli, içinde bulunduğumuz yarı hikikomori halinden bir nebze olsun kurtulmaya çalışmalıyız.
Bir kişinin "Hikikomori" olduğunu söyleyebilmek için o kişinin kendisini en az 6 ay süreyle dış dünyadan izole etmiş olması gerekiyor.
(bkz: aa bu benim lan)
olmak istediğim hastalık . imkanlar el vermiyor malesef...
kişinin bilgisayar ekranı ile sanal alemde iletişim bağımlılığı geliştirip, kendini sosyal çevreye kapatmasıdır. Bu bağımlı iletişim öyle bir hale geliyor ki, kişi yaşamdaki tüm sorumluluklarını ertelemeye ve aksatmaya hatta temel fizyolojik ihtiyaçlarını bile bilgisayar karşısında karşılama başlıyor. ilk başlarda birçok ihtiyacı karşılar gibi görünen ve keyif veren insan doğasına aykırı olan bu yaşam biçimi zamanla karamsarlık, mutsuzluk, yaşamdan tat almama gibi depresif bir ruh halinin gelişmesine neden oluyor.
Japonya'da yaklaşık 1 milyon genç, Hikikomori denen bir rahatsızlığın pençesinde. Rahatsızlık insanların kendisini toplumdan izole edip, bazen yıllarca odalarına kapanması şeklinde kendini gösteriyor.
Basitçe tanımlamak gerekirse Japonya'da, özellikle de gençlerin, evlerinden türlü sebeplerden ötürü çıkamayıp kendilerine adeta bir vampir hayatı çektirmeleri durumuna, hatta hastalığına Hikikomori denir. Günümüzün teknolojisinin elverdiği kadar konsol oyunları, bilgisayarlar ve bilumum şey de cabası.
En üzücü yanı ise bu tür insanlar karşısındaki kadınla veyahut erkekle Nasıl konuşacağını bilemez, çünkü karakterler kendileri için yalnızca piksellerden oluşur. Tarihte her şeyin özüne döndüğünü hatırlayalım bu noktada; insanoğlu iletişim için medeniyetleri inşa etti, şimdi ise yalnızlık için yok ediyor. Ne dil dil olarak kaldı, ne de cinsiyet cinsiyet olarak.
Bu durumu daha da kafanızda netleştirmek isterseniz Welcome to the NHK dizisine bir göz atabilirsiniz. Anime, evet anime, üzüldün mü?
En üzücü yanı ise bu tür insanlar karşısındaki kadınla veyahut erkekle Nasıl konuşacağını bilemez, çünkü karakterler kendileri için yalnızca piksellerden oluşur. Tarihte her şeyin özüne döndüğünü hatırlayalım bu noktada; insanoğlu iletişim için medeniyetleri inşa etti, şimdi ise yalnızlık için yok ediyor. Ne dil dil olarak kaldı, ne de cinsiyet cinsiyet olarak.
Bu durumu daha da kafanızda netleştirmek isterseniz Welcome to the NHK dizisine bir göz atabilirsiniz. Anime, evet anime, üzüldün mü?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar