bugün
- heyt bea ve son gammaz bukucu nikli yazarlar2
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı26
- kerem aktürkoğlu6
- sözlükteki kızların bilgisiz olması15
- filistinde seçimlerin yine iptal edilmesi3
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- almanya ve fransa da sokak protestoları3
- kale3112'in kalesinde cadılar bayramı kutlamak13
- uyudunuz mu arkadaşlar8
- eskiden sözlük çok popülermiş2
- külotlu çorabın altına külot giymek2
- göbekli erkek vs kaslı erkek9
- kuantum fiziğine sahip kadın6
- otobüste uludağ sözlükte takılan birini görmek7
- isveçli birine açıklanamayacak olaylar6
- midye dolma5
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı15
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim7
- anın görüntüsü22
- domdom biraderin münih te yaşaması4
- israil'in kızlarından daha ucuzu7
- bik bik 219
- milan skriniar7
- gündüz kızımsın gece ise karımsın diyen sapık baba11
- futbol14
- psikologların psikolojilerinin bozuk olması5
- en son ne aldınız16
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği13
- kadıköy5
- simge sağın'ın sahnede giydiği tayt4
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı19
- ismet gürbüz beyin tırnakları4
- efendi erkek5
- atatürk düşmanı facebook dayısı5
- nervio18
- bir kadın olarak dünyaya fırlatılmak4
- teomancalmasur23
- fenerbahçe12
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemenin ahlakı4
- deli divane dizisi4
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı16
- osuruğun maddenin hangi hali olduğu sorusu4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı59
- iyi geceler arkadaşlar ben uyuyorum6
- bundesliga3
- başkenti siz belirleseydiniz neresi olurdu7
- putin 18 sözlük yazarı hakkında rapor istedi9
- erkek komedyenlerin komik olmaması gerçeği3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı21
- evde makyaj malzemesi yapmak4
"Hikikomori" olarak adlandırılan ve inzivaya çekilmeyi seçen insanlar bütün gün müzik dinleyerek, bilgisayar başında vakit geçirerek zamanını geçiriyorlar, japonca'da "elini ayağını çekmek" anlamına geliyor. modern çağa ait bir hastalık olarak görülmektedir.
daha çok japonya'da görülen psikolojik bir hastalıktır.
hastalık sebebi ise, kalabalıklığın verdiği etkilerden olduğu aşikârdır.
tarihe damgasını vuran bazı katillerin, bu hastalığa yakalandığı belirtiliyor.
ha unutmadan çizgi roman okumayı da çok seviyorlarmış.
hastalık sebebi ise, kalabalıklığın verdiği etkilerden olduğu aşikârdır.
tarihe damgasını vuran bazı katillerin, bu hastalığa yakalandığı belirtiliyor.
ha unutmadan çizgi roman okumayı da çok seviyorlarmış.
hayat tutulması.. yine japon icadı bir hebekomori durumu. içe kapanık olma, kendini odaya kapatıp tek hücreli hale geçiş, sosyal hayattan uzaklasma kendini müziğe ve ps a verme... kayıp insan modeli.. buyrun efendim.
sözlüğe takıl takıl, sonun bu olacak. *
özellikle okul ortamında ve/veya diğer sosyal ortamlarda aradığını bulamayan gençlerin yakalandığı bir hastalık.
japonya böyle bir hastalıkla anılmak için biçilmiş kaftandır zaten.
japon kültürünün yalnızlığa bakışının olumlu olması ve ülkenin teknolojik imkanlarının fazlalığı gençleri evde oturmaya razı etmekte.
bu hastalıkla ilgili animelerin sayısı giderek artıyor diyerek bitirelim.
japonya böyle bir hastalıkla anılmak için biçilmiş kaftandır zaten.
japon kültürünün yalnızlığa bakışının olumlu olması ve ülkenin teknolojik imkanlarının fazlalığı gençleri evde oturmaya razı etmekte.
bu hastalıkla ilgili animelerin sayısı giderek artıyor diyerek bitirelim.
(bkz: welcome to the nhk)
japon bir doktorun ilk olarak bulmasından dolayı böyle bir isme sahip olan hastalık. yıllardır sosyal fobi teşhisi koyan saygın doktorlarımın ismini bilmediğini düşündüğüm hastalık zira beni en güzel tanımlayan isimdir.
tokyo! adlı filmin içindeki üçüncü film olan shaking tokyo'da ele alınan konu.
sosyal bir varlık olan insanoğlu için riskli ve kesinlikle tedavi gerektiren bir hastalık.
psikologların, çoğu kez, insan yaşamının gerektirdiği sorumlulukları yüklenmeye hazır olmayan yetişkin gençlerde, bu konudaki çevre ve özellikle aile baskısı sonucu içine düştükleri moral çöküntüye bağlı sosyal çekilme isteği olarak ifade ettikleri hastalık.
ülkemizde ya,
- bak! oğlum. bunca yıldır yemedim-yedirdim, giymedim-giydirdim. onca yokluk içinde okutup-büyüttüm. eh! artık senin de bir iş tutma, yuva kurma, çoluğa-çocuğa karışma vaktin geldi. hadi bakalım! göster kendini.
ya da,
- bak! kızım. söylemeyeyim diyorum ama dayanacak derman kalmadı bende. istiyorumki, sevdiğin biriyle evlen, bir yuva kur, çoluğa-çocuğa karış lakin, senin cenahta yaprak kımıldamıyor. bunca yıldır okuyorsun, düzgün bir adam çıkmadı mı karşına, be evladım. sırada seni bekleyen kardeşlerin var. hadi artık! bir icraat göster, onların da önlerini aç.
şeklinde bir söylemle başlaması olasıdır.
ülkemizde ya,
- bak! oğlum. bunca yıldır yemedim-yedirdim, giymedim-giydirdim. onca yokluk içinde okutup-büyüttüm. eh! artık senin de bir iş tutma, yuva kurma, çoluğa-çocuğa karışma vaktin geldi. hadi bakalım! göster kendini.
ya da,
- bak! kızım. söylemeyeyim diyorum ama dayanacak derman kalmadı bende. istiyorumki, sevdiğin biriyle evlen, bir yuva kur, çoluğa-çocuğa karış lakin, senin cenahta yaprak kımıldamıyor. bunca yıldır okuyorsun, düzgün bir adam çıkmadı mı karşına, be evladım. sırada seni bekleyen kardeşlerin var. hadi artık! bir icraat göster, onların da önlerini aç.
şeklinde bir söylemle başlaması olasıdır.
--spoiler--
Bu 'hastalığa' yakalananlar, sanal aleme kendini kaptırıp gerçek dünyadan kopuyor.
--spoiler--
http://haber.gazetevatan....ki-tehlike/379265/7/Yasam
Bu 'hastalığa' yakalananlar, sanal aleme kendini kaptırıp gerçek dünyadan kopuyor.
--spoiler--
http://haber.gazetevatan....ki-tehlike/379265/7/Yasam
psikolojik bir rahatsızlıktır. insanda dışarı çıkmaya karşı bir çekinme durumu ortaya çıkar, ev daha güvenli, daha huzurlu bir ortammış gibi görünür. dışarı çıktığınızda herkes sizi izliyormuş yaptığınız en ufak hatada kahkahalarla güleceklermiş gibi yaşarsınız. bu konu sık sık japon anime ve mangalarında işlenir.
welcome to nhk bunun güzel örneklerinden biridir. tavsiye ederim.
welcome to nhk bunun güzel örneklerinden biridir. tavsiye ederim.
günümüzde (özellikle gelişmiş ülkelerde) hızlı bir şekilde artan hastalık.
bu insanların hepsi dışarıdan beslendikleri için çalışmaya ihtiyaç duymazlar. çalışmayan insan evinin rahatlığını bırakıp dışarı çıkmaz. bir de onu besleyenler evi çeşitli eğlencelerle süslemişlerse (ki sadece bir adet bilgisayar olması bile yeterlidir) o kişi %80 ihtimalle hikikomori olur.
2,5 seneye kadar ben de hikikomoriydim. okula gitmezdim, tüm zamanımı bilgisayar başında geçirirdim. sonunda sınıfta kaldım ve başıma çeşitli olaylar geldi. aklımın başına gelmesi gerektiğini fark edip (başta online oyun hesabımı silmiş olmak üzere) çeşitli adımlar atıp kurtuldum. hala etkileri görülüyor tabii. mesela hala insanlarla doğru düzgün iletişim kuramıyorum. hala kalabalığı sevmiyorum. oysaki hikikomori olmadan önce etrafımdaki herkesle iletişim kurabilen, sevilen bir insandım. şimdi insanların benden nefret etmesi için çabalıyor gibiyim. büyük ihtimalle işe yarıyor, sürekli insanlara bulaşıyorum. belki o rahat günlere olan özlem, belki benden daha sosyal olmalarından dolayı onlara karşı duyduğum nefret. ama bunlar zamanla düzelecek. sonuçta asosyal olmak, hikikomori olmaktan iyidir. öyle değil mi?
bu insanların hepsi dışarıdan beslendikleri için çalışmaya ihtiyaç duymazlar. çalışmayan insan evinin rahatlığını bırakıp dışarı çıkmaz. bir de onu besleyenler evi çeşitli eğlencelerle süslemişlerse (ki sadece bir adet bilgisayar olması bile yeterlidir) o kişi %80 ihtimalle hikikomori olur.
2,5 seneye kadar ben de hikikomoriydim. okula gitmezdim, tüm zamanımı bilgisayar başında geçirirdim. sonunda sınıfta kaldım ve başıma çeşitli olaylar geldi. aklımın başına gelmesi gerektiğini fark edip (başta online oyun hesabımı silmiş olmak üzere) çeşitli adımlar atıp kurtuldum. hala etkileri görülüyor tabii. mesela hala insanlarla doğru düzgün iletişim kuramıyorum. hala kalabalığı sevmiyorum. oysaki hikikomori olmadan önce etrafımdaki herkesle iletişim kurabilen, sevilen bir insandım. şimdi insanların benden nefret etmesi için çabalıyor gibiyim. büyük ihtimalle işe yarıyor, sürekli insanlara bulaşıyorum. belki o rahat günlere olan özlem, belki benden daha sosyal olmalarından dolayı onlara karşı duyduğum nefret. ama bunlar zamanla düzelecek. sonuçta asosyal olmak, hikikomori olmaktan iyidir. öyle değil mi?
(bkz: aaa bu benim lan)*
beni bulsun dediğim hastalık.
japonya'da gerçekten ciddi bir rahatsızlık olarak kabul edilen durum.
bir de inzivaya çekilen hikikomorilerin dışında internet kafelerde ikamet eden evsizlerde de büyük bir artış gözlemlenmekte:
http://en.wikipedia.org/wiki/Net_cafe_refugee
hatta bu konu hakkında bir belgesel bile çekilmiş:
https://vimeo.com/121705174
şahsi yorumum ise şu: biz yine de iyi durumdayız. bilgisayar bağımlılığında ve asosyallikte asla çekik gözlülerle aşık atamayız. o yüzden "beterin beteri var" deyip koyvermemeli, içinde bulunduğumuz yarı hikikomori halinden bir nebze olsun kurtulmaya çalışmalıyız.
bir de inzivaya çekilen hikikomorilerin dışında internet kafelerde ikamet eden evsizlerde de büyük bir artış gözlemlenmekte:
http://en.wikipedia.org/wiki/Net_cafe_refugee
hatta bu konu hakkında bir belgesel bile çekilmiş:
https://vimeo.com/121705174
şahsi yorumum ise şu: biz yine de iyi durumdayız. bilgisayar bağımlılığında ve asosyallikte asla çekik gözlülerle aşık atamayız. o yüzden "beterin beteri var" deyip koyvermemeli, içinde bulunduğumuz yarı hikikomori halinden bir nebze olsun kurtulmaya çalışmalıyız.
Bir kişinin "Hikikomori" olduğunu söyleyebilmek için o kişinin kendisini en az 6 ay süreyle dış dünyadan izole etmiş olması gerekiyor.
(bkz: aa bu benim lan)
olmak istediğim hastalık . imkanlar el vermiyor malesef...
kişinin bilgisayar ekranı ile sanal alemde iletişim bağımlılığı geliştirip, kendini sosyal çevreye kapatmasıdır. Bu bağımlı iletişim öyle bir hale geliyor ki, kişi yaşamdaki tüm sorumluluklarını ertelemeye ve aksatmaya hatta temel fizyolojik ihtiyaçlarını bile bilgisayar karşısında karşılama başlıyor. ilk başlarda birçok ihtiyacı karşılar gibi görünen ve keyif veren insan doğasına aykırı olan bu yaşam biçimi zamanla karamsarlık, mutsuzluk, yaşamdan tat almama gibi depresif bir ruh halinin gelişmesine neden oluyor.
Japonya'da yaklaşık 1 milyon genç, Hikikomori denen bir rahatsızlığın pençesinde. Rahatsızlık insanların kendisini toplumdan izole edip, bazen yıllarca odalarına kapanması şeklinde kendini gösteriyor.
Basitçe tanımlamak gerekirse Japonya'da, özellikle de gençlerin, evlerinden türlü sebeplerden ötürü çıkamayıp kendilerine adeta bir vampir hayatı çektirmeleri durumuna, hatta hastalığına Hikikomori denir. Günümüzün teknolojisinin elverdiği kadar konsol oyunları, bilgisayarlar ve bilumum şey de cabası.
En üzücü yanı ise bu tür insanlar karşısındaki kadınla veyahut erkekle Nasıl konuşacağını bilemez, çünkü karakterler kendileri için yalnızca piksellerden oluşur. Tarihte her şeyin özüne döndüğünü hatırlayalım bu noktada; insanoğlu iletişim için medeniyetleri inşa etti, şimdi ise yalnızlık için yok ediyor. Ne dil dil olarak kaldı, ne de cinsiyet cinsiyet olarak.
Bu durumu daha da kafanızda netleştirmek isterseniz Welcome to the NHK dizisine bir göz atabilirsiniz. Anime, evet anime, üzüldün mü?
En üzücü yanı ise bu tür insanlar karşısındaki kadınla veyahut erkekle Nasıl konuşacağını bilemez, çünkü karakterler kendileri için yalnızca piksellerden oluşur. Tarihte her şeyin özüne döndüğünü hatırlayalım bu noktada; insanoğlu iletişim için medeniyetleri inşa etti, şimdi ise yalnızlık için yok ediyor. Ne dil dil olarak kaldı, ne de cinsiyet cinsiyet olarak.
Bu durumu daha da kafanızda netleştirmek isterseniz Welcome to the NHK dizisine bir göz atabilirsiniz. Anime, evet anime, üzüldün mü?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar