bugün
- kolye141
- pizza bira ikilisi5
- cep telefonu17
- nokia16
- erlik3
- rüzgar12
- bal10
- asla evlenilmeyecek erkekler6
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler72
- lale14
- sevgiliye uzaktan bakmak4
- pazar günleri ekmek almak3
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı22
- asgari ücret2
- var olmak için ne yaptınız13
- pazar günü erken kalkmak3
- günün sözü4
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- kader4
- evi ev yapan şeyler14
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- kaplan17
- fil9
- billie eilish'in memeleri7
- bileklik19
- aslan15
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- kuş5
- galatasaray balı2
- yogartiksen39
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- at6
- sevgili nedir7
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- gül7
- brezilya7
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- inançsızlığınız ve akıl almaz gecikmeniz3
- gece gece sinirlenmek4
- kim kimi neden sevmiyor14
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- hizmet sektörü3
- galatasaray19
- ankara8
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek12
- cadılar bayramında ne olacaksınız18
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı84
- fenerbahçe18
entry'ler (368)
tek bir şarkısına "aa ne güzel lan" dediğiniz grubun/kişinin tüm şarkılarını indirip sonra bunların yüzüne bakmama olayı.
+oğlum şu gruba acayip hastayım!
-abi onun bende diskografisi var ya.
+şu şarkısını biliyor musun?
-yok, onu bilmiyorum.
+şunu?
-yok onu da.
+oğlum şu gruba acayip hastayım!
-abi onun bende diskografisi var ya.
+şu şarkısını biliyor musun?
-yok, onu bilmiyorum.
+şunu?
-yok onu da.
sözlük yazarlarının duyarsız kalmayacağını düşündüğüm kampanya.
kopan internet bağlantısı.
uyumsuz çıkan altyazı.
uyumsuz çıkan altyazı.
görgüsüzdür.
şöyle bir lafı var ki bence çok doğru:
"Kafasına kuş sıçtı diye şans oyunu oynayan milletin, ağzına sıçana oy verme isteğini normal buluyorum."
"Kafasına kuş sıçtı diye şans oyunu oynayan milletin, ağzına sıçana oy verme isteğini normal buluyorum."
entrylerini itinayla takip ediyorum, adam gerçekten iyi yazıyor.
bizim milletimizde edilgen yapan ekleri kullanma merakı var sanırım.
doğrusu: (bkz: uykuda yaşanan düşme hissi)
doğrusu: (bkz: uykuda yaşanan düşme hissi)
uykuda düşme hissi yaşamaktır. hatırlarsanız inceptionda uyanmak için bunu kullanıyorlardı.
freud bunu şöyle açıklıyor, insanın gördüğü rüyadan/kabustan kurtulmak istemesi ve bu şekilde sarsılması. bilincimizin yaptığı bir şey aslında; o an uyanma, gerçekliğe dönme ihtiyacı hissediyoruz ve bu da böyle gerçekleşiyor.
freud bunu şöyle açıklıyor, insanın gördüğü rüyadan/kabustan kurtulmak istemesi ve bu şekilde sarsılması. bilincimizin yaptığı bir şey aslında; o an uyanma, gerçekliğe dönme ihtiyacı hissediyoruz ve bu da böyle gerçekleşiyor.
postmodern tarzda yazılmış romanların çoğu. postmodernist roman okumak zordur ve bu romanlar sıradan okuyucu istemez. bu tarzda bir romanı da herkes hakkını vererek yazamaz, o da ayrı tabii.
(#11587056) entrysiyle beni iyice havaya soktu. bakalım birlikte neler başaracağız?
not: dikkat edilirse direkt "başaracağız" kelimesini kullandım.
not: dikkat edilirse direkt "başaracağız" kelimesini kullandım.
türkiye'nin sahip olduğu en iyi yazarlardan ve yine değeri anlaşılamayanlardan. yapıtlarında cinsellik, kadının ikinci plana atılması, özgürlüğünün yasaklanmış olması, erkeğin hep gerisinde kalması, evlilik kurumu gibi konuları işler ve sorgular. topluma oldukça acımasız bir biçimde ayna tutar aslında.
eserlerini okurken konu anlaşılmaz olabiliyor zaman zaman, çünkü erbil'in kendine has bir tarzı var, bilinç akışı ve iç monolog giriyor sürekli cümlelerin arasına. noktalama işaretlerini bazen kullanmayışı da okumayı zorlaştıran etkenlerden. yazar sizi sürekli sarsıyor bazı gerçeklerle, siz bir yandan anlatılanlara dehşetle bakarken, diğer yandan yazarın ustalığına hayran kalıyorsunuz.
ayrıca erbil, pen yazarlar derneği tarafından türkiye'den nobele aday gösterilen ilk kadın yazardır.
eserlerini okurken konu anlaşılmaz olabiliyor zaman zaman, çünkü erbil'in kendine has bir tarzı var, bilinç akışı ve iç monolog giriyor sürekli cümlelerin arasına. noktalama işaretlerini bazen kullanmayışı da okumayı zorlaştıran etkenlerden. yazar sizi sürekli sarsıyor bazı gerçeklerle, siz bir yandan anlatılanlara dehşetle bakarken, diğer yandan yazarın ustalığına hayran kalıyorsunuz.
ayrıca erbil, pen yazarlar derneği tarafından türkiye'den nobele aday gösterilen ilk kadın yazardır.
benim babam. annemden daha yakın hissederim kendime bu yüzden. "kalbin boş mu", "ilişki durumları nasıl" falan gibi sorular soruyor ara sıra bana. net bir cevap veremeyip bocalıyorum, ama "ben her zaman yanındayım" dediğini duymak da rahatlatıyor.
korsakoff ya da korsakov psikozu olarak da bilinir. bir çeşit bellek kaybı hastalığıdır. daha çok alkoliklerde rastlanır. olmamış şeyleri olmuş gibi hatırlama, yer, yön ve zaman duygusunu yitirme, göz kaslarının güçsüzleşmesi, çift görme gibi belirtileri vardır.
rafet el roman'ın mitoz bölünmesiyle oluşmuş şarkıcı. bir şarkısında da "benden gidip bana dönmediyse" diye bir söz var ki aklıma "bumerang mı lan bu" sorusunu getiriyor.
alkollusozluk.com
edit: başlık bana kalmış.
edit: başlık bana kalmış.