bugün
- istanbul un çok pahalı olması14
- fenerbahçe gornik zabrze maçı3
- neden okula gitmek zorundayız2
- herkes yatsın iyi geceler9
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri4
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- ölmeyi dilemek2
- en sevilmeyen ev işleri3
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- kabataş olayı görüntüleri8
- sözlük kızlarının kombinleri20
- velvet vs nervio19
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- the merich13
- cips olsa da yesek7
- kuveyt ve bahreyn de hava savunma sistemleri2
- oğlum çok güzel lan6
- oğuzhan uğur12
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- slavko vincic15
- velvet13
- matbaanın gecikmesine sebep5
- 50 tl ile rolling yapmak6
- horoz hayası çorbası5
- aklını yitirmek4
- ispanya20
- nervio11
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak3
- bira cips6
- 2026 dünya kupası25
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- tememda kenka nalaka10
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- manyak olmaya karar verdim9
- laptop5
- kadim kültürler4
- ona bir şey söyle9
- manifest grubu3
- aga be şarkılar5
- futbol14
beyaz ekranın gelmiş geçmiş en büyük sikörü, hedonizmin son peygamberi. californication dizisinin david duchovny tarafından muhteşem bir şekilde canlandırılan yazarı, sorunlu kızı, eski karısına* olan saplantısı ama en önemlisi durdurulamayan bir kadın zaafıyla başına iş açmada yeni bir seviyeyi yakalıyor. onlarca müthiş tek-satırlıklarıyla "aslında derdi olan ama yaşamaya devam eden adam" ekolünün en hınzır yüzü ve şimdi söz kendisinde:
"i love women, i have all their albums."
"i love women, i have all their albums."
büyüyünce ne olacaksın sorusuna verilecek en karizmatik cevap.
modern zaman bukowski'si.
bebekler gibi şendim bu tespiti yaptığımda.
bebekler gibi şendim bu tespiti yaptığımda.
bukowskiyi andıran karakter ama sank hank moody yattığı her kadına değer veriyor. bi nefret ya da sikip atma durumu söz konusu değil sanki. yine de bilemedim tam.
californication dizisini izleyen ergen bünyeler için "darbeli matkap" olarak "idol" ilan edilebilecek bir dizi karakteri. ama diziyi anlayanlar için biraz daha fazlası...
hank moody...
aslında tanıdık ama bir o kadar da ütopik bir karakter. amacı, "her önüne gelenle yatmak" değil. bilmiyorum, hepimizin dikkati aynı eşikte değildir belki ama hayatının kadını karen ile bir türlü kopmayı becerememiş ve karen(hayatının kadını), hayatındaki varlığını hissettirdiği sürece kendisine yavşayan ablalara dahi pek pas vermemiş ama içindeki "kadın sevgisi" had safhada bir karakter hank. garip bir tanımlama olacak belki ama yattığı kadınlarla arasındaki ilişkiye baktığımızda bunu bir "lütûf" olarak yapıyor gibi sanki. dizinin hiç bir evresinde "şu kadını, şöyle götürürüm" planları içerisinde olduğunu görmedim ben mesela. öte yandan dizideki bir diğer karakter olan charlie runkle abimiz biraz daha benim deyimimle "darbeli matkap" ve "idol" olarak alınabilir durumda. ama başrolde charlie olmadığı için abazan yurdum genci, karizması daha bir oturaklı olan, vurduğu zaman(duygusal anlamda) nakavta ulaşan hank'i, oturtuyor kafasındaki rol modele.
"tam bir yazar" karakteridir hank moody. hayatının, bir aşkı vardır ve yazmak konusundaki bütün yeteneği de bu aşktır. o, apayrı bir kadın ve kadınları sevmesine karşın apayrı bir sevgiyle sevdiğidir hank'in. bu da bizi, bukowski'nin "her yazarın bir tane büyük aşkı vardır. o olmadan, yazarlık olmaz..."(özetledik) şeklindeki yerinde tespitine getiriyor.
özetle: sadık bir tarafına karşın, maceracı(ki sadakat, macerayı kaldırmaz hiç bir ilişkimizde) bir tarafı, sorumsuz tarafına karşın; duyarlı bir tarafı vardır. "tam bir pislik" diyemeyeceğim ama "tam bir pislik" diyeni de yadırgamayacağım dizi karakteridir.
ne sikime bu kadar uzun bir yazı yazdım bir dizi karakteri hakkında? ömrümde ilk kez bir dizinin, "yeni bölümünü" bekliyorum ve bugün, diziyi izlememiş bir arkadaşım "önüne gelenle yatmak mıdır yani bu dizinin esprisi?" şeklinde bir soru ile geldiği için kendimce açıklama gereği duydum hank moody'i...
hank moody...
aslında tanıdık ama bir o kadar da ütopik bir karakter. amacı, "her önüne gelenle yatmak" değil. bilmiyorum, hepimizin dikkati aynı eşikte değildir belki ama hayatının kadını karen ile bir türlü kopmayı becerememiş ve karen(hayatının kadını), hayatındaki varlığını hissettirdiği sürece kendisine yavşayan ablalara dahi pek pas vermemiş ama içindeki "kadın sevgisi" had safhada bir karakter hank. garip bir tanımlama olacak belki ama yattığı kadınlarla arasındaki ilişkiye baktığımızda bunu bir "lütûf" olarak yapıyor gibi sanki. dizinin hiç bir evresinde "şu kadını, şöyle götürürüm" planları içerisinde olduğunu görmedim ben mesela. öte yandan dizideki bir diğer karakter olan charlie runkle abimiz biraz daha benim deyimimle "darbeli matkap" ve "idol" olarak alınabilir durumda. ama başrolde charlie olmadığı için abazan yurdum genci, karizması daha bir oturaklı olan, vurduğu zaman(duygusal anlamda) nakavta ulaşan hank'i, oturtuyor kafasındaki rol modele.
"tam bir yazar" karakteridir hank moody. hayatının, bir aşkı vardır ve yazmak konusundaki bütün yeteneği de bu aşktır. o, apayrı bir kadın ve kadınları sevmesine karşın apayrı bir sevgiyle sevdiğidir hank'in. bu da bizi, bukowski'nin "her yazarın bir tane büyük aşkı vardır. o olmadan, yazarlık olmaz..."(özetledik) şeklindeki yerinde tespitine getiriyor.
özetle: sadık bir tarafına karşın, maceracı(ki sadakat, macerayı kaldırmaz hiç bir ilişkimizde) bir tarafı, sorumsuz tarafına karşın; duyarlı bir tarafı vardır. "tam bir pislik" diyemeyeceğim ama "tam bir pislik" diyeni de yadırgamayacağım dizi karakteridir.
ne sikime bu kadar uzun bir yazı yazdım bir dizi karakteri hakkında? ömrümde ilk kez bir dizinin, "yeni bölümünü" bekliyorum ve bugün, diziyi izlememiş bir arkadaşım "önüne gelenle yatmak mıdır yani bu dizinin esprisi?" şeklinde bir soru ile geldiği için kendimce açıklama gereği duydum hank moody'i...
david duchovny'nin başarıyla canlandırdığı karakter. ukala, karizmatik lavuk.
a morning of awkwardness is better than a night of loneliness, demistir kendisi.
seviştiği en güzel iki hatun sasha bingham ve abby' dir.
sanildigi aksine, her gordugu delige girmeye calisan degildir...durumlar onu goturuyor o noktaya... Sonucta yine, delik deliktir... Yarali olmak, dusmek, kirilmak ile ilgili bir yanı var bu işin...
10 yıl sonra bu adam gibi olmak istiyorum biraz daha yaşlanınca frank gallagher.
ne güzel hayatları var ikisininde.
ne güzel hayatları var ikisininde.
Bir başka reyiz daha.
Dizinin ilerleyen sezonlarıyla birlikte yaşlanmaktansa gençleştiğini düşündüğüm karakterdir, hayatta felsefesi ve kuralları olan bir adamdır Hank Moody. Ayrıca dili doğru kullanmaya aşırı özen gösterir.
diğer sözlük platformlarında noel baba nickine sahip olan ve burada biraz daha marjinal görünmek için bu nicki aldığını düşündüğüm yazar.
naber lan keranacı?
naber lan keranacı?
bu kadar entry olmasına şaşırdığım (bkz: californication) karakteri.
sözlüğe baktıkça korkuyorum sözlük (!)
sözlüğe baktıkça korkuyorum sözlük (!)
Özenilen reyis.
nihilizm ve romantizmle harmanlanmis bir hayatin sahibidir kendisi...
su efsane cumleyi kurmustur:
"a morning of awkwardness is better than a night of loneliness..."
ve ek:
"things fall, they break, that's life..."
su efsane cumleyi kurmustur:
"a morning of awkwardness is better than a night of loneliness..."
ve ek:
"things fall, they break, that's life..."
Mr madafakaaaa.
Sesini inceltip madafakaaaa deyişi harikadır.
Sesini inceltip madafakaaaa deyişi harikadır.
hoş gelmiş inşallah kızdır.
örnek olup olmadığı tartışılır ama kızını ne kadar sevdiğini ve korumaya çalıştığını dizide çokça göstermiştir. ama becca da babasının kızı olmuştur en sonunda. dizide nerdeyse her kadınla sevişse de kadınları aşağılayanların karşısında olmuştur. mia konusunda dahi bu böyle oldu. neden kadınlarla olduğunu karen a da bir cümlesinde açıklıyordu. ki istemediği zaman kadınlara ikna olmayacağını da dizinin sonlarında gösterdi.
mantığının yerine her zaman duygularını ön planda tutan bir karakter aynı zamanda. ve zaten iflah olmaz bir aşık charlie gibi. ki ikisi arasındaki dostluk da sağlamdır. charlie aslında paraya vs düşkün gibi görünse de konu eşi ve arkadaşları olunca o da karakterini gösterdi.
ve meşhur o sesini incelterek söylediği 'madafakaaa'. diziyi izleyenler bunun söylendiği sahnelerde eminim fazlasıyla gülmüştür. tam öyle sahnelerde söylüyordu ki. aslında o kadar kültür farklılığı olmasına rağmen hepimizden biri gibiydi hank moody. öyle bir karakterdi dizide. kadınların ona düşkünlüğünün nedeni de çok açık. ben de bir dizi hayatındaki daha iyi yaşantısı olmuş bir yansımam diyebilirim. benimsedim bu karakteri.
mantığının yerine her zaman duygularını ön planda tutan bir karakter aynı zamanda. ve zaten iflah olmaz bir aşık charlie gibi. ki ikisi arasındaki dostluk da sağlamdır. charlie aslında paraya vs düşkün gibi görünse de konu eşi ve arkadaşları olunca o da karakterini gösterdi.
ve meşhur o sesini incelterek söylediği 'madafakaaa'. diziyi izleyenler bunun söylendiği sahnelerde eminim fazlasıyla gülmüştür. tam öyle sahnelerde söylüyordu ki. aslında o kadar kültür farklılığı olmasına rağmen hepimizden biri gibiydi hank moody. öyle bir karakterdi dizide. kadınların ona düşkünlüğünün nedeni de çok açık. ben de bir dizi hayatındaki daha iyi yaşantısı olmuş bir yansımam diyebilirim. benimsedim bu karakteri.
Sevdiğim dizi karakteridir.
(bkz: Californication)
bukowski'nin madafakaa (bunu moody gibi okuyunuz) olmayan hali diyebiliriz.
god hates us all kitabını da ayrıca okuyup yorumlarımı yazacağım.
(bkz: Californication)
bukowski'nin madafakaa (bunu moody gibi okuyunuz) olmayan hali diyebiliriz.
god hates us all kitabını da ayrıca okuyup yorumlarımı yazacağım.
(bkz: mr motherfucker)
Hak ettiği ilgiyi görememiş şahane dizi californication'ın esas oğlanı.
Şahane bir karakter. Herkes, moody gibi bir arkadaşı olsun ister ama aynı kalabalık arkadaşlığından korkar sanırım. Başınızı devamlı belaya sokar, onun için devamlı endişelenirsiniz, potansiyeline yazık ettiği için öfkelenirsiniz ama ona deli gibi de özenirsiniz.
Moodyi izlerken içinizdeki içme isteğine karşı koyamazsınız. Tüttürmek için delirirsiniz.
Çok eğlenceli ama bir o kadar da hüzünlü bir adamdır. izlemediyseniz açın izleyin derim.
Şahane bir karakter. Herkes, moody gibi bir arkadaşı olsun ister ama aynı kalabalık arkadaşlığından korkar sanırım. Başınızı devamlı belaya sokar, onun için devamlı endişelenirsiniz, potansiyeline yazık ettiği için öfkelenirsiniz ama ona deli gibi de özenirsiniz.
Moodyi izlerken içinizdeki içme isteğine karşı koyamazsınız. Tüttürmek için delirirsiniz.
Çok eğlenceli ama bir o kadar da hüzünlü bir adamdır. izlemediyseniz açın izleyin derim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar