bugün
- nickten isim tahmini yapmak63
- erkeklerin obur olduğu algısı18
- hikayeyi devam ettir29
- bütün güzel kızların kapılmış olması5
- pizzada ince hamur tercih eden erkek11
- sözlüğün kızlık zarı ile imtihanı4
- nick vermeden bir yazara seslen16
- 11 kişilik kılıçdaroğlu destek yürüyüşü4
- sözlükçülerin zeka seviyeleri4
- cem küçük5
- arkadaşım uysaljakobeni kürsüye davet ediyorum3
- 32 yaş evlenmek için çok mu erken6
- sünnet olmak3
- uysaljakoben16
- karga vs papağan3
- gocunun nerede olması2
- hayattan zevk alamamak10
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey11
- melih gökçek3
- size yapılmayan iyiliğin başkasına yapılması3
- yeni parti50
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler5
- dizel araç devrinin bitmesi2
- yarrağı boka bulayıp kızartmak5
- mutlak but3
- mala vurarak çoluğunu çocuğunu geçindiren baba5
- erector eski nesil hesapları nereden buluyor6
- sözlüğün namusu2
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası21
- gün boyu sözlükte birbirini yalayan tipler7
- yazarların zeka seviyeleri7
- sözlük profiline fotoğraf koyan yazarın asıl amacı7
- sözlüğün amına kim koydu4
- öbür sözlük5
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi5
- kekeme kız2
- bir sözlük kızıyla seks yapmak4
- sadece içmeye gidelim diye arayan arkadaş6
- kapalı maraş6
- kurbağa öpüp prens beklemek9
- güzel kızların pizza yemesi7
- ahbap derneği ne kayyım3
- jelibon domuz aromalı lokumdur2
- sözlüğün aptal kaynaması2
- kuşkaş4
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı2
- mehdinin almanyada olma ihtimali5
- nasreddinhoca7
- arkadaşlar şeftali yer miyiz8
- aylık 495 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
tevfik fikret in önemli şiirlerinden.
Han-ı Yağma
Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır
Huzurunuzda titriyor - bu milletin hayatıdır;
Bu milletin ki mustarip, bu milletin ki muhtazır!
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir?
Bu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir!
Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray,
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay;
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
Gurur-ı ihtiıamı var, sürur-ı intikaamı var.
Bu sofra iltifatınızdan işte ab u tab umar.
Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini.
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Han-ı Yağma
Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır
Huzurunuzda titriyor - bu milletin hayatıdır;
Bu milletin ki mustarip, bu milletin ki muhtazır!
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir?
Bu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir!
Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray,
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay;
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
Gurur-ı ihtiıamı var, sürur-ı intikaamı var.
Bu sofra iltifatınızdan işte ab u tab umar.
Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini.
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
cem karaca nın bu şiiri oldukça kızgın ve sert bir şekilde seslendirmişliği vardır. onun sesine yakışmıştır... şarkının adı Yagma Sofrası ya da yiyin efendiler gibi farklı şekilde geçebiliyor.
potlaç ve armağan ekonomisi ile ilgili bir gelenek.
güzel bir hiciv örneği olan şiir.
Tevfik Fikret'in her daim günceli yakaladığının göstergesi olan şiiridir. istek sofralarında ağızlarını şapırdatanlara armağanımız olsun.
"... Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne
güzel, düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz
kafalılar! Ey sadrazam!
Sevgilim on sekizinde bir kız, yürüyoruz bulvarda, sandviç
yiyoruz, dünyadan konuşuyoruz
Çiçekler açıyor durmadan, savaşlar oluyor, her şey nasıl
bitebilir bir bombayla, nasıl kazanabilir o kirli adamlar
Uzun uzun düşünüyor, sularla yıkıyorum yüzümü, temiz
bir gömlek giyiyorum
Bitecek bir gün bu zulüm, bitecek bu han-i yağma
Ama yorgunum şimdi, çok sigara içiyorum, sırtımda kirli
bir pardesü
Kalorifer dumanları çıkıyor göğe, cebimde Vietnamca şiir
kitapları... "
şeklinde süren bir ataol behramoğlu şiirinde * geçen güzel tamlamadır.
güzel, düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz
kafalılar! Ey sadrazam!
Sevgilim on sekizinde bir kız, yürüyoruz bulvarda, sandviç
yiyoruz, dünyadan konuşuyoruz
Çiçekler açıyor durmadan, savaşlar oluyor, her şey nasıl
bitebilir bir bombayla, nasıl kazanabilir o kirli adamlar
Uzun uzun düşünüyor, sularla yıkıyorum yüzümü, temiz
bir gömlek giyiyorum
Bitecek bir gün bu zulüm, bitecek bu han-i yağma
Ama yorgunum şimdi, çok sigara içiyorum, sırtımda kirli
bir pardesü
Kalorifer dumanları çıkıyor göğe, cebimde Vietnamca şiir
kitapları... "
şeklinde süren bir ataol behramoğlu şiirinde * geçen güzel tamlamadır.
(bkz: yagma sofrasi)
Tevfik Fikret'in 100 yıl önce yazdığı bu eseri günümüz Türkçesi ile aktarımını Refik Durbaş şu şekilde yapmıştır.
YAĞMA SOFRASI
Bu sofracık, efendiler;
ki yutulmayı bekleyen
önünüzde titriyor,
şu milletin hayatıdır;
şu milletin ki acılı,
şu milletin ki can çekişen!
Ama sakın çekinmeyin,
yiyin , yutun hapır hapır...
Yiyin efendiler yiyin,
bu iştah açan sofra sizin,
doyunca, tıksırınca
Çatlayıncaya kadar yiyin!
Efendiler çok açsınız
Bu yüzünüzden bellidir;
yiyin, yemezseniz bugün,
yarın kalır mı kimbilir?
Bu nimetler yığını,
Bakın gelişinizle övünür!
Bu hakkıdır gazanızın,
evet, o hakda elde bir...
Yiyin efendiler yiyin,
bu safa veren sofra sizin,
doyunca, tıksırınca,
Çatlayıncaya kadar yiyin!
Bütün bu nazlı beylerin
ne varsa ortalıkta say:
Soy, sop, şeref, gösteriş,
Oyun, düğün, konak, saray,
bütün sizin, efendiler,
Konak, saray, gelin, alay;
Bütün sizin, bütün sizin,
Hazır hazır, kolay kolay...
Yiyin efendiler yiyin,
bu iştah açan sofra sizin,
doyunca, tıksırınca,
Çatlayıncaya kadar yiyin!
Büyüklüğün biraz ağır da olsa
Hazmı yok zarar
Gösterişin gururu var
intikamın sevinci var.
Bu sofra sizin iltifatınızdan
parlaklık umar.
Sizin bu baş, beyin, ciğer
Bütün şu kanlı lokmalar...
Yiyin efendiler yiyin,
bu can veren sofra sizin,
doyunca, tıksırınca,
Çatlayıncaya kadar yiyin!
Verir zavallı ülke
Verir ne varsa; malını
vücudunu, hayatını,
umudunu, hayalini,
Bütün ferahlığını,
Gönlünün bütün sevincini.
Hemen yutun,
Düşünmeyin haramını, helalini...
Yiyin efendiler yiyin,
bu iştah açan sofra sizin,
doyunca, tıksırınca,
Çatlayıncaya kadar yiyin!
Bu harmanın gelir sonu,
Kapıştırın giderayak!
Yarın bakarsınız söner
bugün çıtırdayan ocak!
bugün mideler güçlü,
bugün çorbalar sıcak,
atıştırın, tıkıştırın
kapış kapış, çanak çanak...
Yiyin efendiler yiyin,
bu yiyecek dolu sofra sizin,
doyunca, tıksırınca,
Çatlayıncaya kadar yiyin!
YAĞMA SOFRASI
Bu sofracık, efendiler;
ki yutulmayı bekleyen
önünüzde titriyor,
şu milletin hayatıdır;
şu milletin ki acılı,
şu milletin ki can çekişen!
Ama sakın çekinmeyin,
yiyin , yutun hapır hapır...
Yiyin efendiler yiyin,
bu iştah açan sofra sizin,
doyunca, tıksırınca
Çatlayıncaya kadar yiyin!
Efendiler çok açsınız
Bu yüzünüzden bellidir;
yiyin, yemezseniz bugün,
yarın kalır mı kimbilir?
Bu nimetler yığını,
Bakın gelişinizle övünür!
Bu hakkıdır gazanızın,
evet, o hakda elde bir...
Yiyin efendiler yiyin,
bu safa veren sofra sizin,
doyunca, tıksırınca,
Çatlayıncaya kadar yiyin!
Bütün bu nazlı beylerin
ne varsa ortalıkta say:
Soy, sop, şeref, gösteriş,
Oyun, düğün, konak, saray,
bütün sizin, efendiler,
Konak, saray, gelin, alay;
Bütün sizin, bütün sizin,
Hazır hazır, kolay kolay...
Yiyin efendiler yiyin,
bu iştah açan sofra sizin,
doyunca, tıksırınca,
Çatlayıncaya kadar yiyin!
Büyüklüğün biraz ağır da olsa
Hazmı yok zarar
Gösterişin gururu var
intikamın sevinci var.
Bu sofra sizin iltifatınızdan
parlaklık umar.
Sizin bu baş, beyin, ciğer
Bütün şu kanlı lokmalar...
Yiyin efendiler yiyin,
bu can veren sofra sizin,
doyunca, tıksırınca,
Çatlayıncaya kadar yiyin!
Verir zavallı ülke
Verir ne varsa; malını
vücudunu, hayatını,
umudunu, hayalini,
Bütün ferahlığını,
Gönlünün bütün sevincini.
Hemen yutun,
Düşünmeyin haramını, helalini...
Yiyin efendiler yiyin,
bu iştah açan sofra sizin,
doyunca, tıksırınca,
Çatlayıncaya kadar yiyin!
Bu harmanın gelir sonu,
Kapıştırın giderayak!
Yarın bakarsınız söner
bugün çıtırdayan ocak!
bugün mideler güçlü,
bugün çorbalar sıcak,
atıştırın, tıkıştırın
kapış kapış, çanak çanak...
Yiyin efendiler yiyin,
bu yiyecek dolu sofra sizin,
doyunca, tıksırınca,
Çatlayıncaya kadar yiyin!
ittihat ve terakki hükümeti'nin icraatlarına yazmıştır.
bugünü anlatan bir şiir. biz neden bu haldeyiz, bu felaketler neden başımıza geliyor sorularının cevabı. gerçeği yüzümüze tokat gibi çarpan dizeler.
sadece bugünü değil, her devri anlatan ayrıca sadeleştirilmemiş, orijinal halinin seslendirilmişi youtube'da bulunamayan şiir. bilen, gören, duyan varsa yapması gerekeni biliyor.
ustaca kaleme alınmış her devirde gideri olan şiir.
Tarih-i kadim ile birlikte yazılmış en iyi şiirlerden biridir.
bugünlere bile ışık tutan üstad tevfik fikret'in zaman ötesi şiiri. konuş reza dinliyoruz.
ülkede yıllardır tekerrür eden şiir.
Sizin, sizlerin "yiyin efendiler yiyin"sözüyle veya Cem Karaca üstat geleceği nasıl da görmüş tepkisiyle tanıdığınız Tevfik Fikret'in 1910 civarı(mesaja gel ey okur!) yazdığını tahmin ettiğim, gerçekte ittihat ve Terakki'ye (hakikaten Enver Paşa haketmiş bu şiiri) yazılan şiirdir.
Bir de Cem Karaca tarafından 1990 yılında seslendiren, aynı adlı albüme adını veren şarkı.
Not:Kalsın da Cem Karaca Üstat ve Tevfik Fikret Üstat'ın şiirini/şarkısını el alem duysun:
https://m.youtube.com/watch?v=j56ujw-PLYQ
Bir de Cem Karaca tarafından 1990 yılında seslendiren, aynı adlı albüme adını veren şarkı.
Not:Kalsın da Cem Karaca Üstat ve Tevfik Fikret Üstat'ın şiirini/şarkısını el alem duysun:
https://m.youtube.com/watch?v=j56ujw-PLYQ
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar