bugün
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali14
- vozol4
- kemal kılıçdaroğlu7
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri7
- marc cucurella3
- haluk levent vs serdar ortaç6
- christopher nolan4
- şaka maka muhalif platform kalmaması2
- aylık 465 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- bir kızın poposunu tokatlayarak cezalandırmak5
- günün iddaa kuponu4
- bekar bir erkek olmak2
- benjamin netanyahu3
- genellemeyi şahsi almak enayiliği3
- siyonistlerin arjantin'i desteklemesi4
- sapık7
- mandy muse'nin poposu3
- futbol izleyen erkek2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı19
- kendinle alakalı ilginç bir bilgi ver3
- merak etmemenin huzuru5
- uludağ sözlük diriltme operasyonu5
- iş wp yazışmasında kalp atan insan2
- bakkala sigara almaya yollanacak yazarlar4
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- ben dersimli kemal im2
- seksen tane entry giren sözlük yazarı3
- cevap niteliğinde entry giren yazarlar2
- duşta akla gelen şeyi çıkınca umutmak2
- atlantis3
- carlsberg3
- gocu nerede8
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak9
- sözelci5
- helin elveren3
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- ispanya5
- oğuzhan uğur8
- memduh başgan2
- iş beğenmiyolarsa neden fazla kurye var3
- kriyonik2
- siyah carlsberg3
- allah varsa beni milli yapsın6
- sevgilisini aldatan doktor2
- bir kadının en güzel bölgesi13
- tadıldığına pişman eden şeyler7
- ted bundy2
- karaburun4
- aylık 464 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
tevfik fikret in önemli şiirlerinden.
Han-ı Yağma
Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır
Huzurunuzda titriyor - bu milletin hayatıdır;
Bu milletin ki mustarip, bu milletin ki muhtazır!
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir?
Bu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir!
Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray,
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay;
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
Gurur-ı ihtiıamı var, sürur-ı intikaamı var.
Bu sofra iltifatınızdan işte ab u tab umar.
Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini.
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Han-ı Yağma
Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır
Huzurunuzda titriyor - bu milletin hayatıdır;
Bu milletin ki mustarip, bu milletin ki muhtazır!
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir?
Bu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir!
Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray,
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay;
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
Gurur-ı ihtiıamı var, sürur-ı intikaamı var.
Bu sofra iltifatınızdan işte ab u tab umar.
Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini.
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
cem karaca nın bu şiiri oldukça kızgın ve sert bir şekilde seslendirmişliği vardır. onun sesine yakışmıştır... şarkının adı Yagma Sofrası ya da yiyin efendiler gibi farklı şekilde geçebiliyor.
potlaç ve armağan ekonomisi ile ilgili bir gelenek.
güzel bir hiciv örneği olan şiir.
Tevfik Fikret'in her daim günceli yakaladığının göstergesi olan şiiridir. istek sofralarında ağızlarını şapırdatanlara armağanımız olsun.
"... Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne
güzel, düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz
kafalılar! Ey sadrazam!
Sevgilim on sekizinde bir kız, yürüyoruz bulvarda, sandviç
yiyoruz, dünyadan konuşuyoruz
Çiçekler açıyor durmadan, savaşlar oluyor, her şey nasıl
bitebilir bir bombayla, nasıl kazanabilir o kirli adamlar
Uzun uzun düşünüyor, sularla yıkıyorum yüzümü, temiz
bir gömlek giyiyorum
Bitecek bir gün bu zulüm, bitecek bu han-i yağma
Ama yorgunum şimdi, çok sigara içiyorum, sırtımda kirli
bir pardesü
Kalorifer dumanları çıkıyor göğe, cebimde Vietnamca şiir
kitapları... "
şeklinde süren bir ataol behramoğlu şiirinde * geçen güzel tamlamadır.
güzel, düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz
kafalılar! Ey sadrazam!
Sevgilim on sekizinde bir kız, yürüyoruz bulvarda, sandviç
yiyoruz, dünyadan konuşuyoruz
Çiçekler açıyor durmadan, savaşlar oluyor, her şey nasıl
bitebilir bir bombayla, nasıl kazanabilir o kirli adamlar
Uzun uzun düşünüyor, sularla yıkıyorum yüzümü, temiz
bir gömlek giyiyorum
Bitecek bir gün bu zulüm, bitecek bu han-i yağma
Ama yorgunum şimdi, çok sigara içiyorum, sırtımda kirli
bir pardesü
Kalorifer dumanları çıkıyor göğe, cebimde Vietnamca şiir
kitapları... "
şeklinde süren bir ataol behramoğlu şiirinde * geçen güzel tamlamadır.
(bkz: yagma sofrasi)
Tevfik Fikret'in 100 yıl önce yazdığı bu eseri günümüz Türkçesi ile aktarımını Refik Durbaş şu şekilde yapmıştır.
YAĞMA SOFRASI
Bu sofracık, efendiler;
ki yutulmayı bekleyen
önünüzde titriyor,
şu milletin hayatıdır;
şu milletin ki acılı,
şu milletin ki can çekişen!
Ama sakın çekinmeyin,
yiyin , yutun hapır hapır...
Yiyin efendiler yiyin,
bu iştah açan sofra sizin,
doyunca, tıksırınca
Çatlayıncaya kadar yiyin!
Efendiler çok açsınız
Bu yüzünüzden bellidir;
yiyin, yemezseniz bugün,
yarın kalır mı kimbilir?
Bu nimetler yığını,
Bakın gelişinizle övünür!
Bu hakkıdır gazanızın,
evet, o hakda elde bir...
Yiyin efendiler yiyin,
bu safa veren sofra sizin,
doyunca, tıksırınca,
Çatlayıncaya kadar yiyin!
Bütün bu nazlı beylerin
ne varsa ortalıkta say:
Soy, sop, şeref, gösteriş,
Oyun, düğün, konak, saray,
bütün sizin, efendiler,
Konak, saray, gelin, alay;
Bütün sizin, bütün sizin,
Hazır hazır, kolay kolay...
Yiyin efendiler yiyin,
bu iştah açan sofra sizin,
doyunca, tıksırınca,
Çatlayıncaya kadar yiyin!
Büyüklüğün biraz ağır da olsa
Hazmı yok zarar
Gösterişin gururu var
intikamın sevinci var.
Bu sofra sizin iltifatınızdan
parlaklık umar.
Sizin bu baş, beyin, ciğer
Bütün şu kanlı lokmalar...
Yiyin efendiler yiyin,
bu can veren sofra sizin,
doyunca, tıksırınca,
Çatlayıncaya kadar yiyin!
Verir zavallı ülke
Verir ne varsa; malını
vücudunu, hayatını,
umudunu, hayalini,
Bütün ferahlığını,
Gönlünün bütün sevincini.
Hemen yutun,
Düşünmeyin haramını, helalini...
Yiyin efendiler yiyin,
bu iştah açan sofra sizin,
doyunca, tıksırınca,
Çatlayıncaya kadar yiyin!
Bu harmanın gelir sonu,
Kapıştırın giderayak!
Yarın bakarsınız söner
bugün çıtırdayan ocak!
bugün mideler güçlü,
bugün çorbalar sıcak,
atıştırın, tıkıştırın
kapış kapış, çanak çanak...
Yiyin efendiler yiyin,
bu yiyecek dolu sofra sizin,
doyunca, tıksırınca,
Çatlayıncaya kadar yiyin!
YAĞMA SOFRASI
Bu sofracık, efendiler;
ki yutulmayı bekleyen
önünüzde titriyor,
şu milletin hayatıdır;
şu milletin ki acılı,
şu milletin ki can çekişen!
Ama sakın çekinmeyin,
yiyin , yutun hapır hapır...
Yiyin efendiler yiyin,
bu iştah açan sofra sizin,
doyunca, tıksırınca
Çatlayıncaya kadar yiyin!
Efendiler çok açsınız
Bu yüzünüzden bellidir;
yiyin, yemezseniz bugün,
yarın kalır mı kimbilir?
Bu nimetler yığını,
Bakın gelişinizle övünür!
Bu hakkıdır gazanızın,
evet, o hakda elde bir...
Yiyin efendiler yiyin,
bu safa veren sofra sizin,
doyunca, tıksırınca,
Çatlayıncaya kadar yiyin!
Bütün bu nazlı beylerin
ne varsa ortalıkta say:
Soy, sop, şeref, gösteriş,
Oyun, düğün, konak, saray,
bütün sizin, efendiler,
Konak, saray, gelin, alay;
Bütün sizin, bütün sizin,
Hazır hazır, kolay kolay...
Yiyin efendiler yiyin,
bu iştah açan sofra sizin,
doyunca, tıksırınca,
Çatlayıncaya kadar yiyin!
Büyüklüğün biraz ağır da olsa
Hazmı yok zarar
Gösterişin gururu var
intikamın sevinci var.
Bu sofra sizin iltifatınızdan
parlaklık umar.
Sizin bu baş, beyin, ciğer
Bütün şu kanlı lokmalar...
Yiyin efendiler yiyin,
bu can veren sofra sizin,
doyunca, tıksırınca,
Çatlayıncaya kadar yiyin!
Verir zavallı ülke
Verir ne varsa; malını
vücudunu, hayatını,
umudunu, hayalini,
Bütün ferahlığını,
Gönlünün bütün sevincini.
Hemen yutun,
Düşünmeyin haramını, helalini...
Yiyin efendiler yiyin,
bu iştah açan sofra sizin,
doyunca, tıksırınca,
Çatlayıncaya kadar yiyin!
Bu harmanın gelir sonu,
Kapıştırın giderayak!
Yarın bakarsınız söner
bugün çıtırdayan ocak!
bugün mideler güçlü,
bugün çorbalar sıcak,
atıştırın, tıkıştırın
kapış kapış, çanak çanak...
Yiyin efendiler yiyin,
bu yiyecek dolu sofra sizin,
doyunca, tıksırınca,
Çatlayıncaya kadar yiyin!
ittihat ve terakki hükümeti'nin icraatlarına yazmıştır.
bugünü anlatan bir şiir. biz neden bu haldeyiz, bu felaketler neden başımıza geliyor sorularının cevabı. gerçeği yüzümüze tokat gibi çarpan dizeler.
sadece bugünü değil, her devri anlatan ayrıca sadeleştirilmemiş, orijinal halinin seslendirilmişi youtube'da bulunamayan şiir. bilen, gören, duyan varsa yapması gerekeni biliyor.
ustaca kaleme alınmış her devirde gideri olan şiir.
Tarih-i kadim ile birlikte yazılmış en iyi şiirlerden biridir.
bugünlere bile ışık tutan üstad tevfik fikret'in zaman ötesi şiiri. konuş reza dinliyoruz.
ülkede yıllardır tekerrür eden şiir.
Sizin, sizlerin "yiyin efendiler yiyin"sözüyle veya Cem Karaca üstat geleceği nasıl da görmüş tepkisiyle tanıdığınız Tevfik Fikret'in 1910 civarı(mesaja gel ey okur!) yazdığını tahmin ettiğim, gerçekte ittihat ve Terakki'ye (hakikaten Enver Paşa haketmiş bu şiiri) yazılan şiirdir.
Bir de Cem Karaca tarafından 1990 yılında seslendiren, aynı adlı albüme adını veren şarkı.
Not:Kalsın da Cem Karaca Üstat ve Tevfik Fikret Üstat'ın şiirini/şarkısını el alem duysun:
https://m.youtube.com/watch?v=j56ujw-PLYQ
Bir de Cem Karaca tarafından 1990 yılında seslendiren, aynı adlı albüme adını veren şarkı.
Not:Kalsın da Cem Karaca Üstat ve Tevfik Fikret Üstat'ın şiirini/şarkısını el alem duysun:
https://m.youtube.com/watch?v=j56ujw-PLYQ
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar