bugün
- çayı kaç şekerli içiyorsunuz8
- yumuşatıcı kokan erkek3
- sessiz insanların gizemli sanılması5
- samsun'da elektrik akımına kapılan 3 işçinin ölümü12
- cumhuriyet halk partisi10
- otobüste yanına oturan tip4
- normal sözlük denen site2
- ekrem imamoğlu8
- ekonomi çok iyi10
- 10 yıldır sözlüğü ve yazarları inceliyorum17
- bu dünyanın minnoş kalplere uygun olmaması4
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması12
- almancıları aşağılayan lanet millet6
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba8
- şiddetli akan ırmağa giren akılsızlar4
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum27
- bebeksi bir hatunla sevgili olmak2
- sabahları gazete okumak4
- market poşetlerini tekte taşımak2
- zeynep atılgan4
- dişlerini söküp eline vericem lan gavat2
- eline erkek eli değmemiş erkek4
- 3 haziran 2026 türkiye dominik voleybol maçı3
- elif'ten be'ye geçememek4
- neden küstüğünü unutmak2
- kız kıza arkadaşlık8
- yapay zeka sözlük moderatörü21
- zayıflamak için her şeyi bırakmak zorunda olmamak2
- maddenin içindeki evrenler4
- çıplak ayakla misafir karşısına çıkmaya utanmak5
- futbol6
- köpek tapar kime denir10
- daha önce erkeklerle aynı ortamda oturmuş kız6
- kurban bayramı7
- chp seçmeni8
- ekşi sözlükten başlık araklamak3
- zor yollar2
- iyi niyetli olan insana enayi denilmesi4
- cem adrian birsen tezer ceylan ertem2
- bot başlıkları3
- suriye geçici cumhurbaşkanı3
- rap müzik saçmalığı3
- çok inanarak boş yapmak2
- dava2
- reha muhtar25
- uysaljakoben21
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin11
- turkei kıymentini bilin21
- tutku3
gitmek;kimsenin meşrulaştıramayacağı birşey eğer arkada biri kalıyorsa ve senin varlığından haberdarsa...gitmek öle birşey.Biri kalıyor arkada...
Bazen en iyi tercih bazense yaptığımız en büyük hata..ama iyide olsa kötüde olsa dediğim gibi biri arkanızdan bakıyor..
Bazen en iyi tercih bazense yaptığımız en büyük hata..ama iyide olsa kötüde olsa dediğim gibi biri arkanızdan bakıyor..
naçizane bir şeyler;
***
eskiden gitmelerim vardı,
ardında sadece geçmişimin kaldığı gitmeler.
tükettim onu da.
bitirdim.
kendim gibi..
kalmalar kaldı bana.
inmelerin içime indiği gibi.
eskiden gitmelerim vardı,
peşimsıra kendimi sürüklediğim.
bitirdim.
şimdi zoraki kalışlar var.
aynı odanın içerisindeki,
çift kişilik yalnızlıklar..
ben zaten yalnızım.
benim yalnızlığım bana yük.
yalnızlığımın ağırlığı dizlerimi bükerken,
yeni bir yalnızlığa ne hacet..
eskiden gitmelerim vardı benim.
gitmek istemediğim gitmeler.
sonunda hep gittiğim.
gitmeye itildiğim..
eskiden gitmelerim vardı benim.
ağır-aksak adımlarla yollara düştüğüm,
kendimi bir kaldırım taşında bıraktığım gitmeler.
bitti artık.
tükendi..
şimdi ne gidilecek bir yer kaldı,
ne beden,
ne de varoluş..
kendimi kendimde yok etmişken,
nereye giderim ben?
şaşırdım kaldım..
hayal kırıklığım ölçüsüz.
mutsuzluğum tartısız.
hissizliğim tanımsız..
kaldım ben.
tembel bir öğrenci gibi hayat denen sınavdan..
var mıdır bir tekrar, bilinmez.
kaldım ben..
oysa;
eskiden gitmelerim vardı benim..
***
eskiden gitmelerim vardı,
ardında sadece geçmişimin kaldığı gitmeler.
tükettim onu da.
bitirdim.
kendim gibi..
kalmalar kaldı bana.
inmelerin içime indiği gibi.
eskiden gitmelerim vardı,
peşimsıra kendimi sürüklediğim.
bitirdim.
şimdi zoraki kalışlar var.
aynı odanın içerisindeki,
çift kişilik yalnızlıklar..
ben zaten yalnızım.
benim yalnızlığım bana yük.
yalnızlığımın ağırlığı dizlerimi bükerken,
yeni bir yalnızlığa ne hacet..
eskiden gitmelerim vardı benim.
gitmek istemediğim gitmeler.
sonunda hep gittiğim.
gitmeye itildiğim..
eskiden gitmelerim vardı benim.
ağır-aksak adımlarla yollara düştüğüm,
kendimi bir kaldırım taşında bıraktığım gitmeler.
bitti artık.
tükendi..
şimdi ne gidilecek bir yer kaldı,
ne beden,
ne de varoluş..
kendimi kendimde yok etmişken,
nereye giderim ben?
şaşırdım kaldım..
hayal kırıklığım ölçüsüz.
mutsuzluğum tartısız.
hissizliğim tanımsız..
kaldım ben.
tembel bir öğrenci gibi hayat denen sınavdan..
var mıdır bir tekrar, bilinmez.
kaldım ben..
oysa;
eskiden gitmelerim vardı benim..
an gelir ve kimse dokunmasin, konusmasin, soru sormasin istenir; ama bunun mumkun olmadigi anlasilinca uretilen cozumdur gitmek. icinden cikamadiginiz durumlarda, bir turlu yapamadiginiz secimlerde, aciklama yapamayacaginiz durumlarda tercih edilendir. kolay degildir hic bir zaman, pes etmek degildir. her seyi/getirisini/goturusunu goze alip, ceketi alip cikip gitmek cesaret isidir.
hümeyranın söylediği çok güzel bir şarkının adı.
Kalmaktan daha zor olan davranış biçimidir. Gitmek bir baş kaldırıdır oysa kalmak boyun eğmektir, razı olmaktır.
'' Ben her bahar aşık olmam ama Her bahar gitmek isterim. Gittiğim olmadı hiç, Ama olsun; istemek de güzel...'' diyerek anlattığıdır Can Yücelin.
her ayrılış sancılıdır. nereden nereye olduğu önemli değil. hep birşeyler bırakır insan geride farkında olmadan.
arkanızdan edilen sevgi dolu cümlecikleri duymamak adına çoğu zaman sağır olmayı gerektiren durum.
ilişki için iyi, birey için kötü olandır. hem iyi hem kötü olabilen durumlardandır.
söyle! kalan mıdır hep kaybeden?
yoksa, giden midir?
ya da her ikisi de mi kaybeder..?
bence, her ikisi de kendini değil; "aşk"ı kaybeder...
söyle! kalan mıdır hep kaybeden?
yoksa, giden midir?
ya da her ikisi de mi kaybeder..?
bence, her ikisi de kendini değil; "aşk"ı kaybeder...
artık çok kolay yapılan..nasıl bu kadar kolay olur ki sözlük?
kalana zor düz eylem.
murathan mungan özetlemiştir olayı.
Kimdi giden kimdi kalan
Aslında giden değil
Kalandır terkeden
Giden de
bu yüzden gitmiştir zaten.
Kimdi giden kimdi kalan
Aslında giden değil
Kalandır terkeden
Giden de
bu yüzden gitmiştir zaten.
fiilde kolay, yürekte güç hareket.
kalmanın tam tersidir. hayattan kaçma düşüncesidir. ve ne yazık ki nereye gidersen git hayat ta sana eşlik etmektedir. sonu olmayan bir uçuruma koşmak gibidir gitmek.
Aslında çok kolaydır gitmek. Ağlamadan, ağlatmadan gitmek mesele.
gitmek;kimsenin meşrulaştıramayacağı birşey eğer arkada biri kalıyorsa ve senin varlığından haberdarsa...gitmek öle birşey.Biri kalıyor arkada...
Bazen en iyi tercih bazense yaptığımız en büyük hata..ama iyide olsa kötüde olsa dediğim gibi biri arkanızdan bakıyor..
Bazen en iyi tercih bazense yaptığımız en büyük hata..ama iyide olsa kötüde olsa dediğim gibi biri arkanızdan bakıyor..
gitmek hani şu, korkakların kalkışamadığı eylem. hani şu herkesin terk etmek olarak algıladığı eylem. gitmek öyle bir olgu ki, evet! dönüşü yok. ama güzel bir şey gitmek. çok güzel şey. çünkü gitmek, en güzeli aramak. memnuniyetsizlikten doğan bir şey değil. zaten o gitmek değil. kaçmak!
memnun değilsen, mutsuzsan, yapamıyorsan, sevemiyorsan, kaçıyorsun sen! gitmiyorsun. çünkü evrendeki her şey o kadar güzel ki. ve her yer
farklı bir şey bulamazsın. yeni bir ülke, başka bir deniz bulamazsın!
ve gitmek dedim, öyle bir olgu ki dönüşü yok. geri dönsen de o toprağa, seni kabul etmedikçe, sen değil o şehir. o yüzden, sevebileceğin ve sevmeye değer olanları gör. bu yüzden varsın.
hoşçakal demeyi biliyorsan, arkanı döndüğünde işte o zaman gidiyorsun sen. hem de belki en güzeline.
memnun değilsen, mutsuzsan, yapamıyorsan, sevemiyorsan, kaçıyorsun sen! gitmiyorsun. çünkü evrendeki her şey o kadar güzel ki. ve her yer
farklı bir şey bulamazsın. yeni bir ülke, başka bir deniz bulamazsın!
ve gitmek dedim, öyle bir olgu ki dönüşü yok. geri dönsen de o toprağa, seni kabul etmedikçe, sen değil o şehir. o yüzden, sevebileceğin ve sevmeye değer olanları gör. bu yüzden varsın.
hoşçakal demeyi biliyorsan, arkanı döndüğünde işte o zaman gidiyorsun sen. hem de belki en güzeline.
kalanı kahreden...
Bilerek mi yanına almadın giderken
başının yastıkta
bıraktığı çukuru
Güveniyordum
oysa ben sevgimize
vapur iskelesi
ya da tren istasyonundaki
saatin doğruluğu kadar
Beni senin gibi
bir de annem terketmişti
ki göbeğimde durur
onun yokluğundan
bana kalan
çukur *
kalmak kadar zor olmayan eylem
başının yastıkta
bıraktığı çukuru
Güveniyordum
oysa ben sevgimize
vapur iskelesi
ya da tren istasyonundaki
saatin doğruluğu kadar
Beni senin gibi
bir de annem terketmişti
ki göbeğimde durur
onun yokluğundan
bana kalan
çukur *
kalmak kadar zor olmayan eylem
iş ev arasına sıkışan her insanın aklından geçen ama başka türlü yaşamayı bilmeyişimizden gerçekleştiremediğimiz çekimi en hoş fiildir.
gittim
gittin
gitti
en güzeli birinci tekil şahıs çekimidir, diğerleri az ya da çok acıtır.
http://www.dailymotion.co...1s_can-yucel-gitmek_music
gittim
gittin
gitti
en güzeli birinci tekil şahıs çekimidir, diğerleri az ya da çok acıtır.
http://www.dailymotion.co...1s_can-yucel-gitmek_music
Hayattaki en zor durumlardan biridir galiba. Belki bir kalp atışında yada sıcak bir nefesi içine çekmemektir.
Yol ayrımına gelindiğini anlamaktır aslında. Artık hep bildiğin yerde değildir sevdiğin sesini duymasan da orda oldugunu bilme huzur verir insana ama artık yoktur durduğu yerde uçup gitmiştir artık başka şehirlerde başka havaları soluyordur.
elden bir şey gelmez artık geri dönmek için çok geç yeni günler içinse çok erkendir. Boynunu büküp bakmak belkide gitmek o yüzden hoşcakal demek en iyisi.
birde murathan mungan durumu iyi özetlemiştir;
kimdi giden kimdi kalan
aslında giden değil
kalandır terkeden
giden de
bu yüzden gitmiştir zaten.
Yol ayrımına gelindiğini anlamaktır aslında. Artık hep bildiğin yerde değildir sevdiğin sesini duymasan da orda oldugunu bilme huzur verir insana ama artık yoktur durduğu yerde uçup gitmiştir artık başka şehirlerde başka havaları soluyordur.
elden bir şey gelmez artık geri dönmek için çok geç yeni günler içinse çok erkendir. Boynunu büküp bakmak belkide gitmek o yüzden hoşcakal demek en iyisi.
birde murathan mungan durumu iyi özetlemiştir;
kimdi giden kimdi kalan
aslında giden değil
kalandır terkeden
giden de
bu yüzden gitmiştir zaten.
gitmek gidene mi kalana mı zor ?
giderken, gelirken geçtiğim yerlerden geçiyorum. izleri siliyorum. ne için gittiğimi bilmiyorum. ayrılık saati gelmiştir herhalde. gidince gittigimi unutuyorum. bir daha ki gelişim için çarpıyor kalbim. sonra yalnızlık bastırıyor. kalbim sıkışıyor. sabrediyorum. ağlamıyorum. parmaklarım uyuşuncaya kadar.
sonrası hiçlik sonrası yokluk...
kalınca gidişini izliyorum. ne için gittiğini düşünüyorum. saate bakıyorum. kaybolunca otobüs gözden, gittiğini unutuyorum. ne zaman geri gelecek diye hesaplıyorum. sonra yalnızlık çarpıyor yüzüme. kalbim yine tuhaflaşıyor. sabrediyorum. parmaklarım uyuşuyor. ağlıyorum. sonrası varlık sonrası çokluk....
giderken, gelirken geçtiğim yerlerden geçiyorum. izleri siliyorum. ne için gittiğimi bilmiyorum. ayrılık saati gelmiştir herhalde. gidince gittigimi unutuyorum. bir daha ki gelişim için çarpıyor kalbim. sonra yalnızlık bastırıyor. kalbim sıkışıyor. sabrediyorum. ağlamıyorum. parmaklarım uyuşuncaya kadar.
sonrası hiçlik sonrası yokluk...
kalınca gidişini izliyorum. ne için gittiğini düşünüyorum. saate bakıyorum. kaybolunca otobüs gözden, gittiğini unutuyorum. ne zaman geri gelecek diye hesaplıyorum. sonra yalnızlık çarpıyor yüzüme. kalbim yine tuhaflaşıyor. sabrediyorum. parmaklarım uyuşuyor. ağlıyorum. sonrası varlık sonrası çokluk....
güzel bir can yücel şiiridir.
Gitmek
Bugünlerde herkes gitmek istiyor.
Küçük bir sahil kasabasına,
Bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara;
Hayatından memnun olan yok.
Kiminle konuşsam aynı şey;
Herşeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.
Öyle "yanına almak istediği üç şey" falan yok.
Bir kendisi.
Bu yeter zaten.
Herşeyi, herkesi götürdün demektir.
Keşke kendini bırakıp gidebilse insan.
Ama olmuyor.
Hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor.
Yani herşeyi yüzüstü bırakmak göze alınmıyor.
Böyle gidiyoruz işte.
Bir yanımız "kalk gidelim",
öbür yanımız "otur" diyor.
"Otur" diyen kazanıyor.
O yan kalabalık zira;
iş, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
Güvende olma duygusu;
En kötüsü alışkanlık.
Alışkanlığın verdiği rahatlık,
Monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.
Kalıyoruz;
Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz.
Evlenmeler;
Bir çocuk daha doğurmalar;
Borçlara girmeler;
işi büyütmeler;
Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.
Misal ben;
Kapıdaki Rex'i bırakıp gidemiyorum.
Değil bu şehirden gitmek,
iki sokak öteye taşınamıyorum.
Alıp götürsem gelmez ki;
Bütün sokağın köpeği olduğunun farkında,
Herkes onu, o herkesi seviyor.
Hangi birimizle gitsin?
"Sırtında yumurta küfesi olmak" diye bir deyim vardır;
Evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin,
Kendi imalatımız küfeler.
Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.
Ölüm var zira.
Ölüme inat tutunmak lazım,
inadına kök salmak lazım.
Bari ufak kaçışlar yapabilsek.
Var tabii yapanlar, ama az.
Sadece kaymak tabakası.
Hepimiz kaçabilsek;
Bütçe, zaman, keyif; Denk olsa.
Gün içinde mesela;
Küçücük gitmeler yapabilsek.
Ne mümkün.
Sabah 9, akşam 18
Sonra başka mecburiyetler
Sıkışıp kaldık.
Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli
Bu kadar ağır olmamalı.
Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karşılığı, bir ömür yani.
Ne saçma;
Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
Galiba.
Ben her bahar aşık olmam ama
Her bahar gitmek isterim.
Gittiğim olmadı hiç,
Ama olsun; istemek de güzel.
Can YÜCEL
Gitmek
Bugünlerde herkes gitmek istiyor.
Küçük bir sahil kasabasına,
Bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara;
Hayatından memnun olan yok.
Kiminle konuşsam aynı şey;
Herşeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.
Öyle "yanına almak istediği üç şey" falan yok.
Bir kendisi.
Bu yeter zaten.
Herşeyi, herkesi götürdün demektir.
Keşke kendini bırakıp gidebilse insan.
Ama olmuyor.
Hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor.
Yani herşeyi yüzüstü bırakmak göze alınmıyor.
Böyle gidiyoruz işte.
Bir yanımız "kalk gidelim",
öbür yanımız "otur" diyor.
"Otur" diyen kazanıyor.
O yan kalabalık zira;
iş, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
Güvende olma duygusu;
En kötüsü alışkanlık.
Alışkanlığın verdiği rahatlık,
Monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.
Kalıyoruz;
Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz.
Evlenmeler;
Bir çocuk daha doğurmalar;
Borçlara girmeler;
işi büyütmeler;
Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.
Misal ben;
Kapıdaki Rex'i bırakıp gidemiyorum.
Değil bu şehirden gitmek,
iki sokak öteye taşınamıyorum.
Alıp götürsem gelmez ki;
Bütün sokağın köpeği olduğunun farkında,
Herkes onu, o herkesi seviyor.
Hangi birimizle gitsin?
"Sırtında yumurta küfesi olmak" diye bir deyim vardır;
Evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin,
Kendi imalatımız küfeler.
Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.
Ölüm var zira.
Ölüme inat tutunmak lazım,
inadına kök salmak lazım.
Bari ufak kaçışlar yapabilsek.
Var tabii yapanlar, ama az.
Sadece kaymak tabakası.
Hepimiz kaçabilsek;
Bütçe, zaman, keyif; Denk olsa.
Gün içinde mesela;
Küçücük gitmeler yapabilsek.
Ne mümkün.
Sabah 9, akşam 18
Sonra başka mecburiyetler
Sıkışıp kaldık.
Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli
Bu kadar ağır olmamalı.
Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karşılığı, bir ömür yani.
Ne saçma;
Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
Galiba.
Ben her bahar aşık olmam ama
Her bahar gitmek isterim.
Gittiğim olmadı hiç,
Ama olsun; istemek de güzel.
Can YÜCEL
güncel Önemli Başlıklar
