bugün
- meleğim diye hitap eden kova burcu erkeği11
- sözlüğün en güzel kadını25
- iremga4
- cenaze evinde yemek dağıtmak4
- kova burcunun bağımlılık yapıyor olması4
- en kötü chp başkanı2
- pis hissettiren şeyler7
- iltica7
- instagram tedavisi olmayan hastalıktır3
- arkadaşlar ben saçımı hangi renge boyayacağım ya5
- dünya39
- boğa burcu kadını2
- erdoğan'ın bm konuşmasına eşiyle el ele gitmesi4
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı35
- özkanlar4
- dacia striker'in türkiye de üretime başlaması3
- amerika birleşik devletleri29
- tuba büyüküstün3
- kıymalı domatesli biberli soğanlı yumurta8
- patates kızartması ve ketçap ikilisi3
- öğrenci sorusunun felsefi ağırlığı2
- ghosting2
- istanbul5
- galatasaray6
- ecevit denince akla gelen şeyler29
- menemen2
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
- babası fakir olup evlenirken altın isteyen kezban2
- 80 bin entry girecek kadar işsiz olmak11
- atatürk diyor ki13
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli12
- bir kaç kişinin sözlüğü oyuncağı haline getirmesi2
- cumartesi sabahlari2
- gece araba sürerken yan cama yapışan kanlı eller3
- israil10
- intihar eden emekli polistn görüntü aldrmayn polis2
- kahrolsun sütyenler memelere özgürlük2
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları8
- insan olmaya ceyrek kala2
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- süper kahraman filmleri deccaliyeti aşılıyor3
- pornonun ne olduğunu unutmak3
- norveç9
- yahudilere hınç besleyip cinnet geçirmek7
- flört uygulamasında kod incelemesi yapmak2
- mustafa kemal atatürk10
- ali tarakcı hakkında soruşturma başlatılması3
- en güzel oyuncular2
- evanjelist9
- en medeni ortadoğulular6
orospu tuğçelerin içine sıçmak için çabalayıp durduğu yaşamsal bir dönem.
bir hitabet kelimesi. genellikle "selam gençlik neabıyonuz?" diye cümle içerisinde kullanılır.
hayatın en güzel anlarıdır.
ne olduğu anlaşılamadan çok çabuk biten, anlık yaşanması ve her tür çılgınlığa açık dönem. çok istendiği, uğruna tüm servetlerin ödenebileceği ancak satın alınamayacak şey.
hayatınızı internette , sözlüklerde, saçma sapan yerlerde harcamayın diye hitap etmek istediğim arkadaşlarım.
yarın gündüz gidecek hiçbir yeriniz bile yoksa gidin bir çam ağacına sırtınızı yaslayıp gökyüzünü seyredin. yalnız olduğunuzu düşündüğünüz an hiç tanımadığınız birisine selam verin , bir çay söyleyin. boşuna efkarlanmayın dostlarım.
yarın gündüz gidecek hiçbir yeriniz bile yoksa gidin bir çam ağacına sırtınızı yaslayıp gökyüzünü seyredin. yalnız olduğunuzu düşündüğünüz an hiç tanımadığınız birisine selam verin , bir çay söyleyin. boşuna efkarlanmayın dostlarım.
Genclerde harcanandir.
Tarihteki Gençlik Sosyolojisi için
(bkz. http://www.tarih.im/tarih...universitede-genclik.html)
(bkz. http://www.tarih.im/tarih...universitede-genclik.html)
"Çocuğunuzun büyüdüğünü nereden anlarsınız? Size soru sormayı keserler ve tabii nereye gittiklerini söylemeyi de."
P.J. O Rourke
P.J. O Rourke
en guzel ama en hizli gecen donem.
ey türk gençliği birinci vazifen türk istiklalini muhafaza ve müdafaa etmektir.Mustafa Kemal ATATÜRK
Ne guzel der behcet necatigil, " hey genclik! Ne tatlidir o, avarelik gunleri." ve ne guzel de der mustafa kemal ataturk, "tum umidim gelecegin gencligindedir." ve ben ayaklari saglam basan bir gencligin, daha basarili ve mutlu olacagina inaniyorum.
içinde bulunulan kavram . kaybedenlerin özlediği şeydir gençlik. düşmanı zamandır.
Gençlik geçti gitti bea! Yaşlandım, yaşlandırdın beni sarı bez!
Herkes beni hayalperestlik ile suçlasa da, bu ülkede gelecek çok daha üretken, çok daha teknolojik, çok daha enerjik ve dolu dolu gelecek..
Sistematik kabullenmişliği reddedip yenilmektense, kazanmak adına bir umudu olan insanlardan olmak beni mutlu ediyor.
Düşünüyorum da hayatı kendi yarattığı penceresinden izleyen ne çok kabullenmiş insan var. Olanı seyreden, yaşamı es geçen. Düşünemiyorsak, bunu dilimize vuramıyorsak, neden yaşarız ki?
Değişime inanmayanların, var olan bilimden, mantıktan, üretimden uzak sürece ayak uyduranlar ne gençlikten, ne de hayatın kendilerine sunduğu nimetlerden faydalanabileceklerdir.
Değişimi başarmak sizce bu kadar zor mu?
Hepinizin hoşuna giden, almak için birbiriniz ile yarıştığınız bir örnek ile devam edelim "I Phone 6 almak için Zürih' te çalışan bir kişi "20 Saat" çalışmak zorunda iken, istanbul' lu "120" saat çalışmak zorunda"
Gerçek refah, üzerinizde taşıdığınız elektronik aletler veya aldığınız 1000$ lık çantalarda değildir. Zihinlerin eğitildiği bir coğrafyada, zihinsel aktivitelerin üretime dökülmesiyle kazandıklarınızdır.
Türkiye' de "Başarmak" zor, Engel çok... Fakat bunların hiçbiri vazgeçmek için sebep değil. Hababam Sınfı' nı izlemeyen yoktur heralde, orada bir sahnede Mahmut Hoca' nın bir betimlemesi var idi "Okul sadece 4 Duvarı ve tepesinde dam olan yer değildir. Okul her yerdir. Sırasında bir orman, sırasında dağ başı, öğrenim ve bilginin olduğu her yer okuldur. Bu okulda, mücadele etmeyi, zorluklarla başa çıkmayı, en önemlisi kendinize saygı duymayı öğrenirsiniz. Bir okulda zaten bunlar yoksa, oranın bir taş yığınından farkı yoktur." derdi. Türkiye belki şu anda, o taş yığını benzetmesine uyabilir ama emi olun bu gerçekliği değiştirebilecek birileri var ise onlarda biziz. Değişmez burası, adam olmaz bu ülke diye kendi kabuğumuza çekilmektense, bilim, üretim, teknoloji ve düşünme hamlelerini oyunun içine dahil ederek, daha fazla vakit harcayarak çalışmaya devam etmemiz gerekiyor.
Bazıları "Günah" ile yükselir, bazıları ise "Fazilet" ile batar der William Shekspeare. Unutmayın, bilen kadar bilip susanda günahkardır. Önemli olan, bilimsel ve akılcı ilerlemeyi amaç edinerek çalışmak ve gelecek nesillerimiz adına ortaya katma değeri olan ürünler var etmektir.
insan kaynaklı küresel ısınmanın üçte ikisine fosil yakıtlardan para kazanan topu topu 90 şirket neden oluyor. insanın gücü bu kadar büyük bir etken iken, nasıl olur da insanoğlu güçsüzlüğünden ve aksiyona geçme isteksizliğinden bahseder.
Umudu yeşertmek adına, insanımızın doğaya dönüşü, kendini bulması şart. Üretim, bilgi ve enerjiyi anlatmaya son nefesime kadar devam edeceğim. Bu değişimi yapmaya benim gücüm var, peki siz benim yanımda mısınız?
Benim gibi genç arkadaşlara seslenmek isterim. "Ülkeniz için hiç mi hayaliniz yok?" Bırakın artık sızlanmayı ve aksiyona geçin.
Hedefe ulaşmak önemliyse bir yolunu bulursun. Önemli değilse bahane bulursun. Ya sonuç alırsın, ya dert anlatırsın. ikisi bir arada olmaz.
Bu yolda zorluklar karşınıza çıkmayacak diyemem. Elbet çıkacak, insanlar sizi kıskanacak, insanlar sizden nefret edecekler. Hatta bunun ile ilgili Victor Hugo çok güzel söyler; Herhangi birinin senden nefret etmesinin asıl nedeni senin gibi olmak istediği halde asla senin gibi olamayacağını bilmesidir.
Unutmamak lazım "Seçim Bizim"
Sevgiler,
Saygılar.
Sistematik kabullenmişliği reddedip yenilmektense, kazanmak adına bir umudu olan insanlardan olmak beni mutlu ediyor.
Düşünüyorum da hayatı kendi yarattığı penceresinden izleyen ne çok kabullenmiş insan var. Olanı seyreden, yaşamı es geçen. Düşünemiyorsak, bunu dilimize vuramıyorsak, neden yaşarız ki?
Değişime inanmayanların, var olan bilimden, mantıktan, üretimden uzak sürece ayak uyduranlar ne gençlikten, ne de hayatın kendilerine sunduğu nimetlerden faydalanabileceklerdir.
Değişimi başarmak sizce bu kadar zor mu?
Hepinizin hoşuna giden, almak için birbiriniz ile yarıştığınız bir örnek ile devam edelim "I Phone 6 almak için Zürih' te çalışan bir kişi "20 Saat" çalışmak zorunda iken, istanbul' lu "120" saat çalışmak zorunda"
Gerçek refah, üzerinizde taşıdığınız elektronik aletler veya aldığınız 1000$ lık çantalarda değildir. Zihinlerin eğitildiği bir coğrafyada, zihinsel aktivitelerin üretime dökülmesiyle kazandıklarınızdır.
Türkiye' de "Başarmak" zor, Engel çok... Fakat bunların hiçbiri vazgeçmek için sebep değil. Hababam Sınfı' nı izlemeyen yoktur heralde, orada bir sahnede Mahmut Hoca' nın bir betimlemesi var idi "Okul sadece 4 Duvarı ve tepesinde dam olan yer değildir. Okul her yerdir. Sırasında bir orman, sırasında dağ başı, öğrenim ve bilginin olduğu her yer okuldur. Bu okulda, mücadele etmeyi, zorluklarla başa çıkmayı, en önemlisi kendinize saygı duymayı öğrenirsiniz. Bir okulda zaten bunlar yoksa, oranın bir taş yığınından farkı yoktur." derdi. Türkiye belki şu anda, o taş yığını benzetmesine uyabilir ama emi olun bu gerçekliği değiştirebilecek birileri var ise onlarda biziz. Değişmez burası, adam olmaz bu ülke diye kendi kabuğumuza çekilmektense, bilim, üretim, teknoloji ve düşünme hamlelerini oyunun içine dahil ederek, daha fazla vakit harcayarak çalışmaya devam etmemiz gerekiyor.
Bazıları "Günah" ile yükselir, bazıları ise "Fazilet" ile batar der William Shekspeare. Unutmayın, bilen kadar bilip susanda günahkardır. Önemli olan, bilimsel ve akılcı ilerlemeyi amaç edinerek çalışmak ve gelecek nesillerimiz adına ortaya katma değeri olan ürünler var etmektir.
insan kaynaklı küresel ısınmanın üçte ikisine fosil yakıtlardan para kazanan topu topu 90 şirket neden oluyor. insanın gücü bu kadar büyük bir etken iken, nasıl olur da insanoğlu güçsüzlüğünden ve aksiyona geçme isteksizliğinden bahseder.
Umudu yeşertmek adına, insanımızın doğaya dönüşü, kendini bulması şart. Üretim, bilgi ve enerjiyi anlatmaya son nefesime kadar devam edeceğim. Bu değişimi yapmaya benim gücüm var, peki siz benim yanımda mısınız?
Benim gibi genç arkadaşlara seslenmek isterim. "Ülkeniz için hiç mi hayaliniz yok?" Bırakın artık sızlanmayı ve aksiyona geçin.
Hedefe ulaşmak önemliyse bir yolunu bulursun. Önemli değilse bahane bulursun. Ya sonuç alırsın, ya dert anlatırsın. ikisi bir arada olmaz.
Bu yolda zorluklar karşınıza çıkmayacak diyemem. Elbet çıkacak, insanlar sizi kıskanacak, insanlar sizden nefret edecekler. Hatta bunun ile ilgili Victor Hugo çok güzel söyler; Herhangi birinin senden nefret etmesinin asıl nedeni senin gibi olmak istediği halde asla senin gibi olamayacağını bilmesidir.
Unutmamak lazım "Seçim Bizim"
Sevgiler,
Saygılar.
türkiye gençliği için genel tablo popülizme kendini kaptırmış olan bir güruhtur. okuyanını pek bulamazsınız. zira yaramaz çocuk gibi saçma adlı bir kitabı kitapçının best sellers adlı bölümünde rahatça bulabilirken nietzschenin böyle söyledi zerdüştünü 8.kitapçıda ancak bulabilirsiniz (geçen hafta yaşadığım durum)
ülkücü geçineni 9 Işık Doktrinini bilmez
solcu geçineni genelde youtubeda deniz gezmiş videosuyla solculuğa başlar 4-5 kitap okur biraz kelime öğrenir e hadi bi akım proje yenilik beklersin aydınlıkçı olacağını iddia eden kesimden ama sonuç 48 yıl sonra hala sadece 68 kuşağının belgeselleri ve aynı ritimle söylenen boş sloganlardır.
kürtçü geçineni. kürdün ahlakı nedir örfü nedir onu düşünmez ya ayrılıkçı anti emperyalist görür kendini emperyalistin en güzel maşası olur ya genelde dinci takılır yobazlaşır çıkar gelir
dinci geçineni oturup daha doğru düzgün din nedir ne değildir sorgulamaz biraz düşünmüş bilgisi kıt bir şahısla sohbet etse ve 2-3 düzgün soru alsa vereceği cevapler genelde ezberdir siyasidir tekdüzedir dinlemeye bile gerek bırakmaz.
modern geçineni genelde ağğğbii neşet ertış ni yaaaa gibi bir tavra bürünür limonlu buzlu soda içse bi yerine kaçar ama o churchill içer kesin hipsterlik olsun vejeteryanlık olsun slogancılık değil de mottoculuk olsun hepsinde iyidir ve lgbt gökkuşağı onlar için en büyük insan hakkıdır ve atatürkçünün kralıdır o bi kere mustafa filmini izledi taağaam mııı.. durumudur.
evet şahsi görüşüm budur.
ülkücü geçineni 9 Işık Doktrinini bilmez
solcu geçineni genelde youtubeda deniz gezmiş videosuyla solculuğa başlar 4-5 kitap okur biraz kelime öğrenir e hadi bi akım proje yenilik beklersin aydınlıkçı olacağını iddia eden kesimden ama sonuç 48 yıl sonra hala sadece 68 kuşağının belgeselleri ve aynı ritimle söylenen boş sloganlardır.
kürtçü geçineni. kürdün ahlakı nedir örfü nedir onu düşünmez ya ayrılıkçı anti emperyalist görür kendini emperyalistin en güzel maşası olur ya genelde dinci takılır yobazlaşır çıkar gelir
dinci geçineni oturup daha doğru düzgün din nedir ne değildir sorgulamaz biraz düşünmüş bilgisi kıt bir şahısla sohbet etse ve 2-3 düzgün soru alsa vereceği cevapler genelde ezberdir siyasidir tekdüzedir dinlemeye bile gerek bırakmaz.
modern geçineni genelde ağğğbii neşet ertış ni yaaaa gibi bir tavra bürünür limonlu buzlu soda içse bi yerine kaçar ama o churchill içer kesin hipsterlik olsun vejeteryanlık olsun slogancılık değil de mottoculuk olsun hepsinde iyidir ve lgbt gökkuşağı onlar için en büyük insan hakkıdır ve atatürkçünün kralıdır o bi kere mustafa filmini izledi taağaam mııı.. durumudur.
evet şahsi görüşüm budur.
bir dem esip geçen hayal ürünüdür. evet.
kesinlikle aşık olunması gereken dönem.
aşık olunuz efendim.
aşık olunuz efendim.
Gençlik bitmiş lan. Geçen gün birlikte porno izlemeye giden 20 yaşında çocuklara rastladım köyde. Gençlik gerçekten bitmiş..
insan hiçbir boktan mı anlamaz. Bu kadar mı boş olur. Sosyal medya denilen tımarhaneye bakın. Köpekler gibi konuşuyorlar. Onur yok, gurur yok, akıl hiç yok. Leş bir nesil yetişti. Analarının babalarının canı cehenneme.
insan hiçbir boktan mı anlamaz. Bu kadar mı boş olur. Sosyal medya denilen tımarhaneye bakın. Köpekler gibi konuşuyorlar. Onur yok, gurur yok, akıl hiç yok. Leş bir nesil yetişti. Analarının babalarının canı cehenneme.
yaş ile alakası yoktur.
Oh youth.
maltepe zümrütevlerde gençliğin hizmetine sunulmak üzere olan spor tesisi bitmek üzere;
(video artık mevcut değil)
belediye başkanı ali kılıç gençleri geleğimizi düşünüyor.
(video artık mevcut değil)
belediye başkanı ali kılıç gençleri geleğimizi düşünüyor.
Kendini çocukça teslim edişinle kimsenin ilgilenmediğini anladığın zaman sona erer gençlik.
kıymetinin bilinmesi gereken dönem.
Bu aralar bana çokça kıymetimi bil mesajları veriyor.
Gördüğüm belli Bi yaşı geçmiş kim varsa geçmişe, gençliğe dönmek istiyor. Onlar anlatırken ben onların karşısında sanki onların imrendiği biriymişçesine onları dinliyorum. Bir yolu olsa hemen dönecekler eski hallerine. Ama bunun da mümkün olmadığını biliyorlar.
Bugün durakta Bi teyze 'hiç bilmezdim gücümün gideceğini, bu hale geleceğimi' dedi.
Oysa o da tahmin etmemişti zamanın bu kadar hızlı geçeceğini, yüzünün buruşacağını, eskisi gibi otobüse hızlı yetişemeyeceğini..
Ama işte..
Öyle bir hızlı geçiyor ki ben bile korkuyorum gücümün gitmesinden.
Aklıma şu alıntıyı getirmiştir:
"gençlik hiç şüphe yok ki gidecek. Yaz güze ve kışa yer vermesi ve gündüz akşama ve geceye değişmesi kat’iyetinde, gençlik dahi ihtiyarlığa ve ölüme değişecek.
Eğer o fâni ve geçici gençliğini iffetle hayrata istikamet dairesinde sarf etse, onunla ebedî, bâki bir gençliği kazanacağını bütün semâvî fermanlar müjde veriyorlar."
Gördüğüm belli Bi yaşı geçmiş kim varsa geçmişe, gençliğe dönmek istiyor. Onlar anlatırken ben onların karşısında sanki onların imrendiği biriymişçesine onları dinliyorum. Bir yolu olsa hemen dönecekler eski hallerine. Ama bunun da mümkün olmadığını biliyorlar.
Bugün durakta Bi teyze 'hiç bilmezdim gücümün gideceğini, bu hale geleceğimi' dedi.
Oysa o da tahmin etmemişti zamanın bu kadar hızlı geçeceğini, yüzünün buruşacağını, eskisi gibi otobüse hızlı yetişemeyeceğini..
Ama işte..
Öyle bir hızlı geçiyor ki ben bile korkuyorum gücümün gitmesinden.
Aklıma şu alıntıyı getirmiştir:
"gençlik hiç şüphe yok ki gidecek. Yaz güze ve kışa yer vermesi ve gündüz akşama ve geceye değişmesi kat’iyetinde, gençlik dahi ihtiyarlığa ve ölüme değişecek.
Eğer o fâni ve geçici gençliğini iffetle hayrata istikamet dairesinde sarf etse, onunla ebedî, bâki bir gençliği kazanacağını bütün semâvî fermanlar müjde veriyorlar."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar