bugün
- ermeni rum soykırımını inkar etmek11
- 26 eylül 2026 slovenya iskoçya maçı5
- sarapci koala hatayi11
- kalbinde sevgiye yer olmayan insan4
- gocu19
- meleğim diye hitap eden kova burcu erkeği12
- en kötü chp başkanı5
- sözlüğün en güzel kadını26
- fatma betül sayan kaya2
- babası fakir olup evlenirken altın isteyen kezban7
- fc basel2
- bop eşbaşkanları tam sıralı liste3
- mossad ajanı dinciler5
- iron man ateist bir kafirdir3
- israil13
- hitler ve nazilere sempati beslemek2
- yaşam enerjisi veren şeyler2
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları10
- ilticanın terk edilmesi5
- flörtü bir üst seviyeye taşıyan detaylar4
- dünya39
- filistinde ölen 60 bin vs suriyede ölen 1 milyon2
- cenaze evinde yemek dağıtmak5
- özgür özel mallığı3
- kova burcunun bağımlılık yapıyor olması5
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı35
- özgür özel ikiyüzlülüğü3
- iremga4
- instagram tedavisi olmayan hastalıktır4
- amerika birleşik devletleri29
- günün sözü8
- pis hissettiren şeyler7
- allah bize salat etti6
- özkanlar5
- chp yandaş oldu3
- türkiye fransa maçı sonrası montella tartışması3
- arkadaşlar ben saçımı hangi renge boyayacağım ya5
- cesur olmak2
- ecevit denince akla gelen şeyler29
- türk olmaktan neden mi utanıyorum3
- kemal kılıçdaroğlu'nun bop taki rolü2
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
- erdoğan'ın bm konuşmasına eşiyle el ele gitmesi4
- kıymalı domatesli biberli soğanlı yumurta8
- protest şarkı yazmak2
- karton toplayan kıyma2
- iltica7
- dacia striker'in türkiye de üretime başlaması3
- 80 bin entry girecek kadar işsiz olmak11
- patates kızartması ve ketçap ikilisi3
Herkes beni hayalperestlik ile suçlasa da, bu ülkede gelecek çok daha üretken, çok daha teknolojik, çok daha enerjik ve dolu dolu gelecek..
Sistematik kabullenmişliği reddedip yenilmektense, kazanmak adına bir umudu olan insanlardan olmak beni mutlu ediyor.
Düşünüyorum da hayatı kendi yarattığı penceresinden izleyen ne çok kabullenmiş insan var. Olanı seyreden, yaşamı es geçen. Düşünemiyorsak, bunu dilimize vuramıyorsak, neden yaşarız ki?
Değişime inanmayanların, var olan bilimden, mantıktan, üretimden uzak sürece ayak uyduranlar ne gençlikten, ne de hayatın kendilerine sunduğu nimetlerden faydalanabileceklerdir.
Değişimi başarmak sizce bu kadar zor mu?
Hepinizin hoşuna giden, almak için birbiriniz ile yarıştığınız bir örnek ile devam edelim "I Phone 6 almak için Zürih' te çalışan bir kişi "20 Saat" çalışmak zorunda iken, istanbul' lu "120" saat çalışmak zorunda"
Gerçek refah, üzerinizde taşıdığınız elektronik aletler veya aldığınız 1000$ lık çantalarda değildir. Zihinlerin eğitildiği bir coğrafyada, zihinsel aktivitelerin üretime dökülmesiyle kazandıklarınızdır.
Türkiye' de "Başarmak" zor, Engel çok... Fakat bunların hiçbiri vazgeçmek için sebep değil. Hababam Sınfı' nı izlemeyen yoktur heralde, orada bir sahnede Mahmut Hoca' nın bir betimlemesi var idi "Okul sadece 4 Duvarı ve tepesinde dam olan yer değildir. Okul her yerdir. Sırasında bir orman, sırasında dağ başı, öğrenim ve bilginin olduğu her yer okuldur. Bu okulda, mücadele etmeyi, zorluklarla başa çıkmayı, en önemlisi kendinize saygı duymayı öğrenirsiniz. Bir okulda zaten bunlar yoksa, oranın bir taş yığınından farkı yoktur." derdi. Türkiye belki şu anda, o taş yığını benzetmesine uyabilir ama emi olun bu gerçekliği değiştirebilecek birileri var ise onlarda biziz. Değişmez burası, adam olmaz bu ülke diye kendi kabuğumuza çekilmektense, bilim, üretim, teknoloji ve düşünme hamlelerini oyunun içine dahil ederek, daha fazla vakit harcayarak çalışmaya devam etmemiz gerekiyor.
Bazıları "Günah" ile yükselir, bazıları ise "Fazilet" ile batar der William Shekspeare. Unutmayın, bilen kadar bilip susanda günahkardır. Önemli olan, bilimsel ve akılcı ilerlemeyi amaç edinerek çalışmak ve gelecek nesillerimiz adına ortaya katma değeri olan ürünler var etmektir.
insan kaynaklı küresel ısınmanın üçte ikisine fosil yakıtlardan para kazanan topu topu 90 şirket neden oluyor. insanın gücü bu kadar büyük bir etken iken, nasıl olur da insanoğlu güçsüzlüğünden ve aksiyona geçme isteksizliğinden bahseder.
Umudu yeşertmek adına, insanımızın doğaya dönüşü, kendini bulması şart. Üretim, bilgi ve enerjiyi anlatmaya son nefesime kadar devam edeceğim. Bu değişimi yapmaya benim gücüm var, peki siz benim yanımda mısınız?
Benim gibi genç arkadaşlara seslenmek isterim. "Ülkeniz için hiç mi hayaliniz yok?" Bırakın artık sızlanmayı ve aksiyona geçin.
Hedefe ulaşmak önemliyse bir yolunu bulursun. Önemli değilse bahane bulursun. Ya sonuç alırsın, ya dert anlatırsın. ikisi bir arada olmaz.
Bu yolda zorluklar karşınıza çıkmayacak diyemem. Elbet çıkacak, insanlar sizi kıskanacak, insanlar sizden nefret edecekler. Hatta bunun ile ilgili Victor Hugo çok güzel söyler; Herhangi birinin senden nefret etmesinin asıl nedeni senin gibi olmak istediği halde asla senin gibi olamayacağını bilmesidir.
Unutmamak lazım "Seçim Bizim"
Sevgiler,
Saygılar.
Sistematik kabullenmişliği reddedip yenilmektense, kazanmak adına bir umudu olan insanlardan olmak beni mutlu ediyor.
Düşünüyorum da hayatı kendi yarattığı penceresinden izleyen ne çok kabullenmiş insan var. Olanı seyreden, yaşamı es geçen. Düşünemiyorsak, bunu dilimize vuramıyorsak, neden yaşarız ki?
Değişime inanmayanların, var olan bilimden, mantıktan, üretimden uzak sürece ayak uyduranlar ne gençlikten, ne de hayatın kendilerine sunduğu nimetlerden faydalanabileceklerdir.
Değişimi başarmak sizce bu kadar zor mu?
Hepinizin hoşuna giden, almak için birbiriniz ile yarıştığınız bir örnek ile devam edelim "I Phone 6 almak için Zürih' te çalışan bir kişi "20 Saat" çalışmak zorunda iken, istanbul' lu "120" saat çalışmak zorunda"
Gerçek refah, üzerinizde taşıdığınız elektronik aletler veya aldığınız 1000$ lık çantalarda değildir. Zihinlerin eğitildiği bir coğrafyada, zihinsel aktivitelerin üretime dökülmesiyle kazandıklarınızdır.
Türkiye' de "Başarmak" zor, Engel çok... Fakat bunların hiçbiri vazgeçmek için sebep değil. Hababam Sınfı' nı izlemeyen yoktur heralde, orada bir sahnede Mahmut Hoca' nın bir betimlemesi var idi "Okul sadece 4 Duvarı ve tepesinde dam olan yer değildir. Okul her yerdir. Sırasında bir orman, sırasında dağ başı, öğrenim ve bilginin olduğu her yer okuldur. Bu okulda, mücadele etmeyi, zorluklarla başa çıkmayı, en önemlisi kendinize saygı duymayı öğrenirsiniz. Bir okulda zaten bunlar yoksa, oranın bir taş yığınından farkı yoktur." derdi. Türkiye belki şu anda, o taş yığını benzetmesine uyabilir ama emi olun bu gerçekliği değiştirebilecek birileri var ise onlarda biziz. Değişmez burası, adam olmaz bu ülke diye kendi kabuğumuza çekilmektense, bilim, üretim, teknoloji ve düşünme hamlelerini oyunun içine dahil ederek, daha fazla vakit harcayarak çalışmaya devam etmemiz gerekiyor.
Bazıları "Günah" ile yükselir, bazıları ise "Fazilet" ile batar der William Shekspeare. Unutmayın, bilen kadar bilip susanda günahkardır. Önemli olan, bilimsel ve akılcı ilerlemeyi amaç edinerek çalışmak ve gelecek nesillerimiz adına ortaya katma değeri olan ürünler var etmektir.
insan kaynaklı küresel ısınmanın üçte ikisine fosil yakıtlardan para kazanan topu topu 90 şirket neden oluyor. insanın gücü bu kadar büyük bir etken iken, nasıl olur da insanoğlu güçsüzlüğünden ve aksiyona geçme isteksizliğinden bahseder.
Umudu yeşertmek adına, insanımızın doğaya dönüşü, kendini bulması şart. Üretim, bilgi ve enerjiyi anlatmaya son nefesime kadar devam edeceğim. Bu değişimi yapmaya benim gücüm var, peki siz benim yanımda mısınız?
Benim gibi genç arkadaşlara seslenmek isterim. "Ülkeniz için hiç mi hayaliniz yok?" Bırakın artık sızlanmayı ve aksiyona geçin.
Hedefe ulaşmak önemliyse bir yolunu bulursun. Önemli değilse bahane bulursun. Ya sonuç alırsın, ya dert anlatırsın. ikisi bir arada olmaz.
Bu yolda zorluklar karşınıza çıkmayacak diyemem. Elbet çıkacak, insanlar sizi kıskanacak, insanlar sizden nefret edecekler. Hatta bunun ile ilgili Victor Hugo çok güzel söyler; Herhangi birinin senden nefret etmesinin asıl nedeni senin gibi olmak istediği halde asla senin gibi olamayacağını bilmesidir.
Unutmamak lazım "Seçim Bizim"
Sevgiler,
Saygılar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar