bugün
- kolye123
- billie eilish'in memeleri7
- at6
- var olmak için ne yaptınız12
- lale9
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- pıtı atma4
- brezilya7
- cemil tugay5
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver8
- duayı bencil bir iş haline getirmek4
- gül7
- sevgili nedir7
- z kusagi3
- kaplan17
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- fil8
- netflix asaf dizisi2
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- aslan15
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- evi ev yapan şeyler14
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması5
- kötüyü alaşağı etmek3
- elma5
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- inançsızlığınız ve akıl almaz gecikmeniz2
- kırgızistan3
- hatay usulü soslu döner2
- bileklik19
- sigara9
- ankara8
- sarı teker kim sorunsalı8
- zebra7
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- lm2
- gece gece sinirlenmek2
- tabiat3
- nick vermeden bir yazara seslen9
- amerika birleşik devletleri6
- ona bir şey söyle10
- çocukları okumaya erken başlatmak2
- dizel araba yüzünden hayattan soğumak2
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı4
- fenerbahçe18
- galatasaray19
- futbol18
- timsah9
- odanız sade mi olsun yaratıcı mı4
entry'ler (265)
eskiden otogarın bulunduğu istanbul semtinin adıdır. doğru önermedir. doğruysa önerme değildir, gerçektir.
en son nesil yazardır. genelde sözlükçüler tarafından sevilmeyen yazar tipidir.
ilk filmi bildiğin bok gibi olan filmin ikincisidir. beklentim yine bok gibi olacağı üzerine.
kar, kalpak, votka.
kızlı erkekli evleniyorlar diyecekler yakında. napak amk ?
kızlı erkekli gibi saçma sapan ideolojik kıskançlıklar ve nefret duyguları beslenmezdi insanlara karşı.
3 golle galatasaray'ın şampiyon olduğu kupadır.
kolay kolay gerçekleşmeyecek olandır. kalaşnikof mermisine kafa atan adamdan korkulur arkadaş.
doğruyu söyleyen ama ne açıdan söylediğini bilmeyen vatandaştır. imf'ye olan borç bundan 2 yıl önce 6 milyar dolardı. türkiye bu parayı bir gecede ödeyebilirdi zaten. mesele imf'ye olan borcu kapatmak veya imf'ye borç vermek değil. imf'nin borç alma durumunu detaylıca inceleyiniz, imf borca ihtiyaç duyan bir kurum değildir. ihtiyaç duysa dahi çözümü türkiye'de değil ikiz kardeşi dünya bankasında arar.
asıl sorulması gereken soru türkiye bu borcu nasıl kapattı olmalıdır. nitekim herkesin diline pelesenk olmuş özelleştirme kavramı bu borcun kapatılmasında önemli bir rol oynasa da, gelecek için umut vaat eden bir durumla karşı karşıya değiliz. çünkü özelleştirilen pek çok kurum kar etmeye başladıktan sonra özelleştirildi. öyle ki bunların en başında tüpraş ve türk telekom geliyor.
yıllardır yürütülmeye çalışılan sürdürülebilir cari açık politikasının sonuç vermediği gözler önündedir. sadece türkiye açısından değil dünya üzerindeki pek çok ülkenin de bu politikayı uyguladığı ancak netice olarak herhangi bir başarı elde ettiği henüz görülmemiştir. çünkü sürdürülebilir cari açık, borcun ödenmesi değil ertelenmesi yönünde bir politikadır. velhasıl borç ödenmeyip ertelendikçe gerek faiz gerek yeni borçlar sonrası cari açık hızla artmaya ve ağır bir yük oluşturmaya devam edecektir. burada da sorulması gereken ikinci önemli soruya geliyoruz. cari açık nasıl kapatılacak?
özelleştirme ile olmayacağı açık ve net. zaten bünyesinde doğru dürüst bilgi teknolojisine sahip herhangi bir ürün üretemeyen ve ciddi boyutlarda ara malı ithal eden bu ülke bu borcu nasıl kapatacaktır? çin ve doğu asya ülkelerindeki ucuz iş gücü ile günümüzde baş edebilecek tek bir ülke yokken dayanıklı tüketim malları üreterek bu borcun kapatılamayacağı artık anlaşılmalıdır. elin adamı elinde kullandığın iki bin liralık telefonun çipini yongasını üretip pazara sürerken, sen bu piyasada rekabete çamaşır makinesi ile katılamazsın. üzerinde düşünülmesi gereken en önemli konu budur.
asıl sorulması gereken soru türkiye bu borcu nasıl kapattı olmalıdır. nitekim herkesin diline pelesenk olmuş özelleştirme kavramı bu borcun kapatılmasında önemli bir rol oynasa da, gelecek için umut vaat eden bir durumla karşı karşıya değiliz. çünkü özelleştirilen pek çok kurum kar etmeye başladıktan sonra özelleştirildi. öyle ki bunların en başında tüpraş ve türk telekom geliyor.
yıllardır yürütülmeye çalışılan sürdürülebilir cari açık politikasının sonuç vermediği gözler önündedir. sadece türkiye açısından değil dünya üzerindeki pek çok ülkenin de bu politikayı uyguladığı ancak netice olarak herhangi bir başarı elde ettiği henüz görülmemiştir. çünkü sürdürülebilir cari açık, borcun ödenmesi değil ertelenmesi yönünde bir politikadır. velhasıl borç ödenmeyip ertelendikçe gerek faiz gerek yeni borçlar sonrası cari açık hızla artmaya ve ağır bir yük oluşturmaya devam edecektir. burada da sorulması gereken ikinci önemli soruya geliyoruz. cari açık nasıl kapatılacak?
özelleştirme ile olmayacağı açık ve net. zaten bünyesinde doğru dürüst bilgi teknolojisine sahip herhangi bir ürün üretemeyen ve ciddi boyutlarda ara malı ithal eden bu ülke bu borcu nasıl kapatacaktır? çin ve doğu asya ülkelerindeki ucuz iş gücü ile günümüzde baş edebilecek tek bir ülke yokken dayanıklı tüketim malları üreterek bu borcun kapatılamayacağı artık anlaşılmalıdır. elin adamı elinde kullandığın iki bin liralık telefonun çipini yongasını üretip pazara sürerken, sen bu piyasada rekabete çamaşır makinesi ile katılamazsın. üzerinde düşünülmesi gereken en önemli konu budur.
(bkz: la)
ayrıca ankara'ya takıntısı olanları meşhur. görende bu takıntılıların hepsini zürihte yaşıyor zanneder.
ayrıca ankara'ya takıntısı olanları meşhur. görende bu takıntılıların hepsini zürihte yaşıyor zanneder.
cumhuriyet kurmayı sizden öğrenecek değiliz.
kitleleri peşinden sürükleyendir. adeta bir maestrodur. o ronaldinhodur.
(bkz: uçakla git)
(bkz: hükümet)
yazılanları bir bir okudum. bir allah'ın kulu da gelip iyi bir şey yazmamış. o zaman yine başa dönüyoruz. bu kadar oyu kim veriyor ulan o zaman?!
yazılanları bir bir okudum. bir allah'ın kulu da gelip iyi bir şey yazmamış. o zaman yine başa dönüyoruz. bu kadar oyu kim veriyor ulan o zaman?!