bugün
- gece gece akla düşen o yiyecek15
- odanın içine baykuş girmesi9
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite8
- sözlük kezoları7
- meyveli soda içen erkek7
- arkadaşlar biraz eğlenceye ne dersiniz9
- yorgun mermi9
- erkeklerin biraz şey olması7
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor8
- yeni parti39
- gece mutfaktan gelen kahkaha sesleri6
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum8
- gece mutfakta pasta yapan yorgun mermi görmek5
- sözlükteki mendebur suratlılar6
- parmak patates vs elma dilim patates7
- arkadaşlar ben uyumaya gidiyorum5
- sen debenim hat alarım'dan bir isiiiin6
- hiç ufak tefek mükremin olmaması4
- göbeği açık bırakıp göbek piercingi takmak3
- gece yatağın altından uzanan el5
- cinleri olan sözlük kızı5
- bir kilo patatesin 50 lira olması16
- sürekli güler yüzle dolaşan tip7
- soğan salatası6
- mutlu olunca her şeyin komik gelmesi5
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması8
- hogwarts cadılık büyücülük okuluna davet mektubu4
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- havanın buz gibi olması4
- gece yatağın altından sözlük yazarı çıkması4
- cin mısır kabilesi5
- iştahın kapanması7
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması7
- gece mezarda erkekle sevişen travesti görmek4
- türkler barbar ve köpektir7
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- bir sözlük kızı için 400 km yol gitmek4
- ölümlü bir erkekle evlenmek6
- ağlamak erkeğe yakışır mı9
- mercimek çorbası4
- en güzel sevişme13
- bacağım ağrıyor yağmur yağacak5
- güne bir şarkı bırak14
- gece duyulan kahkaha sesleri fobisi3
- nervio'nun aşkıma yanıt vermemesi5
- korku romanı yazmak3
- nervio35
- hoşlanılan kızın yeni partili çıkması2
- korkmuş bir sözlük kızını teselli etmek3
insanın içindeki insanlardan çok evini özlemesi biraz garip.
https://youtu.be/XAI7qzxXcQs şu sahnesi bile yeter.
Olagan olaylarin disinda gelisen olaylar butunune verilen isimdir.
Aklımdan yaşadığım olay üzerine söyleyebileceğim tek kelime. Tabii aklımdan binlerce kelime, yüzlerce hazırlanan cevap geçiyor ama bunları garip çatısı altında toplayabilirim.
Çok sevdiğim ve beni de çok sevdiğim insanla öyle saçma bi sebep üzerine öyle hararetli tartıştık ki anlatamam. Olayın saçmalağından anlatmaya çalışayım, belki de anlatabilirim kim bilir. Şimdi öncelikle mesele bir sevgili meselesi değil. Çok ama çok sevdiğim, daha 1-2 saat önce birbirimizin hayatındaki en değerli varlıklardan biri olduğumuzu konuştuğumuz, birkaç gün önce birlikte olsak da bir sene boyunca görüşemeyeceğimiz için özlem duyduğumuz arkadaşımla tarih bilimi üzerine tartışalım dedik ki demez olaydık. Ben değer verdiğim için hassas davranmana rağmen, sinirimi artık bastıra bastıra bi hal olduğum halde arkadaşım bana "siktir git" mi demedi, "konuşma artık bi sus yeter" mi demedi, hatta abartıp "ben senin gibi insanla konuşmam. aptalsın sen. Aptal insana tahammülüm yok asla." mı demedi? Ben söylüyorum hepsini ve daha fazlasını teeek tek dedi. Niye mi? Şöyle ki; ben tarihin yalan olmadığını yanlışlar olabileceğini ama yanlışların doğruya yaklaştırdığını ve bilimde yalan diye bi şeyin olmadığını söyledim. O da "yalan" veya "yanlış" kelimelerine bu kadar takılmamam gerektiğini. Cümle içinde bir kelimeyi farklı kullanıp sabahtan beri aynı şeyi anlattığını halde nasıl yanlış anlıyor olabildiğimi filan söyledi. Tartışma buradan büyüyüp gittiiii ve en başta anlattığım halini aldı. Ben de en sonunda "siktin moralimi" dedim. "Siktir git" demiş. Kötü oldu. Değer veriyordum işte ve verdiğim kadar da değer gördüğüme inanıyordum. Ama demek ki bu kadar basit bir olayın sonunda bunları diyebiliyorsa o kadar da değer görmüyomuşum demek ki. Böyle resmen hayal kırıklığına uğradım. Bunları zaten birkaç gün sonra ona da söylerim ve büyük ihtimal sorun çözülür eninde sonunda. Ama benim esas "garip" dediğim kısmı oluşturan mesele sonlara doğru. Azıcık ağladım. Ağladım demekten hep utanıyorum ama ben de böyle bi olay karşısında üzülüp ağladım işte o kadar da anormal değil. Sonra bi süre "ağlamayıp kendimi toparlayıp yürüsem mi?" dedim. Sonra vazgeçtim. Ağlamak en iyisiydi, bastırınca ortaya daha fazla çıkıyormuş ya o yüzden. Sonra banyoya gidip tipime baktım, kaymış. Bu ne çirkinlik diye de biraz da ondan ağladım (az bir miktar). Sonra dolabı açtım gidip. "Acaba şimdi incir yesem başka zaman incir yiyince bu anı hatırlayıp bi daha inciri sevmez miyim?" Diye düşündüm. Sonra incir aldım geldim. Sözlüğe yazma fikri geldi aklıma. Baktım sözlüğe girip "sosyal medyada duyar kasan şarlatan" gibi bir başlığa tıklıyorum ve sonra bi an şaşırıp "ne kadar garip yaaa" diyorum. Niye diyorum? Ulan çünkü beş saniye önce üzülüyordun ne ara girdin de sözlüğe iki boktan başlık görüp bütün hislerini unuttun? Sosyal medya nasıl duygularını bu kadar çabuk unutturmaya başladı sana. Neye dönüşeceksin duygusuz birisi olacaksın herlade artık. Ayyy üzülmekten de yoruldum artık. Çıkıp dolaşıyım bari köpekceğizimle.
Çok sevdiğim ve beni de çok sevdiğim insanla öyle saçma bi sebep üzerine öyle hararetli tartıştık ki anlatamam. Olayın saçmalağından anlatmaya çalışayım, belki de anlatabilirim kim bilir. Şimdi öncelikle mesele bir sevgili meselesi değil. Çok ama çok sevdiğim, daha 1-2 saat önce birbirimizin hayatındaki en değerli varlıklardan biri olduğumuzu konuştuğumuz, birkaç gün önce birlikte olsak da bir sene boyunca görüşemeyeceğimiz için özlem duyduğumuz arkadaşımla tarih bilimi üzerine tartışalım dedik ki demez olaydık. Ben değer verdiğim için hassas davranmana rağmen, sinirimi artık bastıra bastıra bi hal olduğum halde arkadaşım bana "siktir git" mi demedi, "konuşma artık bi sus yeter" mi demedi, hatta abartıp "ben senin gibi insanla konuşmam. aptalsın sen. Aptal insana tahammülüm yok asla." mı demedi? Ben söylüyorum hepsini ve daha fazlasını teeek tek dedi. Niye mi? Şöyle ki; ben tarihin yalan olmadığını yanlışlar olabileceğini ama yanlışların doğruya yaklaştırdığını ve bilimde yalan diye bi şeyin olmadığını söyledim. O da "yalan" veya "yanlış" kelimelerine bu kadar takılmamam gerektiğini. Cümle içinde bir kelimeyi farklı kullanıp sabahtan beri aynı şeyi anlattığını halde nasıl yanlış anlıyor olabildiğimi filan söyledi. Tartışma buradan büyüyüp gittiiii ve en başta anlattığım halini aldı. Ben de en sonunda "siktin moralimi" dedim. "Siktir git" demiş. Kötü oldu. Değer veriyordum işte ve verdiğim kadar da değer gördüğüme inanıyordum. Ama demek ki bu kadar basit bir olayın sonunda bunları diyebiliyorsa o kadar da değer görmüyomuşum demek ki. Böyle resmen hayal kırıklığına uğradım. Bunları zaten birkaç gün sonra ona da söylerim ve büyük ihtimal sorun çözülür eninde sonunda. Ama benim esas "garip" dediğim kısmı oluşturan mesele sonlara doğru. Azıcık ağladım. Ağladım demekten hep utanıyorum ama ben de böyle bi olay karşısında üzülüp ağladım işte o kadar da anormal değil. Sonra bi süre "ağlamayıp kendimi toparlayıp yürüsem mi?" dedim. Sonra vazgeçtim. Ağlamak en iyisiydi, bastırınca ortaya daha fazla çıkıyormuş ya o yüzden. Sonra banyoya gidip tipime baktım, kaymış. Bu ne çirkinlik diye de biraz da ondan ağladım (az bir miktar). Sonra dolabı açtım gidip. "Acaba şimdi incir yesem başka zaman incir yiyince bu anı hatırlayıp bi daha inciri sevmez miyim?" Diye düşündüm. Sonra incir aldım geldim. Sözlüğe yazma fikri geldi aklıma. Baktım sözlüğe girip "sosyal medyada duyar kasan şarlatan" gibi bir başlığa tıklıyorum ve sonra bi an şaşırıp "ne kadar garip yaaa" diyorum. Niye diyorum? Ulan çünkü beş saniye önce üzülüyordun ne ara girdin de sözlüğe iki boktan başlık görüp bütün hislerini unuttun? Sosyal medya nasıl duygularını bu kadar çabuk unutturmaya başladı sana. Neye dönüşeceksin duygusuz birisi olacaksın herlade artık. Ayyy üzülmekten de yoruldum artık. Çıkıp dolaşıyım bari köpekceğizimle.
Arka sokaklar'daki mesut'un köpeği. Dizi başladığından beri garip karakterini canlandıran oyuncu.
itici bir kızın olduğu uyarlama camel sunal filmi.
ağır damar olan bir orhan gencebay eseri.
ben topraktan bir canım kasetinde mevcuttur. 1980.
https://www.youtube.com/watch?v=-P9TeW3cMEs
ben topraktan bir canım kasetinde mevcuttur. 1980.
https://www.youtube.com/watch?v=-P9TeW3cMEs
Asla sahte değildir garip olan.
Sadece bir çocuğu peydahlamış olmak babası olmaya yetiyorsa söyleyeceğim bir şey yok. Fatoş'u ben kundakta bir bebekken buldum.Hem ana hem baba oldum ona.Altını temizledim, mamasını yedirdim, bezini yıkadım, dizlerimde yatırıp ninni söyledim.Et tırnak olduk onunla.Beraber aç, beraber tok yaşadık.Beraber gülüp beraber ağladık.Hastalandı, sabahlara kadar baş ucunda bekledim.Marifet diye anlatmıyorum, çocuğunu seven her ana baba yapar bunları. Ama şimdi suçlu mevkisinde ben değil, yavrusunu sokağa atan, milyonlar kazandığını öğrenince ona sahip çıkan şu adam oturmalıydı hakim bey. Sorarım size bir çocuğun babası onu peydahlayıp sonra sokağa atan mıdır, yoksa onu canı gibi sevip büyüten, uğruna her şeyi göze alan mıdır?
Yaşa Be Kemal Sunal.
Yaşa Be Kemal Sunal.
şu anda izlediğim kemal sunal filmi daha öncede defalarca izledim anlayana anlattığı çok şey var.
Bu gece saat 3 e doğru aldığım bir telefonla babamın hastaneye kaldırıldığı, yoğun bakımda olduğu ve durumunun kritik olduğu haberini aldım. Hastaneye gittikten 1 saat sonra doktorlar yapılacak bir şey kalmadığını başımızın sağ olduğunu söylediler. işte o an hissettiğim duygu bu gariplikti. Üzülmedim mi, üzüldüm. Üzülecek kadar da olsa içimde sevgi kalmamasına üzüldüm. Onunla yüzleşmeden, sözlerimin tamamını içimdeki zindana hapsedip gittiği için üzüldüm. Telefonunu bana verdiklerinde geçmişe baktığımda ensest porno videoları olmasına üzüldüm. Kendi kızı yaşındaki kızlara çaresizce attığı mesajlara üzüldüm. Garip hissediyorum sözlük. Babam öldü ama üzgün olmamın nedeni ölmesi değil. Açıklayamıyorum işte. Garip.
en sevdiğim kemal sunal filmlerindendir. fatoş hasta olup, kemal abi ona muz ve pirzola aldığı sahnede ve bakkala girdikleri zabıta sahnesinde hep acıkırım. güzel filmdir. hem komik hem duygusal.
en sevdiğim kemal sunal filmi. şuan star tv'de gösteriliyor. ama öyle kelimeler kesiliyor ki ayar oldum. günümüzde o kadar ahlaksızlık varken kemal sunal'ın kelimeleri neden kesilir ki.
orjinalinden güzel kavırlar diye bir kavram varsa bir tanesi de budur.
gitar cover... tek geçerim
ben de karaköy-kadıköy vapurunda dinleyince sevmiştim.
https://www.youtube.com/watch?v=Ql1ZK9HjbHc
gitar cover... tek geçerim
ben de karaköy-kadıköy vapurunda dinleyince sevmiştim.
https://www.youtube.com/watch?v=Ql1ZK9HjbHc
kafam güzel...dinlerken paylaşayım dedim... taaaa aylar önceki ben çıktım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar