bugün
- nasıl birisiniz8
- sürekli geçmişe dönmek isteyen insan5
- s'i l v'e r m'i s t35
- doğru kişiyle yanlış zamanda karşılaşmak7
- yazarlar 70 lerde yaşasaydı nasıl görünürdü3
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i12
- anın görüntüsü26
- her şeyi hatırlayan insan4
- ansızın gelen benim burada ne işim var hissi3
- serhat kılıç24
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir8
- ben bu yazıyı seri eksicime yazdım4
- muslettin amca9
- davar tereyağı4
- bazı insanların sizi değiştirmesi4
- calmernow ai anxiety and calm2
- istanbul da yasa dışı bahis operasyonu2
- pum pum çorbası8
- yörük kızı15
- uludağ sözlük size ne kattı24
- kız düşürmenin kısa yolu15
- reenkarnasyon4
- tc'ye vatandaşlk bağıyla bağlı olan herkes türktür8
- 08 eylül 2026 üsküdar da başkan vekili seçimi4
- claudian clouds21
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- mercimek çorbası içen kadın14
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- tulumba tatlısı6
- tarihteki en kanlı savaşlar4
- fusya semsiyeli yabanci26
- kendine yabancılaşmanın sonucu kendinle tanışmak2
- sözlüğün en masum yazarları16
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü19
- sikişirken sigara içen kadın6
- uludağ itiraf12
- sürekli gelen trollerle uğraşmamız3
- pankek mi pişi mi10
- bir kadını taşımanın zorluğu10
- türkiye vatandaşlığından çıkmak4
- cübbeli ahmet hükümetin maşası mı sorunsalı9
- sarapci koala43
- ak parti2
- tavuk budu3
- zorunlu eğitim11
- günaydın şarkısı2
- nervio21
- afd'nin saksonya anhalt'ı kazanması3
- arkadaşlar larissa kim12
- atatürk ü sevme zorunluluğu10
Aklımdan yaşadığım olay üzerine söyleyebileceğim tek kelime. Tabii aklımdan binlerce kelime, yüzlerce hazırlanan cevap geçiyor ama bunları garip çatısı altında toplayabilirim.
Çok sevdiğim ve beni de çok sevdiğim insanla öyle saçma bi sebep üzerine öyle hararetli tartıştık ki anlatamam. Olayın saçmalağından anlatmaya çalışayım, belki de anlatabilirim kim bilir. Şimdi öncelikle mesele bir sevgili meselesi değil. Çok ama çok sevdiğim, daha 1-2 saat önce birbirimizin hayatındaki en değerli varlıklardan biri olduğumuzu konuştuğumuz, birkaç gün önce birlikte olsak da bir sene boyunca görüşemeyeceğimiz için özlem duyduğumuz arkadaşımla tarih bilimi üzerine tartışalım dedik ki demez olaydık. Ben değer verdiğim için hassas davranmana rağmen, sinirimi artık bastıra bastıra bi hal olduğum halde arkadaşım bana "siktir git" mi demedi, "konuşma artık bi sus yeter" mi demedi, hatta abartıp "ben senin gibi insanla konuşmam. aptalsın sen. Aptal insana tahammülüm yok asla." mı demedi? Ben söylüyorum hepsini ve daha fazlasını teeek tek dedi. Niye mi? Şöyle ki; ben tarihin yalan olmadığını yanlışlar olabileceğini ama yanlışların doğruya yaklaştırdığını ve bilimde yalan diye bi şeyin olmadığını söyledim. O da "yalan" veya "yanlış" kelimelerine bu kadar takılmamam gerektiğini. Cümle içinde bir kelimeyi farklı kullanıp sabahtan beri aynı şeyi anlattığını halde nasıl yanlış anlıyor olabildiğimi filan söyledi. Tartışma buradan büyüyüp gittiiii ve en başta anlattığım halini aldı. Ben de en sonunda "siktin moralimi" dedim. "Siktir git" demiş. Kötü oldu. Değer veriyordum işte ve verdiğim kadar da değer gördüğüme inanıyordum. Ama demek ki bu kadar basit bir olayın sonunda bunları diyebiliyorsa o kadar da değer görmüyomuşum demek ki. Böyle resmen hayal kırıklığına uğradım. Bunları zaten birkaç gün sonra ona da söylerim ve büyük ihtimal sorun çözülür eninde sonunda. Ama benim esas "garip" dediğim kısmı oluşturan mesele sonlara doğru. Azıcık ağladım. Ağladım demekten hep utanıyorum ama ben de böyle bi olay karşısında üzülüp ağladım işte o kadar da anormal değil. Sonra bi süre "ağlamayıp kendimi toparlayıp yürüsem mi?" dedim. Sonra vazgeçtim. Ağlamak en iyisiydi, bastırınca ortaya daha fazla çıkıyormuş ya o yüzden. Sonra banyoya gidip tipime baktım, kaymış. Bu ne çirkinlik diye de biraz da ondan ağladım (az bir miktar). Sonra dolabı açtım gidip. "Acaba şimdi incir yesem başka zaman incir yiyince bu anı hatırlayıp bi daha inciri sevmez miyim?" Diye düşündüm. Sonra incir aldım geldim. Sözlüğe yazma fikri geldi aklıma. Baktım sözlüğe girip "sosyal medyada duyar kasan şarlatan" gibi bir başlığa tıklıyorum ve sonra bi an şaşırıp "ne kadar garip yaaa" diyorum. Niye diyorum? Ulan çünkü beş saniye önce üzülüyordun ne ara girdin de sözlüğe iki boktan başlık görüp bütün hislerini unuttun? Sosyal medya nasıl duygularını bu kadar çabuk unutturmaya başladı sana. Neye dönüşeceksin duygusuz birisi olacaksın herlade artık. Ayyy üzülmekten de yoruldum artık. Çıkıp dolaşıyım bari köpekceğizimle.
Çok sevdiğim ve beni de çok sevdiğim insanla öyle saçma bi sebep üzerine öyle hararetli tartıştık ki anlatamam. Olayın saçmalağından anlatmaya çalışayım, belki de anlatabilirim kim bilir. Şimdi öncelikle mesele bir sevgili meselesi değil. Çok ama çok sevdiğim, daha 1-2 saat önce birbirimizin hayatındaki en değerli varlıklardan biri olduğumuzu konuştuğumuz, birkaç gün önce birlikte olsak da bir sene boyunca görüşemeyeceğimiz için özlem duyduğumuz arkadaşımla tarih bilimi üzerine tartışalım dedik ki demez olaydık. Ben değer verdiğim için hassas davranmana rağmen, sinirimi artık bastıra bastıra bi hal olduğum halde arkadaşım bana "siktir git" mi demedi, "konuşma artık bi sus yeter" mi demedi, hatta abartıp "ben senin gibi insanla konuşmam. aptalsın sen. Aptal insana tahammülüm yok asla." mı demedi? Ben söylüyorum hepsini ve daha fazlasını teeek tek dedi. Niye mi? Şöyle ki; ben tarihin yalan olmadığını yanlışlar olabileceğini ama yanlışların doğruya yaklaştırdığını ve bilimde yalan diye bi şeyin olmadığını söyledim. O da "yalan" veya "yanlış" kelimelerine bu kadar takılmamam gerektiğini. Cümle içinde bir kelimeyi farklı kullanıp sabahtan beri aynı şeyi anlattığını halde nasıl yanlış anlıyor olabildiğimi filan söyledi. Tartışma buradan büyüyüp gittiiii ve en başta anlattığım halini aldı. Ben de en sonunda "siktin moralimi" dedim. "Siktir git" demiş. Kötü oldu. Değer veriyordum işte ve verdiğim kadar da değer gördüğüme inanıyordum. Ama demek ki bu kadar basit bir olayın sonunda bunları diyebiliyorsa o kadar da değer görmüyomuşum demek ki. Böyle resmen hayal kırıklığına uğradım. Bunları zaten birkaç gün sonra ona da söylerim ve büyük ihtimal sorun çözülür eninde sonunda. Ama benim esas "garip" dediğim kısmı oluşturan mesele sonlara doğru. Azıcık ağladım. Ağladım demekten hep utanıyorum ama ben de böyle bi olay karşısında üzülüp ağladım işte o kadar da anormal değil. Sonra bi süre "ağlamayıp kendimi toparlayıp yürüsem mi?" dedim. Sonra vazgeçtim. Ağlamak en iyisiydi, bastırınca ortaya daha fazla çıkıyormuş ya o yüzden. Sonra banyoya gidip tipime baktım, kaymış. Bu ne çirkinlik diye de biraz da ondan ağladım (az bir miktar). Sonra dolabı açtım gidip. "Acaba şimdi incir yesem başka zaman incir yiyince bu anı hatırlayıp bi daha inciri sevmez miyim?" Diye düşündüm. Sonra incir aldım geldim. Sözlüğe yazma fikri geldi aklıma. Baktım sözlüğe girip "sosyal medyada duyar kasan şarlatan" gibi bir başlığa tıklıyorum ve sonra bi an şaşırıp "ne kadar garip yaaa" diyorum. Niye diyorum? Ulan çünkü beş saniye önce üzülüyordun ne ara girdin de sözlüğe iki boktan başlık görüp bütün hislerini unuttun? Sosyal medya nasıl duygularını bu kadar çabuk unutturmaya başladı sana. Neye dönüşeceksin duygusuz birisi olacaksın herlade artık. Ayyy üzülmekten de yoruldum artık. Çıkıp dolaşıyım bari köpekceğizimle.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar