bugün
- gece gece akla düşen o yiyecek15
- odanın içine baykuş girmesi9
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite8
- sözlük kezoları7
- arkadaşlar biraz eğlenceye ne dersiniz9
- yeni parti39
- meyveli soda içen erkek7
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor8
- yorgun mermi9
- erkeklerin biraz şey olması7
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum8
- gece mutfaktan gelen kahkaha sesleri6
- parmak patates vs elma dilim patates7
- sözlükteki mendebur suratlılar6
- gece mutfakta pasta yapan yorgun mermi görmek5
- bir kilo patatesin 50 lira olması16
- arkadaşlar ben uyumaya gidiyorum5
- sen debenim hat alarım'dan bir isiiiin6
- sürekli güler yüzle dolaşan tip7
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- gece yatağın altından uzanan el5
- cinleri olan sözlük kızı5
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması8
- soğan salatası6
- hiç ufak tefek mükremin olmaması4
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- mutlu olunca her şeyin komik gelmesi5
- iştahın kapanması7
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması7
- göbeği açık bırakıp göbek piercingi takmak3
- türkler barbar ve köpektir7
- cin mısır kabilesi5
- hogwarts cadılık büyücülük okuluna davet mektubu4
- en güzel sevişme13
- ağlamak erkeğe yakışır mı9
- havanın buz gibi olması4
- gece yatağın altından sözlük yazarı çıkması4
- güne bir şarkı bırak14
- gece mezarda erkekle sevişen travesti görmek4
- ölümlü bir erkekle evlenmek6
- nervio35
- bacağım ağrıyor yağmur yağacak5
- bir sözlük kızı için 400 km yol gitmek4
- mercimek çorbası4
- bu koyden olsam ne olacak18
- nervio'nun aşkıma yanıt vermemesi5
- enayimiknatisii10
- kasiyer kıza nasıl açılırım23
- gece duyulan kahkaha sesleri fobisi3
Aklımdan yaşadığım olay üzerine söyleyebileceğim tek kelime. Tabii aklımdan binlerce kelime, yüzlerce hazırlanan cevap geçiyor ama bunları garip çatısı altında toplayabilirim.
Çok sevdiğim ve beni de çok sevdiğim insanla öyle saçma bi sebep üzerine öyle hararetli tartıştık ki anlatamam. Olayın saçmalağından anlatmaya çalışayım, belki de anlatabilirim kim bilir. Şimdi öncelikle mesele bir sevgili meselesi değil. Çok ama çok sevdiğim, daha 1-2 saat önce birbirimizin hayatındaki en değerli varlıklardan biri olduğumuzu konuştuğumuz, birkaç gün önce birlikte olsak da bir sene boyunca görüşemeyeceğimiz için özlem duyduğumuz arkadaşımla tarih bilimi üzerine tartışalım dedik ki demez olaydık. Ben değer verdiğim için hassas davranmana rağmen, sinirimi artık bastıra bastıra bi hal olduğum halde arkadaşım bana "siktir git" mi demedi, "konuşma artık bi sus yeter" mi demedi, hatta abartıp "ben senin gibi insanla konuşmam. aptalsın sen. Aptal insana tahammülüm yok asla." mı demedi? Ben söylüyorum hepsini ve daha fazlasını teeek tek dedi. Niye mi? Şöyle ki; ben tarihin yalan olmadığını yanlışlar olabileceğini ama yanlışların doğruya yaklaştırdığını ve bilimde yalan diye bi şeyin olmadığını söyledim. O da "yalan" veya "yanlış" kelimelerine bu kadar takılmamam gerektiğini. Cümle içinde bir kelimeyi farklı kullanıp sabahtan beri aynı şeyi anlattığını halde nasıl yanlış anlıyor olabildiğimi filan söyledi. Tartışma buradan büyüyüp gittiiii ve en başta anlattığım halini aldı. Ben de en sonunda "siktin moralimi" dedim. "Siktir git" demiş. Kötü oldu. Değer veriyordum işte ve verdiğim kadar da değer gördüğüme inanıyordum. Ama demek ki bu kadar basit bir olayın sonunda bunları diyebiliyorsa o kadar da değer görmüyomuşum demek ki. Böyle resmen hayal kırıklığına uğradım. Bunları zaten birkaç gün sonra ona da söylerim ve büyük ihtimal sorun çözülür eninde sonunda. Ama benim esas "garip" dediğim kısmı oluşturan mesele sonlara doğru. Azıcık ağladım. Ağladım demekten hep utanıyorum ama ben de böyle bi olay karşısında üzülüp ağladım işte o kadar da anormal değil. Sonra bi süre "ağlamayıp kendimi toparlayıp yürüsem mi?" dedim. Sonra vazgeçtim. Ağlamak en iyisiydi, bastırınca ortaya daha fazla çıkıyormuş ya o yüzden. Sonra banyoya gidip tipime baktım, kaymış. Bu ne çirkinlik diye de biraz da ondan ağladım (az bir miktar). Sonra dolabı açtım gidip. "Acaba şimdi incir yesem başka zaman incir yiyince bu anı hatırlayıp bi daha inciri sevmez miyim?" Diye düşündüm. Sonra incir aldım geldim. Sözlüğe yazma fikri geldi aklıma. Baktım sözlüğe girip "sosyal medyada duyar kasan şarlatan" gibi bir başlığa tıklıyorum ve sonra bi an şaşırıp "ne kadar garip yaaa" diyorum. Niye diyorum? Ulan çünkü beş saniye önce üzülüyordun ne ara girdin de sözlüğe iki boktan başlık görüp bütün hislerini unuttun? Sosyal medya nasıl duygularını bu kadar çabuk unutturmaya başladı sana. Neye dönüşeceksin duygusuz birisi olacaksın herlade artık. Ayyy üzülmekten de yoruldum artık. Çıkıp dolaşıyım bari köpekceğizimle.
Çok sevdiğim ve beni de çok sevdiğim insanla öyle saçma bi sebep üzerine öyle hararetli tartıştık ki anlatamam. Olayın saçmalağından anlatmaya çalışayım, belki de anlatabilirim kim bilir. Şimdi öncelikle mesele bir sevgili meselesi değil. Çok ama çok sevdiğim, daha 1-2 saat önce birbirimizin hayatındaki en değerli varlıklardan biri olduğumuzu konuştuğumuz, birkaç gün önce birlikte olsak da bir sene boyunca görüşemeyeceğimiz için özlem duyduğumuz arkadaşımla tarih bilimi üzerine tartışalım dedik ki demez olaydık. Ben değer verdiğim için hassas davranmana rağmen, sinirimi artık bastıra bastıra bi hal olduğum halde arkadaşım bana "siktir git" mi demedi, "konuşma artık bi sus yeter" mi demedi, hatta abartıp "ben senin gibi insanla konuşmam. aptalsın sen. Aptal insana tahammülüm yok asla." mı demedi? Ben söylüyorum hepsini ve daha fazlasını teeek tek dedi. Niye mi? Şöyle ki; ben tarihin yalan olmadığını yanlışlar olabileceğini ama yanlışların doğruya yaklaştırdığını ve bilimde yalan diye bi şeyin olmadığını söyledim. O da "yalan" veya "yanlış" kelimelerine bu kadar takılmamam gerektiğini. Cümle içinde bir kelimeyi farklı kullanıp sabahtan beri aynı şeyi anlattığını halde nasıl yanlış anlıyor olabildiğimi filan söyledi. Tartışma buradan büyüyüp gittiiii ve en başta anlattığım halini aldı. Ben de en sonunda "siktin moralimi" dedim. "Siktir git" demiş. Kötü oldu. Değer veriyordum işte ve verdiğim kadar da değer gördüğüme inanıyordum. Ama demek ki bu kadar basit bir olayın sonunda bunları diyebiliyorsa o kadar da değer görmüyomuşum demek ki. Böyle resmen hayal kırıklığına uğradım. Bunları zaten birkaç gün sonra ona da söylerim ve büyük ihtimal sorun çözülür eninde sonunda. Ama benim esas "garip" dediğim kısmı oluşturan mesele sonlara doğru. Azıcık ağladım. Ağladım demekten hep utanıyorum ama ben de böyle bi olay karşısında üzülüp ağladım işte o kadar da anormal değil. Sonra bi süre "ağlamayıp kendimi toparlayıp yürüsem mi?" dedim. Sonra vazgeçtim. Ağlamak en iyisiydi, bastırınca ortaya daha fazla çıkıyormuş ya o yüzden. Sonra banyoya gidip tipime baktım, kaymış. Bu ne çirkinlik diye de biraz da ondan ağladım (az bir miktar). Sonra dolabı açtım gidip. "Acaba şimdi incir yesem başka zaman incir yiyince bu anı hatırlayıp bi daha inciri sevmez miyim?" Diye düşündüm. Sonra incir aldım geldim. Sözlüğe yazma fikri geldi aklıma. Baktım sözlüğe girip "sosyal medyada duyar kasan şarlatan" gibi bir başlığa tıklıyorum ve sonra bi an şaşırıp "ne kadar garip yaaa" diyorum. Niye diyorum? Ulan çünkü beş saniye önce üzülüyordun ne ara girdin de sözlüğe iki boktan başlık görüp bütün hislerini unuttun? Sosyal medya nasıl duygularını bu kadar çabuk unutturmaya başladı sana. Neye dönüşeceksin duygusuz birisi olacaksın herlade artık. Ayyy üzülmekten de yoruldum artık. Çıkıp dolaşıyım bari köpekceğizimle.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar