bugün
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat11
- whatsapp grubundan çıkarılmak6
- fon vurgunu52
- borsa istanbul19
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası10
- kaçak çay12
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- akp'nin gazze bağışını fonlara aktarması4
- galatasaray vs akp4
- tanga giyince osuramıyorsun5
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- tavuklu pilav13
- iltica23
- villahermosa2
- yılmaz erdoğan'ın ekin türkmen'e söylediği söz4
- sözlükten 19 yaşında hatun düşürmek isteyen erkek3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı25
- 25 ekim 2026 barcelona real madrid maçı2
- mekke kutsal mıdır sorunsalı10
- from gold from dust34
- naber lan ezikler4
- yulaf lapası vs tost8
- berat albayrak'a iftira atılması11
- galatasaray vs 11 tane sarı lacivert forma2
- yılmaz erdoğanla çalışan oyuncular3
- meksika2
- arkadaşlar çok kötüyüm2
- tütsü2
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi10
- yalnızlığın muhteşem bir şey olması2
- sözlük kızlarının bicepsleri18
- kürt dizilerinin tutmaması11
- arkadaşlar çok sıkıcısınız12
- aleyna tilki nin memeleri3
- fuhuştan yakalanan sınıf öğretmeni7
- mandalina çıkmış arkadaşlar6
- küçük memeli5
- ekonomi5
- ekmek için ekmeleddin6
- gocu nerede gocu6
- tiktok2
- köylülük7
- eskiden 20 liraya yediğim kebabın 50 lira olması8
- en iyi çakmak markası8
- halkını koruyan lidere küfür etmek2
- teoman'ın sakallı hali2
- deli6
- kürk mantolu madonna abartılmış tırt bir kitaptır6
- vurdurmaya meyilli araba6
- tayyiple yatıp tayyiple kalkmak6
Aklımdan yaşadığım olay üzerine söyleyebileceğim tek kelime. Tabii aklımdan binlerce kelime, yüzlerce hazırlanan cevap geçiyor ama bunları garip çatısı altında toplayabilirim.
Çok sevdiğim ve beni de çok sevdiğim insanla öyle saçma bi sebep üzerine öyle hararetli tartıştık ki anlatamam. Olayın saçmalağından anlatmaya çalışayım, belki de anlatabilirim kim bilir. Şimdi öncelikle mesele bir sevgili meselesi değil. Çok ama çok sevdiğim, daha 1-2 saat önce birbirimizin hayatındaki en değerli varlıklardan biri olduğumuzu konuştuğumuz, birkaç gün önce birlikte olsak da bir sene boyunca görüşemeyeceğimiz için özlem duyduğumuz arkadaşımla tarih bilimi üzerine tartışalım dedik ki demez olaydık. Ben değer verdiğim için hassas davranmana rağmen, sinirimi artık bastıra bastıra bi hal olduğum halde arkadaşım bana "siktir git" mi demedi, "konuşma artık bi sus yeter" mi demedi, hatta abartıp "ben senin gibi insanla konuşmam. aptalsın sen. Aptal insana tahammülüm yok asla." mı demedi? Ben söylüyorum hepsini ve daha fazlasını teeek tek dedi. Niye mi? Şöyle ki; ben tarihin yalan olmadığını yanlışlar olabileceğini ama yanlışların doğruya yaklaştırdığını ve bilimde yalan diye bi şeyin olmadığını söyledim. O da "yalan" veya "yanlış" kelimelerine bu kadar takılmamam gerektiğini. Cümle içinde bir kelimeyi farklı kullanıp sabahtan beri aynı şeyi anlattığını halde nasıl yanlış anlıyor olabildiğimi filan söyledi. Tartışma buradan büyüyüp gittiiii ve en başta anlattığım halini aldı. Ben de en sonunda "siktin moralimi" dedim. "Siktir git" demiş. Kötü oldu. Değer veriyordum işte ve verdiğim kadar da değer gördüğüme inanıyordum. Ama demek ki bu kadar basit bir olayın sonunda bunları diyebiliyorsa o kadar da değer görmüyomuşum demek ki. Böyle resmen hayal kırıklığına uğradım. Bunları zaten birkaç gün sonra ona da söylerim ve büyük ihtimal sorun çözülür eninde sonunda. Ama benim esas "garip" dediğim kısmı oluşturan mesele sonlara doğru. Azıcık ağladım. Ağladım demekten hep utanıyorum ama ben de böyle bi olay karşısında üzülüp ağladım işte o kadar da anormal değil. Sonra bi süre "ağlamayıp kendimi toparlayıp yürüsem mi?" dedim. Sonra vazgeçtim. Ağlamak en iyisiydi, bastırınca ortaya daha fazla çıkıyormuş ya o yüzden. Sonra banyoya gidip tipime baktım, kaymış. Bu ne çirkinlik diye de biraz da ondan ağladım (az bir miktar). Sonra dolabı açtım gidip. "Acaba şimdi incir yesem başka zaman incir yiyince bu anı hatırlayıp bi daha inciri sevmez miyim?" Diye düşündüm. Sonra incir aldım geldim. Sözlüğe yazma fikri geldi aklıma. Baktım sözlüğe girip "sosyal medyada duyar kasan şarlatan" gibi bir başlığa tıklıyorum ve sonra bi an şaşırıp "ne kadar garip yaaa" diyorum. Niye diyorum? Ulan çünkü beş saniye önce üzülüyordun ne ara girdin de sözlüğe iki boktan başlık görüp bütün hislerini unuttun? Sosyal medya nasıl duygularını bu kadar çabuk unutturmaya başladı sana. Neye dönüşeceksin duygusuz birisi olacaksın herlade artık. Ayyy üzülmekten de yoruldum artık. Çıkıp dolaşıyım bari köpekceğizimle.
Çok sevdiğim ve beni de çok sevdiğim insanla öyle saçma bi sebep üzerine öyle hararetli tartıştık ki anlatamam. Olayın saçmalağından anlatmaya çalışayım, belki de anlatabilirim kim bilir. Şimdi öncelikle mesele bir sevgili meselesi değil. Çok ama çok sevdiğim, daha 1-2 saat önce birbirimizin hayatındaki en değerli varlıklardan biri olduğumuzu konuştuğumuz, birkaç gün önce birlikte olsak da bir sene boyunca görüşemeyeceğimiz için özlem duyduğumuz arkadaşımla tarih bilimi üzerine tartışalım dedik ki demez olaydık. Ben değer verdiğim için hassas davranmana rağmen, sinirimi artık bastıra bastıra bi hal olduğum halde arkadaşım bana "siktir git" mi demedi, "konuşma artık bi sus yeter" mi demedi, hatta abartıp "ben senin gibi insanla konuşmam. aptalsın sen. Aptal insana tahammülüm yok asla." mı demedi? Ben söylüyorum hepsini ve daha fazlasını teeek tek dedi. Niye mi? Şöyle ki; ben tarihin yalan olmadığını yanlışlar olabileceğini ama yanlışların doğruya yaklaştırdığını ve bilimde yalan diye bi şeyin olmadığını söyledim. O da "yalan" veya "yanlış" kelimelerine bu kadar takılmamam gerektiğini. Cümle içinde bir kelimeyi farklı kullanıp sabahtan beri aynı şeyi anlattığını halde nasıl yanlış anlıyor olabildiğimi filan söyledi. Tartışma buradan büyüyüp gittiiii ve en başta anlattığım halini aldı. Ben de en sonunda "siktin moralimi" dedim. "Siktir git" demiş. Kötü oldu. Değer veriyordum işte ve verdiğim kadar da değer gördüğüme inanıyordum. Ama demek ki bu kadar basit bir olayın sonunda bunları diyebiliyorsa o kadar da değer görmüyomuşum demek ki. Böyle resmen hayal kırıklığına uğradım. Bunları zaten birkaç gün sonra ona da söylerim ve büyük ihtimal sorun çözülür eninde sonunda. Ama benim esas "garip" dediğim kısmı oluşturan mesele sonlara doğru. Azıcık ağladım. Ağladım demekten hep utanıyorum ama ben de böyle bi olay karşısında üzülüp ağladım işte o kadar da anormal değil. Sonra bi süre "ağlamayıp kendimi toparlayıp yürüsem mi?" dedim. Sonra vazgeçtim. Ağlamak en iyisiydi, bastırınca ortaya daha fazla çıkıyormuş ya o yüzden. Sonra banyoya gidip tipime baktım, kaymış. Bu ne çirkinlik diye de biraz da ondan ağladım (az bir miktar). Sonra dolabı açtım gidip. "Acaba şimdi incir yesem başka zaman incir yiyince bu anı hatırlayıp bi daha inciri sevmez miyim?" Diye düşündüm. Sonra incir aldım geldim. Sözlüğe yazma fikri geldi aklıma. Baktım sözlüğe girip "sosyal medyada duyar kasan şarlatan" gibi bir başlığa tıklıyorum ve sonra bi an şaşırıp "ne kadar garip yaaa" diyorum. Niye diyorum? Ulan çünkü beş saniye önce üzülüyordun ne ara girdin de sözlüğe iki boktan başlık görüp bütün hislerini unuttun? Sosyal medya nasıl duygularını bu kadar çabuk unutturmaya başladı sana. Neye dönüşeceksin duygusuz birisi olacaksın herlade artık. Ayyy üzülmekten de yoruldum artık. Çıkıp dolaşıyım bari köpekceğizimle.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar