bugün

/36
savaşmaya davet kötü'nün sahip olduğu en çekici silahtır. kadınla savaşmaya benzer, sonu yatağa çıkar.
-aforizmalar.
franz kafka olmak; bir davanın sanığı olmak ve yargılanmak için fellik fellik mahkeme aramaktır.
franz kafka olmak; insan olmaktır.
''i write differently from what i speak, i speak differently from what i think, i think differently from the way i ought to think, and so it all proceeds into deepest darkness.'' diyen üstad.
"Yorgunum, hiçbir şey bilmiyorum. Tek istediğim, yüzümü kucağına koymak, başımın üzerinde dolaşan elini hissetmek ve sonsuza dek öyle kalmak."
milena'ya mektuplar
''kendimden baska hicbir eksigim yok'' aforizmasıyla gönlümde yer etmiş yazar.
sevgilisine milena ya yazdığı bir mektupta''küçüle küçüle adımı da yitirdim. senin kaldı yalnız'' diyerek, bir mecnun leyla bütünleşmesinin diğer örneğini göstermiş yazar. tabi daha suni.
Vücuduma portresini yaptirdiğim, yaptiracağim tek adamdir. Cümlelerin tanrisi derler ona. Öyle pis kokar, öylesine bir pisliktir. Belki en çirkin adam ama en aşik. Pek iyi bir kalemcidir kendisi.
kafka kapital sistemin toplumun içini nasıl
çürüttüğünü yıllar önce gayet güzel analiz
etmiştir. bu yüzden toplumdan ve toplumun
vasat çatışmalarından kendini soyutlamış ve
topluma dışarıdan bakan bir göz edasıyla
dava ve dönüşüm gibi eserlere imza
atmıştır.
metamorfozda gregor samsa'nın birgün böcek olarak uyanışını anlatır o böceğin koca odadaki acizliğini, sıkıntısını, iyileşme umudun, ailesi tarafından reddedilişini çok güzel anlatmıştır modern hikayenin babasıdır saygıyla anıyor ve kendisini okumaya devam ediyoruz
bir an önce bütün eserleri okunmalıdır.

(bkz: kafka okumak ayrıcalıktır)
üzerinize bir felaket gibi çöken kitaplar gerek. Bir kitap, içinizdeki donmuş değerleri parçalayacak bir balta olmalidir. O balta, kafka.
sinemayı sevmediğini söyleyen fakat düşşel edebiyatıyla birçok sinemacıyı etkilemiş büyük yazar. bunların başında Orson Welles gelir
tabu oynayanlar nasıl bazı kelimeleri kullanmadan bir şeyi anlatmak zorunda kaldıklarında çağrışımı başka başka şeylerden yapmaya çalışıyorlar ve bu sebepten tabu oyununu keyifli buluyor ve oynuyorlarsa kafka da yazılarını tabu oynar gibi yazmıştır. anlatımı öyle dolaylıdır ki şiirsel denebilir. david lynch nasıl bilinçaltının yönetmeniyse kafka da bilinçaltının yazarıdır.
Biliyorum, güçlü değilim, yazmasını da beceremiyorum şimdi, biliyorum uzun sürmeyecek, ama dayanamam; kişi yürek çarpıntısız yaşayamaz, yüz çevirdiğin sürece çarpmaz yüreğim Milena.

Franz Kafka - ” Milena’ya Mektuplar , s.134 ”
berbat bir çocukluk geçiren, babasıyla anlaşamayan ve babasından duyduğu nefretle çocukluğu körelen, babasıyla olan bu anlaşmazlığı ve buna duyduğu nefreti kitaplarında özgün bir anlatımla işleyen nadide yazar.
köy öğretmeni ve yol ayrımı okunması gereken eserleri arasındadır. yani bence.
dönüşüm ve dava adlı kitaplarından sonra bir kitabını daha okumayacağım yazar. bunun yerine dostoyevski'nin herhangi bir kitabını 2.veya 3.kez okumak daha zevkli kanımca.

dönüşüm'ün ilk cümlesi dışında enteresan hiçbirşey yok hikayede. çok kısa bir kitap olmasına rağmen sıkıldım bitirene kadar.
ne nihilizmin ne de varoluşçuluğun yazarıdır. yitirilmişliğin yazarıdır kendisi.
görsel
Kafka'yı anlama kılavuzu için:

http://www.eskimeyenkitap...lavuzu-babaya-mektup.html
Babaya yazılmış mektubu için:

http://www.eskimeyenkitap...lavuzu-babaya-mektup.html
Milena'ya Mektuplar

http://www.eskimeyenkitap.../2013/01/franz-kafka.html
nasıl ki beşir fuad, enis batur'un yanlış kardeşiyse, franz kafka da umut sarıkaya'nın yanlış kardeşidir.
'gece gündüz, uykuda olsun, uyanık olsun, vücuduna saplanmış bir oku taşımak demek. çekilir şey değil bu.'
milena ya mektuplar kitabında yer alan sözüdür.
adam çok acı çekiyor bu kitap da. okurken bana da acı çektiriyor.
ama şikayetçi değilim.
korku çağının ürkek güvercini.
© copyright 2005 - 2026