bugün

Aşktır. Tutkudur. *
manasız anı deposu.
fotojeniklerin farklı açıyla baktığı ve insanların yaşadıklarını gördüklerini vs. kareye aldığı faaldir .
(bkz: fotoğraf değerlendirme ölçütü)
hayatı ölümsüzleştirmektir.
Tarihsel olarak bakıldığında fotoğraf sözcüğü ilk kez ingiliz Sir John F. W. Herschel (1792-1871) tarafından 1840 yılında kullanılmıştır.
bazen sayfalarca yazıyı tek başına anlatır.
misal,
ülkeyi yönetenlerin ne kadar aciz olduğu konusunda;
görsel
(bkz: ölümsüzlük)
"Sadece kameranız ve siz varsınız. Fotoğrafınızdaki kısıtlamalar size bağlıdır; çünkü ne gördüğümüz kim olduğumuzdur".-ernst haa
bir tutkudur. bir kere sevmeye görsün insan fotoğrafı ve çekmeyi o insan kurtulamaz artık fotoğrafın tutkusundan.
neydi o günler dedirten anın görüntüsü.
"hafızamdaki fotoğrafın
severken değil giderkendi.
seviştiğin o karedeki
ben değil bir başkasıydı."
eskilerle olan eski fotoğraflar acıtır,eskilerin yenilerle olan yeni fotoğrafları daha da acıtır.
aydın hatipoğlu şiiridir.

Dallarına türküler sinmiş meşe
Döktü yapraklarını döktü hüzünle
Ses oldu karıştı toprağa
Ses oldu tohum oldu umut oldu

Evvel bahar açıldı çiçeklerle
Yağmur oldu yağdı seslerimiz
Irmak oldu ağdı toprağa
Ağdı toprağa tenlerimiz

O çiçekler o çimenler
Öğrenir mi seherleyin kuzulardan kuşlardan
Söyler mi her bahar türkümüzü
-Ak kuğular da sökün etmiş yurdumdan-

Baş ucunda semah tutmuş turnalar
Üzerinde türlü türlü çimenler
Papatyalar gelincikler allı yeşilli
-Kaç kuzulu ceylan yad avcı geldi-

Koca meşe dayamış da başını
Orfeusun dizine dalıp gider
Çiçekler çimenlere çimenler rüzgârlara
Bizim türkülerimizi söyler...
http://www.betterphoto.com/home-rc2010.asp
Pek çok şey tek bir anlık keyif ve yaşam boyu utanç sebebidir; oysa fotoğraf tek bir anlık utanç ve yaşam boyu keyfi getirir.

Tony Benn
bakmak ile görmenin ayrı şeyler olduğunu kanıtlamış sanat dalı.modern hayatta üçüncü bir göz vazifesi görür.
"Benim fikrimce bir şeyi fotoğraflayana kadar onu gerçekten gördüğünüzü iddia edemezsiniz". Emile Zola
hayat olduğu için fotoğraf mevcuttur, demiş ara güler...
bazen bir savaşı bitirmeye yeter, bazen bir felaketi anlatmaya yeter, bazen bir mutluluğu, bazen bir hüznü anlatır. her deklanşöre bastığında farklı bir duyguyu aktarır karşı tarafa. kimi zaman havalanan bir güvercin çekersin barış anlatırsın. her fotoğrafın ayrı bir kompozisyonu vardır. rastgelede bassan bir hikayesi vardır makineden çıkan görüntünün. ama tek doğru varsa fotoğraf hayattaki tüm duyguları tek karede gösterebilen birşeydir. birisi bakar hüzen duyar birisi bakar eğlenir aynı fotoğrafta. bir yaşam biçimidir fotoğraf. türkiye'de ki duayenler;

(bkz: ara güler) http://www.araguler.com.tr
(bkz: rıza özel) http://www.rizaozel.net
(bkz: tolga adanalı) http://www.tolgaadanali.com
(bkz: mustafa abadan) http://www.mustafaabadan.com

başlıcalarıdır ama daha niceleri vardır ki bu listeye sığmaz.
anın ölümsüzleştirilmesidir.
bir daha görme ihtimaliniz olmayan yüzleri de taşıyan yandaş, sanat, yaşamın kayıt altına alındığı her noktası hala canlı kalan oluşum.
resim değil fotoğraf diye insanları bozmayı seviyorum. ayrıca meslek edinmeye çalıştığım bir sanat dalıdır
Ara GÜLER'iN "Gördüğünü çekmek 20 sene" sözüyle anlattığı sanat dalı.
--spoiler--
ulan bir fotograf,
hepsi bir fotograf istiyorum be.
bahar değil bahçe değil,
çatlamış bir narı elinden değil,
üç kuruşluk peyniri rakıya meze yapıp,
yüzüne bakmaya yetsin,
bir fotograf istiyorum.

ekmeğini suyunu bir sofrada yediğinin
huzurundan ibaret elini tuttuğunda
bileklerimi kesmemek için bir teselli
elin elimde olanından
bir fotograf.

o fotograf için yalan söyleyen puşttur;
namussuzum münip utandı çalıyor radyoda bak.
'ağlamakla inlemekle ömür geçiyor'
sarhoş ağzıma yemin bırakmadan,
yüzünü göreceğim bir fotografı o istiyor.
--spoiler--
© copyright 2005 - 2026