bugün
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak7
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- tadıldığına pişman eden şeyler7
- allah varsa beni milli yapsın4
- gocu nerede4
- 6 eylül fenerbahçe beşiktaş maçı4
- çeşme de beach çalışanlarının vatandaşa saldırması3
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları34
- türklerin başarıları2
- surströmming2
- berra ahsen uslu2
- ölüm fikrinin insanları çıldırtmıyor oluşu3
- allah varsa afrika daki çocuklar niye aç2
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak5
- ruhi çenet2
- memecoin2
- bozuk paraların kullanılmaz hale gelmesi5
- tron coin2
- haluk levent bahis yazışmaları3
- ezgi dalgıç2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı3
- fenerbahçeye 500 lira basmak2
- bir kadının en güzel bölgesi11
- pelin karahan2
- regl dönemi dengesizlikleri4
- rojin kabaiş2
- dünya fenerbahçeliler günü3
- jhon lucumi2
- 2000 tl ile yapılabilecekler3
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- ekrem imamoğlu3
- masaj bekleyen yazarlar3
- ona bir şey söyle13
- ruh sağlığı için uzak durulması gereken şeyler4
- ayakkabıya sinen ayak kokusu3
- vantilatörü kendine çevirmek10
- türklerin ileri olduğu konular21
- dünyanın en güzel tatlısı11
- hoşlanılan kızın evinde sırt kaşıyıcıya rastlamak3
- iphone 17 pro max2
- eksileyen yazar ezikliği2
- seni seviyordum ama sen beni anlamadın3
- bugün sağlığın için ne yaptın9
- pazar günü mesai yapmak3
- 17 yaşındaki kızı sevene pedofili demek2
- michael olise3
- ingiltere8
- fransa7
- badem dolgulu kruvasan3
latin müziği. insanlara dinlendiğinde yaz akşamlarını hatırlatan müzik türü. En iyi icra edenlerin arasında paco de lucia gelmektedir.
Endülüs halk müziği ve bir dans çeşidi.
daha çok çingelerin kültürünü yansıtan
dans ve şarkı..
dans ve şarkı..
flamenko dansında sürekli bir yerler vuruyorsunuz,sinirlilere tavsiye edilir.
üç arkadaş. tutku, çoşku, hüzün.
ispanyollara has güzel insanın içini kıpır kıpır eden bir müzik. ayrıca öğrenmesi yıllar süren zahmetli ama bir o kadar da zevkli bir müziktir
ispanyol yahudilerin benimsedikleri ve kulturlerinin bir isareti olarak onemsedikleri dans cesididir.
(bkz: 1 uluslararası flamenko festivali)
(bkz: odtü klasik gitar topluluğu)
(bkz: gerardo nunez)
(bkz: flamenko ankara derneği)
(bkz: odtü klasik gitar topluluğu)
(bkz: gerardo nunez)
(bkz: flamenko ankara derneği)
flamenko sanatinin gelisimini üc ana devir icinde ele almak mumkundur:
1. 19.yyin basindan 1860a kadar endulus lu cingene ve fakir insanlarin hayatlarinin bir bolumu ve flamenkoyu sadece kendi toplumlarinda sergiledikleri donem. *
2. 1860-1910 arasinda flamenko müzigini sadece ozel mekanlarda sergiledikleri cafes cantantes donemi. bu devirde sarkicilar ve gitaristler repertuarlarini genisletmek zorunda kalmislardir. kaydedilen en belirgin gelisme; gitaristlerin, sarkicilarin verdigi aralari doldurmak amaciyla falseta denen melodik ve karmasik duzenlemeleri eklemeleridir. *
3. 1910dan beri süregelen donem ise 3. donemdir. flamenko, kendi cevresinden cikip tüm dunyaya yayilma sürecine girmistir. flamenko tarihcileri, bu sanatin tam olarak nereden ve nasil cktigi hakkinda kesin bilgilere ulasamamislardir.ise yarayabilecek ayrintilarin cogu tarihte kaybolmustur. buna ragmen araplar ve cingenelerden dogdugu tahmin edilmektedir. araplar ispanyanin özellikle guneyinde 800 yil yasamislardir. bu sirada fen, ekonomi ve kulturel alanda gelismislerdir. zaman icinde katolikligi benimseyen bolgenin asil yerlileri araplari kovmak istemisler ve yuzyillar suren mucadeleler sonunda araplari ispanyadan cikarmislardir. kolomb un hindistana ulasmak için batidan yola çikarak amerikayi kesfetmesi ve cingenelerin ispanyaya gelmeleri de bu devirlere rastlar.
15.yyda bircok cingene kabileleri, 1447 de katalonya dan ispanyaya giren gocmenlerin bir kolu olarak ispanyaya girmislerdir. daha sonraki yuzyilda cingeneler, arap ve musevilerle karismistir. museviler, muslumanlar ve putperest cingeneler, katolik kral ve kilisenin izni ile endulus daglarinda siginma hakkini almislardir.genellikle cayirlik bolgelerde kendine has ve kotu sartlarda yasamlarini surduren cingenelerin, muziksel acidan sahip olduklari yetenek, dikkat cekicidir. cingeneler endulus te zengin, renkli bir siir dünyasi bulmuslardir. ispanyada karsilastiklari diger muzik turlerinin tersine, bu folklor onlarin karakterine uymus ve zamanla hayatlarinin bir parçasi haline gelmistir. zaman içinde kendilerinden de bir seyler eklemislerdir bu kulture.. Iste bu etkilesim sonucunda cante flamenco ortaya cikmistir. (ne cingene muzigi, ne de endulus folkloru... her ikisi birden...)
çok zordur çok..
1. 19.yyin basindan 1860a kadar endulus lu cingene ve fakir insanlarin hayatlarinin bir bolumu ve flamenkoyu sadece kendi toplumlarinda sergiledikleri donem. *
2. 1860-1910 arasinda flamenko müzigini sadece ozel mekanlarda sergiledikleri cafes cantantes donemi. bu devirde sarkicilar ve gitaristler repertuarlarini genisletmek zorunda kalmislardir. kaydedilen en belirgin gelisme; gitaristlerin, sarkicilarin verdigi aralari doldurmak amaciyla falseta denen melodik ve karmasik duzenlemeleri eklemeleridir. *
3. 1910dan beri süregelen donem ise 3. donemdir. flamenko, kendi cevresinden cikip tüm dunyaya yayilma sürecine girmistir. flamenko tarihcileri, bu sanatin tam olarak nereden ve nasil cktigi hakkinda kesin bilgilere ulasamamislardir.ise yarayabilecek ayrintilarin cogu tarihte kaybolmustur. buna ragmen araplar ve cingenelerden dogdugu tahmin edilmektedir. araplar ispanyanin özellikle guneyinde 800 yil yasamislardir. bu sirada fen, ekonomi ve kulturel alanda gelismislerdir. zaman icinde katolikligi benimseyen bolgenin asil yerlileri araplari kovmak istemisler ve yuzyillar suren mucadeleler sonunda araplari ispanyadan cikarmislardir. kolomb un hindistana ulasmak için batidan yola çikarak amerikayi kesfetmesi ve cingenelerin ispanyaya gelmeleri de bu devirlere rastlar.
15.yyda bircok cingene kabileleri, 1447 de katalonya dan ispanyaya giren gocmenlerin bir kolu olarak ispanyaya girmislerdir. daha sonraki yuzyilda cingeneler, arap ve musevilerle karismistir. museviler, muslumanlar ve putperest cingeneler, katolik kral ve kilisenin izni ile endulus daglarinda siginma hakkini almislardir.genellikle cayirlik bolgelerde kendine has ve kotu sartlarda yasamlarini surduren cingenelerin, muziksel acidan sahip olduklari yetenek, dikkat cekicidir. cingeneler endulus te zengin, renkli bir siir dünyasi bulmuslardir. ispanyada karsilastiklari diger muzik turlerinin tersine, bu folklor onlarin karakterine uymus ve zamanla hayatlarinin bir parçasi haline gelmistir. zaman içinde kendilerinden de bir seyler eklemislerdir bu kulture.. Iste bu etkilesim sonucunda cante flamenco ortaya cikmistir. (ne cingene muzigi, ne de endulus folkloru... her ikisi birden...)
çok zordur çok..
ustaları için:
(bkz: camaron de la isla)
(bkz: paco de lucia)
(bkz: tomatito)
(bkz: vicente amigo)
(bkz: paco pena)
(bkz: camaron de la isla)
(bkz: paco de lucia)
(bkz: tomatito)
(bkz: vicente amigo)
(bkz: paco pena)
bu müziği dinlerken aklınıza kırmızı - siyahlı ve zarif bir kadın, iki kadeh, bir şişe, iki sandalye geliyor. tabi ki yanında da bir sap olacak. olmadan olmaz.
arap ve ispanyol kültürlerinin sentezi bir müzik ve dans türüdür. her müzik türü gibi birçok alt tür barındırır.
akdeniz ateşi falan diyorlar ya işte flamenco akdeniz ateşinin kendisidir.
an itibariyle radyo uludag'da çeşitli örneklerinin sunulduğu müzik çeşidi.
http://www.uludagsozluk.com/radyo
http://www.uludagsozluk.com/radyo
paco de lucia'nın gayet başarılı icra ettiği müzik türü.
flamenco, kalbinizden gelen gözyaşıyla yıkanmış bir ağıttır, haykırıştır, aşktır, acıdır...
(bkz: #3110097)
kopruyu gecmek belgeselinde gecen hikayeye gore Endulus Emevileri zamaninda bir ud ustasindan etkilenen ispanyollar, gitari onun gibi cekerek calmaya baslarlar. zaten ustamizin adi flamo mengue gibi bisey oldugundan bu muzik turu flamenko diye adlandirilmis.
aşkın sihirli şarkısı...*
gitarın aşka geldiği müzik türü. ispanyolların bize bahşettiği en büyük sanat unsurlarından birisi olan, müziğin olmazda olmazlarından.
abartıldığı kadar da karmaşık değildir akorları. tomatito , paca de lucía, vicente amigo iyi flamenco gitaristlerinden bazılarıdır.
Flamenko, Güney ispanya'nın Endülüs (Andalucia) bölgesine özgü ama bu bölgeyle sınırlı kalmamış, bir müzik ve dans türüdür ve Güney ispanya'nın kendi folklorik müziğiyle çingenelerin yaratmış oldukları müziğin kaynaşmasıyla ortaya çıkmıştır. Flamenko, coğrafik olarak evine çok bağlı da olsa, ne bütün Endülüs folk müzik ve dansları flamenkodur, ne de bütün flamenko sanatçıları Endülüs'lüdür denilebilir.
Bu toprakların tarihine bir göz atarsak: Cadiz (Kadiz) Avrupa'nın en eski yerleşimi olarak bilinmektedir. M.Ö. 1100'de Fenikeliler "Cadir" dedikleri Kadiz şehrini kurdular. Burada günümüz ispanya'sında halen canlandırılan danslara benzer dans tavırları ilk kez Fenikeliler tarafından sergilendi. M.Ö. 550'de Eski Yunanlılar Güney ispanya'yı kontrolleri altına aldılar. ispanya M.Ö. 201'den M.S. 206'ya kadar Roma imparatorluğunun bir parçası olmuştur. 711 senesinde ise Mağribiler (Faslılar) olarak bilinen Araplar, Suriyeliler ve Berberiler, Cebelitarık Boğazı'ndan ispanya'yı işgal ettiler. Yaklaşık yediyüz sene burada hakimiyet kurdular. Arap kültürü ispanya'yı çok büyük boyutlarda etkiledi. Müslümanlar buraya, şiir, şarkı ve müzikal enstrümanları da getirdiler. Ayrıca, ispanyol müziğine duygusallık ve duyarlılık kazandırdılar. ispanyol müziği ve Flamenkoda önem kazanan çoğu şarkının zambra, zorongo, zarabanda ve fandango gibi arapça isimleri vardır. Aslında "zambras" terimi o zamanki müzisyenlere ya da bunların çaldıkları toplantılara verilen isimdir. Günümüzde halen Kanada'daki çingeneler festivallerine "zambras" demektedirler...
1492'de ispanya tekrar Hıristiyan hakimiyetine girdi.
Günümüze ulaşan kayıtlara göre 1447 senesinde çingeneler ispanya'da görülmeye başladılar. Aynı dönem içinde kuzeyden nüfuz ederek Barselona'ya, oradan da sonraki yüzyıllar içerisinde ispanya'ya yayıldılar. Sekizinci- dokuzuncu yüzyılda Hindistan'dan göç etmeye başlayan bu esmer tenli insanlar usta metal işçileriydi ve kendi müzik ve dans kültürlerine sahiptiler. Çingenelerin getirdikleri kültürle, Endülüs kültürünün kaynaşmasıyla flamenko biçimlenmeye başlamıştır. Flamenko sadece Güney ispanya'ya (Andalucia) aittir. Dünyanın diğer yerlerindeki çingenelerin kültürlerinde flamenkoyu çağrıştıran ögeler yoktur. (ispanyol flamenkosunu temel alarak kendi özgün müziklerini geliştiren Güney Fransa çingeneleri hariç).
18. yüzyıla gelindiğinde şu iki unsurun Endülüs müziğini etkilediğini görüyoruz: 1700'lerden beri ispanyolların Afrika'yı yoğun bir şekilde keşfetmeye başlamaları ve Sevilla şehrinin ispanyol yarımadasının en büyük köle marketi haline gelmesi. (Bugün halen Andalucia'da yaşayan ve kökenleri o günlere dayanan zenci aileler vardır ve zenci müziğinin Endülüs müziği üzerinde mutlaka ki bir etkisi olmuştur). ikinci olarak da ispanyolların Amerika'nın keşfinde oynadıkları roldür. Güney Amerika'da oluşan Latin Amerika müziği, 19. yüzyılda geri gelen ispanyollarla Endülüs'e taşındı ve bu bölgenin müziğinde daha belirgin bir hal aldı. 1700'lerde gitar 6 telli oldu. 1800 senesinde ise kaynaklara göre, çingenelerin yaptığı 24 çeşit dans vardı. Bunların çoğu bugün yokolmuştur ve Fandangos ve Sevillianas gibi çingene tarzı taşımayan danslar dışında hiçbiri bu günkü bilinen çingene dansında belirli bir şekilde yer almamaktadır. O dönemki gezginlerin söylediklerine göreyse, dansçılar ayaklarını dans ederken kullanmaz, sadece kalça, vücudun üst kısmı ve kollarını hareket ettirirlermiş.
1840'lı yıllardan itibaren flamenkonun altın çağı başladı ve flamenko dansının doğasını etkileyen değişiklikler yaşandı. Şarkıya ve dansa daha çok önem verilmeye başlandı. Bilinen ilk "cafe cante" yani flamenko gece kulübü 1842 yılında Sevilla'da açıldı."Cafe Cantante" olarak bilinen bu dönem için, bu günkü flamenkonun başlangıcıdır demek hiç de yalan olmaz. 1910 senesi flamenkonun altın çağının ve Cafe Cantantanelerin sonu olarak bilinir.1921'den sonra yavaş yavaş klasik bale figürleri flamenko dansına girmeye başladı. Yavaş yavaş kadınlar pantalon giyip ayaklarını kullanmaya başladılar. Böylece flamenko yeni bir tarz kazanmış oldu.
1936'da başlayan iç savaş, birçok sanatçının ülkeyi terketmesine sebep oldu. Ancak bu durum flamenkonun dünyaya açılmasını da sağladı. Carmen Amaya ve ailesi Güney Amerika'ya giderek orada büyük başarı kazandılar. Carlos Montaya bir dans şirketi ile Amerika'ya gitti ve New York'ta kaldı. Vincente Escudero Paris'e, oradan da Amerika'ya gitti. Roman Montaya Paris, Londra, isviçre ve Buenos Aires (Arjantin)'de gitar resitalleri verdi.
1940'ların sonunda flamenkonun onlarca sene evvel başlayan tiyatro ve opera serüveni önemini yitirmeye başladı ve 1950'lerde de son buldu.
Flamenko, 1960'lardan itibaren rönesansını yaşamaya başladı. ispanya'da eski şarkıların çoğunu gelecek nesillere aktarmak için kayıtlar yapıldı. Entellektüel "aficionados"lar ise flamenkonun tarihini araştıran ve türlerini analiz eden kitaplar yazmaya başladılar. 1958'de Jeres de la Fontera'da kurulan "Catedra de Flamencologia", flamenkoyu korumayı ve bu konuda çalışmalar yapmayı amaçladı.
Müzikal bağlamda zor bir flamenko gitaristi olan Victor Monje "Serranito", ürkütücü his veren yeni bir teknik ve çok karmaşık bir müzik yarattı. 1960'ların sonunda Paco de Lucia'nın ilk albümü çıktığında, flamenko gitarının devrimi gerçek anlamda başlamış oldu. O dönemde çıkarttığı "Rumba" albümüyle de ispanya'daki ulusal ilgiyi flamenkonun üzerine çekmeyi başardı. Paco de Lucia'nın da beraber çalıştığı "cante"lerin (şarkı) genç dehası Camaron de la Isla, en az O'nun kadar önemliydi. Camaron 1970'lerin en etkili şarkıcısıydı; kendine has, ızdırap ve acı ile haykıran güçlü Arap nameleriyle dolu bir tarzı vardı. Paco ve Camaron bir düzinenin üzerinde albüm çıkardılar ve Flamenko severler için dünyada "yıldız" olarak tabir edilen kişilerden daha fazlası oldular.
1970'lerde, festival olgusu ortaya çıktı. Festivaller (fiesta) normalde gece 11 civarında başlar ve tan ağarana kadar sürerdi. Flamenkodaki samimiyet ve doğaçlama, yerini ustalığa ve ticarete bıraktı. Sanatçı içini saran isteği dindirmek için değil, sırası geldiği için dans etmeye başladı...
80'lerde ise sanatın her alanında teknik gelişmeler yaşandı. Bu da beraberinde ticari patlamayı getirdi. Son yirmi yıl içerisinde gitar teknikleri ve müzikal anlamda bilgiyi geliştirme oldukça iyi yollar aldı. Günümüzdeyse flamenko esnek yapısıyla gelişmelere açıktır, bir bakıma kontrol dışındadır.
kaynak: deniz reşit pınaroğlu
Bu toprakların tarihine bir göz atarsak: Cadiz (Kadiz) Avrupa'nın en eski yerleşimi olarak bilinmektedir. M.Ö. 1100'de Fenikeliler "Cadir" dedikleri Kadiz şehrini kurdular. Burada günümüz ispanya'sında halen canlandırılan danslara benzer dans tavırları ilk kez Fenikeliler tarafından sergilendi. M.Ö. 550'de Eski Yunanlılar Güney ispanya'yı kontrolleri altına aldılar. ispanya M.Ö. 201'den M.S. 206'ya kadar Roma imparatorluğunun bir parçası olmuştur. 711 senesinde ise Mağribiler (Faslılar) olarak bilinen Araplar, Suriyeliler ve Berberiler, Cebelitarık Boğazı'ndan ispanya'yı işgal ettiler. Yaklaşık yediyüz sene burada hakimiyet kurdular. Arap kültürü ispanya'yı çok büyük boyutlarda etkiledi. Müslümanlar buraya, şiir, şarkı ve müzikal enstrümanları da getirdiler. Ayrıca, ispanyol müziğine duygusallık ve duyarlılık kazandırdılar. ispanyol müziği ve Flamenkoda önem kazanan çoğu şarkının zambra, zorongo, zarabanda ve fandango gibi arapça isimleri vardır. Aslında "zambras" terimi o zamanki müzisyenlere ya da bunların çaldıkları toplantılara verilen isimdir. Günümüzde halen Kanada'daki çingeneler festivallerine "zambras" demektedirler...
1492'de ispanya tekrar Hıristiyan hakimiyetine girdi.
Günümüze ulaşan kayıtlara göre 1447 senesinde çingeneler ispanya'da görülmeye başladılar. Aynı dönem içinde kuzeyden nüfuz ederek Barselona'ya, oradan da sonraki yüzyıllar içerisinde ispanya'ya yayıldılar. Sekizinci- dokuzuncu yüzyılda Hindistan'dan göç etmeye başlayan bu esmer tenli insanlar usta metal işçileriydi ve kendi müzik ve dans kültürlerine sahiptiler. Çingenelerin getirdikleri kültürle, Endülüs kültürünün kaynaşmasıyla flamenko biçimlenmeye başlamıştır. Flamenko sadece Güney ispanya'ya (Andalucia) aittir. Dünyanın diğer yerlerindeki çingenelerin kültürlerinde flamenkoyu çağrıştıran ögeler yoktur. (ispanyol flamenkosunu temel alarak kendi özgün müziklerini geliştiren Güney Fransa çingeneleri hariç).
18. yüzyıla gelindiğinde şu iki unsurun Endülüs müziğini etkilediğini görüyoruz: 1700'lerden beri ispanyolların Afrika'yı yoğun bir şekilde keşfetmeye başlamaları ve Sevilla şehrinin ispanyol yarımadasının en büyük köle marketi haline gelmesi. (Bugün halen Andalucia'da yaşayan ve kökenleri o günlere dayanan zenci aileler vardır ve zenci müziğinin Endülüs müziği üzerinde mutlaka ki bir etkisi olmuştur). ikinci olarak da ispanyolların Amerika'nın keşfinde oynadıkları roldür. Güney Amerika'da oluşan Latin Amerika müziği, 19. yüzyılda geri gelen ispanyollarla Endülüs'e taşındı ve bu bölgenin müziğinde daha belirgin bir hal aldı. 1700'lerde gitar 6 telli oldu. 1800 senesinde ise kaynaklara göre, çingenelerin yaptığı 24 çeşit dans vardı. Bunların çoğu bugün yokolmuştur ve Fandangos ve Sevillianas gibi çingene tarzı taşımayan danslar dışında hiçbiri bu günkü bilinen çingene dansında belirli bir şekilde yer almamaktadır. O dönemki gezginlerin söylediklerine göreyse, dansçılar ayaklarını dans ederken kullanmaz, sadece kalça, vücudun üst kısmı ve kollarını hareket ettirirlermiş.
1840'lı yıllardan itibaren flamenkonun altın çağı başladı ve flamenko dansının doğasını etkileyen değişiklikler yaşandı. Şarkıya ve dansa daha çok önem verilmeye başlandı. Bilinen ilk "cafe cante" yani flamenko gece kulübü 1842 yılında Sevilla'da açıldı."Cafe Cantante" olarak bilinen bu dönem için, bu günkü flamenkonun başlangıcıdır demek hiç de yalan olmaz. 1910 senesi flamenkonun altın çağının ve Cafe Cantantanelerin sonu olarak bilinir.1921'den sonra yavaş yavaş klasik bale figürleri flamenko dansına girmeye başladı. Yavaş yavaş kadınlar pantalon giyip ayaklarını kullanmaya başladılar. Böylece flamenko yeni bir tarz kazanmış oldu.
1936'da başlayan iç savaş, birçok sanatçının ülkeyi terketmesine sebep oldu. Ancak bu durum flamenkonun dünyaya açılmasını da sağladı. Carmen Amaya ve ailesi Güney Amerika'ya giderek orada büyük başarı kazandılar. Carlos Montaya bir dans şirketi ile Amerika'ya gitti ve New York'ta kaldı. Vincente Escudero Paris'e, oradan da Amerika'ya gitti. Roman Montaya Paris, Londra, isviçre ve Buenos Aires (Arjantin)'de gitar resitalleri verdi.
1940'ların sonunda flamenkonun onlarca sene evvel başlayan tiyatro ve opera serüveni önemini yitirmeye başladı ve 1950'lerde de son buldu.
Flamenko, 1960'lardan itibaren rönesansını yaşamaya başladı. ispanya'da eski şarkıların çoğunu gelecek nesillere aktarmak için kayıtlar yapıldı. Entellektüel "aficionados"lar ise flamenkonun tarihini araştıran ve türlerini analiz eden kitaplar yazmaya başladılar. 1958'de Jeres de la Fontera'da kurulan "Catedra de Flamencologia", flamenkoyu korumayı ve bu konuda çalışmalar yapmayı amaçladı.
Müzikal bağlamda zor bir flamenko gitaristi olan Victor Monje "Serranito", ürkütücü his veren yeni bir teknik ve çok karmaşık bir müzik yarattı. 1960'ların sonunda Paco de Lucia'nın ilk albümü çıktığında, flamenko gitarının devrimi gerçek anlamda başlamış oldu. O dönemde çıkarttığı "Rumba" albümüyle de ispanya'daki ulusal ilgiyi flamenkonun üzerine çekmeyi başardı. Paco de Lucia'nın da beraber çalıştığı "cante"lerin (şarkı) genç dehası Camaron de la Isla, en az O'nun kadar önemliydi. Camaron 1970'lerin en etkili şarkıcısıydı; kendine has, ızdırap ve acı ile haykıran güçlü Arap nameleriyle dolu bir tarzı vardı. Paco ve Camaron bir düzinenin üzerinde albüm çıkardılar ve Flamenko severler için dünyada "yıldız" olarak tabir edilen kişilerden daha fazlası oldular.
1970'lerde, festival olgusu ortaya çıktı. Festivaller (fiesta) normalde gece 11 civarında başlar ve tan ağarana kadar sürerdi. Flamenkodaki samimiyet ve doğaçlama, yerini ustalığa ve ticarete bıraktı. Sanatçı içini saran isteği dindirmek için değil, sırası geldiği için dans etmeye başladı...
80'lerde ise sanatın her alanında teknik gelişmeler yaşandı. Bu da beraberinde ticari patlamayı getirdi. Son yirmi yıl içerisinde gitar teknikleri ve müzikal anlamda bilgiyi geliştirme oldukça iyi yollar aldı. Günümüzdeyse flamenko esnek yapısıyla gelişmelere açıktır, bir bakıma kontrol dışındadır.
kaynak: deniz reşit pınaroğlu
halkımızın öykü&berk ile tanıştığını sandığı fakat hala gerçeğine ulaşamdığı müzik türüdür. oluşumu endülüs emevilerine dayanır. yüzyıllar boyu tek eğlence kaynağı olan müziğine bağlı olan çingeneler endülüslü araplarla kültür alış verişinde bulunmuştur. bunun üzerine çingene ezgileriyle arap ezgileri bir birine karışmıştır. ortaya çıkan yeni müzik türü ise flamenko adını almıştır.yakın dönemde ise bu bayrağı taşıyan insanları sıralamak gerekirse ;
-paco de lucia
-pepe de lucia
-duquende
-cameron de la isla
-diego el cigala
-duquende
-manuel moreo
-jose luis encinas
-ellos cantan flamenco
-vicente amigo
-paco pena
-nino pastori
ayrıca eski nesil pek flamenko saymasada modern flamenko akımını yaratanlar diye anılacağına inandığım malagalı grup chambao vardır
-paco de lucia
-pepe de lucia
-duquende
-cameron de la isla
-diego el cigala
-duquende
-manuel moreo
-jose luis encinas
-ellos cantan flamenco
-vicente amigo
-paco pena
-nino pastori
ayrıca eski nesil pek flamenko saymasada modern flamenko akımını yaratanlar diye anılacağına inandığım malagalı grup chambao vardır
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar