bugün
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı43
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler4
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı50
- ona bir şey söyle4
- karınızı kucağınızda taşır mısınız12
- haşlanmış yumurta3
- openai'ın yapay zekasının kontrolden çıkması3
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası16
- platon un mağara alegorisi8
- yazarların beğendiği kadın tipleri5
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- çorapların tek eşleşme sorunu2
- ismail kartal24
- milyonlarca insan deccal'in peşinden gidecek15
- karanlıkta bi şey var hissi9
- kiraz cicegi kolonyasi28
- sözlük sapıkları12
- birden akla gelen sözlüğü bırakma düşüncesi11
- hayatını garantiye almak isteyenlere tavsiyeler12
- match sonrası ilk mesaj algoritması3
- silvermist'in mutfağına konuk olmak18
- am meme ve göt üçgenindeki favori organınız11
- eğer şansınız olsaydı kimleri diriltirdiniz7
- dünya iyi midir9
- sözlükte kavga olmayacak hissi13
- flört11
- fenerbahçe biraz sert biraz katı16
- 6668
- kızılay avm11
- kendini çok önemli sanan yazar14
- jennifer lawrance8
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı13
- yahudilerin hepsi iyi insan değil9
- anın görüntüsü28
- ağır müslüm gürses sözleri9
- üstteki yazar hakkında bir tespit bırak5
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı5
- fenerbahçe18
- isa mesih'in gelişini sevgiyle kucaklamak5
- deccal'in şu an yeryüzünde olma ihtimali6
- allah her şeyi kuşatmıştır7
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı10
- maddi dünyanın prensi şeytandır3
- sözlükteki cinconluların göt olması5
- devlet2
- ağırlık kaldıramayan erkek8
- üniversiteli eskort kadınlar10
- ıssız kampta kakiş yapacak yer arayan narin insan4
- türkiye nin girişine yazılması gereken söz8
- ben troll üm7
şimdiye kadar gelmiş geçmiş en iyi flamenko sanatçısıdır. sesi sanki dudaklarının arasından değil yüreğinden çıkar. dinleyenin kalbini dağlar. maalesef 1992 yılında kanser yüzünden aramızdan ayrılmıştır. zamanında paco eşliğinde söylemiştir. son eşlikcisi tomatitodur. como el agua, soy gitano, verde que te quiero verde yorumladığı inanılmaz eserlerdir.
1992 yılında lenf kanserinden ölen flamenk müziğin unutulmazlarındandır. rosa maria'nın dinlenmesini tavsiye ederim. rahmetli paco de lucia'yla da sıkı dosttu.
"Vamonos Pa Casa" diyorum, başka bir şey demiyorum.
como el agua adli parcasi ile hatirladigim, belki de paco de lucia nin bugunlere gelmesinde en buyuk etkenlerden birisi de olan, oldugu gun, ispanya da yas ilan edilmis, buyuk cante icracisi; flamenko sanatcisi. soy gitano adli parcasinin klibinde, bir parca da olsa, hayatindan kesitlere yer verilmistir.
flamenko tarihinin unutulmaz sanatçısıdır. flamenkonun hararetli karakterini sesiyle mükemmel bir şekilde yansıtmıştır. paco de lucia ile mükemmel bir ikili oluşturmuştur. flamenko, bugün bile onun yerini doldurabilecek kapasiteye ve potansiyele sahip bir cante yorumcusu bulamamıştır.
itiraf ediyorum ki tek bir şarkıyla üç ay boyunca oturup 'duende'yi tefekkür etmeme vesile olmuştur.
şarkı, 1987 paris konserinde çığırdığı "trititando de frio" idi ki, soğuktan dondum anlamına tekabül ediyordu ve bulerias makamında tomatio tarafından icra edilmişti.
günlerce düşündüm: camaron, şarkının sonunda "la vida la vida la vida es..." diye nida ederek gözyaşları içinde ayağa kalkıyordu. peki bu cümle bitseydi nasıl biterdi?
cevap aslında şarkıda gizliydi:
canto allegre este guapando
porque la vida se acava.
camaron, paco'nun şöhrete tırmanmasındaki en önemli faktörlerden biridir. sesi kaç oktav bilmiyorum, ama hayatımda bir şarkının içinde bu kadar inip çıkan adam görmedim. hatta tsm assolistleri bile dahil. diyeceğim o ki, gitarı bilmeyen biri bile ona eşlik edebilir ve sesini iyi takip ederse muhtemelen yanlış nota basmaz.
paco ile on yıl çalışmışlardı. sonra paco caza sarmış ve al di meola ile filan takılmıştı. camaron ise paco'nun öğrencilerinden tomatito ile yoluna devam etti. flamenkoya bas gitar soktu ve ketama gibi 90lı yıllarda ispanya müziğinin tanımı kabul edilen grupların tezahür etmesine önayak oldu. birçok geleneksel flamenkocu tarafından pure flamenco'dan saptığı için eleştirildi. ama kulak asmadı. ta ki 92 yılında lenf kanseri sebebiyle hayata veda edene kadar.
cenazesine yüz binden fazla kişi katılmıştı. barcelona'da yas ilan edildi. tvler yayın akışını kesti.
küçük karides dünyadan ayrılmıştı. bugün endülüs çingelelerinin sesi hala onun diskografisiyle dünyayı anarşik bir tekneyle turluyor. bana da uğradı.
hala birlikteyiz.
teşekkürler camaron.
şarkı, 1987 paris konserinde çığırdığı "trititando de frio" idi ki, soğuktan dondum anlamına tekabül ediyordu ve bulerias makamında tomatio tarafından icra edilmişti.
günlerce düşündüm: camaron, şarkının sonunda "la vida la vida la vida es..." diye nida ederek gözyaşları içinde ayağa kalkıyordu. peki bu cümle bitseydi nasıl biterdi?
cevap aslında şarkıda gizliydi:
canto allegre este guapando
porque la vida se acava.
camaron, paco'nun şöhrete tırmanmasındaki en önemli faktörlerden biridir. sesi kaç oktav bilmiyorum, ama hayatımda bir şarkının içinde bu kadar inip çıkan adam görmedim. hatta tsm assolistleri bile dahil. diyeceğim o ki, gitarı bilmeyen biri bile ona eşlik edebilir ve sesini iyi takip ederse muhtemelen yanlış nota basmaz.
paco ile on yıl çalışmışlardı. sonra paco caza sarmış ve al di meola ile filan takılmıştı. camaron ise paco'nun öğrencilerinden tomatito ile yoluna devam etti. flamenkoya bas gitar soktu ve ketama gibi 90lı yıllarda ispanya müziğinin tanımı kabul edilen grupların tezahür etmesine önayak oldu. birçok geleneksel flamenkocu tarafından pure flamenco'dan saptığı için eleştirildi. ama kulak asmadı. ta ki 92 yılında lenf kanseri sebebiyle hayata veda edene kadar.
cenazesine yüz binden fazla kişi katılmıştı. barcelona'da yas ilan edildi. tvler yayın akışını kesti.
küçük karides dünyadan ayrılmıştı. bugün endülüs çingelelerinin sesi hala onun diskografisiyle dünyayı anarşik bir tekneyle turluyor. bana da uğradı.
hala birlikteyiz.
teşekkürler camaron.
şarkıları ve sesiyle ispanyolca bilmeyen, flamenko dan bihaber insanları bile gözyaşlarına boğduğuna tanık oldum. el duende yi şarkılarında yaşadım. huzur içinde uyusun...
(bkz: canasteras)
(bkz: canasteras)
42 yaşında kanserden ölmüş sanatçıdır. of ulan bugün ilk defa dinledim. kendime acıdım. bu kadar zamandır dinlemediğim için. mükemmel.
flamenko diyince akla gelen bir kaç isimden biri. genelde paco de lucia ile çalışmıştır.
ispanyol flamenko şarkıcısı. muhteşem ses.
http://www.facebook.com/video/video.php?v=475732993483&oid=149534714996&comments
http://www.facebook.com/video/video.php?v=475732993483&oid=149534714996&comments
paco de lucia gibi gönüllerde taht kurmuş sanatçıdır.
yeryüzünde dinleyebileceğiniz en can acıtıcı ses. işte bu küçük karidesin sesidir. paco de lucia' nın vokal karşılığı gibidir ve birlikte 10 albümleri vardır.(ve paco 1991' e kadar nota okumayı bilmemektedir) tomatito ile çalışmaları da oldukça güzel.
karidesin sesinden duyabileceğiniz her şey müthiştir. bir kaşık soy gitano, bir kaşık como el agua dan sonra şurup şişesini tepenize dikmek isteği peydah olur. ve bir anda kendinizi endülüste elinizde kastanyetlerle bulursunuz. onlar çingene olmaktan gurur duyan çağımızın ozanlarıdır. gerçek anlamda çingene ruhunun ne olduğunu ve samimiyetini kavratır size.
üstelik dilini bilmediğiniz halde.
sadece 41 yaşında lenf kanserinden gitmiştir. 87 paris konserleri efsanedir. tomatito ile birlikte (gbkz: tiritando de frio) parçası şimdiye kadarki en başarılı buleiras yorumu olarak zikredilir. ve tabi bu konsere çıkmadan 5-10 dakika önce kanser olduğunu öğrenen karidesin şarkının sonunda ayağa kalkıp durmadan ''la vida'' diye haykırması insanın kalbini adeta mengene ile ezer. (bkz: la vida)
karidesin sesinden duyabileceğiniz her şey müthiştir. bir kaşık soy gitano, bir kaşık como el agua dan sonra şurup şişesini tepenize dikmek isteği peydah olur. ve bir anda kendinizi endülüste elinizde kastanyetlerle bulursunuz. onlar çingene olmaktan gurur duyan çağımızın ozanlarıdır. gerçek anlamda çingene ruhunun ne olduğunu ve samimiyetini kavratır size.
üstelik dilini bilmediğiniz halde.
sadece 41 yaşında lenf kanserinden gitmiştir. 87 paris konserleri efsanedir. tomatito ile birlikte (gbkz: tiritando de frio) parçası şimdiye kadarki en başarılı buleiras yorumu olarak zikredilir. ve tabi bu konsere çıkmadan 5-10 dakika önce kanser olduğunu öğrenen karidesin şarkının sonunda ayağa kalkıp durmadan ''la vida'' diye haykırması insanın kalbini adeta mengene ile ezer. (bkz: la vida)
gelmiş geçmiş en büyük flamenco sanatçısı. sesi acıtır. hüznün ete kemiğe bürünmüş halidir.
https://www.youtube.com/watch?v=8eo5tIFwpSc&feature=related
https://www.youtube.com/watch?v=2yZzoYV5-Qg&feature=related
https://www.youtube.com/watch?v=8eo5tIFwpSc&feature=related
https://www.youtube.com/watch?v=2yZzoYV5-Qg&feature=related
gitarda paco neyse vokalde de camaron odur. bu arada hakkında bu kadar az entry girilmesine üzüldüm.
hani bazı manzaralar vardır, tarif edemezsiniz, anlatamazsınız. sadece görmek lazımdır.
bazı hisler vardır, anlatmaya hiçbir kelime yetmez. sadece ağzınızda garip bir tat bırakır.
camaron nasıl anlatılır bilmiyorum ama tanrı' nin bir lütfu demek hiç yanlış olmaz sanırım.
flamenko bir din olsaydı, camaron şüphesiz en büyük elçisi olurdu.
bazı hisler vardır, anlatmaya hiçbir kelime yetmez. sadece ağzınızda garip bir tat bırakır.
camaron nasıl anlatılır bilmiyorum ama tanrı' nin bir lütfu demek hiç yanlış olmaz sanırım.
flamenko bir din olsaydı, camaron şüphesiz en büyük elçisi olurdu.
camaron şarkı söylemez, ruhunu söyler. ondandır yaşaması her tınının ortasında. endülüs bir insan olsaydı bu kesinlikle camaron olurdu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar