/791
aziz yıldırım denilen yavşağın sürdüğü lekeden sonra siktir olup gitmesi gereken takımım.
muhtemel olrak baskani yeniden ceza alicak avrupadan men edilebilecek ve buna buna bagli olarak ic problemler yasanacak takim nitekim ki bazi oyunculari avrupada oynaticaz oynayacaksin diyerek caydirici bit dille anlatip men edilme olayi yasanirsa problemlerin cikmasi muhtemel klup.
anlaşılan ergen bir orospu fırlamasıyla karşı karşıyayız ki aziz in ağdalı ağzıyla konuşuyor ulan kim fenev dedi sikik? adam o kadar düz mantık ve kör ki şike deyince 34 haftanın tamamı zannediyor. lan mal 7 yada 8 maçta şike şüphesi vardı zaten ne sayıklıyorsun? yazdıklarımıza cevap veremiyor ki siktik soktuk diyor amk ergeni. benim takımla değil böyle gerizekalı yalakalarla sorunum var. yoksa galatasaray da aynı boku yediyse; kanıtlansın ceza alsın ayıp ulan.
bence aziz i takımdan kovun ve cezanızı çekip yeni sayfa açın yoksa şike lekesi hep üzerinizde kalacak.

son olarak sikik türkiye ligi uefa nın umrunda değil atın kafanızdan...

kapanış aziz başgandan: http://inciswf.com/4tit388h.swf
--spoiler--
açıklanacak özel durum/durumlar:

uefa disiplin müfettişinin 2011 yılında açılan dosyaya ilişkin hiçbir savunma ve delilin yer almadığı, çeşitli kaynaklardan alınmış iddia dayanakları ile tanzim edilmiş raporu tarafımıza ulaşmış olup sonuç kısmında,
1) başkanımız sayın aziz yıldırım ve yöneticilerimiz sayın alaeddin yıldırım, sayın mehmet şekip mosturoğlu, sayın ilhan yüksel ekşioğlu(kulüp yk üyesi) ve sayın cemil turhan'ın disiplin ihlali işledikleri (disiplin düzenlemesi madde 5) iddia edilmekte,
2) anılan yöneticilerimiz için futbol faaliyetleri konusunda hak mahumiyeti talep edilmekte,
3) kulübümüzün doğrudan veya dolaylı olarak maç sonucuna etki edecek eylemde bulunduğu iddia edilmekte,
4) anılan sebeplerle kulübümüzün gelecek 2 sezon uefa müsabakalarından men edilmesi talep edilmektedir.

aynı yazıda konuya ilişkin savunmamızın 20.06.2013 tarihine kadar sunulması istenerek, uefa disiplin ve kontrol kurulu'nun 22.06.2013 tarihli toplantısında konuyu değerlendireceği ifade edilmektedir.

uefa müfettişinin söz konusu iddia ve taleplerine karşılık kulübümüzce ek belge ve ek süre talebinde bulunulmakta olup ayrıca uefa disiplin ve kontrol kurulunda duruşma talep edilmektedir.
--spoiler--

http://www.kap.gov.tr/bil...rim-detayi.aspx?id=289602

zamanın da mehmet ali aydınlar'ın "gelin ufak bir puan silme cezası verelim" teklifini kabul etmemesinin cezasını çekecek gibi duran spor kulübü .

(bkz: game over insert coin)
şampiyonluk sayısı yakında 18 den 17 ye düşecek kulüp. game over fenerbahçe.
önceden galatasaraylı olduğum için nefret ederdim fenerbahçelilerden fakat gezi parkı'nda fenerbahçelilerle dost olmayı öğrendim yan yana omuz omuza mücadele vermeyi öğrendim.
uefa'nın fenerbahçe'yi disiplin kuruluna sevk etmesi üzerine bir açıklama yapmıştır. bu açıklamanın sadece bir bölümünü yazacağım ve bu kulüp yöneticilerinin nasıl bir ruh halinde olduğunu anlamamıza yardımcı olacak bu bölüm. buyurun:

"uefa'nın bize ceza vermesi mümkün değil. TFF Tahkim Kurulu tarafından Fenerbahçe aklanmıştır(1). UEFA'nın dikkate alacağı kanıtlar bunlardır. Bu kanıtları es geçip bize ceza vermeleri durumunda TFF'yi de şikeyi aklama gerekçesiyle cezalandırmaları gerekir(2). Bu durumda Avrupa kupalarına hiç takım gönderemeyiz. Böyle bir şey olsa zaten UEFA tarafından TFF uyarılırdı. Herkesin içi rahat olsun, bizim cezalandırılmamız için, tüm teamüllerin ve hukuk kurallarının çiğnenmesi gerekiyor(3). UEFA kendisi açısından, hukuku hiçe sayan, bağlayıcı olacak ve emsal teşkil edecek bir karar veremez. federasyonlar özerktir. TFF'nin UEFA ile istişareleri, CAS davasının çekilmesi ve tahkim kararları sonucunda bu iş bitmiştir. UEFA disiplin müfettişi tarafından TFF Hukuk Organları tarafından verilmiş kararlara itibar edilmeyerek, 16. Ağır Ceza Mahkemesi kararına itibar edilmesi UEFA tarafından her fırsatta dile getirilen futbol hukukunun bağımsızlığı prensibine de aykırıdır. UEFA'nın verebileceği en büyük ceza, Tahkim Kurulu tarafından suçlu bulunan kişilere men cezası olabilir."

1. tff tahkim kurulu tarafından fenerbahçe'nin aklandığını söylüyorlar fakat mahkeme kararları da uefa'nın elinde ve uefa artık yeni kararlarıyla ülke içi sorunlarda da söz sahibidir.

2. zamanında uefa'ya mail organizasyonu düzenlendiğinde, ülke futbolunu kötü günlere sürüklüyorsunuz diyen bir camianın, "uefa'nın tff'yi cezalandırması gerekir." cümlesi, aslında birilerinin kendi çıkarlarını ülke futbolundan daha önde tuttuğunun da göstergesi değil midir.

3. tüm teamüllerin ve hukuk kurallarının uefa tarafından çiğnendiğinden bahsediliyor fakat mahkeme kararına baktığımızda tüm usulsüz olayların fenerbahçe tarafından yapıldığı görülmektedir.

fenerbahçe'nin bugünlerde diken üstünde durmasının tek sebebi, "kupamızı verin" diye dalga geçilen bir taraftar topluluğun sürekli olarak adaletin peşinden koşmasının sonucudur. "siz hala orada mı kaldınız?" soruları ise umarız yakında cevabını bulacaktır.
yıkılmamıştır, yıkılmayacaktır.
gününün 28 saatini gogleye "şike süreci" "fenev" yazarak geçiren işsiz güçsüz ve sikimsonik üniversitelerin sike sürülmeyecek bölümlerinde okumakda olan baba parası yiyici şoparlarınca takibi yapılan spor kulübüdür. fransız ve pontuslular bu kulübün en sadık tarafdarlarıdır stoçholm sendromu da ztn bunu söylemekdedir. biri kupamızı verin der (pontuslular), diğeri de pilot takımımızın kupasını verin diye yıllardır kankası platini'ye e-mail atar(fransızlar). inanın bunların %82si üniversite hazırlık sınıfını henüz bitirmemişdir *
kupamızı verinciler tarafından tekrar taciz edilmeye başlanan güzide kulübümüz. hacı evde yokuz sonra gelin.*
(bkz: adalet yerini bulmazsa ilahi adalet bulur)
şike yüzünden spor hukuku açısından 3 yöneticisi ceza almış spor kulubünün halk arasında geçen kısa ismi.

garip bir taraftar topluluğu vardır. şike süreci öncesi aziz başkan ayarlar diye övünürlerdi şimdi öyle şey yapmaz diyorlar.

ayrıca şike yüzünden fener'in avrupa'ya alınmadığı sezon galatasaray'ın fener'in avrupa gelirlerine konduğunu iddia eden andaval taraftarlara sahiptir. sayın andaval o sezon galatasaray avrupaya mı gitti?

bir de basın toplantısı yapacaklar yine sturm graz galatasaray maçını izleyeceğiz demek ki.
uefa'dan ceza alacağını düşündüğüm, taraftarı olduğum klüp. ceza almazsa da bunun tek gerekçesi 2011'de takımın şampiyonlar liginden men edilmesidir. asıl konu klüp ile birlikte beş yöneticinin de adı geçiyor onlara herhangi bir yaptırım olacak mı? eğer yöneticilere yaptırım olursa seçim olur diye düşünüyorum. iki yıl men gelirse de takım adına büyük kayıp olur hem maddi hem de manevi anlamda. takımın daha teknik direktörü yok, şu durumda transfer de yapılmaz zaten bu transfer dönemi de bununla geçer.
peşin not : vurmayın lan öldüm

aklı başında fenerbahçelilerin okuması gereken bir yazı okudum bugün, zira yazıyı yazan da galatasaray camiası tarafından pek sevilmeyen bir yazar olan serdar ali çeliker isimli spor yazarı.

--spoiler--
önce gerçekler:

uefa ister doldurulmuş; ister g.saray lobisi başta başka yerlerden etkilenmiş olsun; ister olmasın bir kanaate vardı. aydınlar’ı ve arıboğan’ı yanlarında 2 farklı kişi olmak üzere görüşmeye çağırdılar ve şunları dikte ettirdiler:

* 58. maddeyi değiştirirseniz türkiye’ye ceza veririz. ama genel kurul kararı ile bu maddeyi değiştirirseniz bir şey demeyiz.

* f.bahçe’ye 25 puandan az olmamak üzere eksi puan verin. kupayı alın ama trabzonspor’a vermeyin. böyle bir karar için mahkemenin sonunu bekleyin.

* f.bahçe kendi isteğiyle 1 yıl daha gelmesin, bu iş bitsin.. aynen bunları söylediler.

* aydınlar tff’si 1 yıl daha avrupa’dan men kararını erteletmeye ikna etti. puan silmeyi -16, -20 arasına çekti.

* 27 ocak’taki genel kurul öncesi son kulüpler birliği toplantısında bu şartları f.bahçe kabul etti. -16 puana razı oldu.

* fakat rıdvan dilmen’in başbakan’la yaptığı görüşmenin ardından genel kurul günü f.bahçe ve bazı kulüpler 58’i değiştirtmedi. aydınlar yenildi.

* ankara dönüşü şenes erzik, aydınlar’a “artık küme düşürmekten başka çareniz yok” dedi.

* sonra başbakan devreye girdi. başbakan’ın isteğiyle f.bahçe ‘namus davası’ dediği cas’tan dosyayı çekti. yıldırım da platini’ye açtığı davayı çekti.

* başbakan ile platini arasındaki görüşmede ne olduğu bilinmiyor. o günden sonra aydınlar gitti; demirören geldi. 58 değişti; “şike sahaya yansımadı” denildi. f.bahçe geçen yıl avrupa’da oynadı.

* fakat aziz yıldırım cezaevinden çıktıktan sonra ısrarla koltuğa yapışınca bu durum uefa’yı rahatsız etti.

* nihayet disiplin kurulu kararını verdi.

***

2-f.bahçe – şen görüşmesi

* 25 eylül 2011’de ali ve metin şen, f.bahçe yönetimiyle görüştü. şen ailesi, f.bahçe’nin cas davasını; yıldırım’ın da platini davasını çekmesi halinde platini ile bizzat görüşme ayarlayacaklarını; f.bahçe yönetimini hem platini hem de icra kurulu üyeleriyle görüştüreceklerini söyledi.

* şen ailesi, böyle bir görüşme sonunda da disiplin kuruluna gitmeden bu dosyanın kapatılması için her türlü çabayı göstereceklerini söyledi. aziz yıldırım kabul etmedi.

***

3-f.bahçe – cas davasi

* başta ali koç olmak üzere birçok yönetici davanın çekilmemesini istedi. hatta murat özaydınlı, cas davası çekilsin kararına imza atmadı. ama yıldırım’ın ısrarı; başbakan’ın isteğiyle “masum” olduğunu kanıtlama şansı ortadan kalktı.

4-f.bahçe ve lobi faciasi

* uefa, “sahaya yansımadı” tezine başından beri ikna olmadı. ama f.bahçe başkanının uefa veya platini ile görüşme şansı yoktu.

* henüz aydınlar tff’si iş başındayken ali koç-nihat özdemir ve cihan kamer, uefa icra kurulu üyeleri ile görüştü. uefa “cas davası’nı çekin; 1 yıl daha gelmeyin. disiplin kurulu’na
sevkedilmemeniz için elimizden geleni yapacağız” dedi. yıldırım gene kabul etmedi.

* dünyada “f.bahçe şike yapmamıştır” diyen tek kurum olan avrupa kulüpler birliği’ni bile ziyaret etmek yıldırım’ın aklına gelmedi.

* yaklaşık 2; 2.5 ay önce uefa, türkiye’ye başbakan’a da iletilmek üzere şu mesajı gönderdi: “türk futbolu hala bu isimlerden temizlenmedi mi?” f.bahçe kulağının üstüne yattı.

* en son ali şen görüşmesinde bile aziz yıldırım “bir şey olmaz” diyebildi. ya çok rahat ya da artık umurunda değil.

***

ve gelinen nokta:

f.bahçe bu durumu muhtemel bir g.saray lobisi faaliyetine bağlamaya çalışacak. “uefa ceza veremez” diye açıklamalar yapıyor; yapacak. ama işin görünümü öyle değil. uefa’dan f.bahçe’ye avrupa’dan men cezasının gelmesi neredeyse kesin gibi. sonra sivas-eskişehir-ibb kulüpleri ile ilgili cezalar gelebilir. sonrası daha felaket olabilir. uefa icra kurulu, kendi disiplin kurulunun aldığı kararlarla yetinebilir. ya da tff’ye “benim uyguladığım cezalara sen de uymalısın” diyebilir. işte o durumda puan silme ile kurtulma dahi olmayabilir. f.bahçe küme düşebilir. bu şu an için zayıf bir ihtimal gibi görünse de puan silme oldukça kuvvetli bir ihtimal olarak ortada duruyor.

***

bir yıldır yazıyorum. aziz yıldırım fenerbahçe’nin sırtında kendi hayatıyla ilgili gelişmeleri olumlu sonuçlandırmaya bakıyor. ama minare kılıfa sığmıyor işte. yıldırım gerçekten kendini değil f.bahçe’yi düşünseydi son kongrede aday olmazdı. yeni bir yönetim ile f.bahçe, uefa ayağını daha yumuşak geçerdi. ama “namus” dediği cas davasını çekip f.bahçe’yi ‘aklanma’ imkanından mahrum eden; aydınlar’ı, cemaati, ali şen’i, platini’yi, g.saray’ı, trabzonspor’u, kendi yöneticilerini, kardeşini özetle herkesi ama herkesi suçlayan aziz yıldırım en büyük suçludur. fenerbahçe’nin üzerinde koskoca bir yüktür. özgürlük savaşçısı, siyasal figür imajıyla ortalarda salınıp mehmet ağar ile görüşen de odur. hep suçladığı fethullah gülen’den sürekli randevu isteyen de odur. aziz yıldırım bugünden tezi yok istifa etmeli; camianın aylardır gördüğü kabuslar için f.bahçeliler’den özür dilemelidir. velev ki uefa’dan 1 gün bile ceza çıkmadı. tff de daha önce verdiği kararı aynen koruyabildi. fenerbahçeliler’in yaşadıkları 3 yıllık sıkıntıyı yok mu sayacağız? yargıtay kararı süreci hangi sabırla beklenecek? gelinen noktada fenerbahçe gibi 106 yıllık koca çınar, bir adamı daha fazla taşıyacak durumda değildir. sırtındaki korkunç yükten son sözünü söylemesini beklemektedir: istifa ettim; özür dilerim..

http://spor.haberturk.com...zur-dileyip-istifa-etmeli
--spoiler--
Kayyuma atanma tehlikesiyle karşı karşıya olan camia

http://spor.haberturk.com...7-kayyum-atanmasi-istendi
maalesef zor günler bakleyen takımım.

(bkz: sen en dipte oyna ben kaldırımda destekleyim)
taraftarı olduğum kulüp.

belki çok fanatik bağlıydım kendisine.

ama son gezi, direniş olaylarında, bjk, gs taraftarlarıyla beraber slogan attığımızı gördüğümde, futbolun çok ta önemli olmadığını anladım.

sarı lacivert renklerin de.

en büyük kimin olduğunun çok önemli olmadığının da.

evet hala çok seviyorum o renkleri.

ama aynı gazı beraber soluduğum hiç tanımadığım gs formalı arkadaşımı, belki de "hiç yoktan" kırdığım bjk formalı arkadaşımı, o olaylarda, o meydanlarda yanımda gördüğümde anladım, "futbol sadece futbol, fazlası değil".

çok ta anlam yüklememek lazım renklere.

belki aynı takımı tutuyoruz ama farklı görüşlerdeyiz.
belki farklı takımı tutuyoruz, ama aynı görüşteyiz. aynı "o" gazı soluyoruz.
bugün samuel holmen'i kadrosuna katarak büyüklüğünü bir kez daha göstermiş takım.
son iki saattir orta saha oyuncusu transfer etmiyor oluşu beni korkutan takımım.
teknik direktörü olmadan transfer yapan tuhaf klüp bu oyuncuları sen mi oynatacan aziz?
canım kalbim her şeyim. sen ne demek istediğimi anlayamazsın!
onun isminin geçtiği her an hayatımda var olan tek olgu bitiveriyor.
sevdanın adıdır. nokta.
Türkiye'nin en başarılı futbol takımı.
selçuk şahin'i tutup semih'i yollayan bir yönetime sahip takım.
© copyright 2005 - 2026