bugün
- herkes yatsın iyi geceler8
- oğlum çok güzel lan6
- cips olsa da yesek7
- istanbul un çok pahalı olması12
- the merich13
- aklını yitirmek4
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- ona bir şey söyle9
- 50 tl ile rolling yapmak6
- matbaanın gecikmesine sebep5
- manifest grubu3
- sözlük kızlarının kombinleri20
- horoz hayası çorbası5
- acıktım ben3
- velvet vs nervio19
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- sevgiliyle karşılıklı bira içmek2
- sevgiliyle karşılıklı cik cik diye ötüşmek2
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- yarın iş olduğu gerçeği3
- ilginç rüyalar2
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- marc cucurella6
- velvet13
- işini kaybetmek2
- parayla dert dinlenir2
- kadim kültürler4
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- bira cips6
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- nothing more never less2
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- gemici düğümü2
- slavko vincic15
- gocusuz sözlük4
- laptop5
- okulda felsefe dersinin gereksizliği tartışması2
- insan olmaya ceyrek kala13
- nervio11
- aga be şarkılar5
- ispanya20
- erzurum hassiko halayı2
ismet özel'in bir şiiri.
demirden sağnaklar altında uyur sevdiğim
göğsünde hazin ayak izleri eski şubatların
onu yaralar kıpırdatıyor
ve o sertelmektedir yaralardan
kasıklarına boşalmaktadır nal sesleri
saçları bukleli bir çocuğu öperek uyandıran
içimize güneşler bırakan nal sesleri.
keserle yontulmuş bir ağzı var sabahın
varınca bayrakları, marşları duyuyorum
başım çılgınca sarsılan dallarla uğraşıyor
durup dineliyorum bütün taframla
bütün taframla, bütün yumruklarım, bütün
hantal yüreklerin olduğu orda.
kesik kolları var aşkın
döl ve inat barındıran.
hırpanî bir okşayışla akşam
yanaşınca çocuklara
ben karakavruk yüzümün arkasında
kırbaçlayarak büyüttüğüm ağrıyı bırakıyorum
bana ne çerçilerden, çerilerden, kullardan
halksa kal'am onu kal'a kılan benim
boşanır damarlarıma yılların kahraman gürültüsü
çünkü kavganın göbeğidir benim yerim.
ay vurunca çatlatır göğsümdeki mahşeri
çünkü kavganın göbeğidir benim yerim
canlarım, kollarında parti pazubentleri
dik başlar, erkek haykırışlarla
göndere, en yukarlara çekiyorlar
en yukarlara çatlıycak kadar aşkî yüreklerini.
yıllardır çocuk başları akıyor yamacımızdan
yıllardır balçıklı bir hayvan çeperlerimizde
kentlimiz cebinde cinayet fotoğraflarıyla sofraya oturuyor
köylü -biraz sessizlik- ne tuhaf bir kelime?
asfalt yakıyor genzimi
asfalt adamlarını topluyor aramızdan
yıkılıp omuzdaşlarının seslerine
yıkılıp bir boran içinde toplayarak çiçeklerimi.
ben merd-i meydan
yani toprağın ve kanın gürzü
güllerin bin yıllık mezarı bendedir
yukardan bakarım efendilerin pusatlarına
insanların bütün sabahlarını merak ederim
gök hırpalanmaktadır merakımdan
ıtır kokan benim yumruklarımdır
benim kavgamdır o, aşk diye tanınan.
alanlara çok bilenmiş yüreğim alanlara
vurulsun kösleri şu gâvur sevdamızın
vursun isyanın bacısı olan kanım karanlığa
zülküf de vursun.
yüzüne ay kırıkları çarpıp uyansın sevdiğim.
demirden sağnaklar altında uyur sevdiğim
göğsünde hazin ayak izleri eski şubatların
onu yaralar kıpırdatıyor
ve o sertelmektedir yaralardan
kasıklarına boşalmaktadır nal sesleri
saçları bukleli bir çocuğu öperek uyandıran
içimize güneşler bırakan nal sesleri.
keserle yontulmuş bir ağzı var sabahın
varınca bayrakları, marşları duyuyorum
başım çılgınca sarsılan dallarla uğraşıyor
durup dineliyorum bütün taframla
bütün taframla, bütün yumruklarım, bütün
hantal yüreklerin olduğu orda.
kesik kolları var aşkın
döl ve inat barındıran.
hırpanî bir okşayışla akşam
yanaşınca çocuklara
ben karakavruk yüzümün arkasında
kırbaçlayarak büyüttüğüm ağrıyı bırakıyorum
bana ne çerçilerden, çerilerden, kullardan
halksa kal'am onu kal'a kılan benim
boşanır damarlarıma yılların kahraman gürültüsü
çünkü kavganın göbeğidir benim yerim.
ay vurunca çatlatır göğsümdeki mahşeri
çünkü kavganın göbeğidir benim yerim
canlarım, kollarında parti pazubentleri
dik başlar, erkek haykırışlarla
göndere, en yukarlara çekiyorlar
en yukarlara çatlıycak kadar aşkî yüreklerini.
yıllardır çocuk başları akıyor yamacımızdan
yıllardır balçıklı bir hayvan çeperlerimizde
kentlimiz cebinde cinayet fotoğraflarıyla sofraya oturuyor
köylü -biraz sessizlik- ne tuhaf bir kelime?
asfalt yakıyor genzimi
asfalt adamlarını topluyor aramızdan
yıkılıp omuzdaşlarının seslerine
yıkılıp bir boran içinde toplayarak çiçeklerimi.
ben merd-i meydan
yani toprağın ve kanın gürzü
güllerin bin yıllık mezarı bendedir
yukardan bakarım efendilerin pusatlarına
insanların bütün sabahlarını merak ederim
gök hırpalanmaktadır merakımdan
ıtır kokan benim yumruklarımdır
benim kavgamdır o, aşk diye tanınan.
alanlara çok bilenmiş yüreğim alanlara
vurulsun kösleri şu gâvur sevdamızın
vursun isyanın bacısı olan kanım karanlığa
zülküf de vursun.
yüzüne ay kırıkları çarpıp uyansın sevdiğim.
ismet özel'in ikinci şiir kitabıdır. sene 1969...
yaşamak bizimçün dokunaklı bir şarkı değil ki...
ismet özel in türk şiirinin en büyüklerinden olduğunun kanıtı şiirlerinden ve şiir kitaplarındandır...
ismet özel in türk şiirinin en büyüklerinden olduğunun kanıtı şiirlerinden ve şiir kitaplarındandır...
hiç ihtiyarlamayacakmış gibi duran bir şiir. taptaze kan. taptaze ümit.
soğuk savaş yıllarının dünyayı kasıp kavurmaya başladığı dönemde, türkiye'nin de bundan nasibini fikirsel ve politik bölünmüşlük ile fazlasıyla almış olduğu bir zamanda, şiirleriyle üst düzey mücadelesinde olan şairinin, ismet özel'in efsane şiiridir...
ismet özel in en önemli şiirlerinden.
link de verelim fondaki ney sesinden mahrum kalınmasın, https://www.youtube.com/watch?v=o1cJKnIBoSg&feature=player_embedded#!
ismet özel'e ait öylesine bi beğeni var ki içimde; yazdıklarıyla şaha kalkıyor hüsn-ü zannım. sanki ismet özel'in aforizmalarının dinlenilmediği bi hafta geçerse boş gibi. gerekli laflarla süslenmemişcesine eksikliği peydah oluyor..
''insanların bütün sabahlarını merak ederim
gök hırpalanmaktadır merakımdan
*
çünkü kavganın göbeğidir benim yerim.''
ismet özel'e ait öylesine bi beğeni var ki içimde; yazdıklarıyla şaha kalkıyor hüsn-ü zannım. sanki ismet özel'in aforizmalarının dinlenilmediği bi hafta geçerse boş gibi. gerekli laflarla süslenmemişcesine eksikliği peydah oluyor..
''insanların bütün sabahlarını merak ederim
gök hırpalanmaktadır merakımdan
*
çünkü kavganın göbeğidir benim yerim.''
demirden sağnaklar altında yazılan şiir.
her dizesiyle sevdiğim bir şiir. aynı zamanda ismet özel in kitabına ismini vermiş olan şiir. devrimcilikle aşkı kaynaştırıp bu kadar güzel yazılmış başka bir şiir var mıdır bilmem. herkesin okuması anlaması gerekir bu mükemmel şiiri.
türk şiir tarihinin en esaslı şiirlerindendir.
öyle içten, öyle derinden ve öyle yakından...
bir şiir evet ama sadece bir şiir değil.bin şiir...
bir şiir evet ama sadece bir şiir değil.bin şiir...
alanlara çok bilenmiş yüreğim alanlara...
işte bu yüzden alanlardayız.
işte bu yüzden alanlardayız.
neden hayatla devamlı kavgalı olduğumu anladığım şiirdir.
"çünkü kavganın göbeğidir benim yerim"
"çünkü kavganın göbeğidir benim yerim"
şiir sadece "evet, isyan" sözlerinden oluşsada yeterdi dediğim şiirdir. ordaki virgül anlayana çok şey ifade eder.
(bkz: isyan ahlakı)
''...
canlarım, kollarında parti pazubentleri,
dik başlar, erkek haykırışlarla
göndere, en yukarlara çekiyorlar,
en yukarlara, çatlayacak kadar aşki yüreklerini!
''
görsel
canlarım, kollarında parti pazubentleri,
dik başlar, erkek haykırışlarla
göndere, en yukarlara çekiyorlar,
en yukarlara, çatlayacak kadar aşki yüreklerini!
''
görsel
ismet özel 1 zamanı şiirlerden.
"ben karakavruk yüzümün arkasında
kırbaçlayarak büyüttüğüm ağrıyı bırakıyorum
bana ne çerçilerden, çerilerden, kullardan
halksa kal'am onu kal'a kılan benim"
"ben karakavruk yüzümün arkasında
kırbaçlayarak büyüttüğüm ağrıyı bırakıyorum
bana ne çerçilerden, çerilerden, kullardan
halksa kal'am onu kal'a kılan benim"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar