bugün
- 29 yaşındayım hiç sevgilim olmadı14
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması18
- yazarların en uçuk seks fantezileri7
- kanuni döneminde yaşansa olası ekşi başlıkları7
- dünyanın en samimiyetsiz cümlesi2
- harun abilik yaparken götü kaybeden yazarın dramı2
- kaliteli insanı belli eden detaylar15
- bütün gece için bana ne kadar ödeyebilirsin6
- are you iran8
- direnmekten yorulmak4
- turizmciler battı mutlu musunuz6
- ne zaman mutlu olacağız4
- tatile gelen gurbetçinin yürek burkan sözleri5
- iyi bir insanın acımasız bir insana dönüşmesi12
- evlat ayrımcılığı4
- fazla araştırmak kötü müdür8
- kırmızılı kadın3
- iran ordusunda abd ile ateşkes istemeyenler3
- sürekli cinsellikten bahseden erkek11
- haluk levent'in bahiste 390 milyon tl kaybetmesi8
- uluslararası evlilik4
- üstteki yazarı öv15
- sırf ibnelik olsun diye yapılan şeyler3
- dinler tarihinin en önemli olayı11
- sözlükteki zengin yazarlar3
- space oddity7
- yalnız kalmaktan korkmamak3
- türkiye'nin ırak'a 1 milyar dolar ödeyecek olması4
- the dark knight2
- götümü de açsam bakmayacaksınız12
- uysaljakobene burç baktırmak8
- uludağın ekşi sözlük gibi populer olamaması15
- kore filmi izleyememek4
- laboratuvarda sentetik hücre yapmak2
- sözlüğe bikinili fotoğrafını atan terbiyesiz3
- putinin türkiyede inşaatta çalışması3
- superman türkiye de çekilseydi4
- manifest grubu vs pkk7
- galericiler vs emlakçılar2
- erkeğe yakışmayan giysiler5
- sözlükteki ayaksever karşıtı blok10
- duş almak2
- ona bir şey söyle16
- maden suyu2
- dalından kiraz yiyip ölmek2
- naber bebeğim2
- çalışmak5
- yayınlanmamış tanrı röportajları4
- kişinin en rahatsız olduğu sosyal davranış8
- karınızı başka erkeğin kolunda görüp gülümsemek3
ismet özel'in bir şiiri.
demirden sağnaklar altında uyur sevdiğim
göğsünde hazin ayak izleri eski şubatların
onu yaralar kıpırdatıyor
ve o sertelmektedir yaralardan
kasıklarına boşalmaktadır nal sesleri
saçları bukleli bir çocuğu öperek uyandıran
içimize güneşler bırakan nal sesleri.
keserle yontulmuş bir ağzı var sabahın
varınca bayrakları, marşları duyuyorum
başım çılgınca sarsılan dallarla uğraşıyor
durup dineliyorum bütün taframla
bütün taframla, bütün yumruklarım, bütün
hantal yüreklerin olduğu orda.
kesik kolları var aşkın
döl ve inat barındıran.
hırpanî bir okşayışla akşam
yanaşınca çocuklara
ben karakavruk yüzümün arkasında
kırbaçlayarak büyüttüğüm ağrıyı bırakıyorum
bana ne çerçilerden, çerilerden, kullardan
halksa kal'am onu kal'a kılan benim
boşanır damarlarıma yılların kahraman gürültüsü
çünkü kavganın göbeğidir benim yerim.
ay vurunca çatlatır göğsümdeki mahşeri
çünkü kavganın göbeğidir benim yerim
canlarım, kollarında parti pazubentleri
dik başlar, erkek haykırışlarla
göndere, en yukarlara çekiyorlar
en yukarlara çatlıycak kadar aşkî yüreklerini.
yıllardır çocuk başları akıyor yamacımızdan
yıllardır balçıklı bir hayvan çeperlerimizde
kentlimiz cebinde cinayet fotoğraflarıyla sofraya oturuyor
köylü -biraz sessizlik- ne tuhaf bir kelime?
asfalt yakıyor genzimi
asfalt adamlarını topluyor aramızdan
yıkılıp omuzdaşlarının seslerine
yıkılıp bir boran içinde toplayarak çiçeklerimi.
ben merd-i meydan
yani toprağın ve kanın gürzü
güllerin bin yıllık mezarı bendedir
yukardan bakarım efendilerin pusatlarına
insanların bütün sabahlarını merak ederim
gök hırpalanmaktadır merakımdan
ıtır kokan benim yumruklarımdır
benim kavgamdır o, aşk diye tanınan.
alanlara çok bilenmiş yüreğim alanlara
vurulsun kösleri şu gâvur sevdamızın
vursun isyanın bacısı olan kanım karanlığa
zülküf de vursun.
yüzüne ay kırıkları çarpıp uyansın sevdiğim.
demirden sağnaklar altında uyur sevdiğim
göğsünde hazin ayak izleri eski şubatların
onu yaralar kıpırdatıyor
ve o sertelmektedir yaralardan
kasıklarına boşalmaktadır nal sesleri
saçları bukleli bir çocuğu öperek uyandıran
içimize güneşler bırakan nal sesleri.
keserle yontulmuş bir ağzı var sabahın
varınca bayrakları, marşları duyuyorum
başım çılgınca sarsılan dallarla uğraşıyor
durup dineliyorum bütün taframla
bütün taframla, bütün yumruklarım, bütün
hantal yüreklerin olduğu orda.
kesik kolları var aşkın
döl ve inat barındıran.
hırpanî bir okşayışla akşam
yanaşınca çocuklara
ben karakavruk yüzümün arkasında
kırbaçlayarak büyüttüğüm ağrıyı bırakıyorum
bana ne çerçilerden, çerilerden, kullardan
halksa kal'am onu kal'a kılan benim
boşanır damarlarıma yılların kahraman gürültüsü
çünkü kavganın göbeğidir benim yerim.
ay vurunca çatlatır göğsümdeki mahşeri
çünkü kavganın göbeğidir benim yerim
canlarım, kollarında parti pazubentleri
dik başlar, erkek haykırışlarla
göndere, en yukarlara çekiyorlar
en yukarlara çatlıycak kadar aşkî yüreklerini.
yıllardır çocuk başları akıyor yamacımızdan
yıllardır balçıklı bir hayvan çeperlerimizde
kentlimiz cebinde cinayet fotoğraflarıyla sofraya oturuyor
köylü -biraz sessizlik- ne tuhaf bir kelime?
asfalt yakıyor genzimi
asfalt adamlarını topluyor aramızdan
yıkılıp omuzdaşlarının seslerine
yıkılıp bir boran içinde toplayarak çiçeklerimi.
ben merd-i meydan
yani toprağın ve kanın gürzü
güllerin bin yıllık mezarı bendedir
yukardan bakarım efendilerin pusatlarına
insanların bütün sabahlarını merak ederim
gök hırpalanmaktadır merakımdan
ıtır kokan benim yumruklarımdır
benim kavgamdır o, aşk diye tanınan.
alanlara çok bilenmiş yüreğim alanlara
vurulsun kösleri şu gâvur sevdamızın
vursun isyanın bacısı olan kanım karanlığa
zülküf de vursun.
yüzüne ay kırıkları çarpıp uyansın sevdiğim.
ismet özel'in ikinci şiir kitabıdır. sene 1969...
yaşamak bizimçün dokunaklı bir şarkı değil ki...
ismet özel in türk şiirinin en büyüklerinden olduğunun kanıtı şiirlerinden ve şiir kitaplarındandır...
ismet özel in türk şiirinin en büyüklerinden olduğunun kanıtı şiirlerinden ve şiir kitaplarındandır...
hiç ihtiyarlamayacakmış gibi duran bir şiir. taptaze kan. taptaze ümit.
soğuk savaş yıllarının dünyayı kasıp kavurmaya başladığı dönemde, türkiye'nin de bundan nasibini fikirsel ve politik bölünmüşlük ile fazlasıyla almış olduğu bir zamanda, şiirleriyle üst düzey mücadelesinde olan şairinin, ismet özel'in efsane şiiridir...
ismet özel in en önemli şiirlerinden.
link de verelim fondaki ney sesinden mahrum kalınmasın, https://www.youtube.com/watch?v=o1cJKnIBoSg&feature=player_embedded#!
ismet özel'e ait öylesine bi beğeni var ki içimde; yazdıklarıyla şaha kalkıyor hüsn-ü zannım. sanki ismet özel'in aforizmalarının dinlenilmediği bi hafta geçerse boş gibi. gerekli laflarla süslenmemişcesine eksikliği peydah oluyor..
''insanların bütün sabahlarını merak ederim
gök hırpalanmaktadır merakımdan
*
çünkü kavganın göbeğidir benim yerim.''
ismet özel'e ait öylesine bi beğeni var ki içimde; yazdıklarıyla şaha kalkıyor hüsn-ü zannım. sanki ismet özel'in aforizmalarının dinlenilmediği bi hafta geçerse boş gibi. gerekli laflarla süslenmemişcesine eksikliği peydah oluyor..
''insanların bütün sabahlarını merak ederim
gök hırpalanmaktadır merakımdan
*
çünkü kavganın göbeğidir benim yerim.''
demirden sağnaklar altında yazılan şiir.
her dizesiyle sevdiğim bir şiir. aynı zamanda ismet özel in kitabına ismini vermiş olan şiir. devrimcilikle aşkı kaynaştırıp bu kadar güzel yazılmış başka bir şiir var mıdır bilmem. herkesin okuması anlaması gerekir bu mükemmel şiiri.
türk şiir tarihinin en esaslı şiirlerindendir.
öyle içten, öyle derinden ve öyle yakından...
bir şiir evet ama sadece bir şiir değil.bin şiir...
bir şiir evet ama sadece bir şiir değil.bin şiir...
alanlara çok bilenmiş yüreğim alanlara...
işte bu yüzden alanlardayız.
işte bu yüzden alanlardayız.
neden hayatla devamlı kavgalı olduğumu anladığım şiirdir.
"çünkü kavganın göbeğidir benim yerim"
"çünkü kavganın göbeğidir benim yerim"
şiir sadece "evet, isyan" sözlerinden oluşsada yeterdi dediğim şiirdir. ordaki virgül anlayana çok şey ifade eder.
(bkz: isyan ahlakı)
''...
canlarım, kollarında parti pazubentleri,
dik başlar, erkek haykırışlarla
göndere, en yukarlara çekiyorlar,
en yukarlara, çatlayacak kadar aşki yüreklerini!
''
görsel
canlarım, kollarında parti pazubentleri,
dik başlar, erkek haykırışlarla
göndere, en yukarlara çekiyorlar,
en yukarlara, çatlayacak kadar aşki yüreklerini!
''
görsel
ismet özel 1 zamanı şiirlerden.
"ben karakavruk yüzümün arkasında
kırbaçlayarak büyüttüğüm ağrıyı bırakıyorum
bana ne çerçilerden, çerilerden, kullardan
halksa kal'am onu kal'a kılan benim"
"ben karakavruk yüzümün arkasında
kırbaçlayarak büyüttüğüm ağrıyı bırakıyorum
bana ne çerçilerden, çerilerden, kullardan
halksa kal'am onu kal'a kılan benim"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar