bugün

Dede tarafından verilen nasihatlerdir. Kulağa küpe olur. Hayat yolculuğuna ışık tutar.
Benim rahmetli dedem şunları söylemişti.

+ hasta olunca, iyileşmek için b*k bile yersin torun!
+ bu hayatta ufak ufak tırıklayacaksın.
+ fırsatı bulunca parayı kaldırıp, toz olacaksın.
Dedem derdi ki:

"Evladım, hayatta üç şeye fazla güvenme:
cebinde olmayan paraya,
seni sevmeyen insana,
bir de pazartesi verilen ‘bu hafta kesin başlıyorum’ sözlerine."

Sonra çayından bir yudum alırdı.

"insanları üzme, derdi ama kendini de salak yerine koydurma. Herkese iyilik yaparsan melek olmazsın, bazen sadece bedava eleman olursun."

Bir de kadınlar konusunda çok konuşurdu.

"Bak oğlum, derdi, kadın haklıysa özür dile. Haksızsa yine özür dile. Ama önce hangisinin olduğunu anlamaya çalış. Çünkü bazen mesele haklılık değil, evde huzurdur."

Sonra ciddi bir ifadeyle eklerdi:

"Paran varsa dostun çok olur. Paran yoksa dostunun kim olduğunu öğrenirsin. ikisi de pahalı derstir."

Akşamüstü bastonunu alıp kapıya yönelirken son nasihatini verirdi:

"Hayatı fazla ciddiye alma. Ölüm zaten yeterince ciddi. Sen arada bir rakı sofrasına değilse bile güzel bir kahvaltıya otur, sevdiğin insanı ara, borcunu vaktinde öde. Gerisi memleket meselesi."

Dedem böyle derdi.

Ben de yıllar sonra anladım:

Adamın diploma yerine yaşanmışlığı vardı.
az konuş, az uyu, az ye... her şey gelir geçer, yaptığın ibadetler seninle kalır. namaza önem ver.
Dedem esnafın takımı tarafı olmaz derdi.
Benim babamı bütün torunları seviyor. Dede olarak tavsiye ederim.
© copyright 2005 - 2026