bugün
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor17
- pkk lılar ermeni dölüdür deyince hırttıran hırt9
- siyaset üstü yazarlar7
- manisada okul saldırısı16
- mel mel abi dün neden bira içmeye gelmedin6
- hepinizi çok seviyorum lan gelin sarılıcam5
- true nickli yazar10
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri9
- husiler yüzünden gemilerin 15 gün gecikmesi8
- sözlüğümde siyaset istemiyorum kampanyası8
- türkiye bir kedi cumhuriyetine nasıl dönüştü8
- mel mel bakan gibson'ın tatlı dili7
- yapay zekaya entry yazdırmak7
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek5
- kastamonu3
- erkeklerin artık kadınların peşinden koşmaması7
- sarı torbadan rahatsız olan kürt7
- habire1223
- türkiye de muhalefet var mı4
- atlet giymeyen insan6
- sözlükteki teroristler5
- meloş samundari khazana curry yemeye gelmedin2
- z kuşağı7
- seri gizli artı oy veren melek4
- çok sıkıcısınız amk2
- hayatın güzel olması2
- hırttırmak2
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- gocu bak bi7
- her şeye neden diye sorma alışkanlığı4
- çıplakken buzdolabının kapağını açmak4
- tas kafa traşlı hırt sorunu5
- evliliği ayakta tutan güçler6
- husiler ve mekke ittifakı'nın ilk sınavı4
- kedi restaurantı2
- anın görüntüsü27
- turgutlu da okul önünde silahlı saldırı2
- türkler ile moğollar kardeştir18
- oğuzhan koç'un seyirciyi azarlaması2
- dünyanın en ölümcül terör örgütü hristiyan lra6
- foşik törklörön liginde birinci amedspor17
- s'i l v'e r m'i s t'in kullandığı ucuz parfüm17
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı12
- drew barrymore4
- atatürk diyor ki9
- mason greenwood6
- orta asyadakilerin penis boyu3
- tavuk pilav yiyen erkek3
- baturay özdemir2
- musa anter10
hiç gitmediğim yer. nasıl bir yer çok merak ediyorum.
erkek kısmının bıyığının * * kış aylarında tipide buz tutması, yıllarca milletin "öfff" diye geçerek burnunu tıkadığı porsuk çayının belediyece rehabilite edilip plaj yapılması, pastırma almak için teee ebesinin nikahından gelinip doktorlar caddesindeki köprünün hemen ilk ayağında yer alan kasabın yolunun özlenmesi, "bi' 10-15 dakika hamam sefası yapalım" diyerek çarşının orta yerinde hamam aranması, kekik toplanılan "huzurevi tepesi"nin artık bir beton kent haline gelmesi gibi enstantenelerinin olduğu güzel şehir. *
aynı bursa gibi alıştıkça sevilen bir şehirdir. hemen sevemezsiniz. ancak iki - üç ay sonra sokaklarda tezahurat yaparak yürüyen eskişehirspor taraftarı, porsuk kıyısında oturup çay içilesi güzel kafeler, iğne atsan yere düşmez çarşı ve hamamyolu, öğrenci dolu eskibağlar, güzel yunus emre kampüsü, şehrin her yerindeki heykeller, tramvay yolu üstündeki, mağaza dolu doktorlar caddesi, tarihi odunpazarı evleri size gülümsemeye başlar.
(bkz: adını sen koy) filmi ile adalar mevkinde kahvaltı yapmanın ne kadar da güzel olacağını çağrıştırıp duran şehrimiz.
bir yandan artık okul bitse de terk etsek dediğim, bir yandan da ben bu düzeni nasıl bırakıp da döneceğim dediğim şehirdir.
bağlar kaldırımlarındaki çukurları bile çözdüm artık; acaba bu sefer su nerden sıçrayacak, espark güvenliklerinin siması beynime kazındı, her eve döndüğümde aynı yolları yürümekten içim sıkıldı, aytaç caddesinin her bir sokağını karış karış ezberledim. ama çok güzel dostluklar kazandırdı bana, kardeşimden ayırmayacağım insanlar.. bir de her bir karışında yaşadığım tarifsiz anlar.. ee beni, bana kazandırdığından bahsetmiyorum bile. bu şehre geldiğimde çocuktum resmen, 17 yaşındaydım. eskişehir'in ayazıyla büyüdüm, yazın katlanmak zorunda kaldığım kuru sıcağına değinmek dahi istemiyorum. kanatlı fırını'yla, del mundo'suyla, sağlık pide'siyle, karakedi bozacı'sıyla hatırımda kalacak. özleyecek miyim orasını yaşayıp göreceğiz.
bağlar kaldırımlarındaki çukurları bile çözdüm artık; acaba bu sefer su nerden sıçrayacak, espark güvenliklerinin siması beynime kazındı, her eve döndüğümde aynı yolları yürümekten içim sıkıldı, aytaç caddesinin her bir sokağını karış karış ezberledim. ama çok güzel dostluklar kazandırdı bana, kardeşimden ayırmayacağım insanlar.. bir de her bir karışında yaşadığım tarifsiz anlar.. ee beni, bana kazandırdığından bahsetmiyorum bile. bu şehre geldiğimde çocuktum resmen, 17 yaşındaydım. eskişehir'in ayazıyla büyüdüm, yazın katlanmak zorunda kaldığım kuru sıcağına değinmek dahi istemiyorum. kanatlı fırını'yla, del mundo'suyla, sağlık pide'siyle, karakedi bozacı'sıyla hatırımda kalacak. özleyecek miyim orasını yaşayıp göreceğiz.
sevimli ama çok küçük olan 3-4 saatte gezip terkedilecek şehir.
gurur duyduğum bisikletimle antrenman yaparken zevk aldığım memleketim.
tam 5 yıl önce terkettiğim sevgilim. aklım halen onda ama.
operadan esogüye giden tramvay var mı diye merak ettiğim şehir. bilgilendirenler tez zamanda sevdiğine kavuşsun. mesaja bekliyorum, bi el atın.
Adı ile pek uyuşmayan güzelim şehir. Anlaşılan o ki Konyalılar içten içe değil bayağı apaçık şekilde kıskanıyorlar. Konya ile nasıl kıyaslanır anlamak mümkün değil, gerçi ben Ankara'da bile sıkıldım ya...insanların cıvıl cıvıllığı benim pek bir hoşuma gidiyor. Cafeler dolup dolup taşıyor, çoğu gençler. Oh, mis, daha ne istersin. Hele ki yanlarından geçip de öğrenci diyaloglarına kulak kesilirseniz pek bir nostaljik oluyor. Bir kaç sene sonra hayatın içine atılıp ebelerinin hörekesini görecekler ama onların şu anki masumluklarını gözlemlemek bile pek bir güzel. Evet, çok özleyeceksiniz bu günleri.
Eskişehir bir öğrenci şehri. Buraya üniversitenin açılmasıyla büyüyüp serpilmiş, kendini bulmuş. Şahane bir belediye başkanı ile de kentin tüm imajı değişmiş. Bunu bütün Türkiye söylüyor. Fesatlığın anlamı yok.
Ben senede bir falan gelirim ama her gelişimde de bir miktar değişmiş, gelişmiş bulurum. Caddelerinin isimlerini falan bilmiyorum. Verman Otel'de kalıyorum daha önce Albatros Otel'de ya da Green park'ta kalırdık ama burası daha mütevazi olmasına rağmen şehrin göbeğinde. Her yer yürüyüş mesafesinde.
Eskişehir'de ne yapılmaz? Kesinlikle kokoreç yenmez. Hele benim gibi bir izmirli iseniz asla yapmayın. Eskişehirlilere ya da burada kokoreç yiyenlere acıdım. Bambaşka bir şey yapıyorlar. Nasıl da imrenmiştim yanından geçerken. Adamlar bir miktar pişirdikleri kokoreçi doğramışlar ve siparişi verince o doğranmış kokoreçi büfe ızgarasının üzerine atıp pişiriyorlar. Olay tamamen bitiyor ve bu kesinlikle göreceli bir kavram da değil. Dileyene domates falan atıyorlar. Kokoreç bir yemeğin adıdır, bağırsağın değil. Onun usulü de bellidir. Alıp bambaşka bir şeye çeviriyorsanız başka bir isim verin sayın Eskişehirli kokoreççiler. Hem sucuk ve köfte pişirdiğin ocağın üzerinde nasıl kokoreç pişirirsin. Tadı yansıyor. Gerçi kızgın ızgaranın üzerinde kokoreç köpüre köpüre pişerken resmen iğrendim. Başka yapan yerler varsa bilemem ama Espark'ın arkasında 2-3 tane büfe var ki, hepsi aynı yöntemle yapıyorlar, kokoreçi seviyorsanız ve aslını yediyseniz asla orada yemeyin. O güzelim tadı da öldürmeyin kafanızın içinde.
Bir de ne kadar çok waffle'cı var burada ve hepsi de iş yapıyor. Eskişehirliler mi çok seviyor yoksa yurdun çeşitli yerlerinden gelen öğrenciler mi bu kadar popüler kılıyor bilemedim. Ama yaşasınlar, iş yapsın o waffle'cılar isterim.
Eskişehir'de hayat ucuz olmalı. Çünkü başka yerde görmediğim kadar küçük esnaf cadde üstündeki dükkanlarda hayatını döndürebiliyor. Terzisi, çiçekçisi, pet shop'u en işlek cadde üstünde barınabiliyor. Hoşuma gitti gerçekten.
Ben yaşayan yerleri sevdiğim için Odun Pazarı evleri çok sarmadı açıkçası. Kök gibi fiyatlarla zaman geçiriyorsunuz. Yemekler güzel ama fiyatlar abartılı. Değer mi, değmez bence. Yarın ayrılıyorum, görüşmek üzere Eskişehir. Bir gün sadece gezmeye geleceğim buraya...
Eskişehir bir öğrenci şehri. Buraya üniversitenin açılmasıyla büyüyüp serpilmiş, kendini bulmuş. Şahane bir belediye başkanı ile de kentin tüm imajı değişmiş. Bunu bütün Türkiye söylüyor. Fesatlığın anlamı yok.
Ben senede bir falan gelirim ama her gelişimde de bir miktar değişmiş, gelişmiş bulurum. Caddelerinin isimlerini falan bilmiyorum. Verman Otel'de kalıyorum daha önce Albatros Otel'de ya da Green park'ta kalırdık ama burası daha mütevazi olmasına rağmen şehrin göbeğinde. Her yer yürüyüş mesafesinde.
Eskişehir'de ne yapılmaz? Kesinlikle kokoreç yenmez. Hele benim gibi bir izmirli iseniz asla yapmayın. Eskişehirlilere ya da burada kokoreç yiyenlere acıdım. Bambaşka bir şey yapıyorlar. Nasıl da imrenmiştim yanından geçerken. Adamlar bir miktar pişirdikleri kokoreçi doğramışlar ve siparişi verince o doğranmış kokoreçi büfe ızgarasının üzerine atıp pişiriyorlar. Olay tamamen bitiyor ve bu kesinlikle göreceli bir kavram da değil. Dileyene domates falan atıyorlar. Kokoreç bir yemeğin adıdır, bağırsağın değil. Onun usulü de bellidir. Alıp bambaşka bir şeye çeviriyorsanız başka bir isim verin sayın Eskişehirli kokoreççiler. Hem sucuk ve köfte pişirdiğin ocağın üzerinde nasıl kokoreç pişirirsin. Tadı yansıyor. Gerçi kızgın ızgaranın üzerinde kokoreç köpüre köpüre pişerken resmen iğrendim. Başka yapan yerler varsa bilemem ama Espark'ın arkasında 2-3 tane büfe var ki, hepsi aynı yöntemle yapıyorlar, kokoreçi seviyorsanız ve aslını yediyseniz asla orada yemeyin. O güzelim tadı da öldürmeyin kafanızın içinde.
Bir de ne kadar çok waffle'cı var burada ve hepsi de iş yapıyor. Eskişehirliler mi çok seviyor yoksa yurdun çeşitli yerlerinden gelen öğrenciler mi bu kadar popüler kılıyor bilemedim. Ama yaşasınlar, iş yapsın o waffle'cılar isterim.
Eskişehir'de hayat ucuz olmalı. Çünkü başka yerde görmediğim kadar küçük esnaf cadde üstündeki dükkanlarda hayatını döndürebiliyor. Terzisi, çiçekçisi, pet shop'u en işlek cadde üstünde barınabiliyor. Hoşuma gitti gerçekten.
Ben yaşayan yerleri sevdiğim için Odun Pazarı evleri çok sarmadı açıkçası. Kök gibi fiyatlarla zaman geçiriyorsunuz. Yemekler güzel ama fiyatlar abartılı. Değer mi, değmez bence. Yarın ayrılıyorum, görüşmek üzere Eskişehir. Bir gün sadece gezmeye geleceğim buraya...
türkiye'nin en güzel şehirlerinden biri, belki de en soğuk... güzeldir eskişehir, anadolunun içinde bir avrupa semtini hissettirir size her şeyiyle modern ve hoştur.
araba kullanmayı bilmeyen insan dolu güzel memleketim. aga duruyorum her bayram biri gelip koyuyor ben bu işi anlamadım.
Doğup büyüdüğüm ve heryerde gururla anlattığım canım memleketim.
an itibariyle ayazıyla yalnızlığımı yüzüme yüzüme vuran şehirdir. sokak lambaları loş, sokaklar bomboş ve kulağa çalınan rüzgarın salladığı ağaç sesleri.. bu da güzel, ışıklar porsuğa vuruyor.
Güzel bir şehir ve üniversite hayatının tam olarak yaşandığı güzelim il.
görsel
görsel
sabah ayazı olan öğlen terleten akşam donduran şehir.
ulaşım sıkıntısı da mevcut özellikle sabahları.
belli bi süre sevilir sonrasında can sıkıntısı yaratır.
bi nevi küçük ankara tadı verir.
ulaşım sıkıntısı da mevcut özellikle sabahları.
belli bi süre sevilir sonrasında can sıkıntısı yaratır.
bi nevi küçük ankara tadı verir.
Eskişehir çok güzel Eskişehir çok güzel nidalarından sonra yavaş yavaş hanzoların doluşmaya başladığı şehir.
giderseniz papağan dan çiğbörek yemeyi unutmayın.
giderseniz papağan dan çiğbörek yemeyi unutmayın.
afyonda olmama sebebiyle sık sık ziyaret ettiğimiz şehir.sadece ziyaretten öteye gitmesine rağmen izmirden sonra özlediğim 2. şehirdir kendileri.
bu aralar buz gibidir yağmurludur.
kar bekliyoruz. bi yağsa ah bi.
kar bekliyoruz. bi yağsa ah bi.
iki ay aradan sonra kavuştuğum güzel şehir.
yemekleri bedava dağıtsalar tam güzel olacak şehir.
5 tl'ye çiftlik kebap satıldığını görünce düşüp bayılacaktık ankaralılar olarak. beyaz peynirli sandviçin 5 tl olduğu bi yerde yaşıyoruz ondan zaar.
gidin, odunpazarı ilçesini mutlaka görün.
mumya müzesinde gezinin. süper.
5 tl'ye çiftlik kebap satıldığını görünce düşüp bayılacaktık ankaralılar olarak. beyaz peynirli sandviçin 5 tl olduğu bi yerde yaşıyoruz ondan zaar.
gidin, odunpazarı ilçesini mutlaka görün.
mumya müzesinde gezinin. süper.
kalabak gibi harika bir suya sahip bir şehir. ayazını bile özlediğim canım şehrim.
Tekila 5 liradır.
çok sevdiğim bir asker arkadaşımın yaşadığı şehir.
sürekli davet eder ama bir nasip olmadı gidip görmek.
sürekli davet eder ama bir nasip olmadı gidip görmek.
satılmış eskisehir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar