bugün
- tai lung16
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması16
- iktidar değişince aktroller ne olacak sorunsalı14
- ameliyat olmak14
- hoşgörü dini islam11
- ateist dövmek11
- kemalistler16
- ulusalcılar4
- sözlük kızları neden böyle değil sorunsalı3
- türklerin pis olması8
- usualsuspect'in istemeyeceği en son durum5
- ümmetçiler4
- velvet52
- ona bir cümle bırak10
- chp de 26 il başkanının görevden alınması2
- yakışıklı olmanın faydaları5
- erector dedemiz5
- aktif gay3
- kylie jenner4
- almanya milli futbol takımı2
- velvet hanımkızımız8
- seni ne mutlu eder sorusu4
- hergün dondurma yenir mi4
- denize girmek3
- 0 0 719
- muşlettin amca2
- fatır suresi 41 ayet3
- tl4
- ahmet burak erdoğan8
- sarapci koala4
- israil10
- türkiye14
- kylian mbappe2
- hiçbir şey bilmeyip üst kademede çalışmak5
- sevgililer nerede seks yapıyor9
- rüyalar gerçek olsaydı3
- aşure vs waffle8
- türk kahvesi eşlikçisi6
- iremga3
- waffle2
- futbol33
- bugün ne yaptınız6
- kadın yazarların daha fazla oylanıp takip edilmesi6
- akepede kliklerin savaşı11
- selam sözlük2
- bu hesap gizlidir2
- swinger2
- kürtler sizden nefret ediyor5
- kadir mısıroğlu'nun soyu20
- evli kadınla beraber olmak4
kanadığında yara olmaktan çıkan, doğuştan gelen "ben de böyleyim işte" özgürlüğünü hadım edenlerin bıçaklarını paslandıran güneş, ayaklarını koparan filistin askısı..
söylenmesi en zevkli ingilizce kelimelerdendir. ekiilibriyum diye okunur. türkçe denge, matematikte geçen hali ise denk demektir.
kendi türünde, Yeni dönemin en derli toplu filmlerinden birisidir. bilim kurgu ile harmanlanmış harika bir distopyadır. Kesinlikle izlemek gerekir.
ayrıca; (bkz: prozium)
ayrıca; (bkz: prozium)
nineteen eighty four a estetik katılmış bir senaryoya sahip film. afişi fazlasıyla matrixi andırmaktadır. sırf christian bale için izlemiştim, harika bir film. sırf bir köpek yavrusu için john preston ın yaptıkları için izlenmeli. filmin ana düşüncesi totaliter düzene karşı isyan, türkçe ye çevrilmiş adı da isyan, ama bunları gösteriş şekli çok farklı. sean bean a yine yazık oluyo. bir de dominic purcell başrol oyuncusu değil hatta filmde toplam 20 saniye bile görünmüyo, ama jenerik filmde görünme sırasıyla yazıldığı için her yerde adı ilk sırada, aldanmayınız, lincoln burrows izlemek için film alıyosanız bunu geçiniz. ha tabi bu filmi izlemek için yüzlerce sebep var bir an önce bunlardan birini edinip izleyin.
bir toplum ve sistem eleştirisi gibi başlayıp sonlara doğru tek kişilik süper kahraman fantazyasına dönüşüverip hayal kırıklığı yaratan bilim-kurgu film.
shiva shidapu nun güzel bir goa trance parçası.
(bkz: denge)
iktisat dersinde sürekli bulmaya çalıştığımız fakat bir türlü bulmadığımız grafik üstündeki bir nokta hatta birden fazlada olabilirler bilmiyorum.
matriksvari ama çok daha güzle bir filmdir.
edit: (bkz: equilibrium)
edit: (bkz: equilibrium)
en sondaki ateş etmeli yakın dövüş sahnesi işte budur dedirtir.
bütün gün üzerlerinde siyah palto ve kafalarında motosiklet kaskıyla gezen muhafızlara, başarısız özel efektlere ve rolüne hiç yakışmamış, romantik komedi filminden fırlamış gibi görünen bir kötü adama sahip film. sean bean'in de daha filmin başında harcanmasıyla iyice nefretimi kazanmıştır. amma ve lakin senaryosu sağlamdır. christian bale yine o soğuk ve karizmatik adam rolünde döktürüyor. kavga sahnelerinin koreografileri de iyi düşünülmüş. ama yetmez.
türkçeye isyan adıyla çevrilmiş olan bilim-kurgu / aksiyon, 2002 amerikan yapımı film. yönetmenliğini Kurt Wimmer'ın yaptığı filmin senaryosu John Hamburg'a ait. başrollerde ise Dominic Purcell, Christian Bale, Emily Watson gibi sağlam isimleri izlemek mümkün.
senaryo distopya üzerine kurulu. izlemeyenlere afişlerden ötürü matrix taklidi havası verse de bambaşka bir konusu ve üslubu var. özetlemek gerekirse, insanlara haz veren her türlü şey yasaklanmıştır ki filmde de özellikle patlama noktası sanattır. mona lisanın imha edilişi ve kapı gibi adamın bir köpek yavrusu karşısındaki duygulu anları biz izleyenlere de "böyle sisteme koyayım" dedirtmiştir.
christian bale'e oyunculuğundan ötürü bir kez daha hayran olmuştum, keşke dominic purcell de daha uzun oynasaydı. * * * .
senaryo distopya üzerine kurulu. izlemeyenlere afişlerden ötürü matrix taklidi havası verse de bambaşka bir konusu ve üslubu var. özetlemek gerekirse, insanlara haz veren her türlü şey yasaklanmıştır ki filmde de özellikle patlama noktası sanattır. mona lisanın imha edilişi ve kapı gibi adamın bir köpek yavrusu karşısındaki duygulu anları biz izleyenlere de "böyle sisteme koyayım" dedirtmiştir.
christian bale'e oyunculuğundan ötürü bir kez daha hayran olmuştum, keşke dominic purcell de daha uzun oynasaydı. * * * .
inanilmaz harika bir film. duygularini kaybeden ask yok hirs yok hicbir sey yok. eger olursa olmeye mahkum oluyorsun. bu sekilde artik savaslarin onune gecmeyi hedeflemis bir toplum yapisi isleniyor filmde. herkes izlemeli, ayrica komunizmin tam tanimi olmasa da kominizme cok benziyor. izledikten sonra komunizm hakkindaki gorusleriniz kotu olcagini tahmin ediyorumdur.
Gündemdeki Haberler