bugün
- sözlük erkeklerinin bicepsleri79
- sözlük erkeklerinin göğüs kasları12
- akplisin yani27
- duanın bir şeye yaramaması27
- bicepsini çıkartıp sözlük kızlarına gösteren hain7
- nickinde k harfi olan yazara olan aşkım6
- gönlü zengin kalbi güzel erkek10
- 3 saat çalışan çamaşır makinesi9
- 24 eylül 2017 sözlük erkekleri sözlük kızları maçı6
- fon vurgunu52
- fatma betül sayan kaya22
- ne yapıyorsun8
- kısa boylu ama kaba erkek3
- ideal erkek vücudu nasıl olmalıdır5
- aykirikadin13
- akp li akp li bakan tip8
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı24
- biberiye turşusu3
- ayak fetişizminin neresi sapıklık9
- dudak dolgusu2
- çirkin ama fakir erkek7
- bir oturuşta yarım ekmek tost yiyen erkek4
- geliyorum diyen erkek4
- galatasaray lille'i yenemesin tanga giyerim4
- ayak fetişisti ama fakir erkek3
- sözlük çok bozdu4
- ahlak anlayışı apış arasına sıkışmış tipler2
- neden 50 tane arap devleti var12
- menuet4
- ben memeye meme demem halka arz edilmedikten sonra5
- fransa da kısmi sokağa çıkma yasağının uzatılması9
- lille galatasaray maçı saat 19 45 te trt 1 de4
- 21 ekim dünya diyarbakırlılar günü8
- dölüm geldi diyen erkek2
- at gözlüklü insanlar6
- en iyi televizyon3
- akşamki tantana15
- sözlüğün politize olması5
- izmirbeyefendisi'nin yakışıklı olması11
- kürtaj hak mıdır sorunsalı7
- kalın dudaklı erkekler5
- fingirdeklerin kabuklarına çekilmesi7
- az kişinin bildiği müthiş lezzetler7
- asla akp'ye oy vermem tabi ki devlet bahçeli6
- 9 5 çalışan ipneler12
- traveler of secret moments adamlığı6
- bugün uyuyakalmışım11
- terlikle döven anne13
- inek sütü içen cani4
- cenazende kötü bilirdik denmesi12
insanı intihara teşfik eden king crimson eseri.
insanda gitar çalma isteği bırakmayan, ulan böyleleri de var işte dediğim necrophagist albümü. tertemiz bir kayıt, akıl almaz sololar, sürekli değişkenlik gösteren riffler kısacası mükemmel bir müzisyenlik şöleni. her şarkı aşmış fakat öne çıkan parçalar benim açımdan; stabwound, diminished to be, only ash remains, seven ve symbiotic in theory. gerçi albümdeki 8 şarkıdan 5'ini saydım, ama olsun hepsi çocuğum gibi. bu albüm amuda kalkarak dinlenirse daha etkili olur. demedi demeyin.
hicbir zaman kulaga kotu gelmeyecek,eskimeyecek,sikmayacak olan king crimson sarkisidir.
plağına sahip olduğum king crimson'un unutulmaz şarkısıdır.
adamin amina koyan şarkilar listesine sokunulasi king crimson şaheseri.
Yalansız! Daha evelleri gibi geçen gece sabaha kadar 74 kere aralıksız dinlediğim ve her seferinde tavanda gözlerimi bulduğum king crimson mucizesidir.
yalansiz! bir gece sabaha kadar 74 sefer araliksiz dinlediğim, her seferinde beni aptalla$itan king crimson mucizesi.
o ne lan öyle, intihar etme sebebi.
o ne lan öyle, intihar etme sebebi.
orjinal ismi gidam olan kore yapımı bir korku filmi.
king crimson'ın kişiyi mazoşist yapan şarkısı. bünyeyi telef etmesine karşın defalarca dinletir. intihar etmeden önce dinlenilirse temaya uygun olur, cuk oturur.
gerek vokalistin yorumu gerekse sound olarak insanı etkileyen 70 lerden kalma süper ötesi birşey.
antimatter'in insanın içini işleyen süper şarkısı.
bünyeye zarar şarkıdır. fakat her nasıl bir güçse gider onu açtırır köpek gibi de kendini tekrar tekrar dinleten king crimson parçası.
king krimson' un efsane şarkısıdır. o bir klasiktir.
"..confusion will be my epitaph.."
king crimson'ın klasikleşmiş, antimatter'ın ise başdöndüren ağıtları. antimatter'a ait olan planetary confinement albümünde bulunur, tadından yenmez lakin introsundaki kemanları sakat çocuk, fakir varoş ailesi haberlerinde sık sık fon müziği olarak duyuyoruzi örseleniyoruz.
antimatter in mükemmel şarkısı.sözlerinin özenle kontrol edilmesi şiddetle tavsiye edilir.yaşatacagı duygu yüklü anlar gözyaşlarınızın okurken içinizde oluşan karamsarlıgı ıslatması an meselesidir.
paint me a room
where i can dream
dream of a world
that i used to see
paint me a window, soft and defined
and flood yellow light
through the open blinds
it's somewhere, hidden from view
a portrait, an epitaph...
paint me a room
where i can dream
dream of a world
that i used to see
paint me a window, soft and defined
and flood yellow light
through the open blinds
it's somewhere, hidden from view
a portrait, an epitaph...
ölüm, içme isteği, hüzün, acı dörtlüsünü içinde barındıran sonbahardaki yaprak dökümü gibi insanı direk kış mevsimine sokan ölümcül parça.
vader'in 3 dakika 44 saniyelik bir parçasıdır.
kafa dumanlı, elde viski varken tadından yenmeyen king crimson şarkısı.
içip içip dinleyince 10 cellat gücündeki king crimson şarkısı.
bir antimatter parçası. 2:30 da süründürmeye başlar, 3:06 da dağıtır.
herkez acıklamış aslında ne demeli süper bir king crimson sarkısı... ilk dinlenildiginden itibaren bünyede alışkanlık etkisi yaratan bir sarkıdır.
king crimson' ın süper ötesi şarkısı. vokallerde daha sonra elpde bulunacak greg lake bulunur. şarkıyı dinlerken huzursuzlanırsınız, fakat mükemmel bir şarkıdır.
akla zarar bir king crimson şarkısı.
bunca yıl sonra hala sevilen, her yıl -yeni dinleyenler arasında- kendine yeni hayranlar bulabilen ve "anılar" tarzı albumlerin en vazgeçilmezlerinden olan bir şarkıdır.
king crimson'ın -sanıyorum- 1972-73 yıllarında çıkmış olan "the court of the crimson king" albümünün ilk yüzünün 3. ve son parçasıdır.
albümün kapağında gözleri yuvalarından fırlamış, ağzı dehşetle -küçük dili ve yutak borusunun başlangıcı görülecek ölçüde- sonuna kadar açılmış bir çizgi yüz vardır. kapağın sanıyorum sağ tarafında, bir daire içinde "this album contains the hit single epitaph" yazmaktadır.
kapaktan çıkartılıp -a yüzü- pikaba konulduğunda, dinleyiciyi "21th century chidzoid man" adlı parça karşılar. çok sert, ritmli ve sonlara doğru elektronik yönü ağır basan gerçekten de şizoid bir parçadır bu. bittiğinde, kulaktaki notaların sertliği sönmeden daha, ılık bir "woodwind" eşliğinde "I talk to the wind" başlar. insana huzur veren rahat, melodik, yumuşak, kendi halinde akıp giden, biraz da melankolik bir parçadır bu.
sonra bu yüzün son parçasına gelir sıra. woodwind'in sesi daha kulaklarımızdan silinmeden yavaştan başlayan ve giderek güçlenen bir davul sesine eşlik eden mellotron'un sesini duyarız. ve bagetin davulun ziline vurmasıyla başlar "epitaph..."
"the wall on which the prophets wrote" diye başlayan (sözler için bkz.No:3 hendrix entrysi) yumuşacık sesin "is cracking at the seams" derken ve sonrasında 4. mısrada "the sunlight brightly gleams" derken indiği pes perdeye hayret eder; az sonra "the fate of all mankind i see, is in the hands of fools" derken çıktığı yerlereyse hayran kalırsınız.
"knowledge is a deadly friend, if no one sets the rules." ve "the fate of all mankind i see is in the hands of fools?" sözlerinin altına, sımsıkı büzdüğünüz dudaklarınız ve öne doğru hafifçe salladığınız başınızla onay verip, imzanızı atarsınız.
albumun ikinci yüzünde yalnızca iki parça vardır. bu yüz "moonchild" adlı son derece melankolik ve bazı yerlerinde -neredeyse- deneysel denilebilecek bir parça ile başlar. "in the court of the crimson king" adlı senfonik rock bir parça ile biter...
bunca yıl sonra hala sevilen, her yıl -yeni dinleyenler arasında- kendine yeni hayranlar bulabilen ve "anılar" tarzı albumlerin en vazgeçilmezlerinden olan bir şarkıdır.
king crimson'ın -sanıyorum- 1972-73 yıllarında çıkmış olan "the court of the crimson king" albümünün ilk yüzünün 3. ve son parçasıdır.
albümün kapağında gözleri yuvalarından fırlamış, ağzı dehşetle -küçük dili ve yutak borusunun başlangıcı görülecek ölçüde- sonuna kadar açılmış bir çizgi yüz vardır. kapağın sanıyorum sağ tarafında, bir daire içinde "this album contains the hit single epitaph" yazmaktadır.
kapaktan çıkartılıp -a yüzü- pikaba konulduğunda, dinleyiciyi "21th century chidzoid man" adlı parça karşılar. çok sert, ritmli ve sonlara doğru elektronik yönü ağır basan gerçekten de şizoid bir parçadır bu. bittiğinde, kulaktaki notaların sertliği sönmeden daha, ılık bir "woodwind" eşliğinde "I talk to the wind" başlar. insana huzur veren rahat, melodik, yumuşak, kendi halinde akıp giden, biraz da melankolik bir parçadır bu.
sonra bu yüzün son parçasına gelir sıra. woodwind'in sesi daha kulaklarımızdan silinmeden yavaştan başlayan ve giderek güçlenen bir davul sesine eşlik eden mellotron'un sesini duyarız. ve bagetin davulun ziline vurmasıyla başlar "epitaph..."
"the wall on which the prophets wrote" diye başlayan (sözler için bkz.No:3 hendrix entrysi) yumuşacık sesin "is cracking at the seams" derken ve sonrasında 4. mısrada "the sunlight brightly gleams" derken indiği pes perdeye hayret eder; az sonra "the fate of all mankind i see, is in the hands of fools" derken çıktığı yerlereyse hayran kalırsınız.
"knowledge is a deadly friend, if no one sets the rules." ve "the fate of all mankind i see is in the hands of fools?" sözlerinin altına, sımsıkı büzdüğünüz dudaklarınız ve öne doğru hafifçe salladığınız başınızla onay verip, imzanızı atarsınız.
albumun ikinci yüzünde yalnızca iki parça vardır. bu yüz "moonchild" adlı son derece melankolik ve bazı yerlerinde -neredeyse- deneysel denilebilecek bir parça ile başlar. "in the court of the crimson king" adlı senfonik rock bir parça ile biter...
Epitaph Records. Punk label
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar