bugün
- tai lung52
- bir orduya karşı tek kişi olup doğruları savunmak8
- ne kadar yaşlısın11
- bir soru sor6
- ankete gelin beyler25
- koalaya yeni nick önerisi5
- koala fetö başarılı olsa fetöcü de olurdu5
- sözlükte yükselen reis sevdası20
- aktrollerin keyfinin yerinde olması3
- ırkçıların hırt dediği insanlara sevgi göstermek20
- aktrolleri çıldırtacak bir şey bırak9
- bilinmeyen doğa yasaları2
- yalanlar söyleyip iç huzuru bulmak2
- bar kokhba isyanı5
- dünyanın en büyük orospu çocuğu7
- meb den okullara terörsüz türkiye genelgesi2
- sözlük yazarlarının kendi çalıp kendi oynaması5
- ekonomiden şikayet eden insan4
- sevmediğiniz yazarlar12
- dinginlik3
- batının kktc'nin tanınmasına engel olması4
- sözlüğün bünyeyi yorması7
- sarapci koala39
- kapadokya5
- sabırsız olmak2
- beni sevmeyen o kişi8
- yapay zeka ve işsizlik8
- yalnızlık rahatlıktır15
- auschwitz3
- en büyük hatalar3
- kendini her konuda haklı gören tip6
- avanos3
- tatilbudur com2
- ben de reise oy vericem13
- ikea2
- nervio hamferdi13
- cemaatler2
- türkiye de sosyalist devrim olma ihtimali11
- hepsiburada4
- her şeyden önce sadece allah'ın zihni vardı2
- 23 ağustos 2026 alanyaspor beşiktaş maçı7
- inci sözlük5
- sözlük yazarlarının şeytan la karşılaşması2
- kutlu doğum haftası9
- aziz ihsan aktaş davası8
- fiyat için dm3
- sözlük kızları nerede sorunsalı10
- hiç büyü yapan gavur görmemek5
- bu teyp kaç para eder6
- fetöcü ibneler şu an ne yapıyor merakı2
ozan. istanbulda dünyaya geldi. Liseyi bitirdikten sonra bir süre Yüksek Ticaret Okuiunda okudu. Sonra ticarete atıldı. ikinci Yeni şiir akımının başlıca temsilcilerinden olan Cansever, kendine özgü deyiş ve imgeleriyle çağdaş insanın özgeleşmesini dile getirir. 198! Sedat Siraavi Edebiyat ödülünü kazandı. Başlıca şiir kitapları: Yerçekimi! Karanfil (1957), Çağrılmayan Yakup (1969), Ben Ruhi Bey Nasılım (1974), Şairin Seyir Defteri (1980). Bezik Oynayan Kadınlar (1982), ilk Yaz Şikâyetçileri (1982), Oteller Kenti (1985), Gün Dönüyor Avucumda (1987).
Kaynak: http://www.yeniansikloped...sever-edip/#ixzz2OSuQu72c
Kaynak: http://www.yeniansikloped...sever-edip/#ixzz2OSuQu72c
"Kum kumu, rüzgâr rüzgârı
Her şey birbirini ve her şey her şeyi emdi
Var yok'a dönüştü, yok var'a
Ama biz
Yenemedik arta kalan olmayı.
Gergefinde gülümseyen karanfil bir bütündü, biliyorduk
Bir orman bir bütündü, bir deniz.
Ormanda yeşil değil miydi rengârenk çiçekler bile?
Ama biz dağınık kaldık.
Sevgimizle, sevgisizliğimizle.
Mutluluğumuzla, mutsuzluğumuzla.
Özlemlerimizle, yitikliğimizle.
Her neyse, her neyse..."
Edip Cansever.
Her şey birbirini ve her şey her şeyi emdi
Var yok'a dönüştü, yok var'a
Ama biz
Yenemedik arta kalan olmayı.
Gergefinde gülümseyen karanfil bir bütündü, biliyorduk
Bir orman bir bütündü, bir deniz.
Ormanda yeşil değil miydi rengârenk çiçekler bile?
Ama biz dağınık kaldık.
Sevgimizle, sevgisizliğimizle.
Mutluluğumuzla, mutsuzluğumuzla.
Özlemlerimizle, yitikliğimizle.
Her neyse, her neyse..."
Edip Cansever.
aşk hakkında 2 kelime etmek için araya 500 tane gereksiz cümle sokan, insanlarda nasıl bir zevk olduğunu düşündüren, garip bir yazarımsıdır. şiir denince ahmet selçuk ilkan ve ibrahim sadri aklına gelmiyorsa şiir okumayı bırakmalıdır bence insan.
"Öyle bi çık ki karşıma 'Her baktığımda ilk defa görüyormuşum gibi, az kalsın ölüyormuşum gibi' hissedeyim seni." - Edip Cansever
Ama biz dağınık kaldık.
Sevgimizle, sevgisizliğimizle.
Mutluluğumuzla, mutsuzluğumuzla.
Özlemlerimizle, yitikliğimizle.
Her neyse, her neyse
Sevgimizle, sevgisizliğimizle.
Mutluluğumuzla, mutsuzluğumuzla.
Özlemlerimizle, yitikliğimizle.
Her neyse, her neyse
romantik keltoş, über ötesi şair.
lise 4.sınıflarda okutulan ders kitabında bir şiiri sansüre uğrayan yazardır. 'masa da masaymış ha' adlı şiirin 'bir bira içmek istiyordu kaç gündür/masaya biranın dökülüşünü koydu' dizeleri yerine, '...' konmuş.
''Maviyi soruyordun, gözlerimden yüzüme yayılan maviyi mi?
Bir renk değildir mavi huydur bende...'' Edip Cansever
Bir renk değildir mavi huydur bende...'' Edip Cansever
"O bir yerler ki, diyelim çok uzak olsun
Sen gelmiş gibisindir oralardan, otobüslerden
Yollardan, deniz üstlerinden topladığın gülüşlerle
Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç."
Sen gelmiş gibisindir oralardan, otobüslerden
Yollardan, deniz üstlerinden topladığın gülüşlerle
Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç."
Boş adamdır. (bkz: dünyanın en iyi şairi)
Her yere yetişilir
Hiçbir şeye geç kalınmaz ama
Çocuğum beni bağışla
Ahmet Abi sen de bağışla
Boynu bükük duruyorsam eğer
içimden öyle geldiği için değil
Ama hiç değil
Ah güzel Ahmet abim benim
insan yaşadığı yere benzer
O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer
Suyunda yüzen balığa
Toprağını iten çiçeğe
Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine
Konyanın beyaz
Antebin kırmızı düzlüğüne benzer
Göğüne benzer ki gözyaşları mavidir
Denize benzer ki dalgalıdır bakışları
Evlerine, sokaklarına, köşebaşlarına
Öylesine benzer ki
Ve avlularına
(Bir kuyu halkasıyla sıkıştırılmıştır kalbi)
Ve sözlerine
(Yani bir cep aynası alım-satımına belki)
Ve bir gün birinin adres sormasına benzer
Sorarken sorarken üzünçlü bir görüntüsüne
Camcının cam kesmesine, dülgerin rende tutmasına
Öyle bir cıgara yakımına, birinin gazoz açmasına
Minibüslerine, gecekondularına
Hasretine, yalanına benzer
Anısı işsizliktir
Acısı bilincidir
Bıçağı gözyaşlarıdır kurumakta olan
Gülemiyorsun ya, gülmek
Bir halk gülüyorsa gülmektir
Ne kadar benziyoruz Türkiye'ye Ahmet Abi.
Bir güzel kadeh tutuşun vardı eskiden
Dirseğin iskemleye dayalı
-- Bir vakitler gökyüzüne dayalı, derdim ben --
Cıgara paketinde yazılar resimler
Resimler: cezaevleri
Resimler: özlem
Resimler: eskidenberi
Ve bir kaşın yukarı kalkık
Sevmen acele
Dostluğun çabuk
Bakıyorum da simdi
O kadeh bir küfür gibi duruyor elinde.
Ve zaman dediğimiz nedir ki Ahmet Abi
Biz eskiden seninle
istasyonları dolaşırdık bir bir
O zamanlar Malatya kokardı istasyonlar
Nazilli kokardı
Ve yağmurdan ıslandıkça Edirne postası
Kıl gibi ince istanbul yağmurunun altında
Esmer bir kadın sevmiş gibi olurdun sen
Kadının ütülü patiskalardan bir teni
Upuzun boynu
Kirpikleri
Ve sana Ahmet Abi
uzaktan uzaktan domates peynir keserdi sanki
Sofranı kurardı
Elini bir suya koyar gibi kalbinden akana koyardı
Cezaevlerine düşsen cıgaranı getirirdi
Çocuklar doğururdu
Ve o çocukların dünyayı düzeltecek ellerini işlerdi bir dantel gibi
O çocuklar büyüyecek
O çocuklar büyüyecek
O çocuklar...
Bilmezlikten gelme Ahmet Abi
Umudu dürt
Umutsuzluğu yatıştır
Diyeceğim şu ki
Yok olan bir şeylere benzerdi o zaman trenler
Oysa o kadar kullanışlı ki şimdi
Hayalsiz yaşıyoruz nerdeyse
Çocuklar, kadınlar, erkekler
Trenler tıklım tıklım
Trenler cepheye giden trenler gibi
işçiler
Almanya yolcusu işçiler
Kadınlar
Kimi yolcu, kimi gurbet bekçisi
Ellerinde bavullar, fileler
Kolonyalar, su şişeleri, paketler
Onlar ki, hepsi
Bir tutsak ağaç gibi yanlış yerlere büyüyenler
Ah güzel Ahmet Abim benim
Gördün mü bak
Dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar
Ve dağılmış pazar yerlerine memleket
Gelmiyor içimden hüzünlenmek bile
Gelse de
Öyle sürekli değil
Bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün
O kadar çabuk
O kadar kısa
işte o kadar.
Ahmet Abi, güzelim, bir mendil niye kanar
Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar
Mendilimde kan sesleri.
dizeleriyle gönüllere en içten seslenmiş şairdir. herkese bir Ahmet abi lazım gelir bu şiirden sonra.
Hiçbir şeye geç kalınmaz ama
Çocuğum beni bağışla
Ahmet Abi sen de bağışla
Boynu bükük duruyorsam eğer
içimden öyle geldiği için değil
Ama hiç değil
Ah güzel Ahmet abim benim
insan yaşadığı yere benzer
O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer
Suyunda yüzen balığa
Toprağını iten çiçeğe
Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine
Konyanın beyaz
Antebin kırmızı düzlüğüne benzer
Göğüne benzer ki gözyaşları mavidir
Denize benzer ki dalgalıdır bakışları
Evlerine, sokaklarına, köşebaşlarına
Öylesine benzer ki
Ve avlularına
(Bir kuyu halkasıyla sıkıştırılmıştır kalbi)
Ve sözlerine
(Yani bir cep aynası alım-satımına belki)
Ve bir gün birinin adres sormasına benzer
Sorarken sorarken üzünçlü bir görüntüsüne
Camcının cam kesmesine, dülgerin rende tutmasına
Öyle bir cıgara yakımına, birinin gazoz açmasına
Minibüslerine, gecekondularına
Hasretine, yalanına benzer
Anısı işsizliktir
Acısı bilincidir
Bıçağı gözyaşlarıdır kurumakta olan
Gülemiyorsun ya, gülmek
Bir halk gülüyorsa gülmektir
Ne kadar benziyoruz Türkiye'ye Ahmet Abi.
Bir güzel kadeh tutuşun vardı eskiden
Dirseğin iskemleye dayalı
-- Bir vakitler gökyüzüne dayalı, derdim ben --
Cıgara paketinde yazılar resimler
Resimler: cezaevleri
Resimler: özlem
Resimler: eskidenberi
Ve bir kaşın yukarı kalkık
Sevmen acele
Dostluğun çabuk
Bakıyorum da simdi
O kadeh bir küfür gibi duruyor elinde.
Ve zaman dediğimiz nedir ki Ahmet Abi
Biz eskiden seninle
istasyonları dolaşırdık bir bir
O zamanlar Malatya kokardı istasyonlar
Nazilli kokardı
Ve yağmurdan ıslandıkça Edirne postası
Kıl gibi ince istanbul yağmurunun altında
Esmer bir kadın sevmiş gibi olurdun sen
Kadının ütülü patiskalardan bir teni
Upuzun boynu
Kirpikleri
Ve sana Ahmet Abi
uzaktan uzaktan domates peynir keserdi sanki
Sofranı kurardı
Elini bir suya koyar gibi kalbinden akana koyardı
Cezaevlerine düşsen cıgaranı getirirdi
Çocuklar doğururdu
Ve o çocukların dünyayı düzeltecek ellerini işlerdi bir dantel gibi
O çocuklar büyüyecek
O çocuklar büyüyecek
O çocuklar...
Bilmezlikten gelme Ahmet Abi
Umudu dürt
Umutsuzluğu yatıştır
Diyeceğim şu ki
Yok olan bir şeylere benzerdi o zaman trenler
Oysa o kadar kullanışlı ki şimdi
Hayalsiz yaşıyoruz nerdeyse
Çocuklar, kadınlar, erkekler
Trenler tıklım tıklım
Trenler cepheye giden trenler gibi
işçiler
Almanya yolcusu işçiler
Kadınlar
Kimi yolcu, kimi gurbet bekçisi
Ellerinde bavullar, fileler
Kolonyalar, su şişeleri, paketler
Onlar ki, hepsi
Bir tutsak ağaç gibi yanlış yerlere büyüyenler
Ah güzel Ahmet Abim benim
Gördün mü bak
Dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar
Ve dağılmış pazar yerlerine memleket
Gelmiyor içimden hüzünlenmek bile
Gelse de
Öyle sürekli değil
Bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün
O kadar çabuk
O kadar kısa
işte o kadar.
Ahmet Abi, güzelim, bir mendil niye kanar
Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar
Mendilimde kan sesleri.
dizeleriyle gönüllere en içten seslenmiş şairdir. herkese bir Ahmet abi lazım gelir bu şiirden sonra.
ne gelir elimizden insan olmaktan başka
II
ben mutsuz kişiyim size yüzümü getirdim bu anlamda
nasıl seğirttim işte, kızmayın işte, dün o hekim dedi ki
dönünce birden yüzüme, yüzümün bu en yitik çağına
dedi ki: siz niye yoksunuz acaba ?
bilmem ki -doğrusu bilmiyorum- niye yokmuşum ben
sahi ben niye yokmuşum -öyle ya- elbette sordum ona
dedim ki - ne desem beğenirsiniz - iri bir top çekiyor gibi bilardo masasından
dedim ki, falan filan...
örneğin ölüversem şu daralmış yüreği kullanaraktan
ölüversem şuracıkta
bakınca herkes orama burama
derler mi bir ağızdan: bu ölen de kim
hey tanrım! bu ölen de kim, yani kim yaşamış kendi adına.
(...)
II
ben mutsuz kişiyim size yüzümü getirdim bu anlamda
nasıl seğirttim işte, kızmayın işte, dün o hekim dedi ki
dönünce birden yüzüme, yüzümün bu en yitik çağına
dedi ki: siz niye yoksunuz acaba ?
bilmem ki -doğrusu bilmiyorum- niye yokmuşum ben
sahi ben niye yokmuşum -öyle ya- elbette sordum ona
dedim ki - ne desem beğenirsiniz - iri bir top çekiyor gibi bilardo masasından
dedim ki, falan filan...
örneğin ölüversem şu daralmış yüreği kullanaraktan
ölüversem şuracıkta
bakınca herkes orama burama
derler mi bir ağızdan: bu ölen de kim
hey tanrım! bu ölen de kim, yani kim yaşamış kendi adına.
(...)
"Biz bu şafak vaktinin neresindeyiz
Öyle bir umut gibi gelip geçecek
Yalnızım, yalnızsın bize kim gülümseyecek?"
(bkz: Biz Bu Şafak Vaktinin)
Öyle bir umut gibi gelip geçecek
Yalnızım, yalnızsın bize kim gülümseyecek?"
(bkz: Biz Bu Şafak Vaktinin)
''...Gülemiyorsun ya, gülmek Bir halk gülüyorsa gülmektir ...'' (mendilimde kan sesleri)
yaşasaydı ve buraları görseydi sol frame e küfretmezdi belki, ama ağzından dikensi bir sözcük çıkabilirdi. böylesi bir hayali olasılığı düşünerek başlığına entry girdiğim, şiirdaşım, güsel insan.
"duymuyorum ben acılarımı. ve yitirdim çoktan
yitirdim bütün karşıtlıkları. ne umut
ne umutsuzluk, ne hiçbir şey
kurtaramaz varlığımı benim. ve yoğun bir anlamsızlığın içinde
sanki renksiz, boyutsuz
ve göksüz, zamansız bir evrende
tek çıkar yol yaşamaksa lusin
yaşıyorum ben de kaygısız
değişmez bir anlamsızlığı böylece."
uyku tutmadığında bana kendini hatırlatıp daha da uykumu kaçıran şairdir. olsun ya. sorun değil.
yitirdim bütün karşıtlıkları. ne umut
ne umutsuzluk, ne hiçbir şey
kurtaramaz varlığımı benim. ve yoğun bir anlamsızlığın içinde
sanki renksiz, boyutsuz
ve göksüz, zamansız bir evrende
tek çıkar yol yaşamaksa lusin
yaşıyorum ben de kaygısız
değişmez bir anlamsızlığı böylece."
uyku tutmadığında bana kendini hatırlatıp daha da uykumu kaçıran şairdir. olsun ya. sorun değil.
serbest şiirin uzak yakınlıkta yarısı yenmiş elması, yerçekimli karanfilin ilk karanfili ve onun mendilimde kan sesleri hatta her şeyi koyduğu masasındaki yaşama sevinci. kısaca büyük değil duygularca büyük şair.
Yeşil ipek gömleğinin yakası
Büyük zamana düşer.
Yeşil ipek gömleğinin yakası
Büyük zamana düşer.
onun gibi hissetmeyenlerin zor anlayacağı yazar.
ikinci yeni'nin en gariban adamı gibi gelir hep bana. gariban derken yanlış anlaşılma olmasın. sanki en çile çekmişi, en istedikleri olmayan adamı.
yere dökülern bir un sessizliği mi
göğe bırakılmış bir balon sessizliği mi'
dizelerinin sahibi. inanılmaz bir gözlemci; çok ince bir zeka ve dile hakimiyetiyle şairdir. ikinci yeni akımının üç silahşörlerinden biridir kanımca. kullandığı imgeler, betimlemeleri şiiri okumaktan ziyade hissetmeye götürür insanı. cahit külebi'nin istanbul şiirini de sever. uykusuz gecelerde ve uykusuz gecelere sebebiyet vermede üstüne yoktur, can'dır.
göğe bırakılmış bir balon sessizliği mi'
dizelerinin sahibi. inanılmaz bir gözlemci; çok ince bir zeka ve dile hakimiyetiyle şairdir. ikinci yeni akımının üç silahşörlerinden biridir kanımca. kullandığı imgeler, betimlemeleri şiiri okumaktan ziyade hissetmeye götürür insanı. cahit külebi'nin istanbul şiirini de sever. uykusuz gecelerde ve uykusuz gecelere sebebiyet vermede üstüne yoktur, can'dır.
"maviyi soruyordun,gözlerimden yüzüme yayılan maviyi mi
bir renk değildir mavi huydur bende
ve benim yetinmezliğimdir
ve herkesin yetinmezliğidir belki
denecektir ki bir süre
ve denecektir
bir akşam üstünü düşünmek bir akşam üstünü düşünmekten
başka nedir ki."
mavi huydur bende
bir renk değildir mavi huydur bende
ve benim yetinmezliğimdir
ve herkesin yetinmezliğidir belki
denecektir ki bir süre
ve denecektir
bir akşam üstünü düşünmek bir akşam üstünü düşünmekten
başka nedir ki."
mavi huydur bende
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar