1. 1.
    Edip Cansever'in Verem konulu şiiridir..

    "...
    her yere yetişilir
    hiç bir şeye geç kalınmaz
    çocuğum beni bağışla
    Ahmet abi sen de bağışla...

    boynu bükük duruyorsam eğer
    içimden böyle geldiği için değil
    ama hiç değil
    ah güzel Ahmet abim benim
    insan yaşadığı yere benzer
    o yerin suyuna, o yerin toprağına benzer
    suyunda yüzen balığa
    toprağını iten çiceğe
    dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine
    Konya'nın beyaz
    Antep'in kırmızı düzlüğüne benzer
    göğüne benzer ki gözyaşları mavidir
    denizine benzer ki dalgalıdır bakışları
    evlerine, sokaklarına, köşebaşlarına
    öylesine benzer ki
    ve avlularına

    (bir kuyu halkasıyla sıkıştırılmıştır kalbi)

    ve sözlerine

    (yani bir cep aynası alım-satımına belki)

    ve bir gün birinin bir adres sormasına benzer
    sorarken sorarken üzünçlü bir ev görüntüsüne
    camcının cam kesmesine, dülgerin rende tutmasına
    öyle bir cigara yakımına, birinin gazoz açmasına
    minibüslerine, gecekondularına
    hasretine, yalanına benzer

    anısı işsizliktir
    acısı bilincidir
    bıçağı gözyaşlarıdır kurumakta olan
    gülemiyorsun ya, gülmek
    bir halk gülüyorsa gülmektir

    ne kadar benziyoruz Türkiye'ye Ahmet abi...
    bir güzel kadeh tutuşun vardı eskiden
    dirseğin iskemleye dayalı

    -- bir vakitler gökyüzüne dayalı, derdim ben --

    cigara paketinde yazılar resimler
    resimler: cezaevleri
    resimler: özlem
    resimler: eskiden beri

    ve bir kaşın yukarı kalkık
    sevmen acele
    dostluğun çabuk
    bakıyorum da şimdi
    o kadeh bir küfür gibi duruyor elinde...

    ve zaman dediğimiz nedir ki Ahmet abi
    biz eskiden seninle
    istasyonları dolaşırdık bir bir
    o zamanlar Malatya kokardı istasyonlar
    Nazilli kokardı

    ve yağmurdan ıslandıkça Edirne postası
    kil gibi ince istanbul yağmurunun altında
    esmer bir kadın sevmiş gibi olurdun sen

    kadının ütülü patiskalardan bir teni
    upuzun boynu
    kirpikleri
    ve sana Ahmet abi
    uzaktan uzaktan domates peynir keserdi sanki
    sofranı kurardı
    elini bir suya koyar gibi kalbinden akana koyardı
    cezaevlerine düşsen cigaranı getirirdi
    çocuklar doğururdu

    ve o çocukların dünyayı düzeltecek ellerini işlerdi bir dantel gibi
    o çocuklar büyüyecek
    o çocuklar büyüyecek
    o çocuklar...

    bilmezlikten gelme Ahmet abi
    umudu dürt
    umutsuzluğu yatıştır
    diyeceğim şu ki
    yok olan bir şeylere benzerdi o zaman trenler
    oysa o kadar kullanışlı ki şimdi
    hayalsiz yaşıyoruz nerdeyse
    çocuklar, kadınlar, erkekler
    trenler tıklım tıklım
    trenler cepheye giden trenler gibi
    işçiler
    Almanya yolcusu işçiler
    kadınlar
    kimi yolcu, kimi gurbet bekçisi
    ellerinde bavullar, fileler
    kolonyalar, su şişeleri, paketler
    onlar ki, hepsi
    bir tutsak ağaç gibi yanlış yerlere büyüyenler
    ah güzel Ahmet abim benim
    gördün mü bak
    dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar
    ve dağılmış pazar yerlerine memleket
    gelmiyor içimden hüzünlenmek bile
    gelse de
    öyle sürekli değil
    bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün
    o kadar çabuk
    o kadar kısa
    işte o kadar...

    Ahmet abi, güzelim, bir mendil niye kanar?
    Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar?

    Mendilimde kan sesleri...
    23 ... nukleermalkav
  2. 2.
    bir insan yaşadığı yere benzer hakikaten. çocukluğumun geçtiği yerlere baktığımda aklımdan bu dizeler geçmiştir.
    1 ... tosun burada da hizmetinizde
  3. 3.
    Erdal Öz'ün Defterimde Kuş Sesleri adlı kitabına isim verirken esinlendiği ve kitabında da yer verdiği gerçekten çok güzel olduğuna düşündüğüm bir Edip Cansever şiirdir.
    2 ... sekersiz cay
  4. 4.
    Edip cansever'in nasıl bu kadar doğal yazabildiğini anlayamadığım şiirlerinden biridir. liseye başladığım yıl okumuştum tesadüfen.. Ustanın okuduğum ilk şiiridir ve onu sevme nedenlerimdendir..
    2 ... janis joplin
  5. 5.
    en güzel (ya da acı mı demeli?) 12 Eylül şiiridir.

    "dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar
    ve dağılmış pazar yerlerine memleket"
    4 ... karamboldedans
  6. 6.
    --spoiler--
    cigara paketinde yazılar resimler
    resimler: cezaevleri
    resimler: özlem
    resimler: eskiden beri
    --spoiler--
    2 ... queenofthenight
  7. 7.
    bugüne kadar her seferinde aynı duygularla 10 kez(belki daha fazla) okuduğum, her okuyuşumda beni ve dinleyenleri alıp geçmişe götüren, bir nevi zaman makinesi olma özelliğine sahip şiirdir. edip cansever'i sevme nedenidir.
    3 ... abazin kor kazi
  8. 8.
    mendilimde kan sesleri
    pıt...pıt...pıt...

    dudağımdan damlıyor kimi
    kelimeler kan(at)ıyor dilim(i),
    çok düşünmüşümdür, bundan mıdır dudakların rengi
    en kanayası yer midir dudak bedendeki.

    alışmamış damak kolay kanar denir hani,
    fırçalanmalı sürekli,
    halbuki kelimelere alışamıyor dudaklar
    onlardan arınmak kanatıyor sürekli be(de)nimin içini.

    gözlerimden damlıyor kimi
    en çok da unutmaya içtiğim (s)anma geceleri
    hani kanlanır ya gözler
    işte o kanlar tek kalınca güçlenir, bedenleşir, sesleşirler,
    mendilimde kan sesleri
    pıt...pıt...pıt...
    ne kadar uğraşsam da içime çığlıklıklarımdan daha çabuk erişirler.

    gözümde kanlar
    hani yeşiline karasına dokunamazlar da bir tek beyazını kaplarlar
    kanlar zaten hep en temizleri boyarlar.
    gözümde kanlar,
    şarabımdan değil benden-senden damlalar
    şarap anca seni getirir de ben kanayacağını anlar.

    (yan)aklarımdan damlıyor kimi
    hani jilet kesiği gibi
    önce hissetmiyorum
    sonra tatlı bir yanma
    ardından uzun, derin bir acı,
    anlayacağın onlar keskin öpüşlerin kanları.

    mendilimde kan sesleri
    pıt...pıt...pıt...
    tam sıkıştırılamamış bir musluk gibi,
    aman ha denemeyin sıkmayı
    bir anda fışkırıp kan yapabilir temiz elbiselerinizi.
    3 ... morumtrak
  9. 9.
    "Ahmet abi, güzelim, bir mendil niye kanar?
    Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar?

    Mendilimde kan sesleri... "

    böyle acaip sorularla yazınca mı böyle acaip bir hale sokuyor şiirler... sizin hiç babanız öldü mü
    3 ... kekik
  10. 10.
    gürdal tosun'un anısına...

    gürdal'la konuştum

    tam soruyordum:
    "madem ölecektin
    niçin bu kadar güzeldin?"
    peçetedeki balığı gördüm
    ağlıyordu
    niçin ağlar peçetedeki balık diye sordum
    bir mendil niye kanarsa ondan
    dedi gürdal.

    eylül 2000,beşiktaş
    yılmaz erdoğan
    4 ... bit ustunde rodeo