bugün
- pandela 319
- velvet48
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar6
- kürt hareketinin devşirme olması15
- elektriği ödeyen adam8
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı15
- ciguli kral16
- tabaktaki son bisküviyi yiyen tip3
- 2026 dünya kupası33
- taksim delisi cenk3
- mony tontana11
- amedspor12
- sözlükte kavga olacak hissi5
- fas7
- kanada8
- entry girerek kemalist devrim yapmak5
- futbol28
- iki ayyaş5
- allah rahmet eylesin üstad kadir mısıroğlu3
- yunanistan milli futbol takımı5
- ciddi ciddi aşure seven insan21
- memduh bashgan9
- doğu karadeniz de fırtına uyarısı2
- kaçak elektrik kullanan orospu çocukları2
- yürüyüş flörtü9
- çağlayı tanıyan yazarlar8
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği35
- korku filmi cekmeden once cinayet isleyen yonetmen3
- izmirde cami yakma girişimi3
- kahveye naber lan avradını siktiklerim diye girmek3
- yeşil burun adaları futbol takımı4
- sözlüğü 25 yaş üstü teyzelerin basması3
- ahtapot yemek9
- evde kalmış kız kurusu7
- atatürk ün çocuğunun olmaması4
- bik bik kaç yaşında10
- 5 temmuz 20262
- true üniversitesi6
- true'nun azılı bir muhalifken sonradan yumuşaması6
- sikmek icin entry ni beğendi6
- sözlüğü mallardan arındırma projesi2
- paraguay fransa maçı saat 00 00 da trt 1 de2
- evlilikte dikkat edilecek hususlar3
- freddy krueger ı oynayabilecek türk aktör2
- deniz göktaş34
- sahi bir ara teğmenler vardı ne oldu onlara3
- kamos6
- hard seks sonrası kıçının üstüne oturamayan kız2
- bilgehan koyuncu2
- sözlüğün aptal kaynaması18
"hiç korkun olmasın ekim ayından
ekimde diyelim herhangi bir salıdan
başını kaldıran herkes biraz sevindi."
ekimde diyelim herhangi bir salıdan
başını kaldıran herkes biraz sevindi."
've mutluluk bir kibrit çöpü,
artık ne kadar yanarsa..'
artık ne kadar yanarsa..'
''Değilsek de yakın, birbirimize uzak da sayılmayız büsbütün...hem ne gelir ki elimizden insan olmaktan başka?''
en çok maviyi seven ve şiirlerinde sıklıkla ondan bahseden en şair.
" Bütün yüzler budur sanıyorum
Çok kaybettim niye olduğumu
Oynasam kazanırdım kendime göre
Belki de bir Tanrı bulup sığınır ellerime
Büyütür dururdur korkunçluğumu.
Onu gezdiriyorum şimdi; o garip, anlaşılmaz
Ben ki ölmedim daha, ölümün yüzü bu
Bir çiçek kırılsa, bir dal eğilse
Yok diyecek doğrusu ölümün zaferine
Yani bu uzaklık zorunlu. "
Çok kaybettim niye olduğumu
Oynasam kazanırdım kendime göre
Belki de bir Tanrı bulup sığınır ellerime
Büyütür dururdur korkunçluğumu.
Onu gezdiriyorum şimdi; o garip, anlaşılmaz
Ben ki ölmedim daha, ölümün yüzü bu
Bir çiçek kırılsa, bir dal eğilse
Yok diyecek doğrusu ölümün zaferine
Yani bu uzaklık zorunlu. "
Çok şiir yazan adam. Cemal Süreya da onun ardında bunu doğrulayan dizeler kaleme almıştır.
" Her şeyin fazlası zararlıdır ya çok şiirden öldü Edip cansever " der.
" Her şeyin fazlası zararlıdır ya çok şiirden öldü Edip cansever " der.
türk şiir'nin özgün kalemlerinden.
Yarısı yenmiş bir elmaydık bana sorarsan
Ikimizdik, iki kişi değildik
Bakıyorsak birlikte bakıyorduk gözlerimin içine
Birlikte gözlerinin içine bakıyorduk senin
Yanlıştı, doğruydu, hiç bilmiyorum
Sanki bir bakıma ayrılık böyle. *
Yarısı yenmiş bir elmaydık bana sorarsan
Ikimizdik, iki kişi değildik
Bakıyorsak birlikte bakıyorduk gözlerimin içine
Birlikte gözlerinin içine bakıyorduk senin
Yanlıştı, doğruydu, hiç bilmiyorum
Sanki bir bakıma ayrılık böyle. *
"Gel otur son kez dinle anlatacaklarım var
yaşadıkların güzel değil anlatacaklarımdan"
yaşadıkların güzel değil anlatacaklarımdan"
"yok düş kuracak vakit bile, her seyi bir yana bırakıyoruz soylene soylene"
çağrılmayan yakup adlı şiiri efsanedir. üzerinde konuşlup düşünülmesi yeni yeni buluşlar sağlayan uzun mu uzun bir şiir. ilk kısmı şöyle:
Kurbağalara bakmaktan geliyorum dedi Yakup
Bunu kendine üç kere söyledi
Onlar ki kalabalıktılar kurbağalar
O kadar çoktular ki doğrusu ben şaşırdım
Ben yani Yakup her türlü çağrılmanın olağan şekli
Daha hiç çağrılmadım
Biri olsun Yakup! diye seslenmedi hiç
Yakup!
Diye seslenmedi ki dönüp arkama bakayım
Ve içimden durgun ve çürük bir suyu düşüreyim
Ceplerimdeki eskimiş kağıt parçalarını atayım
Sonra bir güzel yıkanayım da
Ben size demedim mi.
Kurbağalara bakmaktan geliyorum dedi Yakup
Bunu kendine üç kere söyledi
Onlar ki kalabalıktılar kurbağalar
O kadar çoktular ki doğrusu ben şaşırdım
Ben yani Yakup her türlü çağrılmanın olağan şekli
Daha hiç çağrılmadım
Biri olsun Yakup! diye seslenmedi hiç
Yakup!
Diye seslenmedi ki dönüp arkama bakayım
Ve içimden durgun ve çürük bir suyu düşüreyim
Ceplerimdeki eskimiş kağıt parçalarını atayım
Sonra bir güzel yıkanayım da
Ben size demedim mi.
trt'nin portreler galerisi programında hakkında genel bilgiler sunulmuştur. 8 dakikalık bir video. işte: https://www.youtube.com/watch?v=dgXZC2rwd5Y
"her şey iyi, her şey sade
anlayamıyorum şu iç sıkıntımı"
anlayamıyorum şu iç sıkıntımı"
"Değilsek de yakın,
birbirimize uzak da sayılmayız büsbütün "
"sanki kar yağışlarının ardından
uzun kar yağışlarının ardından
sevimsiz bir lunaparkta
kimsesiz bir atlıkarıncaydım"
birbirimize uzak da sayılmayız büsbütün "
"sanki kar yağışlarının ardından
uzun kar yağışlarının ardından
sevimsiz bir lunaparkta
kimsesiz bir atlıkarıncaydım"
" susmanın su kenarındayız bugün
ne kadar sevgiyle konuşsak- konuşuyoruz da-
korkuyoruz göz göze gelince hilmi bey
korkuyoruz
sanki gözler rakiptir de birbirine- öyle değil mi-
ve bir yokuştan iner gibi oluyoruz
bir yokuştan bir yokuşa sürekli
-nereye?
-bilmem ki
ellerimizde alkol sesleri, saçlarımızda
alkol sesleri
dağlarımızda,içdenizlerimizde
ve günler günlerin içinde öyle yavaş ki."
ne kadar sevgiyle konuşsak- konuşuyoruz da-
korkuyoruz göz göze gelince hilmi bey
korkuyoruz
sanki gözler rakiptir de birbirine- öyle değil mi-
ve bir yokuştan iner gibi oluyoruz
bir yokuştan bir yokuşa sürekli
-nereye?
-bilmem ki
ellerimizde alkol sesleri, saçlarımızda
alkol sesleri
dağlarımızda,içdenizlerimizde
ve günler günlerin içinde öyle yavaş ki."
"Bazen da bir yerde kuşlar vardır
Ne uçmak, ne görünmek için
Bir karanfil pencereyi deler
Bir kapı kendiliğinden kapanır
istesek sevişirdik, ama olmadı
Biz değil yaşayan acılardır.
Gitsem de her yerde biraz vardır
Hatırda zamansız bir plak
Bir otel kapısı, biraz istasyon
Vardır o seninle birlikte olmak
Buluşur çok uzaktan ellerimiz
Ve nasıl göz gözeyiz ansızın bir infilak."
Ne uçmak, ne görünmek için
Bir karanfil pencereyi deler
Bir kapı kendiliğinden kapanır
istesek sevişirdik, ama olmadı
Biz değil yaşayan acılardır.
Gitsem de her yerde biraz vardır
Hatırda zamansız bir plak
Bir otel kapısı, biraz istasyon
Vardır o seninle birlikte olmak
Buluşur çok uzaktan ellerimiz
Ve nasıl göz gözeyiz ansızın bir infilak."
"yerleştir bu sevdayı her yerine
yüzünde ter olan su damlacıklarının
kaynağına yerleştir
her zaman saklamadığın, acısızlığın son durağına
gül taşıyan cocuğuna yerleştir
ve omuzlarına daracık omuzlarına
üşümüş gibisin de sanki azıcık öne taşırdığın
tam oraya işte, uçsuz bucaksız bir düzlükten
bir papatya tarlasıyla ayrılmış göğüslerine yerleştir
ve esmerliğine bir de, eski bir yangının izlerinin renginde
saçlarının yana düşüşüne, onları bölen ikiliğe
alnından başlayan ve ayak bileklerinde duran
yani senin olmayan, seni bir boşluk gibi saran hüzne
Yerleştir onu bir kentin parça parça aklında tuttuğun
kar taneleri gibi uçuşan
ve her gün biraz daha hafifleyen semtlerine
yerleştir bu sevdayı her yerine."
yüzünde ter olan su damlacıklarının
kaynağına yerleştir
her zaman saklamadığın, acısızlığın son durağına
gül taşıyan cocuğuna yerleştir
ve omuzlarına daracık omuzlarına
üşümüş gibisin de sanki azıcık öne taşırdığın
tam oraya işte, uçsuz bucaksız bir düzlükten
bir papatya tarlasıyla ayrılmış göğüslerine yerleştir
ve esmerliğine bir de, eski bir yangının izlerinin renginde
saçlarının yana düşüşüne, onları bölen ikiliğe
alnından başlayan ve ayak bileklerinde duran
yani senin olmayan, seni bir boşluk gibi saran hüzne
Yerleştir onu bir kentin parça parça aklında tuttuğun
kar taneleri gibi uçuşan
ve her gün biraz daha hafifleyen semtlerine
yerleştir bu sevdayı her yerine."
"sarılıp gövdesine sımsıkı
bir kadın kendini doğurabilir isterse.."
demiş kişidir.
Ben bunu okuduktan sonra bıraktım ergenliği. Level atlatır adama bu adamı şiirleri.
bir kadın kendini doğurabilir isterse.."
demiş kişidir.
Ben bunu okuduktan sonra bıraktım ergenliği. Level atlatır adama bu adamı şiirleri.
"insan! Sana güveniyorum."
hepimiz tanrı kaldık, kimse mutluyum demesin...
"çocuklar büyükler gibi konuşur sefaletten."
"bu kentin her yanını unuttuk."
"her sevda başlangıçtır bir yenisine."
"bu kentin her yanını unuttuk."
"her sevda başlangıçtır bir yenisine."
iş bu entry, hakkında çok şey hissettiğim ancak yazmaya gelince bir edip cansever okuru olarak kendimi yeterli görmediğim başlığa yazılmıştır.
yine de diyor ki, içimden biri;
"ne gelir elimizden insan olmaktan başka?"
yine de diyor ki, içimden biri;
"ne gelir elimizden insan olmaktan başka?"
Nick'imin ilham kaynağı ikinci yeni şiirinin en önemli temsilcilerindendir. Şiirlerinde kapalı, anlaşılması güç, yine de anlamdan ayrılmayan bir dil kullanmıştır.
yeşil ipek gömleğinin yakası
büyük zamana düşer.
her şeyin fazlası zararlıdır ya,
fazla şiirden öldü edip cansever.*
yeşil ipek gömleğinin yakası
büyük zamana düşer.
her şeyin fazlası zararlıdır ya,
fazla şiirden öldü edip cansever.*
Şiirlerinde hayatın her anını kelime oyunlarına, imgelere gizlemiş büyük şair.
Kırmızı bir atkı al sade, yalnızlığını saklar. Edip cansever okuma bu mevsim, ruhunu sakatlar. diyor Cemal Süreya.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar