bugün
- bir erkeği erkek yapan beş özellik4
- ofisi havaya uçurmak4
- kaliteli insanı belli eden detaylar19
- iran ordusunda abd ile ateşkes istemeyenler7
- sözlük hesabını sil perileri3
- yazarların en uçuk seks fantezileri9
- haluk levent'e para emanet etmek8
- memlekette herkes akıllıysa bu ne2
- güne nasıl başladınız2
- kanuni döneminde yaşansa olası ekşi başlıkları9
- bazen her şeyin üst üste gelmesi2
- ab macarstana demokrasi içn on milyar euro veriyor2
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması18
- 29 yaşındayım hiç sevgilim olmadı14
- are you iran9
- sultan özcan2
- dünyanın en samimiyetsiz cümlesi4
- hacı şakir3
- rize de yurt inşaatında yol çökmesi2
- düşün ki o bunu okuyor7
- iyi bir insanın acımasız bir insana dönüşmesi12
- kırmızılı kadın4
- evlat ayrımcılığı5
- erkeğin aldatması ile kadının aldatmasının farkı2
- duş almak3
- fazla araştırmak kötü müdür8
- bütün gece için bana ne kadar ödeyebilirsin6
- üstteki yazarı öv15
- turizmciler battı mutlu musunuz6
- sürekli cinsellikten bahseden erkek11
- dinler tarihinin en önemli olayı11
- uludağın ekşi sözlük gibi populer olamaması15
- götümü de açsam bakmayacaksınız12
- teksas2
- tatile gelen gurbetçinin yürek burkan sözleri5
- haluk levent'in bahiste 390 milyon tl kaybetmesi8
- space oddity7
- ne zaman mutlu olacağız4
- uysaljakobene burç baktırmak8
- venezuela daki depremlerde can kaybı 4 bin 4902
- sözlükteki ayaksever karşıtı blok10
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı25
- uluslararası evlilik4
- manifest grubu vs pkk7
- türkiye'nin ırak'a 1 milyar dolar ödeyecek olması4
- yeni bir acı yaşamak2
- testere yi izlerken uyuyakalmak2
- direnmekten yorulmak3
- kore filmi izleyememek4
- kişinin en rahatsız olduğu sosyal davranış8
biber ve patlıcanın kader ortağıdır.
züğürt ağa filmini akıllara getiren sebze-meyve ne olduğunu tam olarak bilmediğim bitki.
domatiis.
domatiis.
(bkz: Bomilarga)
tuta absoluta zararlısının azmasından ve geçtiğimiz yılki rezalet koşulların çiftçiye geri adım attırması (dikim açısından) sonucu tekrardan 5 liraları görmeye başlamış ürün.
zaten ekim-dikim planlaması diye bir şey yok güzel ülkemde. 1 yıl uçar ertesi yıl alan satan olmaz.
zaten ekim-dikim planlaması diye bir şey yok güzel ülkemde. 1 yıl uçar ertesi yıl alan satan olmaz.
haziran ayında kilosu ortalama 4.5 liradan satılan sebze. menemen de mi yapmıyak ya.
avrupa ya, amerika nın keşfinden sonra gelen bir meyve. sebze olarak bilinmesi genel bir yanlışlıktır. kanseri önlediği söylenir.
enflasyon nedeni pazar mallarından biridir.
Evet; yıllardır televizyonda aynı safsatalar dönmekte, halkımız da bunları dinlemektedir.
Enflasyon nedeni her devirde;
domates, biber, patlıcandır. Şarkısı bile vardır...
Bir Allah'ın kulu da çıkıp dememiştir;
Elektrik, akaryakıt, doğalgaz, vergiler gibi temel üretim girdilerine devletin zam yapması
ve merkez bankasının kendi eliyle faiz düzenlemeleri enflasyonu yaratır diye...
Evet; yıllardır televizyonda aynı safsatalar dönmekte, halkımız da bunları dinlemektedir.
Enflasyon nedeni her devirde;
domates, biber, patlıcandır. Şarkısı bile vardır...
Bir Allah'ın kulu da çıkıp dememiştir;
Elektrik, akaryakıt, doğalgaz, vergiler gibi temel üretim girdilerine devletin zam yapması
ve merkez bankasının kendi eliyle faiz düzenlemeleri enflasyonu yaratır diye...
yanına biber ve patlıcan ekleyince barış manço'yu anımsatandır. çok özledim be sözlük.
susandığı zaman yenilince, insanı uçuran zevk yumağı.
kışın alınmaması, yenmemesi gereken şey. cherry domatesin tadı erik gibi olmuş, normal domatesi kesiyosun elma gibi kütürdüyor. pahalı bi de. bekar adama lüks ve gereksiz kaçıyor.
Ilık yaz günüydü... Küçük bahçeme iniyordum...
Seviyorum toprağı.. Kokusunu.. Öyle böyle değil. Gerçekten seviyorum.. Aşığıyım... Yeşilin... Ağacın.. Karıncanın, kelebeğin... Gülün.. Papatyanın aşığıyım... Kendi yetiştirdiğim nanenin, rokanın, terenin, maydanozun aşığıyım...
Toprakta... yeşil serin çimende yürümeyi... Parmaklarımın arasından akıp giden nemli, koyu renk toprak öbeklerini.. Arasındaki minik solucanları bile seviyorum..
Sabahın ilk saatleriydi.. Gün ışığı henüz yeni yeni dünyama damlıyordu... Hayat veriyordu çayıra, çimene... Günaydın diyordu.. Nefes alan, kalbi olan herşeye... Herkese... Gecenin koyu karanlığı çekmişti ellerini üzerinden dünyanın...
Ayağımdaki terlikleri çıkardım.. Ilık çimenlerin üzerinde çıplak ayak yürümeye başladım... Tarifsiz mis gibi koku başımı döndürüyordu...
Evren nasıl bu kadar güzel ve mükemmel bir düzen içinde var oluyordu... Güneş bir dakika sonra doğmuyordu... Gece tam zamanında ortadan kayboluyordu... Ne bir eksik ne bir fazla.. Evren herşeyi bize fazlası ile ve dakika dakikasına... Zamanında veriyordu...
Minik bahçeme doğru yöneldim... Taze otlar, çıtır yemyeşil biberler, taze soğan, fesleğen... Kekik... Ve domates... O mükemmel küçük kırmızı şeyler... Beni selamlıyordull sahibelerini... Henüz onlarla aramda 3 -4 metre olmasına rağmen, inanılmaz kokuyu hissedebiliyordum... Kokusu bile insanın ağzının sulanmasına yetiyordu...yaklaştım... Üzeri minik pürüzlerle kaplı domates yapraklarına dokundum... Elimi kokladım... Domates kokuyordu... Mis gibi domates... Yaprakların arasından bir küçük domates kopardım.. Usulca.. incitmeden.. Üzmeden... Ellerimde şu an doğanın milyonlarca mucizesinden birini taşıyordum... Toprağa düşen mercimekten daha küçük bir domates çekirdeğinden, hediyeydi bu insanlığa.. Daha nicesi... Sert kabuğun içinde pembe minik nar taneleri gibi... Dizi dizi... Aralarında hiçbir boşluk kalmadan... Özenle yerleştirilmiş... Ölçülmüş de kutulara konulmuş gibi...
Domatesi ellerimle ikiye ayırdım... Sıcacıktı... Yumuşak... Mis gibi kokuyordu... Sulu... Yeşilli kırmızılı çekirdekleri... incecik tül gibi narin bir kabuk... Hafif ekşili tatlı bir lezzet... Bu tada aşığım... Dalından koparılıp, bıçak değdirmeden ikiye bölünen domatesin tadına... Üzerine bir miktar zeytinyağı... Biraz kekik.. Birkaç damla limon suyu... işte... Bu benim lezzetim...
Seviyorum toprağı.. Kokusunu.. Öyle böyle değil. Gerçekten seviyorum.. Aşığıyım... Yeşilin... Ağacın.. Karıncanın, kelebeğin... Gülün.. Papatyanın aşığıyım... Kendi yetiştirdiğim nanenin, rokanın, terenin, maydanozun aşığıyım...
Toprakta... yeşil serin çimende yürümeyi... Parmaklarımın arasından akıp giden nemli, koyu renk toprak öbeklerini.. Arasındaki minik solucanları bile seviyorum..
Sabahın ilk saatleriydi.. Gün ışığı henüz yeni yeni dünyama damlıyordu... Hayat veriyordu çayıra, çimene... Günaydın diyordu.. Nefes alan, kalbi olan herşeye... Herkese... Gecenin koyu karanlığı çekmişti ellerini üzerinden dünyanın...
Ayağımdaki terlikleri çıkardım.. Ilık çimenlerin üzerinde çıplak ayak yürümeye başladım... Tarifsiz mis gibi koku başımı döndürüyordu...
Evren nasıl bu kadar güzel ve mükemmel bir düzen içinde var oluyordu... Güneş bir dakika sonra doğmuyordu... Gece tam zamanında ortadan kayboluyordu... Ne bir eksik ne bir fazla.. Evren herşeyi bize fazlası ile ve dakika dakikasına... Zamanında veriyordu...
Minik bahçeme doğru yöneldim... Taze otlar, çıtır yemyeşil biberler, taze soğan, fesleğen... Kekik... Ve domates... O mükemmel küçük kırmızı şeyler... Beni selamlıyordull sahibelerini... Henüz onlarla aramda 3 -4 metre olmasına rağmen, inanılmaz kokuyu hissedebiliyordum... Kokusu bile insanın ağzının sulanmasına yetiyordu...yaklaştım... Üzeri minik pürüzlerle kaplı domates yapraklarına dokundum... Elimi kokladım... Domates kokuyordu... Mis gibi domates... Yaprakların arasından bir küçük domates kopardım.. Usulca.. incitmeden.. Üzmeden... Ellerimde şu an doğanın milyonlarca mucizesinden birini taşıyordum... Toprağa düşen mercimekten daha küçük bir domates çekirdeğinden, hediyeydi bu insanlığa.. Daha nicesi... Sert kabuğun içinde pembe minik nar taneleri gibi... Dizi dizi... Aralarında hiçbir boşluk kalmadan... Özenle yerleştirilmiş... Ölçülmüş de kutulara konulmuş gibi...
Domatesi ellerimle ikiye ayırdım... Sıcacıktı... Yumuşak... Mis gibi kokuyordu... Sulu... Yeşilli kırmızılı çekirdekleri... incecik tül gibi narin bir kabuk... Hafif ekşili tatlı bir lezzet... Bu tada aşığım... Dalından koparılıp, bıçak değdirmeden ikiye bölünen domatesin tadına... Üzerine bir miktar zeytinyağı... Biraz kekik.. Birkaç damla limon suyu... işte... Bu benim lezzetim...
kabuklu bir sebze. kırmızı, sarı ve yeşil renkte bulunur.
benim icin sebzedir, bilimsel olarak ve bi arkadasima göre meyvedir.
biz olayi tatliya baglayalim diye, meyve veren sebze olarak adlandirdik.
biz olayi tatliya baglayalim diye, meyve veren sebze olarak adlandirdik.
--spoiler--
Current Biology dergisinde yayımlanan araştırmada 100 farklı domates cinsi 170 gönüllü tarafından test edildi. Sonuçlara göre domatesin lezzetinde iki faktör rol oynuyor; şeker ve bitkiye kokusunu veren bileşenler. Araştırma domates tüketiminin artması ile birlikte çiftçilerin bir bitkiden almaya çalıştıkları domates miktarının sürekli arttığını, bunun da her domateste daha az şeker birikmesine neden olduğunu söylüyor. Bu yüzden iyi domateslerin artık süpermarketlerde bulunamayacağı belirtiliyor.
Hızlı tüketime karşı bir çözüm bulmak için Klee ve ekibi domateslerin kimyasal analizini yapmak için üç yıl harcadı. Üniversitede kurulan bir serada birbiri ardına yetiştirilen 153 domates tek tek incelenerek mükkemmel domatesin nasıl olacağı irdelendi. Gönüllülere yapılan testler şeker tadının yanı sıra domatesin kesildikten sonra yaydığı kokunun da tada katkısı olduğunu ortaya koydu. Sitral bileşen adı verilen yağların bitkilerin tatları arasında büyük farklılıklar yarattığı fark edildi. Üniversitede yetiştirilen domateslerle piyasada bulunan domatesler arasındaki en büyük fark da bu bileşenin miktarı oldu. Bilim insanları bu bilgileri daha lezzetli ve yoğun aromalı domatesler geliştirmekte kullanmayı planlıyor.
--spoiler--
hala hormonlu gıdanın amacını anlamadılar. elin bilimadamı, konuyu bir ucundan yakalayıp aynı kökten daha fazla ürün alabilmek olarak acıklamış -ki bağcılıkta da şarap yapımında kullanılan üzümler için de geçerlidir, fazla salkımlar koparılarak daha olgun ve tatlı üzümlerin bağda kalması sağlanır- ancak olayın hormon/kimyasal kullanıldıgı atlanmış.
Current Biology dergisinde yayımlanan araştırmada 100 farklı domates cinsi 170 gönüllü tarafından test edildi. Sonuçlara göre domatesin lezzetinde iki faktör rol oynuyor; şeker ve bitkiye kokusunu veren bileşenler. Araştırma domates tüketiminin artması ile birlikte çiftçilerin bir bitkiden almaya çalıştıkları domates miktarının sürekli arttığını, bunun da her domateste daha az şeker birikmesine neden olduğunu söylüyor. Bu yüzden iyi domateslerin artık süpermarketlerde bulunamayacağı belirtiliyor.
Hızlı tüketime karşı bir çözüm bulmak için Klee ve ekibi domateslerin kimyasal analizini yapmak için üç yıl harcadı. Üniversitede kurulan bir serada birbiri ardına yetiştirilen 153 domates tek tek incelenerek mükkemmel domatesin nasıl olacağı irdelendi. Gönüllülere yapılan testler şeker tadının yanı sıra domatesin kesildikten sonra yaydığı kokunun da tada katkısı olduğunu ortaya koydu. Sitral bileşen adı verilen yağların bitkilerin tatları arasında büyük farklılıklar yarattığı fark edildi. Üniversitede yetiştirilen domateslerle piyasada bulunan domatesler arasındaki en büyük fark da bu bileşenin miktarı oldu. Bilim insanları bu bilgileri daha lezzetli ve yoğun aromalı domatesler geliştirmekte kullanmayı planlıyor.
--spoiler--
hala hormonlu gıdanın amacını anlamadılar. elin bilimadamı, konuyu bir ucundan yakalayıp aynı kökten daha fazla ürün alabilmek olarak acıklamış -ki bağcılıkta da şarap yapımında kullanılan üzümler için de geçerlidir, fazla salkımlar koparılarak daha olgun ve tatlı üzümlerin bağda kalması sağlanır- ancak olayın hormon/kimyasal kullanıldıgı atlanmış.
artık sebzeler bile inançlı. devire bak.
dini dili ne olursa olsun aşk yaşamaktan vazgeçmeyeceğim sebzedir. hatta alerji yapmasına rağmen.
*
*
akıl çağındayken domates meyve mi sebze mi tartışmaları yapılırdı. bugün ise hristiyan mı müslüman mı, haram mı helal mi tartışmaları yapıldığına göre epey yol katetmişiz..
gamalı haç versiyonları piyasaya çıkmıştır.
sebze olarak bilinen, meyve türündendir. köy domatesi cinsi "yemede yanında yat". şu devirdeki sahteliğin içindeki besinlerin başını çeker. eski tadını vermemekle birlikte, olsa da olur olmasa da olur artık masalarda. yararı yok, tadı yok, görüntüdeki kırmızılık artık sarımsı kırmızı, turuncu gibi. kötü görünüyor.
fransızlarda "aşk meyvesi" olarak adlandırılan kırmızı renkli sebze.
doğumgünün kutlu olsun yazarıdır. nice yıllara!
yazın pazardan alınanı köylü domatesi ya da pembe domates deneni makbuldür. peynir, ekmek kardeşidir.
amerikanın keşfinin ardından tohumu dünyaya yayılmış. o yüzdendir ki fatih sultan mehmet hiç domates yememiştir çünkü domatesin ne olduğunu bile bilmiyordu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar