bugün
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası21
- sözlükteki en kaliteli nesil10
- ellerim bos gonlum hos24
- psikopatlar neden klasik müzik sever6
- silver ile evlenecek erkek37
- hoşlanılan kızın size sevdiği erkeği anlatması5
- ağlayarak 31 çekmek4
- big bang ten önce ne vardı sorusu ne kadar anlamlı3
- seri kalça koklayıcısı4
- cinler nefilimlerdir3
- düşmüş melekler aynı anda tüm dünyayı işitebiliyor7
- cemaatçi subaylar3
- coca cola light3
- içinden korkusu alınmış bir insan olmak4
- ipkis2
- ktç'nin iki ay çalyak yemesi olayı4
- çekirdek kola3
- uludağ sözlük radyo3
- maltepe sahilde adamın götünü tıraş eden kadın3
- en düşük karma puanına sahip uludağ sözlük yazarı5
- kebap yiyen kız6
- rus hava sahasını kapatıyorum2
- seri artılayan melek4
- karınıza sahip çıkar mısınız3
- ortama girince herkesin susması11
- gecenin şarkısı7
- arkadaşlar gammaz çetesi kuruyorum7
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- kale3112'ye üstün hizmet madalyası verilmesi3
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı30
- simko310
- sözlük kızlarının ojeleri7
- sözlük yazarlarının kombinleri11
- yazarların en sevdiği küfürler7
- sozlukteki eksiciler5
- el chadaille bitshiabu6
- modi'nin putin'e ukrayna savaşını bitirme çağrısı3
- camide halay çekmek3
- tuzlu kahve dizisi4
- motordan düşmek4
- hoşlanılan kıza ilk mesaj olarak ne yazılır8
- hiç vasat filmi olmayan aktör veya aktris4
- evli adamın sözlükte ne işi var6
- canım yanıyo sözlük2
- hangi sözlük yazarını muayene etmezsiniz5
- sağlığı bozmasa her gün yenilecek şeyler2
- parayla saadet olması18
- hostingdunyam3
- joao neves'in kullandığı araba2
- henoteizm2
patatesin amca oğlu.
barış manço gerçekten ileriyi görmüş; domates biber patlıcan.
pahalı bir sebze.
''yahu ne oluyor?'' dediğimdir. bu güzide yiyecek, çok değil tam 8 yıl önce ''10 kilo domates 1 milyon'' diye dolaşıp uyutmayan, kafa öpen seyyarların gezmesine sebep oluyordu izmir'de. nasıl oldu da ''1 kilo domates 10 tl'' oldu, anlamak mümkün değil.
fiyatıyla ortalığı sikip atmış sebze.
bugün yediğim çiğ köftenin içinden çıkan bir dilim domates şahsımı ziyadesiyle mutlu etmiş, ne var ki devamı gelmemiştir. kavuşacağımız günleri özlemle bekliyorum.
lahmacun salonlarında artık lahmacunun yanındaki salatalara konulmayan şükela-ül zerzevat.
ileride mis kokulu, hakiki türk tohumlarını yetiştireceğim sebze.
kahvaltılarımızın, yemeklerimizin bir numaralı sebzesi domates'cim.
ne oldu sana böyle?
eskiden salatalığın can yoldaşıydın. zeytin ve peynir nasıl mükemmel bir ikiliyse, sen de salatalığın yanındaki destekçisiydin. soğan kavrulunca sen girerdin tencereye ilkin.
yemeklere girer, sulu sulu, ekişili ekşili, kırmızı kırmızı yapardın. salatan olurdu. tuzlayıp yerdik seni, ya da ekmekle yerdik olmadı. bak melemen vardı bir de mesela. sonra senin çorban olurdu mis gibi. hatta turşun da kurulurdu, pilava da girerdin. bulgur ya da pirinç farketmeksizin. reçelinin bile yapıldığını duydum biliyo musun?
yani diyorum ki domates; sen o kadar ekonomik ve güzel bir lezzettin ki, analarımız senin her şeyinden sonuna kadar yararlanırlardı. her şeyin olurdu senin be. patates gibi mesela.
şimdi ne oldu da ayrı düştük güzel domates. seni kimler aldı?
şimdi salatalık sensiz, peynir ve zeytin üzgün. oldu mu şimdi?
lütfen geri dön domates.*
ne oldu sana böyle?
eskiden salatalığın can yoldaşıydın. zeytin ve peynir nasıl mükemmel bir ikiliyse, sen de salatalığın yanındaki destekçisiydin. soğan kavrulunca sen girerdin tencereye ilkin.
yemeklere girer, sulu sulu, ekişili ekşili, kırmızı kırmızı yapardın. salatan olurdu. tuzlayıp yerdik seni, ya da ekmekle yerdik olmadı. bak melemen vardı bir de mesela. sonra senin çorban olurdu mis gibi. hatta turşun da kurulurdu, pilava da girerdin. bulgur ya da pirinç farketmeksizin. reçelinin bile yapıldığını duydum biliyo musun?
yani diyorum ki domates; sen o kadar ekonomik ve güzel bir lezzettin ki, analarımız senin her şeyinden sonuna kadar yararlanırlardı. her şeyin olurdu senin be. patates gibi mesela.
şimdi ne oldu da ayrı düştük güzel domates. seni kimler aldı?
şimdi salatalık sensiz, peynir ve zeytin üzgün. oldu mu şimdi?
lütfen geri dön domates.*
Yemeklerde koca koca, kabuklu kabuklu gördüğümde, kenara ayırdığım meyve. (Evet meyve)
Bundan sonra kenara ayırmak değil, ilk önce yiyeceğim meyvedir.
(bkz: Saygımız büyük)
Bundan sonra kenara ayırmak değil, ilk önce yiyeceğim meyvedir.
(bkz: Saygımız büyük)
coğrafi keşiflerle gelmiştir memleketimize..
kendisine vurulan hormon fiyatını da şişirdi galiba. başka bir açıklaması yok zam şampiyonunun.
osmanlı mutfağında yoktu. ülkemizdeki geçmişi yüz yıllıktır.
nabzının tutulmasına gerek olmayan sebze.
eskiden kış mevsiminde domates yenmezdi.
he madem yiyeceksin o zaman 10 lirayı da vereceksin.
çileği kışın yiyor musun?
dağılın şimdi.
eskiden kış mevsiminde domates yenmezdi.
he madem yiyeceksin o zaman 10 lirayı da vereceksin.
çileği kışın yiyor musun?
dağılın şimdi.
sevilen sebzelerdendir,yemeklerde olmazsa olmazdır.
artık dügünlerde para ve altın yerine takılabilecek.
menemene hasret kalcam.
menemene hasret kalcam.
ana haberde nabzı tutulan yiyecek. millet her ne kadar yiyemeyecek olsa da bari gözü doysun mantığıyla mı yapılıyor anlamış değilim.
10 liraya kadar çıkabileceği tahmin ediliyor. şu sıralar en ucuz domatesin kilosu 4.5 liraya satılıyor. geçen yılın fiyatlarını sekize katladı. iyi para, spekülatörlere gün doğdu.
Salataların olmazsa olmazı. Çorbasını hiç yemedim ama herhalde o da lezzetlidir.
Basın tarafından Antalya,da 7.5 TL olduğu yalanı uydurulan sebzedir... Antalya,
ezilip suyu çıkartıldığında salça, dilimlendiğinde beyaz peynir yanı aparatifi, bütün haliyle yuvarlak, oval gibi şekillerde görülen kırmızı dye bilinip son zamanlarda kıpkırmızısına rastlanamayan sebze.
bugün itibariyle antalya' da kilosu 5 tl olan hayatımızda belkıde etten daha fazla ihtiyaç duyduğumuz yeni nesil altın.
malum domates manşetlerden inmiyor. bir domates yazısı da buzz dan gelsin öyleyse...
tabakta tek kalan domates psikolojisi
herkesin birilerinden sürekli olarak birşeyler kaçırdığı, nezaketin-saygının neredeyse hiçe sayıldığı bir dönemde insanlar; tüm nazikliklerini, tüm bastırılmış duygularını yüzüstüne çıkarırcasına salata tabağında kalan tek domatesi yemeğin sonuna doğru birbirlerine sunarlar.
sofrada bulunan herkesin doyum sınırına yaklaştığı bir zamanda sanki yeniden iştah kabartırcasına büyük bir kayıtsızlıkla kurulur salata tabağının tam ortasında kalan tek domates.
bir ara nezaketi bir kenara bırakan ama çatalın masada bulunan başka bir ürünü seçmesiyle yine domatese ulaşamayan kişi, hemen yaptığına pişman olurcasına yanındakilere ikram eder, tabakta tek kalan domatesi...
kiminin sofradakilerle konuşurken gözü takılır domatese, kimi de 'yese biri de şu domatesi bitse bu işkence' diye aklından geçirir.
sofradan kalkma zamanının iyice yaklaştığı bir anda tüm cesaretini domatese doğru toplayan ve sonra vazgeçen kişi sayısı oldukça fazladır.
onca yemek, salata tabağındaki onca ürün yenmiştir ama ah o tek kalan domates! ...
işte herkesin bilincinde o domatesi yemek isteği yer almaktadır. yemek boyunca bu tür düşünce ve eylemler devam eder.
ve sonunda...
kimsenin yemeğe kıyamadığı, birbirine ikram ettiği, devamlı gözünün takıldığı o iştah kabartan domates herkesin aklında kalarak çöpe atılılır.
oysa ki biri çıkıp 'ben onu istiyorum' deme cesaretini gösterse hiç olmazsa bir kişi mutlu olacak; gözönünden kalktığı için de kimsenin aklına takılmayacak olsa da tabakta tek kalan domates psikolojisinden kimse ders almamışçasına her seferinde aynı olgu tekrarlanır.
ve her zaman, her koşulda devam eder
tabakta tek kalan domates psikolojisi...
edit:
94-95'li yıllarda gözlemlemek ve farklılıkları yakalamak üzerine yazdığım bir ödev yazısı.... şimdi bu yazıya daha çok şey ekleyebilirim ve düzeltmeler yapabilirim ama o zamanki ruhu yakalamak adına yazıya dokunmak istemedim... *
tabakta tek kalan domates psikolojisi
herkesin birilerinden sürekli olarak birşeyler kaçırdığı, nezaketin-saygının neredeyse hiçe sayıldığı bir dönemde insanlar; tüm nazikliklerini, tüm bastırılmış duygularını yüzüstüne çıkarırcasına salata tabağında kalan tek domatesi yemeğin sonuna doğru birbirlerine sunarlar.
sofrada bulunan herkesin doyum sınırına yaklaştığı bir zamanda sanki yeniden iştah kabartırcasına büyük bir kayıtsızlıkla kurulur salata tabağının tam ortasında kalan tek domates.
bir ara nezaketi bir kenara bırakan ama çatalın masada bulunan başka bir ürünü seçmesiyle yine domatese ulaşamayan kişi, hemen yaptığına pişman olurcasına yanındakilere ikram eder, tabakta tek kalan domatesi...
kiminin sofradakilerle konuşurken gözü takılır domatese, kimi de 'yese biri de şu domatesi bitse bu işkence' diye aklından geçirir.
sofradan kalkma zamanının iyice yaklaştığı bir anda tüm cesaretini domatese doğru toplayan ve sonra vazgeçen kişi sayısı oldukça fazladır.
onca yemek, salata tabağındaki onca ürün yenmiştir ama ah o tek kalan domates! ...
işte herkesin bilincinde o domatesi yemek isteği yer almaktadır. yemek boyunca bu tür düşünce ve eylemler devam eder.
ve sonunda...
kimsenin yemeğe kıyamadığı, birbirine ikram ettiği, devamlı gözünün takıldığı o iştah kabartan domates herkesin aklında kalarak çöpe atılılır.
oysa ki biri çıkıp 'ben onu istiyorum' deme cesaretini gösterse hiç olmazsa bir kişi mutlu olacak; gözönünden kalktığı için de kimsenin aklına takılmayacak olsa da tabakta tek kalan domates psikolojisinden kimse ders almamışçasına her seferinde aynı olgu tekrarlanır.
ve her zaman, her koşulda devam eder
tabakta tek kalan domates psikolojisi...
edit:
94-95'li yıllarda gözlemlemek ve farklılıkları yakalamak üzerine yazdığım bir ödev yazısı.... şimdi bu yazıya daha çok şey ekleyebilirim ve düzeltmeler yapabilirim ama o zamanki ruhu yakalamak adına yazıya dokunmak istemedim... *
zamdan kafayı yemiş sebze.
oha lan!
oha lan!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar