bugün
- true nickli yazara özelden küfredilmesi olayı11
- fusya semsiyeli yabanci28
- haluk levent'e para emanet etmek15
- şaka maka tek umudun yine bahçeli olması9
- raikagetokatlayan9
- bir erkeği erkek yapan beş özellik9
- gocu12
- kötülerin genel özellikleri8
- kediye kurulan en anlamlı cümle2
- güne nasıl başladınız7
- erkeğin aldatması ile kadının aldatmasının farkı7
- yazarların en uçuk seks fantezileri11
- matlab simulink etkinlik2
- sam neill4
- ofisi havaya uçurmak6
- çöplerin emekliler tarafından işgali2
- 44 numaralı daire2
- kaliteli insanı belli eden detaylar19
- 128 milyar doların gündemden düşmesi4
- memlekette herkes akıllıysa bu ne3
- dolar'ın 47 tl olması4
- haluk levent asılsın kampanyası2
- insanların escortları nereden bulduğu sorunsalı5
- ahbap4
- neyse biraz çalışayım3
- iran ordusunda abd ile ateşkes istemeyenler7
- çıkar ilişkisi3
- bütün dilleri bilmek vs hayvanlarla konuşabilmek2
- yarrağı olan adamı bile özler olduk amk2
- özgürlükçü pedagoji imkansız mı2
- bazen ölmeyi o kadar çok istiyorum ki3
- türk kızları neden kıskanç değil5
- haluk levent'i yedirmeyiz3
- kanuni döneminde yaşansa olası ekşi başlıkları9
- sırf ibnelik olsun diye yapılan şeyler5
- leandro trossard2
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması18
- sözlük hesabını sil perileri3
- 29 yaşındayım hiç sevgilim olmadı14
- tsubasa daki sahaların 20 km olması3
- haluk levent5
- bir kere öpüştük diye hemen sevgili mi olduk2
- lesley ugochukwu3
- bazen her şeyin üst üste gelmesi2
- putinin türkiyede inşaatta çalışması4
- iyi bir insanın acımasız bir insana dönüşmesi12
- are you iran9
- ab macarstana demokrasi içn on milyar euro veriyor2
- üstteki yazarı öv15
- deniz göktaş'ın tutuklanması2
''yahu ne oluyor?'' dediğimdir. bu güzide yiyecek, çok değil tam 8 yıl önce ''10 kilo domates 1 milyon'' diye dolaşıp uyutmayan, kafa öpen seyyarların gezmesine sebep oluyordu izmir'de. nasıl oldu da ''1 kilo domates 10 tl'' oldu, anlamak mümkün değil.
fiyatıyla ortalığı sikip atmış sebze.
bugün yediğim çiğ köftenin içinden çıkan bir dilim domates şahsımı ziyadesiyle mutlu etmiş, ne var ki devamı gelmemiştir. kavuşacağımız günleri özlemle bekliyorum.
lahmacun salonlarında artık lahmacunun yanındaki salatalara konulmayan şükela-ül zerzevat.
ileride mis kokulu, hakiki türk tohumlarını yetiştireceğim sebze.
kahvaltılarımızın, yemeklerimizin bir numaralı sebzesi domates'cim.
ne oldu sana böyle?
eskiden salatalığın can yoldaşıydın. zeytin ve peynir nasıl mükemmel bir ikiliyse, sen de salatalığın yanındaki destekçisiydin. soğan kavrulunca sen girerdin tencereye ilkin.
yemeklere girer, sulu sulu, ekişili ekşili, kırmızı kırmızı yapardın. salatan olurdu. tuzlayıp yerdik seni, ya da ekmekle yerdik olmadı. bak melemen vardı bir de mesela. sonra senin çorban olurdu mis gibi. hatta turşun da kurulurdu, pilava da girerdin. bulgur ya da pirinç farketmeksizin. reçelinin bile yapıldığını duydum biliyo musun?
yani diyorum ki domates; sen o kadar ekonomik ve güzel bir lezzettin ki, analarımız senin her şeyinden sonuna kadar yararlanırlardı. her şeyin olurdu senin be. patates gibi mesela.
şimdi ne oldu da ayrı düştük güzel domates. seni kimler aldı?
şimdi salatalık sensiz, peynir ve zeytin üzgün. oldu mu şimdi?
lütfen geri dön domates.*
ne oldu sana böyle?
eskiden salatalığın can yoldaşıydın. zeytin ve peynir nasıl mükemmel bir ikiliyse, sen de salatalığın yanındaki destekçisiydin. soğan kavrulunca sen girerdin tencereye ilkin.
yemeklere girer, sulu sulu, ekişili ekşili, kırmızı kırmızı yapardın. salatan olurdu. tuzlayıp yerdik seni, ya da ekmekle yerdik olmadı. bak melemen vardı bir de mesela. sonra senin çorban olurdu mis gibi. hatta turşun da kurulurdu, pilava da girerdin. bulgur ya da pirinç farketmeksizin. reçelinin bile yapıldığını duydum biliyo musun?
yani diyorum ki domates; sen o kadar ekonomik ve güzel bir lezzettin ki, analarımız senin her şeyinden sonuna kadar yararlanırlardı. her şeyin olurdu senin be. patates gibi mesela.
şimdi ne oldu da ayrı düştük güzel domates. seni kimler aldı?
şimdi salatalık sensiz, peynir ve zeytin üzgün. oldu mu şimdi?
lütfen geri dön domates.*
Yemeklerde koca koca, kabuklu kabuklu gördüğümde, kenara ayırdığım meyve. (Evet meyve)
Bundan sonra kenara ayırmak değil, ilk önce yiyeceğim meyvedir.
(bkz: Saygımız büyük)
Bundan sonra kenara ayırmak değil, ilk önce yiyeceğim meyvedir.
(bkz: Saygımız büyük)
coğrafi keşiflerle gelmiştir memleketimize..
kendisine vurulan hormon fiyatını da şişirdi galiba. başka bir açıklaması yok zam şampiyonunun.
osmanlı mutfağında yoktu. ülkemizdeki geçmişi yüz yıllıktır.
nabzının tutulmasına gerek olmayan sebze.
eskiden kış mevsiminde domates yenmezdi.
he madem yiyeceksin o zaman 10 lirayı da vereceksin.
çileği kışın yiyor musun?
dağılın şimdi.
eskiden kış mevsiminde domates yenmezdi.
he madem yiyeceksin o zaman 10 lirayı da vereceksin.
çileği kışın yiyor musun?
dağılın şimdi.
sevilen sebzelerdendir,yemeklerde olmazsa olmazdır.
artık dügünlerde para ve altın yerine takılabilecek.
menemene hasret kalcam.
menemene hasret kalcam.
ana haberde nabzı tutulan yiyecek. millet her ne kadar yiyemeyecek olsa da bari gözü doysun mantığıyla mı yapılıyor anlamış değilim.
10 liraya kadar çıkabileceği tahmin ediliyor. şu sıralar en ucuz domatesin kilosu 4.5 liraya satılıyor. geçen yılın fiyatlarını sekize katladı. iyi para, spekülatörlere gün doğdu.
Salataların olmazsa olmazı. Çorbasını hiç yemedim ama herhalde o da lezzetlidir.
Basın tarafından Antalya,da 7.5 TL olduğu yalanı uydurulan sebzedir... Antalya,
ezilip suyu çıkartıldığında salça, dilimlendiğinde beyaz peynir yanı aparatifi, bütün haliyle yuvarlak, oval gibi şekillerde görülen kırmızı dye bilinip son zamanlarda kıpkırmızısına rastlanamayan sebze.
bugün itibariyle antalya' da kilosu 5 tl olan hayatımızda belkıde etten daha fazla ihtiyaç duyduğumuz yeni nesil altın.
malum domates manşetlerden inmiyor. bir domates yazısı da buzz dan gelsin öyleyse...
tabakta tek kalan domates psikolojisi
herkesin birilerinden sürekli olarak birşeyler kaçırdığı, nezaketin-saygının neredeyse hiçe sayıldığı bir dönemde insanlar; tüm nazikliklerini, tüm bastırılmış duygularını yüzüstüne çıkarırcasına salata tabağında kalan tek domatesi yemeğin sonuna doğru birbirlerine sunarlar.
sofrada bulunan herkesin doyum sınırına yaklaştığı bir zamanda sanki yeniden iştah kabartırcasına büyük bir kayıtsızlıkla kurulur salata tabağının tam ortasında kalan tek domates.
bir ara nezaketi bir kenara bırakan ama çatalın masada bulunan başka bir ürünü seçmesiyle yine domatese ulaşamayan kişi, hemen yaptığına pişman olurcasına yanındakilere ikram eder, tabakta tek kalan domatesi...
kiminin sofradakilerle konuşurken gözü takılır domatese, kimi de 'yese biri de şu domatesi bitse bu işkence' diye aklından geçirir.
sofradan kalkma zamanının iyice yaklaştığı bir anda tüm cesaretini domatese doğru toplayan ve sonra vazgeçen kişi sayısı oldukça fazladır.
onca yemek, salata tabağındaki onca ürün yenmiştir ama ah o tek kalan domates! ...
işte herkesin bilincinde o domatesi yemek isteği yer almaktadır. yemek boyunca bu tür düşünce ve eylemler devam eder.
ve sonunda...
kimsenin yemeğe kıyamadığı, birbirine ikram ettiği, devamlı gözünün takıldığı o iştah kabartan domates herkesin aklında kalarak çöpe atılılır.
oysa ki biri çıkıp 'ben onu istiyorum' deme cesaretini gösterse hiç olmazsa bir kişi mutlu olacak; gözönünden kalktığı için de kimsenin aklına takılmayacak olsa da tabakta tek kalan domates psikolojisinden kimse ders almamışçasına her seferinde aynı olgu tekrarlanır.
ve her zaman, her koşulda devam eder
tabakta tek kalan domates psikolojisi...
edit:
94-95'li yıllarda gözlemlemek ve farklılıkları yakalamak üzerine yazdığım bir ödev yazısı.... şimdi bu yazıya daha çok şey ekleyebilirim ve düzeltmeler yapabilirim ama o zamanki ruhu yakalamak adına yazıya dokunmak istemedim... *
tabakta tek kalan domates psikolojisi
herkesin birilerinden sürekli olarak birşeyler kaçırdığı, nezaketin-saygının neredeyse hiçe sayıldığı bir dönemde insanlar; tüm nazikliklerini, tüm bastırılmış duygularını yüzüstüne çıkarırcasına salata tabağında kalan tek domatesi yemeğin sonuna doğru birbirlerine sunarlar.
sofrada bulunan herkesin doyum sınırına yaklaştığı bir zamanda sanki yeniden iştah kabartırcasına büyük bir kayıtsızlıkla kurulur salata tabağının tam ortasında kalan tek domates.
bir ara nezaketi bir kenara bırakan ama çatalın masada bulunan başka bir ürünü seçmesiyle yine domatese ulaşamayan kişi, hemen yaptığına pişman olurcasına yanındakilere ikram eder, tabakta tek kalan domatesi...
kiminin sofradakilerle konuşurken gözü takılır domatese, kimi de 'yese biri de şu domatesi bitse bu işkence' diye aklından geçirir.
sofradan kalkma zamanının iyice yaklaştığı bir anda tüm cesaretini domatese doğru toplayan ve sonra vazgeçen kişi sayısı oldukça fazladır.
onca yemek, salata tabağındaki onca ürün yenmiştir ama ah o tek kalan domates! ...
işte herkesin bilincinde o domatesi yemek isteği yer almaktadır. yemek boyunca bu tür düşünce ve eylemler devam eder.
ve sonunda...
kimsenin yemeğe kıyamadığı, birbirine ikram ettiği, devamlı gözünün takıldığı o iştah kabartan domates herkesin aklında kalarak çöpe atılılır.
oysa ki biri çıkıp 'ben onu istiyorum' deme cesaretini gösterse hiç olmazsa bir kişi mutlu olacak; gözönünden kalktığı için de kimsenin aklına takılmayacak olsa da tabakta tek kalan domates psikolojisinden kimse ders almamışçasına her seferinde aynı olgu tekrarlanır.
ve her zaman, her koşulda devam eder
tabakta tek kalan domates psikolojisi...
edit:
94-95'li yıllarda gözlemlemek ve farklılıkları yakalamak üzerine yazdığım bir ödev yazısı.... şimdi bu yazıya daha çok şey ekleyebilirim ve düzeltmeler yapabilirim ama o zamanki ruhu yakalamak adına yazıya dokunmak istemedim... *
zamdan kafayı yemiş sebze.
oha lan!
oha lan!
Ketçap yapımında kullanılan maddelerden bir tanesidir.
Domates (Solanum lycopersicum), patlıcangiller (Solanaceae) ailesinden anavatanı Güney ve Orta Amerika olan bir yıllık yenebilen bir otsu bitki türü.
1-3 metre boya sahip olan domates bitkisinin hafif odunsu bir gövdesi vardır. 10-25 cm uzunluğunda olan yapraklarının üzerinde 5-9 yaprakçık bulunur. Yaprakları tüylüdür. 1-2 cm uzunluğunda ve genellikle sarı olan domates çiçekleri bir sap üzerinde 3-12 adettir. Genellilke kırmızı, yenilebilen meyvesi yabani bitkilerde 1-2 cm çapında iken, kültür bitkilerinde daha büyüktür.Çoğu vitamin bu meyvede bulunur ve kanseri önleyici yapısı vardır.Bu vitamin ve önleyici minareller domatesin kabuğunda bulunur. Kabuk-vitamin, çekirdek-çoğalma.
ABD'de 1893 yılında mahkeme sebzelerle birlikte saklanıp yenildiğinden onu sebze diye sınıflandırmıştır fakat gerçekte meyvedir. Domatesin ilginç bir tarihi vardır. Bolivya ve Peru da yabani sarı renkli bir domates türü bulunmuş ve sonra Meksikada yetiştirilip, Kristof Kolomb'un Amerika'yı keşfinden sonra Avrupa'ya gemilerle gönderilmiştir. italyanlar sarı renginden ötürü onu altın elma olarak adlandırdı, ama çok geçmeden kırmızı türleri ortaya çıktı. Domates Amerika'da ilk defa Thomas Jefferson tarafından yetiştirildi. Ama pek çok insan zehirli olduğuna inanarak yemeyi reddetti, ta ki 1900'e kadar. Uzun zaman önce, pek çok Avrupalı için aşk elmasıydı, çünkü insanları romantik yaptığına inanılıyordu. Dünyada pek bilinmeyen bu meyve çok etkilidir.
2005 yılının verilerine göre Dünya'da her yıl 125 milyon ton domates üretiliyor.En geniş üretimi yapan Çin, onu ABD ve Türkiye izliyor.
(http://tr.wikipedia.org/wiki/Domates).
1-3 metre boya sahip olan domates bitkisinin hafif odunsu bir gövdesi vardır. 10-25 cm uzunluğunda olan yapraklarının üzerinde 5-9 yaprakçık bulunur. Yaprakları tüylüdür. 1-2 cm uzunluğunda ve genellikle sarı olan domates çiçekleri bir sap üzerinde 3-12 adettir. Genellilke kırmızı, yenilebilen meyvesi yabani bitkilerde 1-2 cm çapında iken, kültür bitkilerinde daha büyüktür.Çoğu vitamin bu meyvede bulunur ve kanseri önleyici yapısı vardır.Bu vitamin ve önleyici minareller domatesin kabuğunda bulunur. Kabuk-vitamin, çekirdek-çoğalma.
ABD'de 1893 yılında mahkeme sebzelerle birlikte saklanıp yenildiğinden onu sebze diye sınıflandırmıştır fakat gerçekte meyvedir. Domatesin ilginç bir tarihi vardır. Bolivya ve Peru da yabani sarı renkli bir domates türü bulunmuş ve sonra Meksikada yetiştirilip, Kristof Kolomb'un Amerika'yı keşfinden sonra Avrupa'ya gemilerle gönderilmiştir. italyanlar sarı renginden ötürü onu altın elma olarak adlandırdı, ama çok geçmeden kırmızı türleri ortaya çıktı. Domates Amerika'da ilk defa Thomas Jefferson tarafından yetiştirildi. Ama pek çok insan zehirli olduğuna inanarak yemeyi reddetti, ta ki 1900'e kadar. Uzun zaman önce, pek çok Avrupalı için aşk elmasıydı, çünkü insanları romantik yaptığına inanılıyordu. Dünyada pek bilinmeyen bu meyve çok etkilidir.
2005 yılının verilerine göre Dünya'da her yıl 125 milyon ton domates üretiliyor.En geniş üretimi yapan Çin, onu ABD ve Türkiye izliyor.
(http://tr.wikipedia.org/wiki/Domates).
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar