bugün
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası21
- sözlükteki en kaliteli nesil10
- ellerim bos gonlum hos24
- psikopatlar neden klasik müzik sever6
- silver ile evlenecek erkek37
- hoşlanılan kızın size sevdiği erkeği anlatması5
- ağlayarak 31 çekmek4
- big bang ten önce ne vardı sorusu ne kadar anlamlı3
- seri kalça koklayıcısı4
- cinler nefilimlerdir3
- düşmüş melekler aynı anda tüm dünyayı işitebiliyor7
- cemaatçi subaylar3
- coca cola light3
- içinden korkusu alınmış bir insan olmak4
- ipkis2
- ktç'nin iki ay çalyak yemesi olayı4
- çekirdek kola3
- uludağ sözlük radyo3
- maltepe sahilde adamın götünü tıraş eden kadın3
- en düşük karma puanına sahip uludağ sözlük yazarı5
- kebap yiyen kız6
- rus hava sahasını kapatıyorum2
- seri artılayan melek4
- karınıza sahip çıkar mısınız3
- ortama girince herkesin susması11
- gecenin şarkısı7
- arkadaşlar gammaz çetesi kuruyorum7
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- kale3112'ye üstün hizmet madalyası verilmesi3
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı30
- simko310
- sözlük kızlarının ojeleri7
- sözlük yazarlarının kombinleri11
- yazarların en sevdiği küfürler7
- sozlukteki eksiciler5
- el chadaille bitshiabu6
- modi'nin putin'e ukrayna savaşını bitirme çağrısı3
- camide halay çekmek3
- tuzlu kahve dizisi4
- motordan düşmek4
- hoşlanılan kıza ilk mesaj olarak ne yazılır8
- hiç vasat filmi olmayan aktör veya aktris4
- evli adamın sözlükte ne işi var6
- canım yanıyo sözlük2
- hangi sözlük yazarını muayene etmezsiniz5
- sağlığı bozmasa her gün yenilecek şeyler2
- parayla saadet olması18
- hostingdunyam3
- joao neves'in kullandığı araba2
- henoteizm2
Ilık yaz günüydü... Küçük bahçeme iniyordum...
Seviyorum toprağı.. Kokusunu.. Öyle böyle değil. Gerçekten seviyorum.. Aşığıyım... Yeşilin... Ağacın.. Karıncanın, kelebeğin... Gülün.. Papatyanın aşığıyım... Kendi yetiştirdiğim nanenin, rokanın, terenin, maydanozun aşığıyım...
Toprakta... yeşil serin çimende yürümeyi... Parmaklarımın arasından akıp giden nemli, koyu renk toprak öbeklerini.. Arasındaki minik solucanları bile seviyorum..
Sabahın ilk saatleriydi.. Gün ışığı henüz yeni yeni dünyama damlıyordu... Hayat veriyordu çayıra, çimene... Günaydın diyordu.. Nefes alan, kalbi olan herşeye... Herkese... Gecenin koyu karanlığı çekmişti ellerini üzerinden dünyanın...
Ayağımdaki terlikleri çıkardım.. Ilık çimenlerin üzerinde çıplak ayak yürümeye başladım... Tarifsiz mis gibi koku başımı döndürüyordu...
Evren nasıl bu kadar güzel ve mükemmel bir düzen içinde var oluyordu... Güneş bir dakika sonra doğmuyordu... Gece tam zamanında ortadan kayboluyordu... Ne bir eksik ne bir fazla.. Evren herşeyi bize fazlası ile ve dakika dakikasına... Zamanında veriyordu...
Minik bahçeme doğru yöneldim... Taze otlar, çıtır yemyeşil biberler, taze soğan, fesleğen... Kekik... Ve domates... O mükemmel küçük kırmızı şeyler... Beni selamlıyordull sahibelerini... Henüz onlarla aramda 3 -4 metre olmasına rağmen, inanılmaz kokuyu hissedebiliyordum... Kokusu bile insanın ağzının sulanmasına yetiyordu...yaklaştım... Üzeri minik pürüzlerle kaplı domates yapraklarına dokundum... Elimi kokladım... Domates kokuyordu... Mis gibi domates... Yaprakların arasından bir küçük domates kopardım.. Usulca.. incitmeden.. Üzmeden... Ellerimde şu an doğanın milyonlarca mucizesinden birini taşıyordum... Toprağa düşen mercimekten daha küçük bir domates çekirdeğinden, hediyeydi bu insanlığa.. Daha nicesi... Sert kabuğun içinde pembe minik nar taneleri gibi... Dizi dizi... Aralarında hiçbir boşluk kalmadan... Özenle yerleştirilmiş... Ölçülmüş de kutulara konulmuş gibi...
Domatesi ellerimle ikiye ayırdım... Sıcacıktı... Yumuşak... Mis gibi kokuyordu... Sulu... Yeşilli kırmızılı çekirdekleri... incecik tül gibi narin bir kabuk... Hafif ekşili tatlı bir lezzet... Bu tada aşığım... Dalından koparılıp, bıçak değdirmeden ikiye bölünen domatesin tadına... Üzerine bir miktar zeytinyağı... Biraz kekik.. Birkaç damla limon suyu... işte... Bu benim lezzetim...
Seviyorum toprağı.. Kokusunu.. Öyle böyle değil. Gerçekten seviyorum.. Aşığıyım... Yeşilin... Ağacın.. Karıncanın, kelebeğin... Gülün.. Papatyanın aşığıyım... Kendi yetiştirdiğim nanenin, rokanın, terenin, maydanozun aşığıyım...
Toprakta... yeşil serin çimende yürümeyi... Parmaklarımın arasından akıp giden nemli, koyu renk toprak öbeklerini.. Arasındaki minik solucanları bile seviyorum..
Sabahın ilk saatleriydi.. Gün ışığı henüz yeni yeni dünyama damlıyordu... Hayat veriyordu çayıra, çimene... Günaydın diyordu.. Nefes alan, kalbi olan herşeye... Herkese... Gecenin koyu karanlığı çekmişti ellerini üzerinden dünyanın...
Ayağımdaki terlikleri çıkardım.. Ilık çimenlerin üzerinde çıplak ayak yürümeye başladım... Tarifsiz mis gibi koku başımı döndürüyordu...
Evren nasıl bu kadar güzel ve mükemmel bir düzen içinde var oluyordu... Güneş bir dakika sonra doğmuyordu... Gece tam zamanında ortadan kayboluyordu... Ne bir eksik ne bir fazla.. Evren herşeyi bize fazlası ile ve dakika dakikasına... Zamanında veriyordu...
Minik bahçeme doğru yöneldim... Taze otlar, çıtır yemyeşil biberler, taze soğan, fesleğen... Kekik... Ve domates... O mükemmel küçük kırmızı şeyler... Beni selamlıyordull sahibelerini... Henüz onlarla aramda 3 -4 metre olmasına rağmen, inanılmaz kokuyu hissedebiliyordum... Kokusu bile insanın ağzının sulanmasına yetiyordu...yaklaştım... Üzeri minik pürüzlerle kaplı domates yapraklarına dokundum... Elimi kokladım... Domates kokuyordu... Mis gibi domates... Yaprakların arasından bir küçük domates kopardım.. Usulca.. incitmeden.. Üzmeden... Ellerimde şu an doğanın milyonlarca mucizesinden birini taşıyordum... Toprağa düşen mercimekten daha küçük bir domates çekirdeğinden, hediyeydi bu insanlığa.. Daha nicesi... Sert kabuğun içinde pembe minik nar taneleri gibi... Dizi dizi... Aralarında hiçbir boşluk kalmadan... Özenle yerleştirilmiş... Ölçülmüş de kutulara konulmuş gibi...
Domatesi ellerimle ikiye ayırdım... Sıcacıktı... Yumuşak... Mis gibi kokuyordu... Sulu... Yeşilli kırmızılı çekirdekleri... incecik tül gibi narin bir kabuk... Hafif ekşili tatlı bir lezzet... Bu tada aşığım... Dalından koparılıp, bıçak değdirmeden ikiye bölünen domatesin tadına... Üzerine bir miktar zeytinyağı... Biraz kekik.. Birkaç damla limon suyu... işte... Bu benim lezzetim...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar