bugün
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak11
- en lezzetli balık12
- mutlu günleri beklemek15
- sözlüğe hareket getirecek şey4
- yeni evli çift aktiviteleri12
- vajinaya dil atmak16
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı8
- yerde para bulmak6
- sözlük kızlarının çorapları10
- nervio'ya evlenme teklif etmek30
- nervio abla15
- canım anam yazılı gül dövmesi3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı77
- sözlük kızlarına hallenen erkek yazarlar8
- 1986 yılında miami geceleri4
- kimsenin sizi sevmemesi16
- kış gelince kısa etek ince çorap modası8
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum14
- rusyada neden kızlar şımarık değil sorunsalı9
- gecenin şiiri2
- mersin10
- ıspartalıları sevmemek7
- ne kadar yaşlısın4
- zirkonyum2
- iş yerinde hırsızlığa şahit olmak3
- from gold from dust36
- seks hikayesi yazan trajedi yazarı6
- bir sözlük erkeğine patik hediye etmek8
- 2026'nın yaşayan en seksi erkeği6
- 1992 los angeles olayları2
- nervio'nun peşinden koşan yazarlar9
- sözlükte götü çok kaldırılmış kızlar8
- okumuş kültürlü insandan nefret eden tip6
- bir sözlük kızının çoraplarını hediye olarak almak8
- sözlüğün kezban yazarı5
- sözlükten arada sırada sıkılmak4
- yarımşar metre arayla bırakılmış kedi maması5
- hatasını itiraf eden kimse3
- yarragi olan adam6
- bartu küçükçağlayan4
- çinliler alevi mi5
- en son ne aldınız13
- muslettin amca ile edirne genelevine gidiyoruz4
- yalnız yaşamak9
- leon the professional vs pulp fiction4
- ilhan irem dinleyen erkek8
- ben seçilmem seçerim diyen kıza karpuz seçtirmek2
- instagram da artan erotizm sebebi10
- evcil köpeği dışarıya atmak2
- 27 ekim 2026 israil seçimleri3
şöyle düşünün insan çocuktur ve zihni gerçeklik olgusuna daha kapalı bir haldedir ve kendisine hayali arkadaşlar uydurabilir ya da dinlediği masallara gerçeklikler, daha derin anlamlar yükleyebilir. bu çocuk için normaldir yaşı ve beyni bu durum için oldukça müsaittir ve bizler de doğal olarak yadırgamayız. sonrasında da zamanla çocuk bunları aşar, biter gider.
işte dinler de tıpkı böyle insanoğlunun ortaya çıkışını doğum olarak düşünelim ve insanlık dünyaya alabildiğine yabancı e bir de düşünmeye başlıyor. bu nedir şu nedir demeye gördüklerini sorgulamaya ve anlamlar yüklemeye başlıyor zamanla da zihinsel gelişiminin erken dönemlerinde olduğundan görmediği-duymadığı-bilmediği hayali varlıklarla anlam vermeye çalışıyor dünyaya. düşünebildiği ve diğer canlılardan ayrıldığı için de kendisini farklı bir yere koyup biraz kibirden biraz cehalletten "tanrı" fikrini oluşturuyor. bu tanrı fikri de önce basitten karmaşığa doğru yol alıyor ve dallanıp budaklanıyor. uydurduğu masala kendini kaptırıyor ve dinleri ortaya koyuyor ki bu da kaçınılmaz oluyor.
zaman geçtikçe insanlık nesnel bilgiye ve bilime önem vermeye başlıyor böylelikle tarih öncesi çağlarda uydurulmuş olan totemleri-putları terk edip farklı inanç sistemleri oluşturmaya başlayan insanlık önce elle tutulan tanrılara son veriyor sonra gökte görülebilenlere ve en sonunda da ne yerde olan ne gökte, ne elle tutulan ne gözle görülen bir "tek tanrı" fikrini icad ediyor. neden? çünkü diğerlerini bilimsel yollarla ya da mantık yoluyla çürütebiliyor tek elinde kalan ve tek zihninde öldüremeyeceği bir "tanrı" ise onun için inanç basamaklarının son noktası çünkü "olmayan bir şeyin yokluğu zaten kanıtlanamaz" ve cehaletin de yardımıyla insanlık bu tanrı fikrinin üzerine gidip bu işin rengini fazlasıyla değiştirmiş oluyor.
reformlar, rönesans ve sanayi devrimi ile birlikte gelen aydınlanma süreci tanrının da tahtını fazlasıyla sarsıyor -bir bakın göreceksiniz zaten bin yıl öncesinin tanrı inancı ile günümüz tanrı inancı arasında fersah fersah fark vardır- böylelikle de bilim o yok edilmez tanrının dahi yok edilebileceğini, insanın tanrı inancı karşısındaki patolojik durumunu ortaya koyup yüzleşmeye yol açıyor. geldiğimiz okta karışık bir yanda yığın yığın kalabalıklar olmayan şeylerin peşinde sürüklenip giderken diğer yanda pozitif bilim ve mantık yoluyla hayatı ve evreni daha gerçek yollarla tanımaya ve anlamaya çalışan kitleler. elbet bir gün devarn dönecek insanlar değişecek ve şimdilerin "tanrı" diye nitelendirdiği şey put gibi devrilecek ama henüz daha çok zaman var. bakalım o günleri görebileceğimizi de sanmıyorum. insanlar sorgulamamaktan, merak etmemekten, soru sormamaktan memnun ve o insanları yönetenler de memnun. din fazlasıyla işe yarar bir şey olup çıkıyor güç sahibi olanlar için.
işte dinler de tıpkı böyle insanoğlunun ortaya çıkışını doğum olarak düşünelim ve insanlık dünyaya alabildiğine yabancı e bir de düşünmeye başlıyor. bu nedir şu nedir demeye gördüklerini sorgulamaya ve anlamlar yüklemeye başlıyor zamanla da zihinsel gelişiminin erken dönemlerinde olduğundan görmediği-duymadığı-bilmediği hayali varlıklarla anlam vermeye çalışıyor dünyaya. düşünebildiği ve diğer canlılardan ayrıldığı için de kendisini farklı bir yere koyup biraz kibirden biraz cehalletten "tanrı" fikrini oluşturuyor. bu tanrı fikri de önce basitten karmaşığa doğru yol alıyor ve dallanıp budaklanıyor. uydurduğu masala kendini kaptırıyor ve dinleri ortaya koyuyor ki bu da kaçınılmaz oluyor.
zaman geçtikçe insanlık nesnel bilgiye ve bilime önem vermeye başlıyor böylelikle tarih öncesi çağlarda uydurulmuş olan totemleri-putları terk edip farklı inanç sistemleri oluşturmaya başlayan insanlık önce elle tutulan tanrılara son veriyor sonra gökte görülebilenlere ve en sonunda da ne yerde olan ne gökte, ne elle tutulan ne gözle görülen bir "tek tanrı" fikrini icad ediyor. neden? çünkü diğerlerini bilimsel yollarla ya da mantık yoluyla çürütebiliyor tek elinde kalan ve tek zihninde öldüremeyeceği bir "tanrı" ise onun için inanç basamaklarının son noktası çünkü "olmayan bir şeyin yokluğu zaten kanıtlanamaz" ve cehaletin de yardımıyla insanlık bu tanrı fikrinin üzerine gidip bu işin rengini fazlasıyla değiştirmiş oluyor.
reformlar, rönesans ve sanayi devrimi ile birlikte gelen aydınlanma süreci tanrının da tahtını fazlasıyla sarsıyor -bir bakın göreceksiniz zaten bin yıl öncesinin tanrı inancı ile günümüz tanrı inancı arasında fersah fersah fark vardır- böylelikle de bilim o yok edilmez tanrının dahi yok edilebileceğini, insanın tanrı inancı karşısındaki patolojik durumunu ortaya koyup yüzleşmeye yol açıyor. geldiğimiz okta karışık bir yanda yığın yığın kalabalıklar olmayan şeylerin peşinde sürüklenip giderken diğer yanda pozitif bilim ve mantık yoluyla hayatı ve evreni daha gerçek yollarla tanımaya ve anlamaya çalışan kitleler. elbet bir gün devarn dönecek insanlar değişecek ve şimdilerin "tanrı" diye nitelendirdiği şey put gibi devrilecek ama henüz daha çok zaman var. bakalım o günleri görebileceğimizi de sanmıyorum. insanlar sorgulamamaktan, merak etmemekten, soru sormamaktan memnun ve o insanları yönetenler de memnun. din fazlasıyla işe yarar bir şey olup çıkıyor güç sahibi olanlar için.
din, aslında bir açıklama biçimidir.
ilk insanlar doğadaki olaylar karşısında son derece çaresizdi. depremler, sel, felaketler, şimşek, gök gürültüsü gibi afetler insanları etkiledi. korku, beraberinde açıklama zorunluluğu da getirdi. önce güneşe, aya, ateşe, hayvanlara tapıldı. fakat insanlar gördü ki bu olaylar devam ediyor. sonra değişimler olmaya başladı. insan aklı ilerlemeye başladı ve cisimlerin tanrı olamayacağını anladılar. o zaman görünmeyen bir ilah arayışına girdiler. önce çok tanrılı dinler vardı, zamanlar bu tanrılar bire düştü. fakat son yüzyılda bilim alabildiğince ilerledi. bizler artık depremin nasıl oluştuğunu biliyoruz. ona karşı önlemler alıyoruz. yine bu olaylar karşısında çaresiz kalıyoruz ama en azından tanrı kızınca bizi cezalandırdı demiyoruz. din zamanla yerini salt bilime bırakacaktır. belki yüz belki iki yüzyıl sonra insanlar bugün inanılan şeylere gülecek. çünkü bilim bize bütün soruların cevaplarını verecektir. o zaman da din ile açıklama ortadan kalkacaktır.
din, insanları kontrol etme biçimidir.
insanların topluma zarar vermesini engellemek için çok etkili bir yöntemdir. kutsal atfedilen kitaplarda cehennem çok güçlü tasvir edilmiştir. insanlar böyle bir azabı çekmektense seve seve inanırım diye düşünüyor. fakat hala kötülük var. din bunları engelleyemiyor. dindar gibi görünen insanların yaptığı pislikleri herkes bilir. fakat sıradan, eğitimsiz insanlar için din gereklidir. islam da bu şekilde oluşmuştur. bozulan toplumu din, ayağa kaldırmış ve gittikçe büyümüştür.
din, kendi arasında mantıksızdır.
sürekli değişmiştir din. kıtada kim etkili olmuşsa onun söyledikleri din kabul edilmiştir. fakat bu dinlerin birbirine bakışı son derece komiktir. hepsi, kendi inançları dışında olanların cehennemde yanacağını söyler. bu büyük bir mantıksızlıktır. inanacak olsak hangisine inanacağımızı şaşırırız. evet bu ülkedekiler inandıklarının son din olduğunu söylüyor. fakat bu onlara göre doğru. başka dine inananlar da tıpkı müslüman gibi konuşuyor. yani kendi kendilerini yalanlıyor.
din, aileden gördüğünü devam ettirmektir.
başka ülkelerde doğsaydık ne olacaktı diye çoğu insan düşünür. ama din, buna da bir cevap bulmuştur. 'siz şanslı insanlarsınız'. bu çok komik bir laf. bunu papazlar da imamlar da söyler. peki onlar neden şanslı ya da neden şanssız. tanrı eğer varsa, ve doğru din islamsa, ben de roma'da doğduysam ne olacak? tabi ki bir hıristiyan olacaktım. bunun aksini kimse söyleyemez. dünyadaki din değiştirme oranlarına bakarsanız dediğim daha iyi anlaşılır. yani annenden ne gördüysen onu devam ettirirsin. bu din için büyük bir çelişkidir.
bu şekilde daha bir sürü yazdığım madde başlıkları var ama önemli gördüklerim bunlar.
ilk insanlar doğadaki olaylar karşısında son derece çaresizdi. depremler, sel, felaketler, şimşek, gök gürültüsü gibi afetler insanları etkiledi. korku, beraberinde açıklama zorunluluğu da getirdi. önce güneşe, aya, ateşe, hayvanlara tapıldı. fakat insanlar gördü ki bu olaylar devam ediyor. sonra değişimler olmaya başladı. insan aklı ilerlemeye başladı ve cisimlerin tanrı olamayacağını anladılar. o zaman görünmeyen bir ilah arayışına girdiler. önce çok tanrılı dinler vardı, zamanlar bu tanrılar bire düştü. fakat son yüzyılda bilim alabildiğince ilerledi. bizler artık depremin nasıl oluştuğunu biliyoruz. ona karşı önlemler alıyoruz. yine bu olaylar karşısında çaresiz kalıyoruz ama en azından tanrı kızınca bizi cezalandırdı demiyoruz. din zamanla yerini salt bilime bırakacaktır. belki yüz belki iki yüzyıl sonra insanlar bugün inanılan şeylere gülecek. çünkü bilim bize bütün soruların cevaplarını verecektir. o zaman da din ile açıklama ortadan kalkacaktır.
din, insanları kontrol etme biçimidir.
insanların topluma zarar vermesini engellemek için çok etkili bir yöntemdir. kutsal atfedilen kitaplarda cehennem çok güçlü tasvir edilmiştir. insanlar böyle bir azabı çekmektense seve seve inanırım diye düşünüyor. fakat hala kötülük var. din bunları engelleyemiyor. dindar gibi görünen insanların yaptığı pislikleri herkes bilir. fakat sıradan, eğitimsiz insanlar için din gereklidir. islam da bu şekilde oluşmuştur. bozulan toplumu din, ayağa kaldırmış ve gittikçe büyümüştür.
din, kendi arasında mantıksızdır.
sürekli değişmiştir din. kıtada kim etkili olmuşsa onun söyledikleri din kabul edilmiştir. fakat bu dinlerin birbirine bakışı son derece komiktir. hepsi, kendi inançları dışında olanların cehennemde yanacağını söyler. bu büyük bir mantıksızlıktır. inanacak olsak hangisine inanacağımızı şaşırırız. evet bu ülkedekiler inandıklarının son din olduğunu söylüyor. fakat bu onlara göre doğru. başka dine inananlar da tıpkı müslüman gibi konuşuyor. yani kendi kendilerini yalanlıyor.
din, aileden gördüğünü devam ettirmektir.
başka ülkelerde doğsaydık ne olacaktı diye çoğu insan düşünür. ama din, buna da bir cevap bulmuştur. 'siz şanslı insanlarsınız'. bu çok komik bir laf. bunu papazlar da imamlar da söyler. peki onlar neden şanslı ya da neden şanssız. tanrı eğer varsa, ve doğru din islamsa, ben de roma'da doğduysam ne olacak? tabi ki bir hıristiyan olacaktım. bunun aksini kimse söyleyemez. dünyadaki din değiştirme oranlarına bakarsanız dediğim daha iyi anlaşılır. yani annenden ne gördüysen onu devam ettirirsin. bu din için büyük bir çelişkidir.
bu şekilde daha bir sürü yazdığım madde başlıkları var ama önemli gördüklerim bunlar.
kürtçe' de deli anlamına gelen kelime.
-din nedir?
+bunun için önce insanın en temel güdülerine bakalım.insanın en temel iki güdüsü vardır,biri saldırganlık biri cinsellik.
Bir insan bunlarda başarılı oluyorsa kendini mutlu eder.Yok eğer bunları sağlayamaz ise içine kapanır kendini ezik hisseder.
Tabiiki kendini ezik hissettikçe güçlüler tarafından daha çok ezilir.Ve bu öyle seviyeye gelir ki artık güçlülerin tarlasını sürüyor meyvelerini onlara topluyor hale gelir.Bu aslında ilk köleliğin ortaya çıkışıdır.
herneyse bu ezik insan kendini aslında efendisinden daha güçlü bir varlığa inandırmaya başlıyor.bu da tanrı düşüncesini ortaya koyuyor.
tabiiki o zamanın insanında betim yeteneği zayıf olduğu için tanrıyı ancak kaslı ve sakallı yani heybetli bir adama benzetiyor ve ona tapıyor. tabi bu daha karmaşık bir konu ama pagan dinlerinin ortaya çıkışına dair ufak bir bilgi vermiş olalım.
şimdi asıl bizi ilgilendiren günümüz monoteist dine gelirsek.
farkettiniz mi bilmem ama monoteist dinler ortaya çıktığından beri sürekli din savaşları oluyor ve binlerce kişi ölüyor.
çoğu hükümdar cihat ı bahane ederek başka ulusların yurtlarına dalıyor ve ordaki tarih kitaplarını değiştiriyor vs vs.
din insanın insanı görünmez ile tehdit ederek köleleştirmesidir.
din insana var olup olmadığı bile meçhul olan sonsuzluk yalanına bürünmüş bir hayat uğruna bilinci kadar gerçek olan dünya hayatını harcamasını söylüyor.
din insan sürülerinin hem kırbacı hem afyonudur.
din mükemmeldir ama zararlıdır.
+bunun için önce insanın en temel güdülerine bakalım.insanın en temel iki güdüsü vardır,biri saldırganlık biri cinsellik.
Bir insan bunlarda başarılı oluyorsa kendini mutlu eder.Yok eğer bunları sağlayamaz ise içine kapanır kendini ezik hisseder.
Tabiiki kendini ezik hissettikçe güçlüler tarafından daha çok ezilir.Ve bu öyle seviyeye gelir ki artık güçlülerin tarlasını sürüyor meyvelerini onlara topluyor hale gelir.Bu aslında ilk köleliğin ortaya çıkışıdır.
herneyse bu ezik insan kendini aslında efendisinden daha güçlü bir varlığa inandırmaya başlıyor.bu da tanrı düşüncesini ortaya koyuyor.
tabiiki o zamanın insanında betim yeteneği zayıf olduğu için tanrıyı ancak kaslı ve sakallı yani heybetli bir adama benzetiyor ve ona tapıyor. tabi bu daha karmaşık bir konu ama pagan dinlerinin ortaya çıkışına dair ufak bir bilgi vermiş olalım.
şimdi asıl bizi ilgilendiren günümüz monoteist dine gelirsek.
farkettiniz mi bilmem ama monoteist dinler ortaya çıktığından beri sürekli din savaşları oluyor ve binlerce kişi ölüyor.
çoğu hükümdar cihat ı bahane ederek başka ulusların yurtlarına dalıyor ve ordaki tarih kitaplarını değiştiriyor vs vs.
din insanın insanı görünmez ile tehdit ederek köleleştirmesidir.
din insana var olup olmadığı bile meçhul olan sonsuzluk yalanına bürünmüş bir hayat uğruna bilinci kadar gerçek olan dünya hayatını harcamasını söylüyor.
din insan sürülerinin hem kırbacı hem afyonudur.
din mükemmeldir ama zararlıdır.
gelmiş geçmiş en büyük icattır.
Din; dogmadır. Din, yaşam tarzıdır. Din, bir hayattır.
hayata anlam katmak iddiasındaki düşünce sistemi.
karl marx'a göre "kitlelerin afyonu'dur."
insanın iki temel güdüsü saldırganlık ve cinselliktir tezinin sakatlıklarını ortaya koyduğumuzda bu yazılanların hepsi bir hikayeden ibaret kalacaktır.
insanın temel güdülerinden olan cinsellik ve saldırganlığın yanı sıra sevmek ve kendini güvende hissetmektir.
kendini güvende hissetmeyen hiçbir insanın aklına cinsellik gelmez. idam öncesi cinsel fanteziler kuran insana rastlanılmamıştır.
freud kesinlikle önemli bir sosyal bilimcidir ve ortaya koyduğu bir çok temel kavramın yanı sıra cinsellik konusundaki aşırı yorumları bir çok saygın bilimadamınca da eleştirilmektedir. bir sosyal bilimci freud sosyal bilimlerin gelişmesini geciktirmiştir ifadesini rahatlıkla kullanabilmiştir örneğin. bence biraz insafsız bir eleştiri faydası da şüphesiz çoktur freud'un.
demekki çorabı tekrar söküp tekrar dikmemiz gerekecek.
insanın temel güdü ve ihtiyaçlarının allah inancına eğilim oluşturması bir pencereden yaratıcının varlığına delildir,
diğer bir çerçeveden olmadığına. benim çerçevemden insandaki sığınma ihtiyacı ve kendini güvende hissetme olgusu vahiyle sunulana karşı bir iç zemindir. bir yaradılış duygusudur. diğeri de doğanın yarattığı der ancak buna.
şimdi bir civatanın monte edilmesi için uygun bir yer varsa şayet, bu yer kendiliğinden böyledir ve civata diye bir kavram üretiliyor da denilebilir, bu civatanın varlığına delil olarakta algılanabilir. civataya ulaşmak ise sınırlı bir süre sonra ancak mümkün olacaktır.
insanın temel güdülerinden olan cinsellik ve saldırganlığın yanı sıra sevmek ve kendini güvende hissetmektir.
kendini güvende hissetmeyen hiçbir insanın aklına cinsellik gelmez. idam öncesi cinsel fanteziler kuran insana rastlanılmamıştır.
freud kesinlikle önemli bir sosyal bilimcidir ve ortaya koyduğu bir çok temel kavramın yanı sıra cinsellik konusundaki aşırı yorumları bir çok saygın bilimadamınca da eleştirilmektedir. bir sosyal bilimci freud sosyal bilimlerin gelişmesini geciktirmiştir ifadesini rahatlıkla kullanabilmiştir örneğin. bence biraz insafsız bir eleştiri faydası da şüphesiz çoktur freud'un.
demekki çorabı tekrar söküp tekrar dikmemiz gerekecek.
insanın temel güdü ve ihtiyaçlarının allah inancına eğilim oluşturması bir pencereden yaratıcının varlığına delildir,
diğer bir çerçeveden olmadığına. benim çerçevemden insandaki sığınma ihtiyacı ve kendini güvende hissetme olgusu vahiyle sunulana karşı bir iç zemindir. bir yaradılış duygusudur. diğeri de doğanın yarattığı der ancak buna.
şimdi bir civatanın monte edilmesi için uygun bir yer varsa şayet, bu yer kendiliğinden böyledir ve civata diye bir kavram üretiliyor da denilebilir, bu civatanın varlığına delil olarakta algılanabilir. civataya ulaşmak ise sınırlı bir süre sonra ancak mümkün olacaktır.
Çok az insanın kullanabildiği, kurnazca bir silahtır.
vicdan okuludur.
muhammed'e "bu gece sana dua etmeyeceğim!" diyen birinin kellesine para koymaktır.
"insan içinde yok edilemez bir şeyin varlığından sürekli emin olmadan yaşayamaz; ancak gerek bu yok edilemez şey gerekse de bu güven kendisinden daima gizli olabilir. Bu sürekli gizliliğin kendini açığa vurma yollarından biri, kişisel bir tanrıya inançta kendini gösterir."
Kafka.
Kafka.
insanların bir başka otorite tarafından kendilerine emredilse eninde sonunda isyan edecekleri yasak, kural, dayatmalara sakince, gönülden, içtenlikle boyun eğmeleridir.
din, insanları iyilige iten iç huzurun saglanmasında , birlik ve beraberlik ruhunun çok kolay şekilde bir çatı altında toplanmasına sebebiyet veren önemli bir birleştirici etkendir.
seni sen edeni bilmektir ve istedigi dogrultuda yasamaktir zira var eden o dur ve yol onun yolu olmalidir..
karl marx'ın dediği gibi din bir afyondur. evet insanları ve onların beyinleri uyuşturuyor. öyle ki insanların din uğruna yapmayacakları şey yok. kendilerine işkence yapmak, başkaları öldürmek hatta kendi çocuğunu kurban etmek gibi. ayrıca din olgusu sadece "islam" olarak algılanmamalıdır din genel bir düşüncedir. yeryüzünde yüzlerce din vardır. birde dinlerin çıkar boyutu vardır. hiçbir din öldürmeyi emretmediği halde, dinde zorlama olmaması gerektiği halde haçlı seferlerinin veya cihad anlayışının olması dinlerin insanların nasıl belli kişilerin çıkarı uğruna kullanıldıklarının göstergesidir. eğer din olgusu ve cennet vaadi olmasaydı neden binlerce insan gereksiz yere göz göre göre ölüme gitsin?
(bkz: dogma)
sorgulanmaması gereken cevaplar bütünüdür.
düzgün yorumlandığında * süper tasarlanmış toplumsal düzendir.
"din afyondur"culara göre din çağın en büyük icadıdır. 19. yüzyıl sloganlarını aşamamış bu körpe beyinlere gülüp geçtikten sonra kendi tanımımıza geçiyoruz. din; kendi özgü epistemolojik ve etimolojik yöntemleri olan, "fizik"ten bağımsız müstakil bir alanı olan; tanrının insanları sevk ve idare ettiği kurallar bütünü, ahlak sistemidir.
ister inançlı ister ateist olsun tüm insanlarda var olan bir yaratıcıya inancın varlığını gördüm.
bu bağlamda ritüelleşmiş inanc sistemi denilebilir özetle.
edit: imla
bu bağlamda ritüelleşmiş inanc sistemi denilebilir özetle.
edit: imla
hayatın düsturu, felsefesi, gayesidir.
Tanrı'yı anlamaktır.
paradox.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar