bugün
- insanın bu hayattaki amacı17
- kimseyi memnun edememek10
- uludağ sözlüğün cenaze namazı3
- 10 lu yaşların çabuk geçmesi7
- aşık yorguni4
- fenerbahçe'nin kemalistlerin takımı olması2
- erkek ısrarı5
- akademisyen egosu6
- a milli takıma 15 milyon euro prim verilmesi10
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi10
- güne bir şarkı bırak10
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması10
- kitap alıntıları2
- ilk öpücük3
- eylül akşamında eskişehir de yürümek2
- 21 temmuz 2026 fenerbahçe gornik zabrze maçı2
- ilk buluşmada öpen kız2
- intihar etmek7
- heyt bea vs herhangi bir yazar3
- 20 li yaşların çabuk geçmesi12
- azazzazzz2
- heyt bea5
- çok güzel seven kadın5
- destur zall hazretleri3
- hukukportali com2
- ışıktan daha hızlı olan şey7
- buddy dude22
- sözlüğe gelince alınan koku7
- san sebastian cheesecake2
- biz dededen chp liyiz başka partiye oy veremeyiz2
- yaşadım demek için ne yapmalı10
- ai analiz2
- yeni sevgilide olması istenen özellikler6
- 17 haziran 2026 ırak norveç maçı3
- hayata dair iç burkan detaylar4
- 16 haziran 2026 diş hekimliğinde doktora skandalı2
- sedat pekmez6
- erikli su5
- türklerin yunan adalarına tatile gitme nedeni7
- kylian mbappe3
- iha ve siha ile övünmek3
- daha 176
- yabancı yatırımcı neden türkiyeye yatırım yapsın6
- türkiye maçı için abd'ye gitmek3
- idealist yakışıklı çok zeki güvenilir3
- fevzi kurtuluş2
- rahmi saltuk3
- özgür özel'in yeni parti kurması gerekliliği2
- teoman duralı3
- ketçapla güzel giden yiyecekler12
entry'ler (595)
ben içmiyorsam kimse içmeyecek inadından ileri gelir. sigaranızla düşman, verginizle dost!
deli saçması söylemlerdir. misal; benim gibi düşünüyorsanız sizinle aynı fikirdeyim.
eşcinsele ibne diyebilecek pervasızlığa sahipse, yazılarını sözlüklerde değil, microsoft wordte karalasın. not defteri de olabilir.
liseli diyeceğim ama o kapasitenin bile varlığından endişe duyduğum bir "sekkizz"inci. tüm girdileri bakınızdan ibaret! herkesin adı altına saçma salak yorumlar kusup üstünü örtmeden gidiyor. ne idüğü belirsiz sokak çocuklarının kapı zillerine basıp kaçtığı gibi... (#15477789) adresli girdimin arkasındayım!
türkiye'de Çok koyun olmasıdır.
şakirt tayfanın sevmediği çarelerdir. kuranda ezanın vasıta aracılığıyla insanlara duyurulmaması gerektiği yazılıdır. yani müezzin yüksek bir yerden okuyacak, inananlar da zaten saatini bildiklerinden kılacaklar! -muhammet bile namaz saatini bilmeyen bir müslüman tasavvur edememiş- kuranda günde 5 defa insanların tepesinde böğürülecek diye bir kaide yok...
soyu hızla tükenmekte olan bir insan türünün son feryadıdır.
aptallığın dinle harmanlanmış halidir. o değil de asıl komik olan (bkz: ramazanda aç kalmak)
11 ay boyunca inlerinde uyuyan şehir magandaları olan ayıların inlerinden çıkarak, sokakta sigara içene, etek giyene, yemek yiyene, elele tutuşana sardıkları aydır. bunu türkiye'nin %99'unun ayı olmasına bağlayabiliriz...
üzerinde tartışılıp değere bindirilmemesi gereken gereksiz kişilerdir. cübbe ve kara çarşafla demokrasi ve laiklik oluyor da; biz bir şey diyor muyuz?
bir q=m.c.t formülü bulmalarını beklemediğim müslümanların gereksiz ve değersiz buluşlarından biridir. hiç değilse pazara oynayıp "şerefe" diyen bira bardağı yapardı insan ama; gel de anlat...
kara çarşaf ve türbanla, laiklik ve demokrasiyi temsil etmekten daha kötü olmayan eylemdir. ayrıca sporcu formasına külot olarak bakıyorsan, bu senin sapkınlığının getirisidir; kızcağızların suçu ne?
venus williams'ın ilk turda elenmesiyle şok yaşadığım turnuvadır. özellikle tek kadınlarda yine şampiyonluğu haketmeyen vasat bir raketin kazanması an meselesidir.
40 derece sıcakta pardesü ve türbanlı bir kadının yanından geçerken derin bir nefes almaktır. askeriyede de şap etkisi yapabilecek bir uygulamadır aynı zamanda...
islami piyasa usulleri vol.1'dir...
yolda karşılaşmanız halinde yol değiştirmenizi, toplu taşıma araçlarında karşılaşmanız halindeyse nefesinizi tutmanızı gerektiren kadın yobazdır. (bkz: şakirde) yazlık ve kışlık pardesünün herhangi bir farklılığının olmadığını, koku alma duyusu olan herkes bilir. zira pardesü kışlık bir giysidir ve yazlığı bulunmaz. -o ayrı konu- biz 40 derece sıcağın altında şort ve t-shirtle bunalımlardan bunalım beğeniyorken, bunların topluklarına kadar uzanan sözde yazlık pardesüleriyle yeleken olduklarını söylemek güçtür. ha dini ona kapanmayı emrediyor diye buram buram soğan kokmayı yeğliyorsa bir kadın; işte o zaman söylenecek sözler tükenmiştir... ha egzoz, ha türbanlı, ikisi de hava kirliliği!
depremden, dua okuyarak kurtulamayacağını bilen ateisttir. biliyoruz ki ülke toprağının %90'ı -ne yazık ki- birinci derece deprem kuşağı üzerindedir. ve her an 7 ve üzeri büyüklükte sarsıntılara sebep olabilmektedir bu tip tabakalar. şimdi bu deprem 9 şiddetinde olsaydı ve türkiye'nin hemen hemen tümü haritadan silinseydi -ki türkiye'de bu büyüklükte deprem üretebilecek uzunlukta fay hattı yoktur- yine allah'ı mı anacaktık, insanları sarsıntılarla öldürebildiği için? ya da öldükten sonra, bu varlığa(!) dair herhangi bir edinim mi bulacaktık? toprağınızı satın alarak üstüne apartman dikip, tekrar size satan siyasilere soracaksınız gazabı. hala soru sorabilecek kapasiteniz varsa...
sayıca çok olmalarına karşın, bir kümes bile etmeyecek güruhtur. sayıca çokturlar ama akılca yokturlar. bir yanlışın çok inananının olması, o yanlışı doğru kılmıyor ne yazık ki...
şimdi baştan türbana başörtü deyip, kakayı boktan ayırmayın hiç boşuna. kuş beyninizle kelime cambazlığına mı soyundunuz? bir defa eğer böyle bir okul varsa bile, hatayı en başında yapmıştır. kendi kuralları olan bir devlet kurumu, kendinden kurallı öğrencileri bünyesine kabul etmemelidir. okullar, şahsi inançlarına göre giyinen öğrencilerin kendilerini diğer öğrencilerden ayırdıkları kurumlar değildir. orda herkes kafasına göre giyinip, burda da ezileni ve azınlığı oynamasın boşuna. okulların dengeyi idame ettirmek üzere koyduğu ve herkesin uyması gereken kurallardır bunlar. 10 tane kız öğrenci diğer kız öğrencilerden farklı olarak türban takıyorsa, bu kuralları ihlal etmektir. bu gibi öğrenciler derhal okuldan uzaklaştırılmalıdır. evinde takar, sokakta takar ona kimse karışamaz. ama okul kişisel çıkarların değil, toplumsal çıkarların gözetildiği bir kurumdur. tüm öğrenciler de o kurallara seve seve uymak zorundadırlar... seve seve uymazlarsa da zorla(!) uydururlar adamı. zaten türbanlı kız diplomayı neylesin? ailesi onun, edat yerine "vedat" öğrenmesini uygun görerek başını kapatmıştır çoktan!
gençse bir baltaya sap olamayacak, yaşlıysa zaten olamamış insandır. "şu cennetin ırmakları akar allah deyu deyu" ilahisiyle uyutulması gerekir. (bkz: koyun)