bugün
- mutlu günleri beklemek15
- en lezzetli balık9
- vajinaya dil atmak16
- yeni evli çift aktiviteleri12
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı7
- nervio'ya evlenme teklif etmek30
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak6
- sözlük kızlarına hallenen erkek yazarlar8
- kimsenin sizi sevmemesi16
- yerde para bulmak4
- kış gelince kısa etek ince çorap modası8
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı77
- iş yerinde hırsızlığa şahit olmak3
- rusyada neden kızlar şımarık değil sorunsalı9
- ne kadar yaşlısın4
- mersin10
- sözlük kızlarının çorapları9
- ıspartalıları sevmemek7
- hatasını itiraf eden kimse3
- 1986 yılında miami geceleri3
- seks hikayesi yazan trajedi yazarı6
- sözlükten arada sırada sıkılmak4
- 2026'nın yaşayan en seksi erkeği6
- from gold from dust36
- sözlüğün kezban yazarı5
- okumuş kültürlü insandan nefret eden tip6
- yarımşar metre arayla bırakılmış kedi maması5
- bir sözlük erkeğine patik hediye etmek8
- ben seçilmem seçerim diyen kıza karpuz seçtirmek2
- sözlükte götü çok kaldırılmış kızlar8
- evcil köpeği dışarıya atmak2
- nervio'nun peşinden koşan yazarlar9
- bir sözlük kızının çoraplarını hediye olarak almak8
- yalnız yaşamak9
- bartu küçükçağlayan4
- ben seçilmem seçerim diyen 37 lik abla2
- ilhan irem dinleyen erkek8
- yarragi olan adam6
- muslettin amca ile edirne genelevine gidiyoruz4
- çinliler alevi mi5
- say hello to my little friend2
- leon the professional vs pulp fiction4
- sözlüğün en yakışıklu erkeği2
- güzel bir kadının giydiği çorap3
- en son ne aldınız13
- nervio abla13
- binyamin netanyahu6
- instagram da artan erotizm sebebi10
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum13
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar17
din halkın afyonudur. karl marx
Annesine bağımlı doğan ve ilk yıllarını onun kanatları altında geçiren insanoğlunun daha sonra kendiden çok daha büyük kudretli bir varlığa ihtiyacı doğrultusunda ortaya çıkmış olgudur.
temel görevi toplumsal entropinin etkisini azaltmak, düzensizliğin ve keşmekeşin önüne geçerek kitlelere 'erk'in güdümünde ve doğa üstü olduğu inanılan güçlerin gölgesinde 'iyi', 'doğru', 'güzel' gibi kavramları adapte etmeye çalışan sistemler bütünü.
Tamamen; filizlendiği coğrafyanın ruhu, dinamiği, sosyo-kültürel yapısı ekseninde doğar ve gelişir. Arap yarımadasında doğan ve büyüyen bir homo sapiens sapiens için islamiyet nasıl en 'makul' din ise, uzak doğunun yaşam şartlarını benimsemiş aynı tür mensubu için de, taoizm, şintoizm, kaodaizm vs. dinler aynı ölçüde 'gerçek'tir.
Günümüzün modern dünyasında olmaması gerekendir.
Zira iyi, doğru, gibi kavramların zorladığı bütün sokaklar erdem kapısına çıkmaktadır. Ahlak kavramının din boyunduruğundan sıyrılıp çekilmesi gerektiği halde; insan ırkının halen bir yaratıcıya ve beraberinde getirdiği dine ve sonsuzluğa inanmayı seçmesi; ölümden sonra yok olup gideceği gerçeğini sindiremeyecek olmasından ve ölümü tanımlayacak içsel bir cesarete sahip olamayışından kaynaklanmaktadır.
Ayakları üzerinde durmayı öğrendiği o ilk andan itibaren yüzünü gök kubbeye çevirerek yaşadığı hayata anlam yüklemeye çalışan insan türünün en büyük açmazı 'aidiyet' ve 'mana' olmuştur ve binlerce yıldır bu ihtiyacını din aracılığı ile gidermektedir.
_____
Bugünün dinlerini 'mit' belleyecek olan binlerce yıl sonrası insanının; nasıl bir kültürel yapı içerisinde hayatı yorumlayacağını bilemiyor olmak ne büyük hayal kırıklığı.
Tamamen; filizlendiği coğrafyanın ruhu, dinamiği, sosyo-kültürel yapısı ekseninde doğar ve gelişir. Arap yarımadasında doğan ve büyüyen bir homo sapiens sapiens için islamiyet nasıl en 'makul' din ise, uzak doğunun yaşam şartlarını benimsemiş aynı tür mensubu için de, taoizm, şintoizm, kaodaizm vs. dinler aynı ölçüde 'gerçek'tir.
Günümüzün modern dünyasında olmaması gerekendir.
Zira iyi, doğru, gibi kavramların zorladığı bütün sokaklar erdem kapısına çıkmaktadır. Ahlak kavramının din boyunduruğundan sıyrılıp çekilmesi gerektiği halde; insan ırkının halen bir yaratıcıya ve beraberinde getirdiği dine ve sonsuzluğa inanmayı seçmesi; ölümden sonra yok olup gideceği gerçeğini sindiremeyecek olmasından ve ölümü tanımlayacak içsel bir cesarete sahip olamayışından kaynaklanmaktadır.
Ayakları üzerinde durmayı öğrendiği o ilk andan itibaren yüzünü gök kubbeye çevirerek yaşadığı hayata anlam yüklemeye çalışan insan türünün en büyük açmazı 'aidiyet' ve 'mana' olmuştur ve binlerce yıldır bu ihtiyacını din aracılığı ile gidermektedir.
_____
Bugünün dinlerini 'mit' belleyecek olan binlerce yıl sonrası insanının; nasıl bir kültürel yapı içerisinde hayatı yorumlayacağını bilemiyor olmak ne büyük hayal kırıklığı.
etimolojik kökeni hakkında bir bilgi yok. fakat "dinmek" fiili ile inceden bir bağının olması muhtemeldir.
insanın içindeki şeytanı ve kötülüğü dindirmesi,
yok ediciliği, karmaşayı, zalimliği dindirmesi.
ruhsal açlığı, manevi arayışı, aidiyet ihtiyacını dindirmesi.
nefreti ve açgözlülüğü dindirmesi gibi...
ama bir de gizli bir 'kin' var içinde. hem de çok güçlü bir kin...
insanın içindeki şeytanı ve kötülüğü dindirmesi,
yok ediciliği, karmaşayı, zalimliği dindirmesi.
ruhsal açlığı, manevi arayışı, aidiyet ihtiyacını dindirmesi.
nefreti ve açgözlülüğü dindirmesi gibi...
ama bir de gizli bir 'kin' var içinde. hem de çok güçlü bir kin...
Freud'a göre insan, yaşı ne olursa olsun, her zaman ne yapması gerektiğini kendisine söyleyen, bunlara uyunca kendisini koruyup kollayan, fakat uymayınca da cezalandıran bir "baba"ya ihtiyaç duymaktadır. Ona göre Tanrı kavramı yüceltilmiş baba kavramıdır ve böylesi bir babaya duyulan ihtiyaç da tüm dinlerin kökenidir. Dinler, insanın dünya karşısındaki çocukça çaresizliğine karşı geliştirilmiş bir savunmadır. Dolayısıyla bir efendi arayan onu bulacaktır. O varolduğu için değil, ona ihtiyaç duyduğu için.
Çok garip bir olgudur . Şayet şöyle açıklıyayım ;
Dinin var oluş sebebi 'temel'de 2 tanedir . Bunlar ;
Eski zamanlarda kuralların olmadığı bir dünya da , insanları kontrol amaçlı , var olan dünyayı daha kötü bir duruma sürüklemek için kullanılan ve insanların ölüm gibi bir şeyden korkmamaları , hayatta yapamadıklarını başka bir hayatta yapmak istediklerini ve sevdiği insanları tekrar görme arzuları yüzünden oluşturulmuş bir alet veya büyük bir yanlış .
Ya da
Gerçekten evrenin mükemmeliği ve en basitinden insan anatomisinin mükemmelliğini ele alırsak gerçekten ihtimal verilebilecek bir şey . Gerçekten yaratanın ve başka bir evrenin varlığıda var olabilecek bir gerçek . Ki benim ve bir çok insanın temennisi olan bir olgun.
Neden şimdi buraya yazdığımı anlatmak isterim .
Bugün bir cafede oturup muhabbet ediyoruz bu konu hakkında . Dikkatler üzerimizde ve bir abimiz yanımıza geliyor . Ve bana sürekli hadislerden örnek verip 'bilmeden sorgulama , yalan yanlış konuşma , öteki dünyada vaad edilen ve insanın temel var oluşunu ' açılayan şeylerden bahsediyor . Anlaşılan üzere tamamen soyut bir muhabbet tarzı . Ben ise gerek evrenin var oluş prensipleri gerek evrim teorsinin detaylı açıkamasını yapıyorum . Sonuç olarak hepimizin aklı ve zihni var . Bunları sorgulama kapasitemizde var . Ben bu doğal hakkımı kullanıp süreki arkadaşa somut tezler veriyorum . Ama o durmuyor ve lafımı kesip orada hâlen daha soyut örnekler verip Ayrına 'bana olan bilgilerinle bir savunma yapma , kitabımızda yazan bu .' Diyor ve beni arkadaş ortamında yüzümü kızartıyor .Evet açıkcası bu zoruma gitti . Şimdi düşünmek lazım elinizde ki bilgiyi ölçüp tartmaya mı çalışırsınız yoksa körü körüne bağlanıp bir merkezi bir çemberde her şeye düşman olarak mı bakarsınız ? ( her şeyden kastım dini sorgulamak .) yani eskiden bende dini dokunulmaz bir şey olarak görürdüm , taa ki bilimle tanışana kadar . Her şeyin bir açıklamasının olduğu , somut örneklerle dolu bir olguyla tanışamna kadar . Tepki çekmemin nedeni acaba ;
insanların zayıf halkası olduğu için mi ?
Yoksa
Gerçekten ölüm ve yok olmaktan korktuğu için mi ?
Edit : müslümanım . Her ne kadar yanlış anlasanızda . Çünkü bende ölüm ve yok olmaktan en az sizin kadar korkuyorum .
Dinin var oluş sebebi 'temel'de 2 tanedir . Bunlar ;
Eski zamanlarda kuralların olmadığı bir dünya da , insanları kontrol amaçlı , var olan dünyayı daha kötü bir duruma sürüklemek için kullanılan ve insanların ölüm gibi bir şeyden korkmamaları , hayatta yapamadıklarını başka bir hayatta yapmak istediklerini ve sevdiği insanları tekrar görme arzuları yüzünden oluşturulmuş bir alet veya büyük bir yanlış .
Ya da
Gerçekten evrenin mükemmeliği ve en basitinden insan anatomisinin mükemmelliğini ele alırsak gerçekten ihtimal verilebilecek bir şey . Gerçekten yaratanın ve başka bir evrenin varlığıda var olabilecek bir gerçek . Ki benim ve bir çok insanın temennisi olan bir olgun.
Neden şimdi buraya yazdığımı anlatmak isterim .
Bugün bir cafede oturup muhabbet ediyoruz bu konu hakkında . Dikkatler üzerimizde ve bir abimiz yanımıza geliyor . Ve bana sürekli hadislerden örnek verip 'bilmeden sorgulama , yalan yanlış konuşma , öteki dünyada vaad edilen ve insanın temel var oluşunu ' açılayan şeylerden bahsediyor . Anlaşılan üzere tamamen soyut bir muhabbet tarzı . Ben ise gerek evrenin var oluş prensipleri gerek evrim teorsinin detaylı açıkamasını yapıyorum . Sonuç olarak hepimizin aklı ve zihni var . Bunları sorgulama kapasitemizde var . Ben bu doğal hakkımı kullanıp süreki arkadaşa somut tezler veriyorum . Ama o durmuyor ve lafımı kesip orada hâlen daha soyut örnekler verip Ayrına 'bana olan bilgilerinle bir savunma yapma , kitabımızda yazan bu .' Diyor ve beni arkadaş ortamında yüzümü kızartıyor .Evet açıkcası bu zoruma gitti . Şimdi düşünmek lazım elinizde ki bilgiyi ölçüp tartmaya mı çalışırsınız yoksa körü körüne bağlanıp bir merkezi bir çemberde her şeye düşman olarak mı bakarsınız ? ( her şeyden kastım dini sorgulamak .) yani eskiden bende dini dokunulmaz bir şey olarak görürdüm , taa ki bilimle tanışana kadar . Her şeyin bir açıklamasının olduğu , somut örneklerle dolu bir olguyla tanışamna kadar . Tepki çekmemin nedeni acaba ;
insanların zayıf halkası olduğu için mi ?
Yoksa
Gerçekten ölüm ve yok olmaktan korktuğu için mi ?
Edit : müslümanım . Her ne kadar yanlış anlasanızda . Çünkü bende ölüm ve yok olmaktan en az sizin kadar korkuyorum .
Bütün insanlar için gerekli bir kurumdur. insan ne olursa din gerekli bir kurumdur ve ötesi berisi yoktur.
günümüzde herkesin az çok fikir sahibi olduğu kavramdır. tamamen kişisel yorumum olarak, ezbere olmaması gerektiğini düşündüğüm, aileden gelen bir gelenek olarak değil de akıl yoluyla karar verilen bir tercih olmasını temenni ettiğimdir.
islam, hristiyanlık, yahudilik vs hepsi birer dindir. Din denince akla direk müslümanlık gelmemelidir.
keşke kişiyi bağladığını bir dine mensup herkes kabul edebilse.
not: sahuru bekliyorum dinsiz değilim.
not: sahuru bekliyorum dinsiz değilim.
kisiye inen tekliftir. kisiyi baglar.
gereklidir. kurallar bütünüdür. kuralları değişmezdir. her devirde geçerliliğini koruyan emirlere sahiptir.
kurallarına uyulmalıdır.
kurallarına uymazsan sapıtır, yolunu kaybedersin.
kurallarına uymazsan herkes tarafından yanlış anlaşılırsın.
kurallarına uymazsan ve kafana göre yorumlarsan adın "sapık, faşist, kör cahil, yobaz, cahil cühela" gibi isimlerle anılır ki hoş değildir.
kurallarına uymazsan sadece bu dünyada değil inandığın diğer dünyada da sonuçlarına katlanırsın.
kurallarına uymazsan laf sadece sana değil inandığın dinine de gelir ki en fenası da budur.
kurallarına uyulmalıdır.
kurallarına uymazsan sapıtır, yolunu kaybedersin.
kurallarına uymazsan herkes tarafından yanlış anlaşılırsın.
kurallarına uymazsan ve kafana göre yorumlarsan adın "sapık, faşist, kör cahil, yobaz, cahil cühela" gibi isimlerle anılır ki hoş değildir.
kurallarına uymazsan sadece bu dünyada değil inandığın diğer dünyada da sonuçlarına katlanırsın.
kurallarına uymazsan laf sadece sana değil inandığın dinine de gelir ki en fenası da budur.
Aptalca bir şey.
insanları doğruya ve güzele ulaştırmayı amaçlayan, şeytan, melek, iyilik, kötülük, ahlak...vb. mecazi anlamda, toplumsal hayatta karşılığını bulabileceğimiz kavramları içeren öğretiler. egemenlerin, imparatorların eline geçtiğinde ise bir kabusa dönüşen, yere ve halka indirilmesi gereken hayat felsefeleri.
ayrıca karl marx' ın:
"din, var olan dünyaya bir protestodur.
din, ruhsuz koşulda ruhdur.
din, kalpsiz dünyanın kalbidir.
din, mazlum insanın, içli çığlığıdır.
din, halkların afyonudur" dediğidir.
ayrıca karl marx' ın:
"din, var olan dünyaya bir protestodur.
din, ruhsuz koşulda ruhdur.
din, kalpsiz dünyanın kalbidir.
din, mazlum insanın, içli çığlığıdır.
din, halkların afyonudur" dediğidir.
insanlığın pahalı hobisi. gelişmeye akabilecek muazzam kaynaklar bu hobiye akıyor.
toplumu uyuşturmak için kullanılır.
okur yazarlığın neredeyse hiç olmadığı zamanlarda çıkmış olması manidardır.
her ne kadar günümüzde müslümanlık olarak kalıplaşsa da din kelimesi bütün kelimeleri kapsar.
lisedeki din hocasıyla az kavga etmemiştim sadece müslümanlığı anlatıyor diye
dindarlık kelimesi de daha çok kapalı olan bayanı canlandırır gözümüzde, bir bayan ya da bir erkek başka bir dinin gerekliliklerini özenle uygulayarak da dindar olabilir. din ve dindarlık sadece müslümanla ilgili değildir.
lisedeki din hocasıyla az kavga etmemiştim sadece müslümanlığı anlatıyor diye
dindarlık kelimesi de daha çok kapalı olan bayanı canlandırır gözümüzde, bir bayan ya da bir erkek başka bir dinin gerekliliklerini özenle uygulayarak da dindar olabilir. din ve dindarlık sadece müslümanla ilgili değildir.
(bkz: din virüstür).
allah, ilah, tanrı inancı tam oturmamış, kendi kafasında bu yaratılış işini çözememiş insanlar bir dine bağlandığında tam anlamıyla bok ediyor.
din dogmatiktir, din nettir, dinin buyrukları bellidir.
din insan hayatını ve toplumsal yaşantıyı düzenler.
din iyi insanlar olmanızı öğütler.
önce neye inandığınızı sorgulayın.
sonra dinleri önünüze serer, ölçer biçer aklınıza yatana inanırsınız.
din dogmatiktir, din nettir, dinin buyrukları bellidir.
din insan hayatını ve toplumsal yaşantıyı düzenler.
din iyi insanlar olmanızı öğütler.
önce neye inandığınızı sorgulayın.
sonra dinleri önünüze serer, ölçer biçer aklınıza yatana inanırsınız.
her ne olursa olsun din olmalıdır. en azından bu dünyadan zevk alamayan, mutlu olamayan kişinin umutla hayatına bakmasına neden olur...
yaşadığım sıkıntılar depresyon, benimle sürekli uğraşan ve üstüme gelen anne babam yüzünden soğuduğum olgu.
Bir ihtiyaç değil bir içgüdüdür.
Ve doğa o kadar mantıklı bir sistem ki, yaradan olmasa o içgüdü bizde olmazdı.
Geriye sadece doğru olanı bulmak kalmış. *
Ve doğa o kadar mantıklı bir sistem ki, yaradan olmasa o içgüdü bizde olmazdı.
Geriye sadece doğru olanı bulmak kalmış. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar