bugün
- bana onu sormayin'a zeytin dalı uzatmak7
- ciddi ciddi yulaf yiyen insan7
- ayağıma masaj yapacak bir sözlük erkeği bulamamak8
- bana onu sormayin15
- türk dizileri dünyayı ele geçirdi8
- bana onu sormayin tatlışlığı11
- anın görüntüsü26
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak8
- izmir bombası4
- iltica27
- chp'li cb adayının çin de fuhuş'tan yakalanması7
- gunluklerim aylik olmus15
- kılık kıyafetle uğraşan zihniyet17
- 2000 model porche 9114
- sevilmeyen yazara budaklı kütük uzatmak2
- 1 55 boyunda fakir ve şişman bir erkek olmak2
- biri bana acil kahve4
- from gold from dust nervio birlikteliği2
- yeni kullanıcı adlarını ve feykleri takip edememek4
- dostluk2
- sözlüğün en seksi en güzel hatunu5
- sarapci koala hatayi6
- sözlük yazarlarının engellediği yazar sayısı6
- kayseri3
- oyun dünyasının unutulmayan kadınları8
- yarragi olan adam9
- allah'ın çocukları olarak insanlık4
- 26 nisan 2026 galatasaray fenerbahçe maçı2
- game of thrones taki kerhaneci12
- ruyada cansu dere'yi görmek3
- anın üzücü görüntüsü3
- yasin kolun tutuklanması3
- sözlük kızlarının sözlüğü adam etmesi10
- fatma betül sayan kaya51
- sizi sözlükten soğutan yazar gerçek dostunuzdur6
- kemalistler iktidar olursa yapacakları ilk icraat10
- fal bakabilen dünyalar tatlısı yazarlar10
- günün yorumu3
- silvermist15
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- doğum yapmanın hücreleri 11 yıl yaşlandırması4
- ak partililerin apoya villa yaptırması11
- ingiliz valisi ile gizlice buluşan cb adayı ekrem5
- cemil tugay akp'ye katılırsa olacaklar4
- patlak tekerleğe bijon anahtarı uzatmak3
- yobaz kudurtan kıyafetler6
- cevheri güven3
- fon vurgunu akpli seçmene nasıl anlatılıyor3
- keşke benim olsa denilen şeyler8
- sözlük kızları göreve7
entry'ler (1658)
normal bir mallık içerisindeyim.
gece 02.30’da arabayı çalıştırırken özellikle iki saniye fazla gaz veririm. mahallede yeni uyumuş bebek varsa annesiyle babası benim yüzümden yeniden nöbete başlasın isterim. sonra hiçbir şey olmamış gibi camı kapatıp sessizce giderim. kötülük benim damarlarımda.
kiliseye gidersem kutsal şarabı görünce en az 1 şişe bitirmeden çıkmam. benim için beleşçilik daha kutsaldır.
camiye en lüks ve pahalı ayakkabılarla giderim, ayakkabıları çıkardıktan sonra özellikle en alakasız yere koyarım ki çalacak hırsız uğraşsın dursun.
apartmanda asansöre binerken biri uzaktan koşuyorsa kapı kapatma tuşuna basmam ama kapıyı açma tuşuna da basmam. kaderiyle baş başa bırakırım. yetişirse yaşar, yetişemezse merdivenler onu bekliyordur.
markette alışveriş arabasını yerine götürürüm ama tam yerine değil, yanına bırakırım. çalışan uzaktan görünce “ulan şunu iki metre daha götürseydin” desin isterim. benim için suç bir yaşam biçimi.
evde biri “çayı koydum beş dakika sonra hatırlat” derse en az altı dakika sonra hatırlatırım. çünkü zaman kavramını toplumun dayatması olarak görüyorum.
arkadaşım telefondan fotoğraf gösterirken yanlışlıkla sağa kaydırıp bir sonraki fotoğrafına bakarım. sonra da yüzüne bakıp hiçbir şey söylemem. psikolojik savaş konusunda eğitimliyim.
birisi “son sakızı alma” dediyse son sakızı almam. ama paketi açıp koklar, geri bırakırım. o sakız artık eski sakız değildir.
gece buzdolabını açıp ışığına bakarım. hiçbir şey yemeden kapatırım. buzdolabı neden açıldığını hiçbir zaman öğrenemez.
trafikte önümdeki araç yeşil ışık yandıktan sonra 0,8 saniye hareket etmezse kornaya basmam. ama direksiyon başında “hadi kardeşim uzaya roket mi gönderiyorsun” diye söylenirim. çünkü ben öfkesini içine atan tehlikeli bir adamım.
kafede arkadaşım tuvalete gidince onun patatesinden bir tane yerim. büyük olanı değil, orta boy olanı. fark etsin ama ispatlayamasın.
misafirlikte “bir tane al” denilen çikolatadan iki tane alırım. ikincisini alırken de ev sahibiyle göz teması kurarım. kim olduğumu bilsin.
apartmanın ışığı otomatik sönünce yeniden yakmak için elimi sensöre sallamak yerine karanlıkta yürürüm. çünkü korku beni değil, ben korkuyu taşırım.
kumandayı koltuğun arasına düşürüp bulduğum hâlde evdekilere “yok burada değil” derim. üç dakika sonra kahraman gibi çıkarıp “hah buradaymış” derim. manipülasyon konusunda acımasızım.
youtube’da bir videoyu beğenirim ama kanala abone olmam. içerik üreticisinin emeğini sevgiyle desteklerken geleceğine dair hiçbir taahhütte bulunmam.
kütüphanede kitabı aldığım rafa geri koyarım fakat sırtını diğerlerinden yarım santim önde bırakırım. mükemmeliyetçi biri onu görünce gece uyuyamasın.
arkadaşım “bir yudum su içebilir miyim” dediğinde şişeyi veririm ama kapağını çok sıkı kapatmışımdır. hayatın kolay olmadığını öğrensin.
evde herkes uyurken mutfağa gider, çikolatanın son parçasını yemem. ikiye böler, yarısını bırakırım. sabah bulan kişi bunun nezaket mi yoksa tehdit mi olduğuna karar veremesin.
bir arkadaşım “5 dakikaya oradayım” yazdığında onun aslında 20 dakika uzakta olduğunu bilirim ama yüzüne vurmayıp sadece “tamam” yazarım. sonra geldiğinde “çabuk geldin” derim. saf kötülük.
biri telefonda “kapat sen” derse gerçekten kapatırım. ikinci tur “yok sen kapat” romantizmine girmem. sokaklar beni böyle yetiştirdi.
otobüste ineceğim durağa yaklaşınca düğmeye birisi zaten basmış olsa tekrar basarım. Güven problemlerim var.
kısacası tehlikeli adamım kardeşim.
kiliseye gidersem kutsal şarabı görünce en az 1 şişe bitirmeden çıkmam. benim için beleşçilik daha kutsaldır.
camiye en lüks ve pahalı ayakkabılarla giderim, ayakkabıları çıkardıktan sonra özellikle en alakasız yere koyarım ki çalacak hırsız uğraşsın dursun.
apartmanda asansöre binerken biri uzaktan koşuyorsa kapı kapatma tuşuna basmam ama kapıyı açma tuşuna da basmam. kaderiyle baş başa bırakırım. yetişirse yaşar, yetişemezse merdivenler onu bekliyordur.
markette alışveriş arabasını yerine götürürüm ama tam yerine değil, yanına bırakırım. çalışan uzaktan görünce “ulan şunu iki metre daha götürseydin” desin isterim. benim için suç bir yaşam biçimi.
evde biri “çayı koydum beş dakika sonra hatırlat” derse en az altı dakika sonra hatırlatırım. çünkü zaman kavramını toplumun dayatması olarak görüyorum.
arkadaşım telefondan fotoğraf gösterirken yanlışlıkla sağa kaydırıp bir sonraki fotoğrafına bakarım. sonra da yüzüne bakıp hiçbir şey söylemem. psikolojik savaş konusunda eğitimliyim.
birisi “son sakızı alma” dediyse son sakızı almam. ama paketi açıp koklar, geri bırakırım. o sakız artık eski sakız değildir.
gece buzdolabını açıp ışığına bakarım. hiçbir şey yemeden kapatırım. buzdolabı neden açıldığını hiçbir zaman öğrenemez.
trafikte önümdeki araç yeşil ışık yandıktan sonra 0,8 saniye hareket etmezse kornaya basmam. ama direksiyon başında “hadi kardeşim uzaya roket mi gönderiyorsun” diye söylenirim. çünkü ben öfkesini içine atan tehlikeli bir adamım.
kafede arkadaşım tuvalete gidince onun patatesinden bir tane yerim. büyük olanı değil, orta boy olanı. fark etsin ama ispatlayamasın.
misafirlikte “bir tane al” denilen çikolatadan iki tane alırım. ikincisini alırken de ev sahibiyle göz teması kurarım. kim olduğumu bilsin.
apartmanın ışığı otomatik sönünce yeniden yakmak için elimi sensöre sallamak yerine karanlıkta yürürüm. çünkü korku beni değil, ben korkuyu taşırım.
kumandayı koltuğun arasına düşürüp bulduğum hâlde evdekilere “yok burada değil” derim. üç dakika sonra kahraman gibi çıkarıp “hah buradaymış” derim. manipülasyon konusunda acımasızım.
youtube’da bir videoyu beğenirim ama kanala abone olmam. içerik üreticisinin emeğini sevgiyle desteklerken geleceğine dair hiçbir taahhütte bulunmam.
kütüphanede kitabı aldığım rafa geri koyarım fakat sırtını diğerlerinden yarım santim önde bırakırım. mükemmeliyetçi biri onu görünce gece uyuyamasın.
arkadaşım “bir yudum su içebilir miyim” dediğinde şişeyi veririm ama kapağını çok sıkı kapatmışımdır. hayatın kolay olmadığını öğrensin.
evde herkes uyurken mutfağa gider, çikolatanın son parçasını yemem. ikiye böler, yarısını bırakırım. sabah bulan kişi bunun nezaket mi yoksa tehdit mi olduğuna karar veremesin.
bir arkadaşım “5 dakikaya oradayım” yazdığında onun aslında 20 dakika uzakta olduğunu bilirim ama yüzüne vurmayıp sadece “tamam” yazarım. sonra geldiğinde “çabuk geldin” derim. saf kötülük.
biri telefonda “kapat sen” derse gerçekten kapatırım. ikinci tur “yok sen kapat” romantizmine girmem. sokaklar beni böyle yetiştirdi.
otobüste ineceğim durağa yaklaşınca düğmeye birisi zaten basmış olsa tekrar basarım. Güven problemlerim var.
kısacası tehlikeli adamım kardeşim.
ölmek üzere olan kişi söylemi.
çok zor lan. herşeye rağmen çok zor. bazen çok bunalıyorsun herşeyden.
çok zor lan. herşeye rağmen çok zor. bazen çok bunalıyorsun herşeyden.
ben bu oyunu bozarım!
14 bit foto çekmeyen zaten fotoğrafçı değildir. olsa olsa maldır.
Bitmiş. Sözlük bitmiş. Dün geri geldim bugün geri çıkıyorum.
Bitmiş.
Evet.
5-10 kişi var kendi kendine başlık açıp kendi kendine konuşuyor. Bi muhabbet yok, goygoy yok dolayısıyla anlamı yok.
Bitmiş abi bitmiş.
Sözlük bitmiş.
Bitmiş.
Evet.
5-10 kişi var kendi kendine başlık açıp kendi kendine konuşuyor. Bi muhabbet yok, goygoy yok dolayısıyla anlamı yok.
Bitmiş abi bitmiş.
Sözlük bitmiş.
kulaklar lens mi diye sorulabilecek yazarların fotoğraflarının olduğu başlıktır efendim.
(bkz: sıçayım tanımına)
(bkz: sıçayım tanımına)
deli misiniz lan?
(bkz: ben)
(bkz: ben)
Çoğu başlığın birer entry ile geçmişe gömülmesi daha önemli bir gösterge.
yatın zıbarın lan bu saatte kalkılır mı?
abooovvv bu açıklamasıyla kendi kafasına sıkmıştır diyebiliriz.
yatay zeka da üretebileceği gerçeğini değiştirmez.
reyiz sen şimdi siktiret öyle illuminati, masonlar, deccal felan da önce bir el at şu kuşu kurtarak.
Kuşu kurtaralım sonra insanlığı kurtarırken söz yardım etcem ben sana.
reyiz sen şimdi siktiret öyle illuminati, masonlar, deccal felan da önce bir el at şu kuşu kurtarak.
Kuşu kurtaralım sonra insanlığı kurtarırken söz yardım etcem ben sana.
Kendime güvenmiyorum çünkü. kuş meselesi beni korkutuyor. kanadı kırılsa ölür, üzülse ölür, ceyranda kalsa ölür, az beslense ölür, çok beslense ölür...
çok kolay ölüyorlar, gerildim mk.
çok kolay ölüyorlar, gerildim mk.
görsel
Ölecek ha. Lan bi akıl verin ne verecem ben buna.
Ölecek ha. Lan bi akıl verin ne verecem ben buna.
mason bulursa susuz zikecek olan yazardır.
neetti bu masonlar sana eyyy ofansif...
neetti bu masonlar sana eyyy ofansif...
yok anam yok. insanlığın öldüğünü gösteren başlıktır.
isimdir. vay yaşlı bunak vay. sen bunları hatırlıyorsan bayaa bir yaşın vardır. bi 40ın var yani.
son filmini izlediniz mi? fena değildi ama bildiğin netflix ergen dizisine çevirmişler ya.
işine girecek eleman aranmayan, içine girebileceği eleman arayan kişinin açtığı başlıktır.
lütfen düşmeyelim.
lütfen düşmeyelim.
nedenini tahmin edebileceğimiz bir sevgi.
herkes yetebileceğini ister.
edit: zeka olarak demek istedim. aman oğlum ya hemen herşeyi bir yerlere çekiyorsunuz. içiniz pis içiniz.
herkes yetebileceğini ister.
edit: zeka olarak demek istedim. aman oğlum ya hemen herşeyi bir yerlere çekiyorsunuz. içiniz pis içiniz.