bugün

/17
Bize bakmıyor.
son 75 senedir işletim hakları abd'ye devredilmiş, teçhizatı ve idarecileri yine abd tarafından temin edilmektedir.
Arkadaşlar bu güne kadar yaşanmayan bir hareketlilik var diplomaside

ankara çok hareketli

bir çok ülkeyle eş zamanlı görüşmeler yapılıyor şuan

sakin olun ve gecenin sonunu bekleyin.
Tüm insanlar eşit yaratılmışlardır; Yaradan’ları tarafından bağışlanmış, belli bazı vazgeçilemez haklara sahiptirler; yaşam, özgürlük ve mutluluğa erişme hakları da bunların arasındadır. Bu hakları güvence altına almak amacıyla, insanlar kendi aralarında yönetimler kurarlar; bu yönetimler gerçek güçlerini, yönetilenlerin onamasından alırlar; herhangi bir yönetim biçimi, bu hedeflere ulaşmada köstekleyici olmaya başladığında, bu yönetimi değiştirmek ya da düşünmek, yeni bir yönetim kurmak ve bu yeni yönetimin yetkilerini ve dayandığı temelleri, güvenlik ve mutluluklarını sağlayacağına en çok inandıkları bir biçimde düzenlemek ve kurmak, halkın hakkıdır; aslında sağgörü, uzun bir geçmişi olan yönetimlerin sudan ve geçici nedenlerle değiştirilmemesini buyurur; bu yüzden insanların durumlarını düzeltmek amacıyla alışılagelen yönetim biçimlerini değiştirmek yerine, kötülüklere katlanmayı yeğlediklerini deneyimler göstermiştir; ancak sürekli aynı amaca yönelik, uzun bir yolsuzluklar ve zorbalıklar silsilesi, ulusu, mutlak bir despotizme sürüklemek niyetini açığa vurursa, o zaman böyle bir yönetimi yıkmak ve gelecekteki güvenlikleri için yeni koruyucular seçmek, o ulusun hakkı ve görevidir.
devletin ilkelerinden biri liyakattır. liyakat yoksa torpil vardır, torpil varsa devlet çöker.
türkiye'de kutsal olduğu sanılır. aslında kutsal falan değil, topluma hizmet etmesi gereken kurumların tümüne verilen isimdir. ancak ülkemizde devlet topluma değil, toplumun devlete hizmet etmesi beklenir. bu bir doğum hatası mıdır, zamanla mı bozulmuştur, bilemiyorum. toplum varoldukça devlet varolur, devlet toplumun hizmetkarı olmak zorundadır, çünkü sistemin doğuş sebebi budur.
eflatun'a göre müzik ve sporla büyütülen bireylerin yönetmesi gerektiğini düşündüğü yapılanma.
Temeli kan ve irin olan yapı. Her devlet kanla inşaa olmuş, inşası kıyım ve gözyaşı ile dolmuş mekanizmadır. Doğu ya da batı, monoteist ya da ateist, iyi ya da kötü hiç fark etmez. Düşünsel ve eylemsel bu organizma, dilediğini ast dilediğini üst yapıyor. Vatanseveri ve haini belirlediği düzen şekliyle seçiyor, eliyor, belirliyor.

Bu göksel bir nazar.

Yerde durunca devletin bireylerin bakiyesi olduğu ve bireylerin de devlet bakiyesi olduğu görülecektir.

Devlet iyi de hükümetler biraz puşt ibne gibim bir şey.
(bkz: toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır)
nietzsche’ye göre canavarların en soğuğudur. soğuktur söylediği yalanlar da be şu yaşan dökülür dudaklarından : “ ben, devlet, halkın ya kendisiyim.”
Bahçeli olan versiyonları da mevcuttur.
Farklı ideolojilerin farklı yorumlar yaptığı bir oluşumdur. Siyaset felsefesinin kurucusu platon'dan başlayarak; Hobbes, Marks, Kant, Machiavelli gibi birçok düşünürün konusu olan bir kavram olmuştur.
Kimileri bu oluşumu güç olarak görürken kimileri de barış içinde yaşamak için gerekli olduğunu savunmuştur. Milliyetçi çizgide olan insanlar ve liberal çizgide olan insanlar geçmişten beri süregelen bu oluşumu farklı yorumlamışlardır.Her ne kadar devleti kutsal kabul etse de bazı ideolojiler, insan eliyle yapılmış olan bir şeyi çok fazla kutsallaştırmamak gerekir. Çünkü devletler de insanlar gibi doğar, büyür ve ölür.
engels emmi de ne edebiyat parçalamış maşallah.

vergi alan kurumdur.
Herkes için ve her devlet geleneği için bu tanım değişir

Şahsi tanımım

Doğuştan cahil olan insanı zaptetmek ve insanların hayat standartlarını ideal seviyede tutmak için var olan (olması gereken). insanların birbirine karşı olan üstünlüklerini bertaraf etmesi gereken bunları yaparken dinden veya toplumun ahlaki değerlerinden ilham alan tüzel kurumdur.
Devlet şiddet üzerinden ve doğal su kaynakları üzerinde monopoli kiran teşkilattır.
Devletleri ilah edinenlerin la ilahe deme hakkı yoktur. Kaldı ki illallah desinler...
Arapça dwl kökünden gelen dawla(t) دولة "1. döngü, deveran, 2. kısmet, talih, baht, 3. servet, 4. iktidar, egemenlik" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça dāla دَالَ "döndü, dolandı (özellikle felek, kısmet)" fiilinin faˁla(t) vezninde ismi merresidir.
Bir sürü tanım yapmış yazar arkadaşlar hepsine saygım var ama bence;

Devlet: belli bir sınıfın çıkarlarının örgütünden başka bir şey değildir
gerexiz bir yapıdır.
bugünlerde sadece bir platon kitabı.

not: anarşistler artılasın. Proudhon hariç.
hükümetle sıkça karıştırılan kavram. Bu ta fransız ihtilalinde bile "monark vs halk" şeklinden "devlet vs halk" şeklinde çok fazla empoze edilmişti. Şimdi demokrasilerde farklı şekilde tezahür ediyor.

not: hegel'in çok sinirlendiğini bilirim bunlara. neyse beni ilgilendirmez.
çoğu kişinin hükümeti sevmediğinden dolayı küfür ettiği çatıdıdır bilmezki çatı olmadan perişan olcagımızı.
insan için, insan tarafından kurulan sistem.

oysa bugün devlet bir sınıfın egemenliği için kullanılan aygıt konumuna gelmiş, ve milliyetçilik, din etkisi ile insanlar devleti yönetenlerin haksızlığını görmemektedirler.

bir de devlete aşırı bağlı olanlar var.
devlet için ölenler de genelde fakirler.

biri demişti ki; ''milliyetçilik ve din, zengin sınıfın fakirlerden ücretsiz asker temini için ortaya atılmıştı''

devletler dediğin nedir bugün?
pantolon alacak parası olmadığı için insanların ölmesine göz yuman,
milyonlarca insanın savaştan öleceğini bildiği halde savaşı kışkırtan, parası olmayana ilaç satmayan kurum.

devlet bu haldeyken devlete ölümüne bağlı olup onun avukatlığını üstlenenler aptalın önde gidenidir.
(bkz: platon)
Ben devlet için değil devlet benim için var. Ben üzerime düşen çalışmayı yaptığım halde beni koruyup bana refah sağlayamayan devlet bence yıkılsın da yenisini kuralım. Her yıkım bir başlangıçtır.
© copyright 2005 - 2026