bugün

/18
Devlet bir kelimedir.
aslında insanca yaşayamadığımız için bize verilen cezadır. devlet biz insan olduğumuz veya toplumsal bir varlık olduğumuz için yok, olamadığımız için var. devlet denen yapıya bakarsanız sınıflar görürsünüz ve her sınıf aslında en üste olup alttakilerin hakkını gasp edip onların üzerine denetleyici olmak için çarpışır. tiranlıkta da bu böyle, aristokratlıkta da bu böyle, din devletinde de bu böyle, demokraside de bu böyle. bir toplum içinde asla tüm halkların kardeşçe yaşaması mümkün değildir. demokrasi bu egemenliği çoğunluğa vermek dışında da bir işe yaramaz ki bizim için en ilerisi bu gözüküyor.

ben açıkçası devlete bize verilmiş bir ceza gibi bakıyorum, atalarımız zamanında özgürlük içinde insan gibi yaşamayı becerebilseydi bugün bize bu cezayı mecbur görmezlerdi.
devlet insanların umudunu yitirdiği anda başladı, daha kötü ne olabilir ki değip daha kötüsüne imza attı.

ayrıca devlet denen şey aslında belli bir sınıfın diğerinin üstünde olup onu yönetip sömürmesi dışında başka bir şey değildir. ha monarşi, ha oligarşi, ha demokrasi fark etmez. hepsinde belli sınıflar başka sınıfların tiranıdır ve toplum içinde mutlu, özgür olmak, kendi kimliğinle var olmak asla mümkün değildir.
Şu an devletler karşılıksız para basıyorlar. iğrenç, pislik bir ekonomik sistem bu. tcmb de özel bir bankadır.
Platonun yazdığı bir kitap. Düşündüğü sistem gayet mantıklı olmasına rağmen anti demokrattır.
bünyesinde Milli istihbarat Teşkilatı kadro ve pozisyonları dışında, 3 milyon 341 bin 49 kişi çalışıyormuş.

http://www.gazetevatan.co...&utm_campaign=1062345
insanlar tarafından var edilmesine rağmen insanlar üzerinde hem yapıcı, hem yıkıcı etkileri olan bir şey.
thorun çekici gibi.
Platonunun kaleme aldığı sokratesin konuşturulduğu kitap.

En kısa tanımı böyle, 10 kitaptan oluşuyordu yanılmıyorsam ve hiçbirinde platon yer almıyor sokrates sözcülük yapiyor ve diğer kişilerle soru yanıt mantığıyla diyalektik yer alıyor.

Erdem, ahlak, ölçülülük, iyi, etik, eğrilik vs. birçok değer sorgulanıyor, diyaloglar bazen sonuca ulaşıyor bazen ucu açık bırakılıyor.

Kabataslak anlatmamın sebebi, kitabı alın okuyun diye, işbankası yayınları hasan ali yücel klasikler serisinde yer almakta kitap ve çeviri falan tam kıvamında.

Özellikle; yedinci kitaptaydı galiba mağara alegorisi, altın-gümüş-tunçtan yaradılış yalanını anlatan kısım da ilginçti ve daha fazlası da var kitapta.
platon'un bundan neredeyse 2500 yıl önce yazmış olmasına rağmen bugün de güncelliğini koruyan, müthiş tespitler ile dolu eseri.

"adalet ve adaletsizlik hakkında eskiler tarafından kullanılan bir tür söylem vardır. hepsi, ölçülülük ve dürüstlüğün kesinlikle güzel ve onurlu ama aynı zamanda tatsız ve zahmetli olduğunu; oysa hovardalık ve adaletsizliğin keyifli ve kolay olduğunu, sadece fikir bazında utanç verici kabul edildiğini yinelerler. onlara göre adaletsizlik, adaletten daha kazançlıdır. onların büyük çoğunluğu zengin olan veya başka türlü güç sahibi olan kötü adamları kutlamakta, özel ve kamusal alanda onları onurlandırmakta; ama zayıf ve güçsüz olanları -bunların diğerlerinden daha iyi insanlar olduklarını kabul ettikleri halde- küçümsemekte ve hor görmekte tereddüt etmemektedirler."
(s:57)
Derin bir yapıdır.
Hepimizin yasal ortağı.
işlemlerin komik derecede bürokratik yollarla yürüdüğü çok büyük bir sülale bence beyler. Bacanak hasetliği, elti kini, kardeş kavgası reloaded.
kitabın iş bankası yayınlarından çıkan baskısında sayfaların kenarlarında a'den e'ye kadar sürekli tekrarlayan harfler var onlar nedir biri söylesin almayı düşünüyorum bugün.
sosyoloji okuyorum çoğu düşünür devletin varlığını insanlar için adalet ve güvenlik sağlamakla yetkili bir kurum olarak nitelendirmiş.

akp iktidarında ne adalet var,ne de güvenlik.

adalet yok zenginle fakir arasında uçurum var.

güvenlik zaten yok. her yerde bomba patlıyor.
öz güveni olmayan topluluklar için bürokratik bir yönetim bütünü.
türkler için kutsaldır.
Devlet kavramı hakkında bir video,

https://youtu.be/kqTthotPEzw
Okuyanların tavsiyesini beklediğim kitap.
Belirli ortak özellikleri olan toplumların yaşadıkları coğrafyada düzeni sağlamak için kurdukları örgüttür devlet.

Devlet dayanağını hukuktan alır. Hukuk ise yalnızca güvenlik konularıyla ilgili değil, sosyal hayat, sağlık, eğitim, ticaret, suç ve cezalar vs. insan hayatında var olan her şeyle ilgilidir. Dolayısıyla milyonlarca nüfusu olan ülkelerde anarşistlik yapmak boş bir iştir. Adına devlet denmese de düzeni sağlamak için belli kurallar koyacak ve işletecek mekanizmalar lazım.

Devlet'e bağlılık ise bahsettiğim hukuka ve hukuku işleten organlara bağlılık değildir. Devlete bağlılık ilk cümledeki ortak özelliklere bağlılıktır. Nedir bunlar? Din, millet, kültür, tarih vs. Demek ki devletin bekasına hizmet edenlerin düşüncesi, kişiyi kendi yapan değerlerini korumak.
eskileyen arkadaş girdiğim şekilde bir bilgi-yorum entryi ile anti tez atsın ortaya.

bilginiz yok fikriniz var mk.
görsel
platon / devlet isimli kitabını okumanız önerilir.
Devlet milletin bekası için kurulur ve sonrasında millet devletin bekasına hizmet eder hale gelir. Çelişki değil mi.
halkın güvenliği için var olan oluşum. devletsiz bir millet düşünülemez.
devlet niçin var olduğu sorulduğununda sizi dış güçlerden korumak için var olduğu söylenir. peki bu dış güçler nedir? farklı devletlerdir.

yani devlet denen oluşum sizi gene kendinden korumak için;

- sizden vergi alır.

- kendi devamlığı için ölmenizi bekler.

- sizin üzerinizde hak iddia eder.

bir çeşit kör döngü var ortada anlayacağınız, düzen sağlanmalı bir şekilde ama bu düzen sömürü düzeni olmamalı. anarşistler belli noktalarda haklılar gibi duruyor.
Herkese nasip olmayan kurum.

(bkz: 116 devlet kurmak)
(bkz: tek devlet bile kuramamak)
açın demoloh ve tiranlık üzerine olan bölümü okuyun.

bugünü anlatmıyorsa bende bir şey bilmiyorum. 2400 küsür yıl öncesinden hemde.
© copyright 2005 - 2026