bugün
- manifest grubu vs tarkan9
- kedilerin artık fare yakalamaması6
- sinem dedetaş6
- kuran da 5 vakit namaz denmemesi5
- iş yerindeki kızın resmen yavşaması5
- yeni parti53
- diamond bosphorus26
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak20
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı16
- berkant gültekin'in gürsel tekin'e verdiği ayar5
- popüler yazarlara bulaşıp ilgi çekmeye çalışan tip2
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası39
- seni onaracağım diyen kadın3
- sokakta dayak yiyen kadına yardım etmek5
- çaylaklıktan çıkıp 30 dk sonra yine çaylak olmak2
- hikayeyi devam ettir54
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak12
- temmuz sonu olup hala tatile gidememek3
- kelmangeeee maaageeee kaakooo kaakooo3
- kemal kılıçdaroğlu15
- sabah sözlüğe girenlerin kaliteli ve elit olması4
- penis ağrısına iyi gelen şeyler3
- kürtlerin 100 bin yıllık tarihi2
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin6
- camlar açık çıplak yatmak2
- gezi teknesinde kızlara dans eden erkek2
- dansör3
- öğrenci evinde edinilen alışkanlıklar2
- allah olsanız peygamber yapacağınız kişi2
- araba ve ruhsatı masaya bırakıp gitmek2
- salat nedir2
- cheeseburger2
- nickten isim tahmini yapmak72
- milliyetçi hareket partisi3
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj6
- alman finolarının ortak özellikleri2
- sokakta kavga teknikleri15
- türbanlı kızla sevişmek2
- arkadaşlar bakar mısınız28
- izmirlilerin bilmedikleri şeyler2
- mezoterapi11
- pilot bir erkekle sevgili olmak11
- sözlük yazarlarının saatleri10
- geceleri uyutmayan dertler4
- çekirge7
- gününüz nasıl geçti bakalım9
- oje kurutucu cila2
- beşiktaş ve galatasaray'ın radarındaki futbolcu2
- bitkiler de acı çeker mi sorunsalı2
- büyük filmlerden büyük replikler3
Virginia woolf un bilinc akistirmaca teknigiyle yazdigi kitap.
Ucus ucus kelimeler.
Olume meydan okuma dusuncesini cok sevdim. Ben de atlicam atima, giyinicem sovalye zirhimi, alicam elime mizragi ve diyecegim ki olume:
-ben, ailem ve arkadaslarim olume karsiyiz. Henuz degil.
:)
Ucus ucus kelimeler.
Olume meydan okuma dusuncesini cok sevdim. Ben de atlicam atima, giyinicem sovalye zirhimi, alicam elime mizragi ve diyecegim ki olume:
-ben, ailem ve arkadaslarim olume karsiyiz. Henuz degil.
:)
bazen çok kıskanç oluyorlar. geçen kumsala sevgilimin adını yazdım. hemen gelip sildiler.
Ah şu Dalgalar kadar ömrümüz
Tatmışsak bir parça mutluluk
Hepsi bu.
Tatmışsak bir parça mutluluk
Hepsi bu.
fizikte bi konu.
bu konuyu iyi bilen ve sıkılmadan, internetten yardımcı olabilecek arkadaşlar varsa mesaj atarsa sevinirim
bu konuyu iyi bilen ve sıkılmadan, internetten yardımcı olabilecek arkadaşlar varsa mesaj atarsa sevinirim
virginia woolf'un ruhundaki şiiri içine serpelediği, kocaman bir şiir olan romandır. faulkner'ın içimdeki yıllardır sarsılmaz yerini salladı resmen.
hatta ülkü tamer; dalgalar'ı altı ayrı çevirmenin dilimize kazandırmasını arzularmış. tıpkı romanın kişileri gibi, üç kadın ve üç erkek çevirmen. (bunu selim ileri'den duydum *
hatta ülkü tamer; dalgalar'ı altı ayrı çevirmenin dilimize kazandırmasını arzularmış. tıpkı romanın kişileri gibi, üç kadın ve üç erkek çevirmen. (bunu selim ileri'den duydum *
* dalgaların ritmiyle yazılmış, ruhu denize dönüştürüp kulakla okunacak virginia woolf şiiri.*
--spoiler--
virginia woolf, 1931'DE yayınladığı dalgalar'ı yazarken, bu kitapla o güne değin hiçbir başka romancının göze alamayacağı değişik şeyleri yapmak istediğini, bu romanın o güne değin yazılan hiçbir romana benzemeyeceğini biliyordu. çünkü dalgalar, 'hem düzyazıyla kaleme alınacak, hem de şiir olacaktı; hem roman olacaktı, hem de tiyatro oyunu.
mina urgan
--spoiler--
--spoiler--
virginia woolf, dalgalarda dış dünyayı yok eder. üç erkek ve üç kadının çocukluklarından yaşlılık dönemlerine kadar tüm hayatlarının anlatıldığı kitapta dış dünya nesnel olarak değil, ancak kişilerin iç dünyalarına yansıdığı kadarıyla verilir. 'bir olay örgüsüne uyularak değil bir ritme uyularak' yazılan kitap, 'şiir olmayan herhangi bir şey edebiyata neden girisn ki' diyen woolf tarafından iki yıl içinde üç kez yazılır ve dalgaların sesine uydurularak, şiir gibi yüksek sesle okunarak düzeltilir...
gerçekçi roman geleneğinden tam bir kopuşu temsil eden dalgalar, bilinç akışı tekniğiyle yazılan romanların en önemlilierinden biridir.**
--spoiler--
--spoiler--
virginia woolf, 1931'DE yayınladığı dalgalar'ı yazarken, bu kitapla o güne değin hiçbir başka romancının göze alamayacağı değişik şeyleri yapmak istediğini, bu romanın o güne değin yazılan hiçbir romana benzemeyeceğini biliyordu. çünkü dalgalar, 'hem düzyazıyla kaleme alınacak, hem de şiir olacaktı; hem roman olacaktı, hem de tiyatro oyunu.
mina urgan
--spoiler--
--spoiler--
virginia woolf, dalgalarda dış dünyayı yok eder. üç erkek ve üç kadının çocukluklarından yaşlılık dönemlerine kadar tüm hayatlarının anlatıldığı kitapta dış dünya nesnel olarak değil, ancak kişilerin iç dünyalarına yansıdığı kadarıyla verilir. 'bir olay örgüsüne uyularak değil bir ritme uyularak' yazılan kitap, 'şiir olmayan herhangi bir şey edebiyata neden girisn ki' diyen woolf tarafından iki yıl içinde üç kez yazılır ve dalgaların sesine uydurularak, şiir gibi yüksek sesle okunarak düzeltilir...
gerçekçi roman geleneğinden tam bir kopuşu temsil eden dalgalar, bilinç akışı tekniğiyle yazılan romanların en önemlilierinden biridir.**
--spoiler--
deniz kızı sirenattanın saçlarıdır onlar.
dalgalar , dalıp gitmek hatta hipnoz etmek için vardırlar sanki.
konuştukları dil vardır bulutlarla, denizlerle.
insana hissetiklerini yüzüne ılık bir rüzgar vururmuşçasına anlatan şahane aylin aslım parçası.
dalgalar götürsün beni..
dalgalar götürsün beni..
yay dalgasından girip hava kamasından çıkan, formüllerinin birbirine benzediği fiziğin konusu.
ateşle yaklaşılmaması gereken aylin aslım şarkısıdır. kendini hayatın akışına bırakmış biri, mümkünse bu şarkıya ilişmemelidir. hele kişi, kendini hayatın akışına bıraktığında her şeyin kaybolduğunu düşünmeye başladıysa bu şarkının ismini gördüğü yerden uzaklaşmalıdır. eğer ki uzaklaşmıyorsa o zaman şarkının akıbetine karşı koyamaz ve malesef dalgaların akıntısına kendini bırakır. sonrasında işin içinden çıkmak pek kolay olmamaktadır.
oğuz aksaç'ın albümüne adını veren ömür törpüsü bir azeri türküsüdür...
Dalgalar
Siz gaynar heyatsınız
Nağmeye ganatsınız
Sahili şen dalgalar
Ay ötüşen dalgalar
Sevgilim denizdedir
Ağ yelkeni üzdedir
Yatın bari dalgalar
Ay mirvari dalgalar
Goy bilsin o ay beniz
Sinemdedir göy deniz
Sahili şen dalgalar
Ay nağmekar dalgalar
Söz-Müzik: Anonim
Dalgalar
Siz gaynar heyatsınız
Nağmeye ganatsınız
Sahili şen dalgalar
Ay ötüşen dalgalar
Sevgilim denizdedir
Ağ yelkeni üzdedir
Yatın bari dalgalar
Ay mirvari dalgalar
Goy bilsin o ay beniz
Sinemdedir göy deniz
Sahili şen dalgalar
Ay nağmekar dalgalar
Söz-Müzik: Anonim
Yaz okulunda geçmeyi kafama koyduğuma inanmaya çalıştığım derstir. Zordur, ezber gerekir bence saçma bi derstir. Belki de kedi-ciğer olayını yaşıyorumdur.
Dersi veren Ahmet hocanın tahtayı genelde notlarına bakmadan doldurması hayret vericidir. Ayrıca öğrencilere soru sorar verilen cevapla da dalga geçer. Girmeyin kardeşim fiziğe...
Dersi veren Ahmet hocanın tahtayı genelde notlarına bakmadan doldurması hayret vericidir. Ayrıca öğrencilere soru sorar verilen cevapla da dalga geçer. Girmeyin kardeşim fiziğe...
uludag universitesi fizik bölümünde bu dersi prof. dr. ahmet avinç vermektedir. puanı kıt olması hasebiyle dersi geçmek biraz zordur.
Sarmış deniz kızları gibi dalgalar bizi,
Uzun saçları gümüş, şeffaf tenleri fosfor.
Yumuşak başlarıyla sarsarak teknemizi,
Yolcu, gittiğin sahil nerde diye bağırıyor.
Ne bir kıyıdan eser, ne bir ışıktan eser,
Sulardan daha derin, yolun karanlıkları.
Dalgalar, yürüyünüz, arayalım beraber,
Başımızı dövecek yalçın kayalıkları!..
necip fazıl kısakürek
Uzun saçları gümüş, şeffaf tenleri fosfor.
Yumuşak başlarıyla sarsarak teknemizi,
Yolcu, gittiğin sahil nerde diye bağırıyor.
Ne bir kıyıdan eser, ne bir ışıktan eser,
Sulardan daha derin, yolun karanlıkları.
Dalgalar, yürüyünüz, arayalım beraber,
Başımızı dövecek yalçın kayalıkları!..
necip fazıl kısakürek
nedense virginia woolf denilince deniz feneri romanı akla gelir ; halbuki dalgalar denilince benim aklıma virginia woolf geliyor. bu herhangi bir anlamıyla kullanılıyor olabilir farketmiyor yani. hani bir de şööle usturuplu şekilde waves tonlaması da , dalgalı harfleriyle direkt olarak bağlantı kurmayı kolaylaştırıyor.
sürekli buhranlı bir yaşamı olan voolf tabiri caizse bu romanında , psikolojik bir gel-git'ler atmosferi kurguluyor ve zaman da tıpkı hayat gibi , bu savrulmadan nasibini alıyor.
woolf , bilinç akışı tekniğini öylesine şiirsel bir dille ortaya koymuştur ki bu romanıyla , tartışmasız modern edebiyatın son eşiğinde , bir başyapıt olarak anılmayı da hak etmektedir.
romanın konusunu söylemek çok zor , evet 6 karakterin gençlik yıllarından başlayarak yaşlanmalarını belli kesitler çerçevesinde anlatıyor diyebiliriz . ama bu sadece kitabın iskeletidir. oysa zamanla beraber , ilişkilerdeki gel-git'ler , hayatın içinde değişen roller de ayrıca flashbeck'ler aracılığıyla bir anımsama evrenine dönüşüyor ve insana dair asıl soru olan unutmak da bu sayede , karşıtı olan hatırlamakla açımlanıyor. kitap bittiğinde ise tıpkı gözümüzün önünden geçen o ani hayal kırılmaları gibi bir durum ortaya çıkıyor.
kitap tanıtımı gibi oldu ama , bu kitabın öyle çerçevesi belli metinlerle ifade edilemeyeceğini de not düşeyim.
sürekli buhranlı bir yaşamı olan voolf tabiri caizse bu romanında , psikolojik bir gel-git'ler atmosferi kurguluyor ve zaman da tıpkı hayat gibi , bu savrulmadan nasibini alıyor.
woolf , bilinç akışı tekniğini öylesine şiirsel bir dille ortaya koymuştur ki bu romanıyla , tartışmasız modern edebiyatın son eşiğinde , bir başyapıt olarak anılmayı da hak etmektedir.
romanın konusunu söylemek çok zor , evet 6 karakterin gençlik yıllarından başlayarak yaşlanmalarını belli kesitler çerçevesinde anlatıyor diyebiliriz . ama bu sadece kitabın iskeletidir. oysa zamanla beraber , ilişkilerdeki gel-git'ler , hayatın içinde değişen roller de ayrıca flashbeck'ler aracılığıyla bir anımsama evrenine dönüşüyor ve insana dair asıl soru olan unutmak da bu sayede , karşıtı olan hatırlamakla açımlanıyor. kitap bittiğinde ise tıpkı gözümüzün önünden geçen o ani hayal kırılmaları gibi bir durum ortaya çıkıyor.
kitap tanıtımı gibi oldu ama , bu kitabın öyle çerçevesi belli metinlerle ifade edilemeyeceğini de not düşeyim.
aylin aslım ın gelgit albümünden bir şarkı.
dünyanın bir ucunda, uçurumun başında
altımdaki deniz arkadaşım gibi
duymaz yıldızlar,
sırtımdaki rüzgar sanki ismini fısıldadı gibi
durdum , suya baktım , gözümü kapattım
kendimi bıraktım...
dalgalar götürsün beni,
bu şehirden alsın beni,
kollarına atsın beni
evvel zaman içinde
sevdiğim bu şehirde
sevdiğim her şey kaybolmuş gibi
ölüm çok zamansızmış
alışmak imkansızmış
yalnız aşk kurtarır beni...
dünyanın bir ucunda, uçurumun başında
altımdaki deniz arkadaşım gibi
duymaz yıldızlar,
sırtımdaki rüzgar sanki ismini fısıldadı gibi
durdum , suya baktım , gözümü kapattım
kendimi bıraktım...
dalgalar götürsün beni,
bu şehirden alsın beni,
kollarına atsın beni
evvel zaman içinde
sevdiğim bu şehirde
sevdiğim her şey kaybolmuş gibi
ölüm çok zamansızmış
alışmak imkansızmış
yalnız aşk kurtarır beni...
FÜniversitelerin Fizik bölümlerinde okutulan lanet bir 2. sınıf dersidir. 6 soru için 10 sayfa çözüm yapılabilen ender derslerden biridir. Allah biz fizikçilere sabır versin
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar