bugün
- saraca finch house19
- 40 yaş altı sözlük bebeleri12
- atm'ye ateme diyen hanzo5
- bir kadını kaybetmenin en kısa yolu8
- sözlük kızlarının 30 luk teyzeler olması9
- zayıf erkeklerin agresif olması9
- merhaba arkadaşlar beni hatırladınız mı8
- sözlükte kavga bile çıkmaması5
- 7 temmuz 2026 abd belçika maçı10
- arkadaşlarla tatile gitmek3
- birden çok boşanmış biriyle evlenilir mi sorunsalı2
- heyt bea4
- yazın cep sorunu3
- hiç arkadaşı olmayanlar ne yapıyor acaba4
- kırk yaşına gelip hala sözlük yazarlığı yapmak4
- ben kararımı verdim5
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri4
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması27
- 10 temmuz 2026 ispanya belçika maçı2
- sözlükteki şişmanlık güzellemesi3
- emine erdoğan'ın lider eşlerini ağırlaması2
- herkesin bir felsefesi varmış gibi yapması3
- besle kargayı7
- bir erkeği markete yollamak4
- fırından alınan ekmeği dilimletmek4
- klima açıp yorgan altında uyumak4
- reşit olmadan sözlük yazarı olmak4
- tansiyon ilacı içen yazarlar2
- arzu edilene ulaşıldığında anlam ifade etmemesi5
- yanarak ölmek3
- sözlük kızları toplansın bir şey diyeceğim4
- yaş yetmiş iş bitmemiş2
- şişman kızların çok neşeli olması7
- sözlükte kaos olsun istenmesi2
- geceye bir 90 lar şarkısı bırak2
- fransızcadan türkçeye geçmiş kelimeler5
- günün şiiri23
- gianni infantino3
- kadir inanır'ın kürt olması4
- karı kıza para yedirir misiniz17
- yolda yırtılan market poşeti2
- neşemizi öldürdüler4
- izmir'de başörtülü kadını sahilden kovan seküler21
- işimizin başındayız uludağ sözlük2
- tulumba tatlısı9
- kadınların piç erkek tercihi16
- en çok hoşa giden doğa olayı11
- küresel affetme günü3
- dinozorların gerçekten yaşadığını sanan cahiller10
- bir şeyler söyle2
1977 yılında istanbul üniversitesindeki görevinden emekli oluncaya kadar yaklaşık 40 yıl boyunca ingiliz edebiyatı dersleri veren, edebiyat meraklılarının zevkle okuyacağı "ingiliz edebiyatı tarihi" isimli kitabın yazarı.
kendisine yaşlı olduğu için dinazor diyebilecek kadar özgüven sahibi biri.ayrıca kendisine dinazor demesinin başka bir sebebi de bilirsiniz dinazorlar milyarlarca yıl önce yaşamış olmasına rağmen hala konuşulurlar.evet o kesinlikle bir dinazor.
ingiliz Edebiyatı Profesörü olan yazar ve çevirmen Mîna Urgan, 1 Mayıs 1915 de istanbul da dünyaya geldi. Tam adı Fatma Mîna Urgan olan yazar, Şefika Hanım ile şair ve oyun yazarı Tahsin Nahit Bey in kızıdır. Şair ve ressam Mustafa Irgat oğlu, tiyatro oyuncusu Zeynep Irgat Urgan ın kızıdır. Arnavutköy Amerikan Kız Koleji'ndeki öğreniminden sonra, istanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız Filolojisi'ni bitirdi ve aynı fakültenin ingiliz Filolojisi Bölümü'nde doktora yaptı. Elizabeth Devri Tiyatrosunda Soytarılar adlı çalışmasıyla doçent ve 1960'ta profesör oldu. Aynı yıl, Türkiye işçi Partisi'ne girdi ve ingiliz edebiyatı profesörü olarak sürdürdüğü öğretim üyeliğinden 1977 yılında emekli oldu. Özgürlük ve Dayanışma Partisi'nin kurucu üyeliğini yaptı.
Mîna Urgan, gerek ingiliz edebiyatı üzerine incelemeleri ve aynı edebiyattan yaptığı çeviriler, gerekse ingiliz edebiyatı profesörü olarak sürdürdüğü eğitimciliğiyle "duayen" kimliğini kazandı. ingiliz Edebiyatı Tarihi adlı çalışması başta olmak üzere, Thomas Moore, Shakespeare, D. H. Lawrence ve Virgina Woolf üstüne yaptığı incelemeler, Türk edebiyatına kazandırılmış çok önemli başvuru kitaplarıdır. Özellikle Edebiyatta Ütopya Kavramı ve Thomas Moore adlı çalışması, edebiyatı olduğu kadar hayatı da özgürlük ve barış tasarımı çerçevesinde imgeleyip öneren bir çalışma olarak büyük yankı bulmuştur.
Ancak Mîna Urgan'ın asıl tanınması, görece "ihtisas" gerektiren bu alanlardaki çalışmalarından çok yaşamının son yıllarında kaleme aldığı anılarının yayımlanmasıyla gerçekleşmiştir. Seksen üç yıllık bir ömrün anı ve tanıklıklarını bir araya getiren Bir Dinozorun Anıları (1998) altmış, gezi yazılarından oluşan Bir Dinozorun Gezileri adlı kitabı ise altmış altı baskı yaparak Mîna Urgan'ı, "çok satar" yazarlar arasına kattı. Mîna Urgan'ın, "Benim gibi bir kocakarının hayatını kim merak eder ki" çekincesiyle kaleme aldığı Bir Dinozorun Anıları başta kendisi olmak üzere herkesi şaşırtarak yüzbinlerce okura ulaştı. Alabildiğine alçakgönüllü, ufak tefek, sürekli sigara içen, sözünü sakınmadan komünist ve ateist olduğunu söyleyebilen bir ingiliz edebiyatı profesörünün özellikle kendiyle alay etmeyi ihmal etmeden ve hemen hemen her satıra sindirilmiş yaşama sevinciyle kaleme aldığı anı ve tanıklıklarının içtenliği her kesimden okurun çok büyük ilgisiyle karşılandı.
Bir Dinozorun Anıları, anıların eksenine Mîna Urgan'ı oturmakla birlikte Atatürk'ten Halide Edip'e, Necip Fazıl, Abidin Dino, Neyzen Tevfik, Sait Faik ve Yahya Kemal'den Ahmet Haşim'e sayısız tanıklık ve bu tanıklık aracılığıyla çizdiği panoramayla da çok önemli bir "doküman" niteliği kazanmıştır. Bir Dinozorun Gezileri'nde ise, başta Mavi Yolculuk ve Bodrum olmak üzere, Anadolu, Paris, ingiltere, italya, Sovyet Rusya ve Amerika'ya "dinozorca" (az parayla) yaptığı yolculukları, eksilmeyen yaşama sevinci ve gülümseten izlenimlerle aktardı. "Evet ben bir dinozorum, çünkü eskiden ne düşünüyorsam şimdi de aynısını düşünüyorum" diyen Mîna Urgan, tedavi gördüğü istanbul Nöroloji Servisi'nde, 15 Haziran 2000 günü, 85 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Aldığı Ödüller: 1993 Altın Kitap Ödülü, Virginia Woolf ile 1995 Sedat Simavi Vakfı Onur Ödülü, 1996 Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülü.
*
Mîna Urgan, gerek ingiliz edebiyatı üzerine incelemeleri ve aynı edebiyattan yaptığı çeviriler, gerekse ingiliz edebiyatı profesörü olarak sürdürdüğü eğitimciliğiyle "duayen" kimliğini kazandı. ingiliz Edebiyatı Tarihi adlı çalışması başta olmak üzere, Thomas Moore, Shakespeare, D. H. Lawrence ve Virgina Woolf üstüne yaptığı incelemeler, Türk edebiyatına kazandırılmış çok önemli başvuru kitaplarıdır. Özellikle Edebiyatta Ütopya Kavramı ve Thomas Moore adlı çalışması, edebiyatı olduğu kadar hayatı da özgürlük ve barış tasarımı çerçevesinde imgeleyip öneren bir çalışma olarak büyük yankı bulmuştur.
Ancak Mîna Urgan'ın asıl tanınması, görece "ihtisas" gerektiren bu alanlardaki çalışmalarından çok yaşamının son yıllarında kaleme aldığı anılarının yayımlanmasıyla gerçekleşmiştir. Seksen üç yıllık bir ömrün anı ve tanıklıklarını bir araya getiren Bir Dinozorun Anıları (1998) altmış, gezi yazılarından oluşan Bir Dinozorun Gezileri adlı kitabı ise altmış altı baskı yaparak Mîna Urgan'ı, "çok satar" yazarlar arasına kattı. Mîna Urgan'ın, "Benim gibi bir kocakarının hayatını kim merak eder ki" çekincesiyle kaleme aldığı Bir Dinozorun Anıları başta kendisi olmak üzere herkesi şaşırtarak yüzbinlerce okura ulaştı. Alabildiğine alçakgönüllü, ufak tefek, sürekli sigara içen, sözünü sakınmadan komünist ve ateist olduğunu söyleyebilen bir ingiliz edebiyatı profesörünün özellikle kendiyle alay etmeyi ihmal etmeden ve hemen hemen her satıra sindirilmiş yaşama sevinciyle kaleme aldığı anı ve tanıklıklarının içtenliği her kesimden okurun çok büyük ilgisiyle karşılandı.
Bir Dinozorun Anıları, anıların eksenine Mîna Urgan'ı oturmakla birlikte Atatürk'ten Halide Edip'e, Necip Fazıl, Abidin Dino, Neyzen Tevfik, Sait Faik ve Yahya Kemal'den Ahmet Haşim'e sayısız tanıklık ve bu tanıklık aracılığıyla çizdiği panoramayla da çok önemli bir "doküman" niteliği kazanmıştır. Bir Dinozorun Gezileri'nde ise, başta Mavi Yolculuk ve Bodrum olmak üzere, Anadolu, Paris, ingiltere, italya, Sovyet Rusya ve Amerika'ya "dinozorca" (az parayla) yaptığı yolculukları, eksilmeyen yaşama sevinci ve gülümseten izlenimlerle aktardı. "Evet ben bir dinozorum, çünkü eskiden ne düşünüyorsam şimdi de aynısını düşünüyorum" diyen Mîna Urgan, tedavi gördüğü istanbul Nöroloji Servisi'nde, 15 Haziran 2000 günü, 85 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Aldığı Ödüller: 1993 Altın Kitap Ödülü, Virginia Woolf ile 1995 Sedat Simavi Vakfı Onur Ödülü, 1996 Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülü.
*
(bkz: bir dinozorun anıları)
sevimli moruk komünist.
bir dinazorun gezileri isimli kitabı kesinlikle gezi işine yeni başlamış kişiler için el kitabı niteliğindedir.
kendisi denize hasta olup, hayatının son dönemleri bodrum'da geçmiştir.
muhteşem bir yazar ve gözlemci.Bir dinazorun anıları eserinde çoğu yazarın bilinmedik yönlerini gözler önüne sermiştir.
thomas More' a sevgilim diye seslenen 1332(yani 1916) istanbul doğumlu,
urgan soyadını kendine necip fazıl kısakürek' in verdiği,
bunu yaparken "solculuğundan ötürü günün birinde nasıl olsa asılacağın için bu soyadı sana ayrıca uygun" dediği tatlı komünist...
urgan soyadını kendine necip fazıl kısakürek' in verdiği,
bunu yaparken "solculuğundan ötürü günün birinde nasıl olsa asılacağın için bu soyadı sana ayrıca uygun" dediği tatlı komünist...
köye gittiğinde şebit ekmeğini (yufkanın açılıp saçca pişirilip tekrar ıslatılıp katlanması ile yapılan ekmek) peçete diye dizine seren, bide üstüne kendi ile dalga geçen dinazor... ev ve aileyi kendimizi korumak için yaptığımız hapisanelere benzetir.
tek gecelik ilişkilere "insana hayvan gibi rastgele çiftleşmek yakışmaz" diye karşı çıkan yazarımızdı. bir dinozorun gezilerinde böyle yazıyordu.
sesini duyunca
ötüşmeye başlar,
gögüs kafesimdeki
o suskun kuşlar.
mina urgan
ötüşmeye başlar,
gögüs kafesimdeki
o suskun kuşlar.
mina urgan
'ne vakit bir yaşamak düşünsem
bu kurtlar sofrasında belki zor
ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yaşamak düşünsem
sus deyip adınla başlıyorum
içim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
hayır başka türlü olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin'
bu kurtlar sofrasında belki zor
ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yaşamak düşünsem
sus deyip adınla başlıyorum
içim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
hayır başka türlü olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin'
bir dinazorun gezileri adlı kitabında bodrum, paris, italya, amerika,sovyet rusya, meksika, anadolu vb. yerlere yaptığı yolculukları öyle güzel anlatmış, öyle tasvirlemiş ki insanın hemen her şeyden elini eteğini çekip parise, italya ya gidesi geliyor.bana okurken biraz kendisini aradığını, yani hayat kokan, sevinç ve umut dolu şehirlere apayrı bir sevgisi olduğunu düşündürttü.ayrıca nasıl bir yolculuk içinde olursa olsun, hiç parası olmadığı durumlarda da toplumun alışveriş manyaklığına kendini kaptırmadan, tam bir solcu kafasıyla davranmış ve ideolojilerine hep bağlı kaldığını göstermiştir.
Siyasi görüşünü göğsünü gere gere belirten ama öte yandan hangi yemeğin yaninda hangi sarabi sevdigini yaza yaza bitiremeyen, çelişkili bir bünyedir mina urgan . Tamam bir lokma bir hirka yasasaydin demiyoruz da, açabildin mi aziz nesin gibi bir vakif, okutabildin mi kimsesiz çocuklari... Yoksa lafta mi kaldi bazi şeyler, ahkam kesmekten öteye geçemedi mi? sefaya mi yenik düştü yoksa koltuksever totoşumuz...
sevdiğim adamları tanıyan tapılası koca karı.
pîrimdir.
kitapları ingiliz dili ve edebiyatı öğrencileri için eşsiz bir kaynak niteliğindedir.
11 yıl önce bu gün hayata gözlerini yummuştur.
yazdıkları sadece edebi eser değil bir nevi hayat görüşüdür. üniversite değil kesinlikle lise çağlarında okunmalıdır.
ilginç bir kadındır. ödp'nin kurucu üyesidir aynı zamanda.
sevdiğim kadar, sevmediğim yönleri de olan bir insan mîna urgan. tabii ki; saygısızlık etmem mümkün değil kendisine, bunun için elli fırın ekmek falan yemem lazım zira türkiye'nin mîna urgan kadar bilge bir insan bulması zordur. ama mîna urgan, her ne kadar 'komünist' ya da 'sosyalist' olduğunu söylese de, kendini halkından soyutlayan bir insandır, bir dinazorun anıları'nda insanları sevmediğini, insanlardan uzaklaşmak istediğini belirtmesi onun bilinçlendirme yerine kolay yol olan; münevver insanın kendini halktan soyutlaması yoluna düştüğünü gösteriyor.
halbuki böyle yapmasa, ya da eleştirirken aceleci ve acımasız davranmak yerine, bir sosyaliste yakışacak olan 'yapıcı eleştiri' anlayışını kendinde benimseyebilse her şey çok daha farklı olurdu.
sevdiğim kadar, sevmediğim yönleri de olan bir insan mîna urgan. tabii ki; saygısızlık etmem mümkün değil kendisine, bunun için elli fırın ekmek falan yemem lazım zira türkiye'nin mîna urgan kadar bilge bir insan bulması zordur. ama mîna urgan, her ne kadar 'komünist' ya da 'sosyalist' olduğunu söylese de, kendini halkından soyutlayan bir insandır, bir dinazorun anıları'nda insanları sevmediğini, insanlardan uzaklaşmak istediğini belirtmesi onun bilinçlendirme yerine kolay yol olan; münevver insanın kendini halktan soyutlaması yoluna düştüğünü gösteriyor.
halbuki böyle yapmasa, ya da eleştirirken aceleci ve acımasız davranmak yerine, bir sosyaliste yakışacak olan 'yapıcı eleştiri' anlayışını kendinde benimseyebilse her şey çok daha farklı olurdu.
ingiliz edebiyati profesoru, cevirmen. bir dinozorun anilari adli kitabin yazari. kitabinin 70 kusur basildigini duyunca nerde hata yaptim diyen yazar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar