bugün
- üstteki yazarı öv14
- kendini suçlamak vs başkasını suçlamak5
- uludağ sözlüğü ayağa kaldırıyoruz kampanyası4
- ne olacak bu erkeklerin hali3
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması6
- kaliteli insanı belli eden detaylar10
- 40 yaşından sonra iş bulunamaması4
- haluk levent4
- götümü de açsam bakmayacaksınız12
- züber3
- köleliğin kaldırılmasının nedeni2
- uysaljakobene burç baktırmak3
- kişinin en rahatsız olduğu sosyal davranış7
- sürekli cinsellikten bahseden erkek7
- uysaljakoben12
- uludağın ekşi sözlük gibi populer olamaması16
- sözlükteki ayaksever karşıtı blok10
- yağmurcu vs karcı2
- karısının ayaklarını sözlükte paylaşan yazar4
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek4
- elektrot2
- haluk levent in gözaltına alınması2
- pazar gününün 2dk sürmesi2
- israil'in olası türkiye saldırısı3
- kitap alıntıları3
- 15 temmuz 2026 ingiltere arjantin maçı5
- haluk levent'e para emanet etmek4
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı25
- iyi bir insanın acımasız bir insana dönüşmesi4
- askere gitmenin sanılanın aksine keyifli olması9
- pazar gününü sözlükte geçiren ezik insan9
- geniş omuzlu kadınlar10
- el fetişisti olmak4
- ssk yemek servis dolgun maaş2
- dinler tarihinin en önemli olayı7
- kitap okuma enayiliği2
- muslettin amca9
- hizmet sektöründe çalışanlara eziyet eden kişimsi4
- tanga giyen sözlük kızları4
- liseli otuzbircinin gündüz düşleri3
- hayaldeki erkek3
- hızlı para kazanmanın yolları2
- colorado2
- cemaat kurup çomar sövüşlemek4
- hafta içi izin yapmak vs haftasonu izin yapmak2
- erkeklerde testosteronun 50 azalması5
- 12 temmuz 2026 arjantin isviçre maçı14
- biraderlere laf edenler8
- ekşi sözlükten başlık araklamak4
- birader ateşin var mı diyen kız3
1977 yılında istanbul üniversitesindeki görevinden emekli oluncaya kadar yaklaşık 40 yıl boyunca ingiliz edebiyatı dersleri veren, edebiyat meraklılarının zevkle okuyacağı "ingiliz edebiyatı tarihi" isimli kitabın yazarı.
kendisine yaşlı olduğu için dinazor diyebilecek kadar özgüven sahibi biri.ayrıca kendisine dinazor demesinin başka bir sebebi de bilirsiniz dinazorlar milyarlarca yıl önce yaşamış olmasına rağmen hala konuşulurlar.evet o kesinlikle bir dinazor.
ingiliz Edebiyatı Profesörü olan yazar ve çevirmen Mîna Urgan, 1 Mayıs 1915 de istanbul da dünyaya geldi. Tam adı Fatma Mîna Urgan olan yazar, Şefika Hanım ile şair ve oyun yazarı Tahsin Nahit Bey in kızıdır. Şair ve ressam Mustafa Irgat oğlu, tiyatro oyuncusu Zeynep Irgat Urgan ın kızıdır. Arnavutköy Amerikan Kız Koleji'ndeki öğreniminden sonra, istanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız Filolojisi'ni bitirdi ve aynı fakültenin ingiliz Filolojisi Bölümü'nde doktora yaptı. Elizabeth Devri Tiyatrosunda Soytarılar adlı çalışmasıyla doçent ve 1960'ta profesör oldu. Aynı yıl, Türkiye işçi Partisi'ne girdi ve ingiliz edebiyatı profesörü olarak sürdürdüğü öğretim üyeliğinden 1977 yılında emekli oldu. Özgürlük ve Dayanışma Partisi'nin kurucu üyeliğini yaptı.
Mîna Urgan, gerek ingiliz edebiyatı üzerine incelemeleri ve aynı edebiyattan yaptığı çeviriler, gerekse ingiliz edebiyatı profesörü olarak sürdürdüğü eğitimciliğiyle "duayen" kimliğini kazandı. ingiliz Edebiyatı Tarihi adlı çalışması başta olmak üzere, Thomas Moore, Shakespeare, D. H. Lawrence ve Virgina Woolf üstüne yaptığı incelemeler, Türk edebiyatına kazandırılmış çok önemli başvuru kitaplarıdır. Özellikle Edebiyatta Ütopya Kavramı ve Thomas Moore adlı çalışması, edebiyatı olduğu kadar hayatı da özgürlük ve barış tasarımı çerçevesinde imgeleyip öneren bir çalışma olarak büyük yankı bulmuştur.
Ancak Mîna Urgan'ın asıl tanınması, görece "ihtisas" gerektiren bu alanlardaki çalışmalarından çok yaşamının son yıllarında kaleme aldığı anılarının yayımlanmasıyla gerçekleşmiştir. Seksen üç yıllık bir ömrün anı ve tanıklıklarını bir araya getiren Bir Dinozorun Anıları (1998) altmış, gezi yazılarından oluşan Bir Dinozorun Gezileri adlı kitabı ise altmış altı baskı yaparak Mîna Urgan'ı, "çok satar" yazarlar arasına kattı. Mîna Urgan'ın, "Benim gibi bir kocakarının hayatını kim merak eder ki" çekincesiyle kaleme aldığı Bir Dinozorun Anıları başta kendisi olmak üzere herkesi şaşırtarak yüzbinlerce okura ulaştı. Alabildiğine alçakgönüllü, ufak tefek, sürekli sigara içen, sözünü sakınmadan komünist ve ateist olduğunu söyleyebilen bir ingiliz edebiyatı profesörünün özellikle kendiyle alay etmeyi ihmal etmeden ve hemen hemen her satıra sindirilmiş yaşama sevinciyle kaleme aldığı anı ve tanıklıklarının içtenliği her kesimden okurun çok büyük ilgisiyle karşılandı.
Bir Dinozorun Anıları, anıların eksenine Mîna Urgan'ı oturmakla birlikte Atatürk'ten Halide Edip'e, Necip Fazıl, Abidin Dino, Neyzen Tevfik, Sait Faik ve Yahya Kemal'den Ahmet Haşim'e sayısız tanıklık ve bu tanıklık aracılığıyla çizdiği panoramayla da çok önemli bir "doküman" niteliği kazanmıştır. Bir Dinozorun Gezileri'nde ise, başta Mavi Yolculuk ve Bodrum olmak üzere, Anadolu, Paris, ingiltere, italya, Sovyet Rusya ve Amerika'ya "dinozorca" (az parayla) yaptığı yolculukları, eksilmeyen yaşama sevinci ve gülümseten izlenimlerle aktardı. "Evet ben bir dinozorum, çünkü eskiden ne düşünüyorsam şimdi de aynısını düşünüyorum" diyen Mîna Urgan, tedavi gördüğü istanbul Nöroloji Servisi'nde, 15 Haziran 2000 günü, 85 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Aldığı Ödüller: 1993 Altın Kitap Ödülü, Virginia Woolf ile 1995 Sedat Simavi Vakfı Onur Ödülü, 1996 Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülü.
*
Mîna Urgan, gerek ingiliz edebiyatı üzerine incelemeleri ve aynı edebiyattan yaptığı çeviriler, gerekse ingiliz edebiyatı profesörü olarak sürdürdüğü eğitimciliğiyle "duayen" kimliğini kazandı. ingiliz Edebiyatı Tarihi adlı çalışması başta olmak üzere, Thomas Moore, Shakespeare, D. H. Lawrence ve Virgina Woolf üstüne yaptığı incelemeler, Türk edebiyatına kazandırılmış çok önemli başvuru kitaplarıdır. Özellikle Edebiyatta Ütopya Kavramı ve Thomas Moore adlı çalışması, edebiyatı olduğu kadar hayatı da özgürlük ve barış tasarımı çerçevesinde imgeleyip öneren bir çalışma olarak büyük yankı bulmuştur.
Ancak Mîna Urgan'ın asıl tanınması, görece "ihtisas" gerektiren bu alanlardaki çalışmalarından çok yaşamının son yıllarında kaleme aldığı anılarının yayımlanmasıyla gerçekleşmiştir. Seksen üç yıllık bir ömrün anı ve tanıklıklarını bir araya getiren Bir Dinozorun Anıları (1998) altmış, gezi yazılarından oluşan Bir Dinozorun Gezileri adlı kitabı ise altmış altı baskı yaparak Mîna Urgan'ı, "çok satar" yazarlar arasına kattı. Mîna Urgan'ın, "Benim gibi bir kocakarının hayatını kim merak eder ki" çekincesiyle kaleme aldığı Bir Dinozorun Anıları başta kendisi olmak üzere herkesi şaşırtarak yüzbinlerce okura ulaştı. Alabildiğine alçakgönüllü, ufak tefek, sürekli sigara içen, sözünü sakınmadan komünist ve ateist olduğunu söyleyebilen bir ingiliz edebiyatı profesörünün özellikle kendiyle alay etmeyi ihmal etmeden ve hemen hemen her satıra sindirilmiş yaşama sevinciyle kaleme aldığı anı ve tanıklıklarının içtenliği her kesimden okurun çok büyük ilgisiyle karşılandı.
Bir Dinozorun Anıları, anıların eksenine Mîna Urgan'ı oturmakla birlikte Atatürk'ten Halide Edip'e, Necip Fazıl, Abidin Dino, Neyzen Tevfik, Sait Faik ve Yahya Kemal'den Ahmet Haşim'e sayısız tanıklık ve bu tanıklık aracılığıyla çizdiği panoramayla da çok önemli bir "doküman" niteliği kazanmıştır. Bir Dinozorun Gezileri'nde ise, başta Mavi Yolculuk ve Bodrum olmak üzere, Anadolu, Paris, ingiltere, italya, Sovyet Rusya ve Amerika'ya "dinozorca" (az parayla) yaptığı yolculukları, eksilmeyen yaşama sevinci ve gülümseten izlenimlerle aktardı. "Evet ben bir dinozorum, çünkü eskiden ne düşünüyorsam şimdi de aynısını düşünüyorum" diyen Mîna Urgan, tedavi gördüğü istanbul Nöroloji Servisi'nde, 15 Haziran 2000 günü, 85 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Aldığı Ödüller: 1993 Altın Kitap Ödülü, Virginia Woolf ile 1995 Sedat Simavi Vakfı Onur Ödülü, 1996 Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülü.
*
(bkz: bir dinozorun anıları)
sevimli moruk komünist.
bir dinazorun gezileri isimli kitabı kesinlikle gezi işine yeni başlamış kişiler için el kitabı niteliğindedir.
kendisi denize hasta olup, hayatının son dönemleri bodrum'da geçmiştir.
muhteşem bir yazar ve gözlemci.Bir dinazorun anıları eserinde çoğu yazarın bilinmedik yönlerini gözler önüne sermiştir.
thomas More' a sevgilim diye seslenen 1332(yani 1916) istanbul doğumlu,
urgan soyadını kendine necip fazıl kısakürek' in verdiği,
bunu yaparken "solculuğundan ötürü günün birinde nasıl olsa asılacağın için bu soyadı sana ayrıca uygun" dediği tatlı komünist...
urgan soyadını kendine necip fazıl kısakürek' in verdiği,
bunu yaparken "solculuğundan ötürü günün birinde nasıl olsa asılacağın için bu soyadı sana ayrıca uygun" dediği tatlı komünist...
köye gittiğinde şebit ekmeğini (yufkanın açılıp saçca pişirilip tekrar ıslatılıp katlanması ile yapılan ekmek) peçete diye dizine seren, bide üstüne kendi ile dalga geçen dinazor... ev ve aileyi kendimizi korumak için yaptığımız hapisanelere benzetir.
tek gecelik ilişkilere "insana hayvan gibi rastgele çiftleşmek yakışmaz" diye karşı çıkan yazarımızdı. bir dinozorun gezilerinde böyle yazıyordu.
sesini duyunca
ötüşmeye başlar,
gögüs kafesimdeki
o suskun kuşlar.
mina urgan
ötüşmeye başlar,
gögüs kafesimdeki
o suskun kuşlar.
mina urgan
'ne vakit bir yaşamak düşünsem
bu kurtlar sofrasında belki zor
ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yaşamak düşünsem
sus deyip adınla başlıyorum
içim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
hayır başka türlü olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin'
bu kurtlar sofrasında belki zor
ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yaşamak düşünsem
sus deyip adınla başlıyorum
içim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
hayır başka türlü olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin'
bir dinazorun gezileri adlı kitabında bodrum, paris, italya, amerika,sovyet rusya, meksika, anadolu vb. yerlere yaptığı yolculukları öyle güzel anlatmış, öyle tasvirlemiş ki insanın hemen her şeyden elini eteğini çekip parise, italya ya gidesi geliyor.bana okurken biraz kendisini aradığını, yani hayat kokan, sevinç ve umut dolu şehirlere apayrı bir sevgisi olduğunu düşündürttü.ayrıca nasıl bir yolculuk içinde olursa olsun, hiç parası olmadığı durumlarda da toplumun alışveriş manyaklığına kendini kaptırmadan, tam bir solcu kafasıyla davranmış ve ideolojilerine hep bağlı kaldığını göstermiştir.
Siyasi görüşünü göğsünü gere gere belirten ama öte yandan hangi yemeğin yaninda hangi sarabi sevdigini yaza yaza bitiremeyen, çelişkili bir bünyedir mina urgan . Tamam bir lokma bir hirka yasasaydin demiyoruz da, açabildin mi aziz nesin gibi bir vakif, okutabildin mi kimsesiz çocuklari... Yoksa lafta mi kaldi bazi şeyler, ahkam kesmekten öteye geçemedi mi? sefaya mi yenik düştü yoksa koltuksever totoşumuz...
sevdiğim adamları tanıyan tapılası koca karı.
pîrimdir.
kitapları ingiliz dili ve edebiyatı öğrencileri için eşsiz bir kaynak niteliğindedir.
11 yıl önce bu gün hayata gözlerini yummuştur.
yazdıkları sadece edebi eser değil bir nevi hayat görüşüdür. üniversite değil kesinlikle lise çağlarında okunmalıdır.
ilginç bir kadındır. ödp'nin kurucu üyesidir aynı zamanda.
sevdiğim kadar, sevmediğim yönleri de olan bir insan mîna urgan. tabii ki; saygısızlık etmem mümkün değil kendisine, bunun için elli fırın ekmek falan yemem lazım zira türkiye'nin mîna urgan kadar bilge bir insan bulması zordur. ama mîna urgan, her ne kadar 'komünist' ya da 'sosyalist' olduğunu söylese de, kendini halkından soyutlayan bir insandır, bir dinazorun anıları'nda insanları sevmediğini, insanlardan uzaklaşmak istediğini belirtmesi onun bilinçlendirme yerine kolay yol olan; münevver insanın kendini halktan soyutlaması yoluna düştüğünü gösteriyor.
halbuki böyle yapmasa, ya da eleştirirken aceleci ve acımasız davranmak yerine, bir sosyaliste yakışacak olan 'yapıcı eleştiri' anlayışını kendinde benimseyebilse her şey çok daha farklı olurdu.
sevdiğim kadar, sevmediğim yönleri de olan bir insan mîna urgan. tabii ki; saygısızlık etmem mümkün değil kendisine, bunun için elli fırın ekmek falan yemem lazım zira türkiye'nin mîna urgan kadar bilge bir insan bulması zordur. ama mîna urgan, her ne kadar 'komünist' ya da 'sosyalist' olduğunu söylese de, kendini halkından soyutlayan bir insandır, bir dinazorun anıları'nda insanları sevmediğini, insanlardan uzaklaşmak istediğini belirtmesi onun bilinçlendirme yerine kolay yol olan; münevver insanın kendini halktan soyutlaması yoluna düştüğünü gösteriyor.
halbuki böyle yapmasa, ya da eleştirirken aceleci ve acımasız davranmak yerine, bir sosyaliste yakışacak olan 'yapıcı eleştiri' anlayışını kendinde benimseyebilse her şey çok daha farklı olurdu.
ingiliz edebiyati profesoru, cevirmen. bir dinozorun anilari adli kitabin yazari. kitabinin 70 kusur basildigini duyunca nerde hata yaptim diyen yazar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar