bugün
- arjantin mısır maçı13
- yazarların mezun olduğu okullar13
- ctrlx'in ayakları13
- yenilenebilir enerji4
- gece araba sürerken dinlenecek şarkılar3
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı11
- sözlüğünü başka sözlükle aldatan hain yazar6
- ankara da nato zirvesi12
- adana sokak lezzetleri5
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- 23 yaş8
- yazarların sahip olmak istedikleri süper güçler4
- sözlük yazarlarına tavsiye2
- tek başına5
- yıldırım bayezid3
- 7 temmuz 2026 messi balonunun patlaması4
- trump erdogan gorusmesi caatsa kalkiyor2
- messi uzaylı abi5
- donald trump'ın anıtkabir'i ziyaret etmemesi12
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın18
- rafadan yumurta kaç dk olmalı13
- trump'ı e30'a bindirip sincana götürmek2
- sözlüğün en muhteşem yazarlarının fotoğrafları12
- tanrı mı bizi yarattı tanrıyı mı biz yarattık9
- üst düzey yönetici olabilmek için gerekenler9
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı24
- tüm sözlükte saygı gören bir yazarsınız2
- vurdurmuş erkek nasıl anlaşılır11
- balık burcu bir sözlük kızıyla evlenebilirim16
- 2026 dünya kupası27
- lauren bennett2
- komünizmi iyi bir şey sanmak4
- iri kıyım kadın çekiciliği5
- türkiye komünist partisi4
- dövmesi olan erkek9
- yoğurt11
- trump necla ablayı ziyaret edecek mi5
- atm'ye ateme diyen hanzo13
- gülüyorum ama mutlu değilim3
- 7 temmuz 2026 deniz göktaş'ın cezaevi mektubu3
- psikoloji bilim midir6
- saraca finch house21
- trump'ın tr'ye 5 f35 vereceğiz açıklaması5
- ikinci abdulhamid2
- erdoğan ın dünya lideri olması5
- sağ liberalizm3
- sohbet2
- ülkenin kendi içinde liberal ekonomi olması3
- lionel messi6
- sol liberal ne amk3
1977 yılında istanbul üniversitesindeki görevinden emekli oluncaya kadar yaklaşık 40 yıl boyunca ingiliz edebiyatı dersleri veren, edebiyat meraklılarının zevkle okuyacağı "ingiliz edebiyatı tarihi" isimli kitabın yazarı.
kendisine yaşlı olduğu için dinazor diyebilecek kadar özgüven sahibi biri.ayrıca kendisine dinazor demesinin başka bir sebebi de bilirsiniz dinazorlar milyarlarca yıl önce yaşamış olmasına rağmen hala konuşulurlar.evet o kesinlikle bir dinazor.
ingiliz Edebiyatı Profesörü olan yazar ve çevirmen Mîna Urgan, 1 Mayıs 1915 de istanbul da dünyaya geldi. Tam adı Fatma Mîna Urgan olan yazar, Şefika Hanım ile şair ve oyun yazarı Tahsin Nahit Bey in kızıdır. Şair ve ressam Mustafa Irgat oğlu, tiyatro oyuncusu Zeynep Irgat Urgan ın kızıdır. Arnavutköy Amerikan Kız Koleji'ndeki öğreniminden sonra, istanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız Filolojisi'ni bitirdi ve aynı fakültenin ingiliz Filolojisi Bölümü'nde doktora yaptı. Elizabeth Devri Tiyatrosunda Soytarılar adlı çalışmasıyla doçent ve 1960'ta profesör oldu. Aynı yıl, Türkiye işçi Partisi'ne girdi ve ingiliz edebiyatı profesörü olarak sürdürdüğü öğretim üyeliğinden 1977 yılında emekli oldu. Özgürlük ve Dayanışma Partisi'nin kurucu üyeliğini yaptı.
Mîna Urgan, gerek ingiliz edebiyatı üzerine incelemeleri ve aynı edebiyattan yaptığı çeviriler, gerekse ingiliz edebiyatı profesörü olarak sürdürdüğü eğitimciliğiyle "duayen" kimliğini kazandı. ingiliz Edebiyatı Tarihi adlı çalışması başta olmak üzere, Thomas Moore, Shakespeare, D. H. Lawrence ve Virgina Woolf üstüne yaptığı incelemeler, Türk edebiyatına kazandırılmış çok önemli başvuru kitaplarıdır. Özellikle Edebiyatta Ütopya Kavramı ve Thomas Moore adlı çalışması, edebiyatı olduğu kadar hayatı da özgürlük ve barış tasarımı çerçevesinde imgeleyip öneren bir çalışma olarak büyük yankı bulmuştur.
Ancak Mîna Urgan'ın asıl tanınması, görece "ihtisas" gerektiren bu alanlardaki çalışmalarından çok yaşamının son yıllarında kaleme aldığı anılarının yayımlanmasıyla gerçekleşmiştir. Seksen üç yıllık bir ömrün anı ve tanıklıklarını bir araya getiren Bir Dinozorun Anıları (1998) altmış, gezi yazılarından oluşan Bir Dinozorun Gezileri adlı kitabı ise altmış altı baskı yaparak Mîna Urgan'ı, "çok satar" yazarlar arasına kattı. Mîna Urgan'ın, "Benim gibi bir kocakarının hayatını kim merak eder ki" çekincesiyle kaleme aldığı Bir Dinozorun Anıları başta kendisi olmak üzere herkesi şaşırtarak yüzbinlerce okura ulaştı. Alabildiğine alçakgönüllü, ufak tefek, sürekli sigara içen, sözünü sakınmadan komünist ve ateist olduğunu söyleyebilen bir ingiliz edebiyatı profesörünün özellikle kendiyle alay etmeyi ihmal etmeden ve hemen hemen her satıra sindirilmiş yaşama sevinciyle kaleme aldığı anı ve tanıklıklarının içtenliği her kesimden okurun çok büyük ilgisiyle karşılandı.
Bir Dinozorun Anıları, anıların eksenine Mîna Urgan'ı oturmakla birlikte Atatürk'ten Halide Edip'e, Necip Fazıl, Abidin Dino, Neyzen Tevfik, Sait Faik ve Yahya Kemal'den Ahmet Haşim'e sayısız tanıklık ve bu tanıklık aracılığıyla çizdiği panoramayla da çok önemli bir "doküman" niteliği kazanmıştır. Bir Dinozorun Gezileri'nde ise, başta Mavi Yolculuk ve Bodrum olmak üzere, Anadolu, Paris, ingiltere, italya, Sovyet Rusya ve Amerika'ya "dinozorca" (az parayla) yaptığı yolculukları, eksilmeyen yaşama sevinci ve gülümseten izlenimlerle aktardı. "Evet ben bir dinozorum, çünkü eskiden ne düşünüyorsam şimdi de aynısını düşünüyorum" diyen Mîna Urgan, tedavi gördüğü istanbul Nöroloji Servisi'nde, 15 Haziran 2000 günü, 85 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Aldığı Ödüller: 1993 Altın Kitap Ödülü, Virginia Woolf ile 1995 Sedat Simavi Vakfı Onur Ödülü, 1996 Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülü.
*
Mîna Urgan, gerek ingiliz edebiyatı üzerine incelemeleri ve aynı edebiyattan yaptığı çeviriler, gerekse ingiliz edebiyatı profesörü olarak sürdürdüğü eğitimciliğiyle "duayen" kimliğini kazandı. ingiliz Edebiyatı Tarihi adlı çalışması başta olmak üzere, Thomas Moore, Shakespeare, D. H. Lawrence ve Virgina Woolf üstüne yaptığı incelemeler, Türk edebiyatına kazandırılmış çok önemli başvuru kitaplarıdır. Özellikle Edebiyatta Ütopya Kavramı ve Thomas Moore adlı çalışması, edebiyatı olduğu kadar hayatı da özgürlük ve barış tasarımı çerçevesinde imgeleyip öneren bir çalışma olarak büyük yankı bulmuştur.
Ancak Mîna Urgan'ın asıl tanınması, görece "ihtisas" gerektiren bu alanlardaki çalışmalarından çok yaşamının son yıllarında kaleme aldığı anılarının yayımlanmasıyla gerçekleşmiştir. Seksen üç yıllık bir ömrün anı ve tanıklıklarını bir araya getiren Bir Dinozorun Anıları (1998) altmış, gezi yazılarından oluşan Bir Dinozorun Gezileri adlı kitabı ise altmış altı baskı yaparak Mîna Urgan'ı, "çok satar" yazarlar arasına kattı. Mîna Urgan'ın, "Benim gibi bir kocakarının hayatını kim merak eder ki" çekincesiyle kaleme aldığı Bir Dinozorun Anıları başta kendisi olmak üzere herkesi şaşırtarak yüzbinlerce okura ulaştı. Alabildiğine alçakgönüllü, ufak tefek, sürekli sigara içen, sözünü sakınmadan komünist ve ateist olduğunu söyleyebilen bir ingiliz edebiyatı profesörünün özellikle kendiyle alay etmeyi ihmal etmeden ve hemen hemen her satıra sindirilmiş yaşama sevinciyle kaleme aldığı anı ve tanıklıklarının içtenliği her kesimden okurun çok büyük ilgisiyle karşılandı.
Bir Dinozorun Anıları, anıların eksenine Mîna Urgan'ı oturmakla birlikte Atatürk'ten Halide Edip'e, Necip Fazıl, Abidin Dino, Neyzen Tevfik, Sait Faik ve Yahya Kemal'den Ahmet Haşim'e sayısız tanıklık ve bu tanıklık aracılığıyla çizdiği panoramayla da çok önemli bir "doküman" niteliği kazanmıştır. Bir Dinozorun Gezileri'nde ise, başta Mavi Yolculuk ve Bodrum olmak üzere, Anadolu, Paris, ingiltere, italya, Sovyet Rusya ve Amerika'ya "dinozorca" (az parayla) yaptığı yolculukları, eksilmeyen yaşama sevinci ve gülümseten izlenimlerle aktardı. "Evet ben bir dinozorum, çünkü eskiden ne düşünüyorsam şimdi de aynısını düşünüyorum" diyen Mîna Urgan, tedavi gördüğü istanbul Nöroloji Servisi'nde, 15 Haziran 2000 günü, 85 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Aldığı Ödüller: 1993 Altın Kitap Ödülü, Virginia Woolf ile 1995 Sedat Simavi Vakfı Onur Ödülü, 1996 Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülü.
*
(bkz: bir dinozorun anıları)
sevimli moruk komünist.
bir dinazorun gezileri isimli kitabı kesinlikle gezi işine yeni başlamış kişiler için el kitabı niteliğindedir.
kendisi denize hasta olup, hayatının son dönemleri bodrum'da geçmiştir.
muhteşem bir yazar ve gözlemci.Bir dinazorun anıları eserinde çoğu yazarın bilinmedik yönlerini gözler önüne sermiştir.
thomas More' a sevgilim diye seslenen 1332(yani 1916) istanbul doğumlu,
urgan soyadını kendine necip fazıl kısakürek' in verdiği,
bunu yaparken "solculuğundan ötürü günün birinde nasıl olsa asılacağın için bu soyadı sana ayrıca uygun" dediği tatlı komünist...
urgan soyadını kendine necip fazıl kısakürek' in verdiği,
bunu yaparken "solculuğundan ötürü günün birinde nasıl olsa asılacağın için bu soyadı sana ayrıca uygun" dediği tatlı komünist...
köye gittiğinde şebit ekmeğini (yufkanın açılıp saçca pişirilip tekrar ıslatılıp katlanması ile yapılan ekmek) peçete diye dizine seren, bide üstüne kendi ile dalga geçen dinazor... ev ve aileyi kendimizi korumak için yaptığımız hapisanelere benzetir.
tek gecelik ilişkilere "insana hayvan gibi rastgele çiftleşmek yakışmaz" diye karşı çıkan yazarımızdı. bir dinozorun gezilerinde böyle yazıyordu.
sesini duyunca
ötüşmeye başlar,
gögüs kafesimdeki
o suskun kuşlar.
mina urgan
ötüşmeye başlar,
gögüs kafesimdeki
o suskun kuşlar.
mina urgan
'ne vakit bir yaşamak düşünsem
bu kurtlar sofrasında belki zor
ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yaşamak düşünsem
sus deyip adınla başlıyorum
içim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
hayır başka türlü olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin'
bu kurtlar sofrasında belki zor
ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yaşamak düşünsem
sus deyip adınla başlıyorum
içim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
hayır başka türlü olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin'
bir dinazorun gezileri adlı kitabında bodrum, paris, italya, amerika,sovyet rusya, meksika, anadolu vb. yerlere yaptığı yolculukları öyle güzel anlatmış, öyle tasvirlemiş ki insanın hemen her şeyden elini eteğini çekip parise, italya ya gidesi geliyor.bana okurken biraz kendisini aradığını, yani hayat kokan, sevinç ve umut dolu şehirlere apayrı bir sevgisi olduğunu düşündürttü.ayrıca nasıl bir yolculuk içinde olursa olsun, hiç parası olmadığı durumlarda da toplumun alışveriş manyaklığına kendini kaptırmadan, tam bir solcu kafasıyla davranmış ve ideolojilerine hep bağlı kaldığını göstermiştir.
Siyasi görüşünü göğsünü gere gere belirten ama öte yandan hangi yemeğin yaninda hangi sarabi sevdigini yaza yaza bitiremeyen, çelişkili bir bünyedir mina urgan . Tamam bir lokma bir hirka yasasaydin demiyoruz da, açabildin mi aziz nesin gibi bir vakif, okutabildin mi kimsesiz çocuklari... Yoksa lafta mi kaldi bazi şeyler, ahkam kesmekten öteye geçemedi mi? sefaya mi yenik düştü yoksa koltuksever totoşumuz...
sevdiğim adamları tanıyan tapılası koca karı.
pîrimdir.
kitapları ingiliz dili ve edebiyatı öğrencileri için eşsiz bir kaynak niteliğindedir.
11 yıl önce bu gün hayata gözlerini yummuştur.
yazdıkları sadece edebi eser değil bir nevi hayat görüşüdür. üniversite değil kesinlikle lise çağlarında okunmalıdır.
ilginç bir kadındır. ödp'nin kurucu üyesidir aynı zamanda.
sevdiğim kadar, sevmediğim yönleri de olan bir insan mîna urgan. tabii ki; saygısızlık etmem mümkün değil kendisine, bunun için elli fırın ekmek falan yemem lazım zira türkiye'nin mîna urgan kadar bilge bir insan bulması zordur. ama mîna urgan, her ne kadar 'komünist' ya da 'sosyalist' olduğunu söylese de, kendini halkından soyutlayan bir insandır, bir dinazorun anıları'nda insanları sevmediğini, insanlardan uzaklaşmak istediğini belirtmesi onun bilinçlendirme yerine kolay yol olan; münevver insanın kendini halktan soyutlaması yoluna düştüğünü gösteriyor.
halbuki böyle yapmasa, ya da eleştirirken aceleci ve acımasız davranmak yerine, bir sosyaliste yakışacak olan 'yapıcı eleştiri' anlayışını kendinde benimseyebilse her şey çok daha farklı olurdu.
sevdiğim kadar, sevmediğim yönleri de olan bir insan mîna urgan. tabii ki; saygısızlık etmem mümkün değil kendisine, bunun için elli fırın ekmek falan yemem lazım zira türkiye'nin mîna urgan kadar bilge bir insan bulması zordur. ama mîna urgan, her ne kadar 'komünist' ya da 'sosyalist' olduğunu söylese de, kendini halkından soyutlayan bir insandır, bir dinazorun anıları'nda insanları sevmediğini, insanlardan uzaklaşmak istediğini belirtmesi onun bilinçlendirme yerine kolay yol olan; münevver insanın kendini halktan soyutlaması yoluna düştüğünü gösteriyor.
halbuki böyle yapmasa, ya da eleştirirken aceleci ve acımasız davranmak yerine, bir sosyaliste yakışacak olan 'yapıcı eleştiri' anlayışını kendinde benimseyebilse her şey çok daha farklı olurdu.
ingiliz edebiyati profesoru, cevirmen. bir dinozorun anilari adli kitabin yazari. kitabinin 70 kusur basildigini duyunca nerde hata yaptim diyen yazar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar