bugün
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- hangi yazarla çift olursunuz29
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz7
- sözlükte bile yalnız olmak10
- silvermist sözlükten gitmesin kampanyası9
- parcalandim toparlanamiyorum319
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi16
- ya bi siktirin gidin15
- sözlük çiftleştirme servisi11
- erkeklerin sohbet muhabbet edememesi7
- süpermarket dolabının arkasında 10 yıl ölü kalmak3
- bana sormadan niye entry siliyor bu yapay zeka3
- fon skandalı önergesini akp ve mhp'nin reddetmesi5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı20
- ismet gurbuz'ün tırnakları4
- nick vermeden bir yazara seslen13
- ulu sözlük telegram grubu12
- sözlük yazarlarının eski sevgiliyi unutma süresi11
- bir bela geliyorun profil fotosu4
- sözlükte sevgili yazar eksikliği9
- sarapci koala hatayi13
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- şapka takar mısınız12
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum11
- erkeklerin antidepresan kullanmaması3
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- bana onu sormayin17
- lübnan kızları4
- istanbul12
- evandro roncatto2
- vahşi kelebeğim3
- 2026 lisans kpss sonuçları8
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- atilla taş'ın kızı hayatını kaybetti3
- temur altunhan maxim tsigalko a todorov üçlüsü2
- bakalım erkeğim beni kıskanacak mı ergensiliği4
- düş sokağı sakinleri2
- cm 03 042
- cemil tugay11
- sümüklü böcek çiftleşmesi6
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- karton toblayan cocuga arkadan sımsıkı sarılmak5
- özgür özel2
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- sezen taş7
- uludağ sözlük sertleşme veritabanı4
- sinek as5
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
- bizim paketçi honda dio başka bişey demio2
charlie chaplin in 1931 yılında yapmış olduğu senaryosunu, başrolünü, yönetmenliğini, müzik kompozisyonunu ve daha bir çok şeyi üstlendiği harika filmidir. bu film ile anlaşılıyor ki; dünya üzerinde insanlar ve olayları bu kadar iyi gözlemleyen ve onları anlamayı başarmış duygusal olan ender insanlardandır.
devics'in bir başka harika parçası.
kendinizi oltaya yakalanmış bir balık gibi hissetmenizi sağlıyor.
here, here
let's just stay here
you should love me here
here, here
let's just stay here
i should love you, dear
when the wind comes
and the sun again
my love i'll be here
i found a way true
in silence with you
what do you hear
and what do you want to hear
here, here
get me out of here
wake me under city lights
an apple and a kiss on my ear
fly like days
let time erase all our mistakes
i found a way true
in silence with you
what do you hear
and what do you want to hear
kendinizi oltaya yakalanmış bir balık gibi hissetmenizi sağlıyor.
here, here
let's just stay here
you should love me here
here, here
let's just stay here
i should love you, dear
when the wind comes
and the sun again
my love i'll be here
i found a way true
in silence with you
what do you hear
and what do you want to hear
here, here
get me out of here
wake me under city lights
an apple and a kiss on my ear
fly like days
let time erase all our mistakes
i found a way true
in silence with you
what do you hear
and what do you want to hear
kemal sunal'ın bir filminde, oldukça esinlenildiğini gördüğümüz diğer bir chaplin filmi. diğeri için (bkz: the kid) kör çiçekçi kız ve bizimkinin maceraları, çok hoş her zamanki gibi. son sahnesi ile gönüllere darbe vurur. hey gibi chaplin!
en buyuk saban filminin esin noktasidir.
charlie chaplin'in en duygusal filmidir kanımca. kör çiçekçi kız ile bir avarenin aşkı bu kadar mı güzel anlatılır? 1931 yapımı bir film olmasına rağmen insanı hem güldürür, hem de hüzünlendirir. insana sinemayı daha bir sevdirir.
charlie chaplin in, bir kör kıza aşk hikayesi ile çeşnilendirdiği, aslında burjuvaların ancak akılları başlarında olmadığında yoksullarla düşüp kalkabilecekleri mesajını veren 1931 yapımı filmi.
öyle ki film boyunca bir milyoner sarhoş olduğu zamanlarda yoksul şarlo ile arkadaşlık etmekte diğer zamanlarda ise o'nu evinden kovmaktadır.
öyle ki film boyunca bir milyoner sarhoş olduğu zamanlarda yoksul şarlo ile arkadaşlık etmekte diğer zamanlarda ise o'nu evinden kovmaktadır.
literatürde komedi diye geçen ancak melankolik bedenimin son damlasına kadar dramı hissettiği şahane bir film.
güldüren dramalardan kanımca, komedi pek...
sayılmaz.
güldüren dramalardan kanımca, komedi pek...
sayılmaz.
film boyunca güldüren ama son sahnesiyle kahreden filmdir. lan direk kahretti beni. hey gidi charlie ne hallere düştün dedim kendi kendime. işte sinema budur.
sinema tarihinde bu kadar insani bir komedi fazla çekilmemiştir.
komedinin ve dramın aynı potada nasıl eritilir bunu gösterir bu film.
kör kızın çiçek verdiği adamın zengin olduğunu anlaması için epey kafa patlatmıştır chaplin.
aynı film en büyük şaban olarak türkiye'ye adapte edilmiştir. taklit, çalıntı değil birebir aynı filmin sesli çekilmesidir. ki bundan da kimsenin şikayeti olamaz. zira kemal sunal'ın da bizim gönlümüzde ayrı bir yeri vardır. bu hikayenin de üstesinden başarıyla gelmiştir.
komedinin ve dramın aynı potada nasıl eritilir bunu gösterir bu film.
kör kızın çiçek verdiği adamın zengin olduğunu anlaması için epey kafa patlatmıştır chaplin.
aynı film en büyük şaban olarak türkiye'ye adapte edilmiştir. taklit, çalıntı değil birebir aynı filmin sesli çekilmesidir. ki bundan da kimsenin şikayeti olamaz. zira kemal sunal'ın da bizim gönlümüzde ayrı bir yeri vardır. bu hikayenin de üstesinden başarıyla gelmiştir.
chaplin in en iyi 2 filminden biri. kemal sunal ın bolca esinlendiğinin bilindiği (aynı kontekste ayrıca (bkz: the kid)), boks sahneleri ve slapstick bölümleri ile ziyadesiyle kahkaha attırır.
---olası spoiler ibaresi---
en başta heykelin açılışındaki konuşmaların distorsiyonlu yapılışı, aynı sekansta kadrajı mükemmel ayarlaması ve hiç diyalog kullanmadan little tramp in topluma bakışını filmin başında gösteren heykelin elini kendi burnuna yaslayarak nanik yapışı gibi chaplin etkisini belli eden harika detaylar var. the gold rush daki botlarını yeme sahnesi burada konfeti şekline bürünüyor.
mükemmel bir şekilde dramatize edilmiş son sahnesi ise melodrama kaçmadan ve yapış yapış olmadan nasıl final yapılır konusunda ders verir gibi. son cümlenin çift anlamlılığı ve kadının zengin bir beyefendi olarak beklediği kurtarıcısının, normalde görünümüyle dalga geçeceği bir serseri çıkması, onun gözlerinin ikinci kez açılmasına yol açar. film boyunca serseriyi ilk kez kadının gözünden görür ve biz de onu ilk kez görmüş gibi oluruz. tıp ileri teknikleri ile hastalığı sağaltır ama şehir ışıklarının cazibesi gözlerini kamaştırdığından insanlar hala görememektedirler. ancak böyle yüce bir duygu onların tam olarak görmelerini sağlar ve burada insanların statüleri değersizleşir.
---olası spoiler ibaresi bitti---
yeşilçam versiyonunda tüm film sarhoş adamla ilişkilerine yaslanırken city lights da bu kısımların filmin üçte birini dahi kaplamayıp sadece konunun akışında bir yardımcı niteliğinde olduğu ve dahi bulduğu orijinal bir fikri sömürmediğini; tüm film boyunca gülerken son sahnede gözleri dolmayan insanın ciddi duygusal anksiyetesi olabileceğini, modern times dan sonra en iyi chaplin filmi ve en iyi isme sahip filmlerden biri olduğunu söylemek icap eder.
---olası spoiler ibaresi---
en başta heykelin açılışındaki konuşmaların distorsiyonlu yapılışı, aynı sekansta kadrajı mükemmel ayarlaması ve hiç diyalog kullanmadan little tramp in topluma bakışını filmin başında gösteren heykelin elini kendi burnuna yaslayarak nanik yapışı gibi chaplin etkisini belli eden harika detaylar var. the gold rush daki botlarını yeme sahnesi burada konfeti şekline bürünüyor.
mükemmel bir şekilde dramatize edilmiş son sahnesi ise melodrama kaçmadan ve yapış yapış olmadan nasıl final yapılır konusunda ders verir gibi. son cümlenin çift anlamlılığı ve kadının zengin bir beyefendi olarak beklediği kurtarıcısının, normalde görünümüyle dalga geçeceği bir serseri çıkması, onun gözlerinin ikinci kez açılmasına yol açar. film boyunca serseriyi ilk kez kadının gözünden görür ve biz de onu ilk kez görmüş gibi oluruz. tıp ileri teknikleri ile hastalığı sağaltır ama şehir ışıklarının cazibesi gözlerini kamaştırdığından insanlar hala görememektedirler. ancak böyle yüce bir duygu onların tam olarak görmelerini sağlar ve burada insanların statüleri değersizleşir.
---olası spoiler ibaresi bitti---
yeşilçam versiyonunda tüm film sarhoş adamla ilişkilerine yaslanırken city lights da bu kısımların filmin üçte birini dahi kaplamayıp sadece konunun akışında bir yardımcı niteliğinde olduğu ve dahi bulduğu orijinal bir fikri sömürmediğini; tüm film boyunca gülerken son sahnede gözleri dolmayan insanın ciddi duygusal anksiyetesi olabileceğini, modern times dan sonra en iyi chaplin filmi ve en iyi isme sahip filmlerden biri olduğunu söylemek icap eder.
boks maçı sahnelerinde adamı gülmekten yerlere yatırıp krizlere sokan, final sahnesiyle şahsım gibi betonları bile hüngür hüngür ağlatan efsane film. velhasılı kelam, bu bir filmse bugün seyredilenler ne diye sorar dururum kendime.
chaplin'in, kör kızdan çiçek satın aldığı sahneyi 342 kere baştan çektiği filmdir.
ayrıca en sonunda chaplin'in dükkana baktığı sahneden itibaren gözleri dolmayan varsa, bence insan değildir..
ayrıca en sonunda chaplin'in dükkana baktığı sahneden itibaren gözleri dolmayan varsa, bence insan değildir..
Charlie Chaplin'in ustalık yapıtlarından bir tanesi. Aradan o kadar sene geçmesine rağmen o duyguyu sıfır teknoloji ile benim önüme koyarsan harikasın demektir. Günümüz filmlerinden alamadığınız duyguları bu filmden rahatlıkla alabilirsiniz. Zaten öyle mizah anlayışı var ki insanı kırıp geçiriyor. Mizahın yanında ayrıntılara da müthiş derece de yer verilmiştir. Sesli filmlerden alamadıklarımı bu üstadın yapıtlarından almaya çalışıyorum.. Ne yaşamak istiyorsanız onu sunuyor size. Çok büyük ustanın güzide yapıtlarından bir tanesi. Mutlaka izleyin.
türkcesi sehrin ışıkları demektir hayatı yansıtır . buradan hayatta ışığımızı kaybettiğimizde yolumuzu tekrar hayata tutunuruz özlü sözü Çıkarılabilir .
FirstSakız firmasının First Sensations City'nin Mehmet Günsur'lu reklamı için bestelettiği harikulade 35 saniyelik şarkının adı. Yurtdışında olsa bu olağanüstü şarkı alınır, allanır pullanır, single olarak piyasaya sürülür milyonlar satar, sakız da on yıllık reklamını bedavaya getirirdi. Ama bizdekilerin Ticari kafası anca tüketiciyi kazıklamaya yarıyor.
https://www.youtube.com/watch?v=jgWgs1Cs-UY
https://www.youtube.com/watch?v=jgWgs1Cs-UY
kemal sunal'ın, en büyük şaban isimli filminin orjinali bu filmdir.
Sinema tarihinin bana göre en iyi filmlerinden biridir. Bunun yanı sıra devics' e ait bir şarkının adıdır. En az isim ortaklığı yaptığı charlie chaplin filmi kadar iyi bir kompozisyona sahiptir. Müzikal yapı ve sözler tam olarak bir hikaye anlatır. Bu altyapının üstüne daha iyi sözler yazılamazmış diye düşünüyorum.
charlie chaplin'in belki de en iyi filmidir bana göre. ayrıca kemal sunal'ın "en büyük şaban" adlı filminin orjinali bu filmdir. senaryo bu filmden alınmadır.
1931 yapımı charlie caplin filmi.
Teknik ve kurgu açısından kusursuz başyapıttır
Ayrıca slapstick olayı film izlerken insanı hem güldürüyor hem eğlendiriyor.
Teknik ve kurgu açısından kusursuz başyapıttır
Ayrıca slapstick olayı film izlerken insanı hem güldürüyor hem eğlendiriyor.
aklıma şu şarkıyı getirmiştir
https://youtu.be/gz3sal5agRA
aheste aheste makyaj yaparken duvarları çınlatarak eşlik etmelik, bedenimde acı hissettiğim tek yerin kalp kırıkları falan olduğu, her hoşuma giden adama aşık olduğum, bi şeye yaramanın zerre sikimde olmadığı zamanlar. altı sene önce sanırım.
https://youtu.be/gz3sal5agRA
aheste aheste makyaj yaparken duvarları çınlatarak eşlik etmelik, bedenimde acı hissettiğim tek yerin kalp kırıkları falan olduğu, her hoşuma giden adama aşık olduğum, bi şeye yaramanın zerre sikimde olmadığı zamanlar. altı sene önce sanırım.
birazdan izleyeceğim charles filmi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar