bugün
- gulmekicinyaratilmis10
- çocukların sürekli abur cubur istemesi7
- hükümet değişse ülke düzelir mi6
- saldıran köpeğe şma demek3
- pahalıyı dayanıklı sanmak5
- hamburgerin çok abartılması4
- dublajı orjinalinden daha iyi olan izlenceler6
- orjinalinden iyi coverlar4
- aşk acısı çekiyorum sözlük13
- sağır sürücü2
- şumen macırı ramadan ağa2
- kylie minogue2
- çerçeve yasa9
- güzel kızların her zaman haklı olması3
- tıraş olmayı öğreten baba2
- erdogan'a yarayacak diye mizmızlanmak4
- aklına her geleni başlık yapan densiz2
- anayasa mahkemesi'nin engelli emekliliği iptali2
- aşkını bir sır gibi senelerce saklamak3
- masak'ın ahbap bağışlarını incelemesi4
- büyünce sürekli çikolata yiyeceğim fikri2
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- nickten isim tahmini yapmak10
- sokakta 1 lira isteyen emo2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği15
- en büyük aşklar pilav üstü az kuruyla başlar3
- guinness birası5
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi26
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi6
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- midilli adası8
- başkasının diş fırçasıyla dişlerini fırçalamak2
- flört uygulamaları3
- mazot fiyatlarının suçlusu3
- isteklerinize nasıl sınır koyuyorsunuz5
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı12
- internetin artık ölmesi2
- 7 ağustos 20262
- zorunlu eğitim9
- sinem dedetaş11
- kemalistler yunanistan'a defolsun8
- haramidere de haramilik yapmak5
- batıl inançlar7
- sözlüğün boşalması3
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı17
- mason greenwood11
necip fazıl kısakürek in yanında boş beleş şairdir.
Ya şu adam hakkında da atıp tutanlar yok mu bitiyorum size beyler. Müthiş beyinsizsiniz gerçi bunu zaten biliyorum ama düşünürken bile coğrafyadan kurtulamıyorsunuz ha.
Ergen kitabı değildir.
Bukowski okumak için 30 yaş üstü olmak da fayda var yoksa kapatisenizin yetmediği şeylere böyle atıp tutarsınız işte.
Yerlatı edebiyatı yazarı. Babam olur kendileri.
Ergen kitabı değildir.
Bukowski okumak için 30 yaş üstü olmak da fayda var yoksa kapatisenizin yetmediği şeylere böyle atıp tutarsınız işte.
Yerlatı edebiyatı yazarı. Babam olur kendileri.
insanı tamamen olduğu gibi, her türlü yapmacılıktan arınmış, tüm iğrençliği ve çirkinliğiyle anlatan bir diğer amerikan yazar. şiirlerini kalbimizde saklıyoruz.
Edit : O kadar cahilsiniz ki bir şey diyemiyorum :d.
Edit : O kadar cahilsiniz ki bir şey diyemiyorum :d.
"Yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar. Ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar." sözünün sahibidir.
Umursamazlığının, isyankar ve sert dilinin altında yatan sebepler vardı bukowski'nin;
O da yıllar boyunca babasından gördüğü şiddet ve yediği dayaklardı.
Gençliğini Mutsuzluk ve umutsuzlukla geçirmiş, o günleri kazandığı her kuruşu içkiye yatırarak unutmayı denemişti.
Nihayetinde onun tarzı da buydu;
Okurlarını argoyla ve boş vermişlikle tavlıyordu.
Gün gelip de sözlerinin insanların sosyal medya platformunda birbirine giydirme malzemesi olduğunu görse,
Belki yaşadığı hayatın ona kazandırdığı bu dilin ortalıkta harcandığını görür ve yakınır, belki de her zaman yaptığı gibi hiç umursamazdı;
Kim bilir?
O da yıllar boyunca babasından gördüğü şiddet ve yediği dayaklardı.
Gençliğini Mutsuzluk ve umutsuzlukla geçirmiş, o günleri kazandığı her kuruşu içkiye yatırarak unutmayı denemişti.
Nihayetinde onun tarzı da buydu;
Okurlarını argoyla ve boş vermişlikle tavlıyordu.
Gün gelip de sözlerinin insanların sosyal medya platformunda birbirine giydirme malzemesi olduğunu görse,
Belki yaşadığı hayatın ona kazandırdığı bu dilin ortalıkta harcandığını görür ve yakınır, belki de her zaman yaptığı gibi hiç umursamazdı;
Kim bilir?
Pis moruğun anıları. Şiirleri, yazıları ve hayat tarzına hasta olduğum adam.
Bukowsskiii yaaa abiii adamm mükemmelll değil mi? (bkz: overrated).
Güzel şeyler bıraktın bize pis moruk seviliyorsun.
“ I had blue eyes but no one was lovin me except me. “
“ Yalnızlıkla beslenen biriydim; yalnızlığımı alırsanız yemegimi ve suyumu almış kadar olursunuz. Yalnız kalamadığım her gün gücümden bir şeyler alıp götürür. Bununla övünmüyorum ama önemliydi benim için. Odanın karanIığı güneşti bana. “
Sokak edebiyatının öncülerinden yazar. Üslubu Tarantino filmlerinde aşırı hissedilir. Belli ki Quentin’i epey etkilemiş. Bir de kendisinin fırsatçılık edip düzmeceyle birkaç bin dolar kaldırdığı rivayet edilir. Demek ki kendisi de kitaplarının ana karakterleri gibi aşağılık ve dipte biriymiş.
Sokak edebiyatının öncülerinden yazar. Üslubu Tarantino filmlerinde aşırı hissedilir. Belli ki Quentin’i epey etkilemiş. Bir de kendisinin fırsatçılık edip düzmeceyle birkaç bin dolar kaldırdığı rivayet edilir. Demek ki kendisi de kitaplarının ana karakterleri gibi aşağılık ve dipte biriymiş.
Sosyal medyadaki edebiyat sayfalarında bir bukowski'dir gidiyor, paylaşılıyor. Bazı aforizmaları güzel eyvallah da fazlaca abartıldığını düşünüyorum.
Sıkıntı şu ki; adamın söylediği her şey doğruymuş, güzelmiş gibi kabul edilmesi. Ben ise birkaç kez bana ters ifadeleriyle karşılaştım.
Sıkıntı şu ki; adamın söylediği her şey doğruymuş, güzelmiş gibi kabul edilmesi. Ben ise birkaç kez bana ters ifadeleriyle karşılaştım.
''mutlu değilim, mutsuz da değilim'' demiştir.
edit1: ulan her türlü eksiyi anlarım, hatta umursamam da, bunu kimler niye eksiliyor cidden anlamadım. dedenizin dedesinin sözü filan mı amkdklrm.
edit2: edit1 güncellendi.
edit1: ulan her türlü eksiyi anlarım, hatta umursamam da, bunu kimler niye eksiliyor cidden anlamadım. dedenizin dedesinin sözü filan mı amkdklrm.
edit2: edit1 güncellendi.
Özgür ruhlar enderdir, ama görünce bilirsin - en basitinden onlarla veya yanındayken, iyi, çok iyi hissedersin.
insanlardan nefret etmiyorum,sadece onlar etrafımda olmadığında daha rahat hissediyorum.
Alman asıllı; Amerikalı, yazar, şair. ilk öyküsünü yirmi dört yaşındayken yayımlayan Bukowski, otuz beş yaşında şiir yazmaya başladı. Ayrıca alkolik olduğu da bilinir.
Bazı sözleri:
“Eğer ruhunuzu kaybediyorsanız ve bunun farkındaysanız, hala kaybedecek bir ruhunuz var demektir.”
“Bende küçük şeylerden mutlu olabilirim ama bu kadar bokun arasında o küçük şeyleri çıkarmaya üşeniyorum.”
Bazı sözleri:
“Eğer ruhunuzu kaybediyorsanız ve bunun farkındaysanız, hala kaybedecek bir ruhunuz var demektir.”
“Bende küçük şeylerden mutlu olabilirim ama bu kadar bokun arasında o küçük şeyleri çıkarmaya üşeniyorum.”
necip fazıl kısaküreğin kesip attığı tırnak bile olamayacak vasat sözlere imza atmış edebiyatçıdır.
Bazı insanlar hiç delirmez, kim bilir ne korkunç bir hayat sürüyorlar.Sıkıcı olan insanlar dünyanın dört bir yanında. Daha fazla sıkıcı insan üretiyorlar. Korku filmi gibi. Dünya sıkıcı insanlarla dolu.
Mavi saçlı kız tavlama garantili yazar.
Olmadı emrah serbes kesin.
Olmadı emrah serbes kesin.
-Bazen kendine gelmen için, başkalarından gitmen gerekir. Uzaklaşmak özgürlüktür.
Diyen yazar.
Diyen yazar.
bukowski ne kadar da güzel söylemiş;
hak etmeyen birine değerli bir şey verirsen, onu mutlaka kaybeder.
hak etmeyen birine değerli bir şey verirsen, onu mutlaka kaybeder.
Başkalarını çözmeye çalıştıkça kendimi düğümlemişim, haberim yok.
(bkz: bukowski denen ayyaş)
çokça kendımden parçalar buldugum eserleri yazmış olan adam. Zaman zaman dolu gözlerle , zaman zaman da içimdeki yaramaz çocucugun kıpraştıgını hissederim okurken.
fuctotum derim, başka da bişi demem, hususunda. Kral adam. Boş-beleşliğin kralı.
Biliyor musun Sebastian, bazen Tanrıyı hiç anlamıyorum.
- Tanrı mı efendim? Hangi Tanrı?
- O ne demek öyle Sebastian? Kaç tane Tanrı var ki?
- Bilmiyorum efendim. Sizce kaç tane var?
- Elbette bir tane var Sebastian. O da bildiğimiz Tanrı. Hani şu adaleti sağlayan.
- Adalet mi efendim? Hangi adalet?
- Yeryüzündeki ve öteki dünyadaki adalet elbette Sebastian.
- Efendim, beni affedin ama ben yeryüzünde adalet göremiyorum.
- Saçmalama Sebastian. Elbette yeryüzünde adalet var.
- Bence yok efendim.
- Neden böyle düşünüyorsun Sebastian?
- Çünkü eğer yeryüzünde adalet olsaydı efendim, fakir bir köylünün tek oğlu savaşta ölmezdi ve kralın oğulları da bugün hayatta olmazlardı. Çünkü o tek oğul, kralın oğulları rahat yaşantılarına devam etsinler diye öldü.
- Saçmalama Sebastian! O fakirin oğlu, ülkemiz için öldü ve şehit oldu. Şehitlik, bir insanın ulaşabileceği en üst rütbedir. Krallıktan bile daha üstündür şehitlik rütbesi.
- O zaman herhalde kral hazretleri oğullarını ve hatta kendisini hiç sevmiyor olsa gerek efendim.
- Neden böyle söyledin Sebastian?
- Çünkü şehitlik gibi üst bir rütbe dururken, sadece krallıkla yetinmeyi seçiyor da ondan efendim.
- Seni anlamıyorum Sebastian. Ne söylemeye çalışıyorsun?
- Sadece gerçekleri efendim.
- Sen delirmiş olmalısın Sebastian. Tanrı sana akıl versin.
- Hangi Tanrı efendim? Adalet dağıtan mı? Yoksa bunca adaletsizlik karşısında kılını bile kıpırdatmayan mı?
- Ne saçmalıyorsun sen? Sadece bir tane tanrı var. Tanımıyor musun onu?
- Ne yazık ki, tanıdıklarımın içinde hiç tanrı yok efendim. Zaten fazla bir tanıdığım da yok. Yan köşkün uşağı olan meslektaşım Filip, bizim köyün nalburu Moris ve bir de savaşta tek oğlu ölen şu zavallı köylüyü tanıyorum efendim. Ama hiç tanrı tanımıyorum. Siz tanıyor musunuz?
~Charles Bukowski / Pis Moruğun Notları
- Tanrı mı efendim? Hangi Tanrı?
- O ne demek öyle Sebastian? Kaç tane Tanrı var ki?
- Bilmiyorum efendim. Sizce kaç tane var?
- Elbette bir tane var Sebastian. O da bildiğimiz Tanrı. Hani şu adaleti sağlayan.
- Adalet mi efendim? Hangi adalet?
- Yeryüzündeki ve öteki dünyadaki adalet elbette Sebastian.
- Efendim, beni affedin ama ben yeryüzünde adalet göremiyorum.
- Saçmalama Sebastian. Elbette yeryüzünde adalet var.
- Bence yok efendim.
- Neden böyle düşünüyorsun Sebastian?
- Çünkü eğer yeryüzünde adalet olsaydı efendim, fakir bir köylünün tek oğlu savaşta ölmezdi ve kralın oğulları da bugün hayatta olmazlardı. Çünkü o tek oğul, kralın oğulları rahat yaşantılarına devam etsinler diye öldü.
- Saçmalama Sebastian! O fakirin oğlu, ülkemiz için öldü ve şehit oldu. Şehitlik, bir insanın ulaşabileceği en üst rütbedir. Krallıktan bile daha üstündür şehitlik rütbesi.
- O zaman herhalde kral hazretleri oğullarını ve hatta kendisini hiç sevmiyor olsa gerek efendim.
- Neden böyle söyledin Sebastian?
- Çünkü şehitlik gibi üst bir rütbe dururken, sadece krallıkla yetinmeyi seçiyor da ondan efendim.
- Seni anlamıyorum Sebastian. Ne söylemeye çalışıyorsun?
- Sadece gerçekleri efendim.
- Sen delirmiş olmalısın Sebastian. Tanrı sana akıl versin.
- Hangi Tanrı efendim? Adalet dağıtan mı? Yoksa bunca adaletsizlik karşısında kılını bile kıpırdatmayan mı?
- Ne saçmalıyorsun sen? Sadece bir tane tanrı var. Tanımıyor musun onu?
- Ne yazık ki, tanıdıklarımın içinde hiç tanrı yok efendim. Zaten fazla bir tanıdığım da yok. Yan köşkün uşağı olan meslektaşım Filip, bizim köyün nalburu Moris ve bir de savaşta tek oğlu ölen şu zavallı köylüyü tanıyorum efendim. Ama hiç tanrı tanımıyorum. Siz tanıyor musunuz?
~Charles Bukowski / Pis Moruğun Notları
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar