bugün

/42
working out

van gogh kulağını kesip
bir
orospuya verdi
orospu
hunharca fırlattı
kulağı
sokağa tiksinerek.

van,
orospular
kulak
istemezler
para isterler

sanırım bu yüzden
muhteşem bir
ressamsın sen
başka
birşeyden
anlamadığından…

charles bukowski
Söylemesi kolay gel de yap.
Demek isterim kendisine buradan.
Ah, ne göt var bu kadında be!

AH, ne güzel ruh var bu kadında!
batının pazarlama tekniği ile yakından uzaktan şöhretini elde etmemiştir.

aksine çöplerden, fahişelerden ve varlıktan beslenmiştir. ve bu beslenme çok ama çok uzun sürmüştür.

postacılıktan, fabrika işçiliğine uzanan bir kariyeri ve bu yaşadığı hayatı sadelikle dile getirmesi; sanki yanınızdan geçen veysel amca olmasından kaynaklanmaktadır.

bukowski aynı zamanda büyük buhranı yaşamaış, 2-3 global kriz görmüş ve beden işçiliğinin şimdikinden daha az getirisi olan dönemlerde bazen 24 saate varen mesaileri ile sistemden nefret etmiş ve onu alaycı, sade bir dille modern toplum eleştrisi olarak kaleme almıştır.

vesselam bukowski büyük adamdır.

şerefe adamıma!
14-15 yaslarinda kitaplarini okumamdan mutevellit gencligimi kotu yonde etkileyen yazar, chinaski. Bir iki cumlesini de vucuduma kazimisligim var.
Bizdeki Fuzulinin ecnebi versiyonu.
Kebaplar şaraplar karpuz götler yaraklar havada uçuşuyor.
Ama bukowski gerçek ve biraz daha tutkulu. Bir de ne desem, çok iyi.

inanırmısınız ki, tüm kadınlar ağlıyolardı
inlemeleri arasında başka adamların adları duyulsa da
benim için ağladıklarını biliyorum.
zavallı mahluklar
her biriyle yatmama rağmen, o büyük
heyecen içinde onlara adımı söylemeyi unutmuş olmalıyım

Tabi reis öyledir.

Neden yaptığımı bilmiyorum ama şiirlerini ismet özelin sesiyle okuyorum
Çok yakışıyor
komik yavşağın tekidir. iyi yazması müptezel insan olduğu gerçeğini değiştirmez.
Sırf ortamlarda iki dakikalığına dikkat çekeyim diye benim aforizmalarımı dillendirmeye kalkma! ha bir cümle sürtük diye bitiyorsa muhakkak ben söylemişimdir."

-charles bukowski
çoğu okuyucu için basit bir ayyaş olduğu düşünülse de yalnızlık, keder ve acı kavramlarını bastırılmış cinselliğini mizahi bir dille dışa vuran, zekasınının ortalamanın olduğunu düşündüğüm alkol bağımlısı yazar.

Kendisine talih 50 yaşından sonra vurmuştur. Tabi late bloomer olduğu anlamına gelirmi bilmem. gelir sanırım.
-biliyorsun beni, severim markette dolanmayı, sonra tuvalet kağıtlarının olduğu rafa geldim ve 92 yaşında bir kadın gördüm, en hesaplı tuvalet kağıdını arıyordu.
+ iyi de herkes yapar bunu.
-tamam ama, 92 yaşındasın, yarın ölebilirsin, üç kuruşun hesabını yapmanın ne anlamı var? yani, 92 yaşında sıçabiliyor olmak zaten muhteşem bir olay, neden en pahalı tuvalet kağıdını alıp bunu kutlamıyorsun ?
necip fazıl kısakürek in yanında bi hiçtir. net..
ne karı götürdü ve ne içti beee.
adam içip içip ne yazdı.
çirkin ama büyük yazardır. seks hikayeleri okuyacağınıza oturup bu adamı okuyun. hiç olmazsa biraz edebiyat görürsünüz.
Güzel sözleri olan zat.
yalnız kalmaktan daha kötü
şeyler de vardır hayatta
ama genellikle
bir ömür alır bunun
farkına varmak
o zaman da
çok geçtir
ve çok geçten
daha kötü
bir şey yoktur
hayatta.

Charles Bukowski
Hayatta kimseyi değiştiremezsin ve kimse için değişmemelisin. Ne sen başkası için mecburi istikametsin; ne de başkası senin için. Yorma kendini; bırak hayatına eşlik etmek isteyenler seninle gelsin.
35 yaşına kadar hayatındaki her şeyi yarıda bırakmış olan ama bir gün geçirdiği alkol koması sonucu öldü denilerek morga konmuş ama sonra ölmediği anlaşıldıktan sonra hastane çıkışı yazmaya başlamış olan "yeraltı" edebiyatçısı.

TAMAM YAVRUM, METELiĞiMiZ YOK; AMA YAĞMURUMUZ VAR

sera etkisi deyin ne derseniz deyin
eskisi gibi yağmıyor işte yağmur.
özellikle büyük kriz zamanındaki
yağmurlar geliyor aklıma.
kuruş para yoktu ama bolbol
yağmur vardı.
"Yalnızca sıkıcı insanların canı sıkılır" aforizmasıyla ruh filozofum olduğunu düşündüğüm adam.

Ben henüz kendisinden bu sözü duymadan böyle bir tespitte bulunmuştum. Düşünce çağındayız bir filozofla aynı şeyi düşünüyor olmak çok da garipsenecek bir şey değil.
Yeraltı edebiyatı'nın Namussuz moruğu. Okuduğum, sevdiğim bir yazar olmamakla birlikte sarhoş ve pornografik aurasının çekimli olduğunu düşünüyorum. Sadece kadınlar kitabını okudum: aklımda kalan yegane şey, kamışım ve biram.

ismi cemal bakaski olsa, terbiyesiz bir orospu çocuğu olurdu. Charles bukowski olunca iş değişiyor. Riyakar herifler.

Leş'tir.
factotum kitabını 30.sayfada bıraktım. Yani arkadaş kaç zamandır öyle bir övdü ki kendimi okumakla güdümlü hissettim. 30.sayfaya geldim ve açıkçası ilkokul günlüklerinden farklı değildi. Yani nedir işte uyandım banyo ettim kahvaltı ettim okula gittim okuldaki bir kız çok seksi giyinmişti onu yalayasım geldi okul bitti eve geldim ders çalıştım uyudum. Sağlam bir rus edebiyatı okuru dostoyevski manyağı olarak (bkz: cin ali tatilde) den farklısı yoktu. Tabiki bana geçmiyor ama okuyup bir şyler bulan bir sürü insan var o kadar insan boşuna okumuyor. Saygı duyuyorum.
tabii lan deli misin hemen yak onu.

bukowski de kim lan siz hayırdır rus edebiyatı varken.
mana dolu güzel cümleleri olan bir yazar yer yer hakkını yiyemem.
ancak genel olarak overrated olduğunu söyleyebilirim.

daha çok elinde şarabı "hayallerimizi satmadık ya" diyen amcamızdan farksızdır.
süssüz ve vurucu yazan; yeraltı edebiyatının henry miller, john fante, boris vian, chuck palahniuk ile birlikte mihenk taşlarından olan serseri yazar.
ismi cemal bukovli olsa terbiyesiz, rezil bir orospu çocuğu olacak kişinin bukowski olunca methedilen yazar. Kusura bakma cemal abi, riyakar bir toplumuz. Dert etme derim, zira ben de sürme çekince ibne oluyorum johnny depp çekince karizmatik oluyor. Isimden kaybediyoruz. Öyle işte. Ne diyorduk? Bukowski... Bira + kamış = bukowski.
© copyright 2005 - 2026