bugün
- sokakta kavga teknikleri12
- yazarların okuduğu bölümler6
- bir yazarın zekasına hayran olmak8
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
- pişi vs revani4
- katates'in yanlışlıkla ismini yazması8
- pişisel gelişim5
- şampuan8
- tekne turu12
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak10
- pişi yapmasını bilen sözlük kızı5
- sözlük kızlarının çok sinirli olması4
- özelde çalışmak3
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri8
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası33
- true'nin çaylak olması7
- yeni parti56
- benkimki6
- takipçi satın almak3
- askeri ücretle evlenebilir mi6
- sözlükte hissedilen femboy yazar eksikliği4
- sapık olduğu için çaylak olan insan9
- islam medeniyeti diye bir şey yoktur8
- ağırlık çalışmak3
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- browni kek3
- nickten isim tahmini yapmak72
- yapay zekanın insanları aptallaştırması4
- galatasaray3
- keki kabarmayan sözlük kızı5
- galericiler taksiciler emlakçılar ve telefoncular3
- gammaz çetesi9
- ismet gurbuz bey ismet beydir2
- imam maaşları4
- spora yeni başlayacaklara tavsiyeler5
- zaman baba bay bey birader birader beydir2
- sibel can'a benzeyen yuzır3
- gammazlarla başı belada yazarlar3
- parlak tenli kadın2
- çikolata soslu ıslak kek4
- aykirikadin7
- sıcakta bisikletle gezmek2
- t shirtü çıkarıp güneş altında yürümek2
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak19
- sözlük kızlarının kendilerini güvenilir sanması8
- günün şiiri3
- pipizittinoğullarınd anız bilader sıkıntı mı var2
- haldır şaldır2
- herkesin birbirini fake hesapla suçlaması5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak5
Biliyor musun Sebastian, bazen Tanrıyı hiç anlamıyorum.
- Tanrı mı efendim? Hangi Tanrı?
- O ne demek öyle Sebastian? Kaç tane Tanrı var ki?
- Bilmiyorum efendim. Sizce kaç tane var?
- Elbette bir tane var Sebastian. O da bildiğimiz Tanrı. Hani şu adaleti sağlayan.
- Adalet mi efendim? Hangi adalet?
- Yeryüzündeki ve öteki dünyadaki adalet elbette Sebastian.
- Efendim, beni affedin ama ben yeryüzünde adalet göremiyorum.
- Saçmalama Sebastian. Elbette yeryüzünde adalet var.
- Bence yok efendim.
- Neden böyle düşünüyorsun Sebastian?
- Çünkü eğer yeryüzünde adalet olsaydı efendim, fakir bir köylünün tek oğlu savaşta ölmezdi ve kralın oğulları da bugün hayatta olmazlardı. Çünkü o tek oğul, kralın oğulları rahat yaşantılarına devam etsinler diye öldü.
- Saçmalama Sebastian! O fakirin oğlu, ülkemiz için öldü ve şehit oldu. Şehitlik, bir insanın ulaşabileceği en üst rütbedir. Krallıktan bile daha üstündür şehitlik rütbesi.
- O zaman herhalde kral hazretleri oğullarını ve hatta kendisini hiç sevmiyor olsa gerek efendim.
- Neden böyle söyledin Sebastian?
- Çünkü şehitlik gibi üst bir rütbe dururken, sadece krallıkla yetinmeyi seçiyor da ondan efendim.
- Seni anlamıyorum Sebastian. Ne söylemeye çalışıyorsun?
- Sadece gerçekleri efendim.
- Sen delirmiş olmalısın Sebastian. Tanrı sana akıl versin.
- Hangi Tanrı efendim? Adalet dağıtan mı? Yoksa bunca adaletsizlik karşısında kılını bile kıpırdatmayan mı?
- Ne saçmalıyorsun sen? Sadece bir tane tanrı var. Tanımıyor musun onu?
- Ne yazık ki, tanıdıklarımın içinde hiç tanrı yok efendim. Zaten fazla bir tanıdığım da yok. Yan köşkün uşağı olan meslektaşım Filip, bizim köyün nalburu Moris ve bir de savaşta tek oğlu ölen şu zavallı köylüyü tanıyorum efendim. Ama hiç tanrı tanımıyorum. Siz tanıyor musunuz?
~Charles Bukowski / Pis Moruğun Notları
- Tanrı mı efendim? Hangi Tanrı?
- O ne demek öyle Sebastian? Kaç tane Tanrı var ki?
- Bilmiyorum efendim. Sizce kaç tane var?
- Elbette bir tane var Sebastian. O da bildiğimiz Tanrı. Hani şu adaleti sağlayan.
- Adalet mi efendim? Hangi adalet?
- Yeryüzündeki ve öteki dünyadaki adalet elbette Sebastian.
- Efendim, beni affedin ama ben yeryüzünde adalet göremiyorum.
- Saçmalama Sebastian. Elbette yeryüzünde adalet var.
- Bence yok efendim.
- Neden böyle düşünüyorsun Sebastian?
- Çünkü eğer yeryüzünde adalet olsaydı efendim, fakir bir köylünün tek oğlu savaşta ölmezdi ve kralın oğulları da bugün hayatta olmazlardı. Çünkü o tek oğul, kralın oğulları rahat yaşantılarına devam etsinler diye öldü.
- Saçmalama Sebastian! O fakirin oğlu, ülkemiz için öldü ve şehit oldu. Şehitlik, bir insanın ulaşabileceği en üst rütbedir. Krallıktan bile daha üstündür şehitlik rütbesi.
- O zaman herhalde kral hazretleri oğullarını ve hatta kendisini hiç sevmiyor olsa gerek efendim.
- Neden böyle söyledin Sebastian?
- Çünkü şehitlik gibi üst bir rütbe dururken, sadece krallıkla yetinmeyi seçiyor da ondan efendim.
- Seni anlamıyorum Sebastian. Ne söylemeye çalışıyorsun?
- Sadece gerçekleri efendim.
- Sen delirmiş olmalısın Sebastian. Tanrı sana akıl versin.
- Hangi Tanrı efendim? Adalet dağıtan mı? Yoksa bunca adaletsizlik karşısında kılını bile kıpırdatmayan mı?
- Ne saçmalıyorsun sen? Sadece bir tane tanrı var. Tanımıyor musun onu?
- Ne yazık ki, tanıdıklarımın içinde hiç tanrı yok efendim. Zaten fazla bir tanıdığım da yok. Yan köşkün uşağı olan meslektaşım Filip, bizim köyün nalburu Moris ve bir de savaşta tek oğlu ölen şu zavallı köylüyü tanıyorum efendim. Ama hiç tanrı tanımıyorum. Siz tanıyor musunuz?
~Charles Bukowski / Pis Moruğun Notları
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar