bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle17
- coca cola zero gerçekten zararlı mı10
- yoran insanların ortak özellikleri5
- arkadaşlar uyudunuz mu7
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez21
- almanya7
- gece denize girmek20
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri17
- z kuşağı3
- yazarların 3 dilek hakkı olsa dileyecekleri 3 şey3
- duygusal olarak var olan bir babaya sahip olmak4
- sibel can3
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- danimarka5
- manifest grubu vs tarkan16
- yeni parti51
- içi ve dışı farklı olan insan7
- basit bir insan olmak3
- mehdiye inanıyor musunuz10
- hikayeyi devam ettir52
- luks araba almak6
- islam düşmanlarına bir soru9
- bir insanın arkasından konuşmak6
- bugün farklı bi gün değil aslında4
- japon arabaları iyi arabalar mıdır sorunsalı8
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- nickten isim tahmini yapmak72
- kızların sürekli laf sokmaya çalışması3
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri13
- zaman baba11
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak18
- eren kaşıkçı6
- sözlük kızlarının kekleri11
- everest e çıkıp leğenle aşağı kaymak11
- dolunayı seyretmek4
- trakya'nın çok süper bir yer olması3
- cennetten düşerken canın yandı mı6
- liyakat nedir ve liyakatsızlık sonuçları nelerdir8
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak20
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin7
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası39
- ismet gurbuz'u tek yumrukla bayıltmak9
- gürcistan2
- 29 temmuz 2026 gornik zarbze fenerbahçe maçı5
- bülent ersoy2
- gelecek partisi4
- termosa bira koymak2
- sözlük uygulamasında gizli hesapların görünmesi5
- cherry tiggo4
- fenerbahçe5
An itibariyle arkadaşın "allam bu şehirde üniversiteli olmak vardı,başka türlü tadı çıkmaz bursa'nın,yemin ediyom yaa." şeklinde tweet girmesine neden olan ildir.
gemlik'e doğru denizi görüp şaşırmadığım şehirdir. şairlerinde hayran kaldığı şehirdir. tarihte yolculuğa çıkmış gibi hisseder insan kendini. ayrıca memleketimdir benim. yeşildir.
tanım: karşılaştırma yapmak gerekirse, ankara'dan çok daha güzel şehir.
Gidiyorum son defa bursa'dan. kimse yok, yalnızım, gece olmuş, heryer sessiz.
aslında düşündümde yalnız değilim, anılar var yanımda. beynimin bir köşesine sıkıştırmışım onları. sadece bu gece değil, her zaman yanımdalar.
ciğerlerimi patlatırcasına soluyorum bursa'nın havasını ilk defa. özleyeceğim bu havayı bundan sonra. en büyük mutlulukları da, en büyük hayal kırıklıklarını da bu şehirde yaşadım galiba. Hava hafif rüzgarlı, sigaram bitmiş. unutmuşum pakedin bittiğini, almamışım... Öğlen almıştım oysaki. ne çabuk bitirmişim, senin havanı sanki bir daha soluyabilecekmişim gibi, her zaman yaptığımı yapıp sigara solumuşum ben yine.
Bu gece... Yabancısın bu geceden sonra. Zaten ne kadar tanıdık ki birbirimizi değil mi? Bu sefer ağlamak yok. pişmanlık var ve çaresizlik ... Ait olduğum yere gidiyorum aslında. Seni sevdim ama hakkını veremedim, sense beni sevdin mi, hiç bir fikrim yok.
Hayatım boyunca yaptığım 5. ayrılık bu. En kötüsü bu gecesi. gittiğimi bile bilen yok neredeyse. Dedim ya, sadece anılar var yanımda.
Bir de kalp burukluğu... Aşkı da burda öğrendim ben. Gelir gelmez seni sevdim bursa kızı, giderkende hala kalbimdesin.
Biliyorum çok fazla değer verdim ona. Belki de haketmediği kadar... Verdiğim değerden pişman değilim ama, pişmanım kendimden, hiç olmadığı kadar. Keşke, ah keşke...
Ne içten bir "ah"tır bu allah'ım. Anlatamıyorum, betimleyemiyorum, sadece "hissediyorum" sadece!
Kafamdaki anılar sürekli canlanmak istiyor, doktoru olan ben ise, ölü bir hücreyi tekrar canlandırmak istercesine çabalıyorum umutsuzca. Durduramıyorum bu çabayı... ölü olan ben mi yoksa anılar mı acaba?
Daha çok uzatabilirdim hissettiklerimi yazmayı ama hissettiklerimi anlatabilme yeteneği yok ne yazıkki bende. zorlarsam daha fazla, iyice saçmalayacağım galiba.
Vay be bursa! Geldiğimde çocuktum, gittiğimde ne olduğumu bilmiyorum şu anda. Elveda, "bursa".
Bitti...
Edit: sabah oldu, terminalden çıktım. Hava yine hafif rüzgarlı, sigaramı yakmışım bu defa, hiç meşhur olmayan ankara havasına inat. Gözüme ilişen ilk tabelada ise şunlar yazmaktadır: " ankara bir başka güzel şimdi." içimden bir küfür salladım bunu okur okumaz ama 10 saniye gibi sonra acaba dedim. Haksızlık mı yapıyorum sana ankara. Pek sanmıyorum ama...
Yinede: tekrar merhaba, "ankara".
Gidiyorum son defa bursa'dan. kimse yok, yalnızım, gece olmuş, heryer sessiz.
aslında düşündümde yalnız değilim, anılar var yanımda. beynimin bir köşesine sıkıştırmışım onları. sadece bu gece değil, her zaman yanımdalar.
ciğerlerimi patlatırcasına soluyorum bursa'nın havasını ilk defa. özleyeceğim bu havayı bundan sonra. en büyük mutlulukları da, en büyük hayal kırıklıklarını da bu şehirde yaşadım galiba. Hava hafif rüzgarlı, sigaram bitmiş. unutmuşum pakedin bittiğini, almamışım... Öğlen almıştım oysaki. ne çabuk bitirmişim, senin havanı sanki bir daha soluyabilecekmişim gibi, her zaman yaptığımı yapıp sigara solumuşum ben yine.
Bu gece... Yabancısın bu geceden sonra. Zaten ne kadar tanıdık ki birbirimizi değil mi? Bu sefer ağlamak yok. pişmanlık var ve çaresizlik ... Ait olduğum yere gidiyorum aslında. Seni sevdim ama hakkını veremedim, sense beni sevdin mi, hiç bir fikrim yok.
Hayatım boyunca yaptığım 5. ayrılık bu. En kötüsü bu gecesi. gittiğimi bile bilen yok neredeyse. Dedim ya, sadece anılar var yanımda.
Bir de kalp burukluğu... Aşkı da burda öğrendim ben. Gelir gelmez seni sevdim bursa kızı, giderkende hala kalbimdesin.
Biliyorum çok fazla değer verdim ona. Belki de haketmediği kadar... Verdiğim değerden pişman değilim ama, pişmanım kendimden, hiç olmadığı kadar. Keşke, ah keşke...
Ne içten bir "ah"tır bu allah'ım. Anlatamıyorum, betimleyemiyorum, sadece "hissediyorum" sadece!
Kafamdaki anılar sürekli canlanmak istiyor, doktoru olan ben ise, ölü bir hücreyi tekrar canlandırmak istercesine çabalıyorum umutsuzca. Durduramıyorum bu çabayı... ölü olan ben mi yoksa anılar mı acaba?
Daha çok uzatabilirdim hissettiklerimi yazmayı ama hissettiklerimi anlatabilme yeteneği yok ne yazıkki bende. zorlarsam daha fazla, iyice saçmalayacağım galiba.
Vay be bursa! Geldiğimde çocuktum, gittiğimde ne olduğumu bilmiyorum şu anda. Elveda, "bursa".
Bitti...
Edit: sabah oldu, terminalden çıktım. Hava yine hafif rüzgarlı, sigaramı yakmışım bu defa, hiç meşhur olmayan ankara havasına inat. Gözüme ilişen ilk tabelada ise şunlar yazmaktadır: " ankara bir başka güzel şimdi." içimden bir küfür salladım bunu okur okumaz ama 10 saniye gibi sonra acaba dedim. Haksızlık mı yapıyorum sana ankara. Pek sanmıyorum ama...
Yinede: tekrar merhaba, "ankara".
vazgeçemediğim şehir. şu atamalarda bile bursa'ya yakın diye kocaeli'yi memeleketime(bingöl) tercih ettim. yok ötesi bunun.
gidinceye kadar binbirtürlü fantastik hayaller kurup, gördüdükten sonra beni hayal kırıklığına uğratan şehirdir, osmanlı ya başkentlik yapmış , içerisinde bir çok tarihi zenginlikler barındıran bu kent resmen kaderine terkedilmiş, tarihi ama her yanı tarumar edilmiş bir yapı gibi durmaktadır.
bu nasıl bir sehircilik anlayışıdır anlamak mümkün değil. yüzyıllık hanları, hamamları, camileri, çarpık ve düzensiz yapıların arasına adeta hapsedilmiş sanki geçmişin izleri silinmeye çalışılmıştır elbirliğiyle.
keşke hiç gitmeseydim bursa ya , hayallerimde tasarladığım şekliyle kalsaydı zihnimde hep. nerede o evliya çelebinin bursa sı nerede şimdiki bursa yazık güzelim şehirlerimizi katlediyor iş bilmez yöneticiler.
neyse ki güzel insanlarıyla bir nebze olsun hafifletti içimdeki öfkeyi , bursa halkının o sıcak samimi tavırları da olmasa daha derin olacaktı hayal kırıklığım. inşallah bir daha gittiğimde daha güzelleşmiş görürüm kapitalizmin kirlettiği bursa yı.
bu nasıl bir sehircilik anlayışıdır anlamak mümkün değil. yüzyıllık hanları, hamamları, camileri, çarpık ve düzensiz yapıların arasına adeta hapsedilmiş sanki geçmişin izleri silinmeye çalışılmıştır elbirliğiyle.
keşke hiç gitmeseydim bursa ya , hayallerimde tasarladığım şekliyle kalsaydı zihnimde hep. nerede o evliya çelebinin bursa sı nerede şimdiki bursa yazık güzelim şehirlerimizi katlediyor iş bilmez yöneticiler.
neyse ki güzel insanlarıyla bir nebze olsun hafifletti içimdeki öfkeyi , bursa halkının o sıcak samimi tavırları da olmasa daha derin olacaktı hayal kırıklığım. inşallah bir daha gittiğimde daha güzelleşmiş görürüm kapitalizmin kirlettiği bursa yı.
benim için kavuşmaların en güzelinin yaşandığı şehirdir. ayrıca rize den sonra gördüklerim arasında en çok beğendiğim şehirdir.
ülkemizin en antipatik şehri.
gerek insanı, gerek takımı, gerek taraftarı...say say bitmez.
ayrıca: http://www.swfcabin.com/swf-files/1284999618.swf
edit:biz de ankara çocuğuyuz abura koyim, hem de beşiktaşlıyız; bir sorun mu var?
gerek insanı, gerek takımı, gerek taraftarı...say say bitmez.
ayrıca: http://www.swfcabin.com/swf-files/1284999618.swf
edit:biz de ankara çocuğuyuz abura koyim, hem de beşiktaşlıyız; bir sorun mu var?
16 plakayla diğer şehirlerde dolaşırken kendini iyi hissetmeni sağlayan şehirdir.
her zaman her şeyiyle istanbul'un gölgesinde kalmış yalnız şehir.
son yıllarda bu gölgeyi yırtmaya başlamıştır.
son yıllarda bu gölgeyi yırtmaya başlamıştır.
plaka ne ayak?yani plakası 69 olan da hem kendini hem başkasını mı iyi hissettiriyor?
Arabayla şehir merkezinden yarım saatte Uludağ'ın zirvesine, yarım saatte Gemlik, Kumsaz, Burgaz gibi bilimum deniz kıyısına gidebileceğiniz, yeşilin hemen her tonunu içeren güzide şehir. Bu yıl yağan yağmurlarla birlikte daha bir yeşil oldu sanki.
memleketimden sonra en sevdiğim il dir. güzelliği, doğallığı bir yana önemli anılar taşımaktadır. mesela her senenin ağustos ayında 3 ay görmediğim malum kişiyle buluşma noktası olması yeterlidir benim için. bekle bursa yarın ordayım.
seviyor muyum sevmiyor muyum bir türlü karar veremediğim şehir.
an itibari ile olduğum-yaşadığım şehir.
belediyesi çok iyi çalışan şehirdir.
başka bir yerden taşınıp yaşamaya başlayana başlangıçta oldukça donuk görünen şehir. bir süre sonra, donukluğuna alışır, değişik mozaiklerini, renklerini keşfedersiniz.
her şeye rağmen bulunmaktan pişman olmadığım şehir. ulu camii'siyle, pideli köftesiyle, heykel'iyle, dikkaldırım'ıyla, travestisiyle, kestane şekeriyle, her şeyiyle her şeyiyle çok sevdiğim şehir.
sadece camilerinde değil kültüründe de osmanlı izleri taşıyan güzel şehir.
havasıyla olsun, insanıyla olsun, yeşiliyle olsun, gezilecek yeriyle olsun antalya'dan zilyon milyon kilyon bulyon kat güzel şehirdir. pazara kadar da ayrılmak istemediğim, ayrılmayacağım yerdir. yalnız bursa'ya da sıcak diyorlar, ben bunu anlamıyorum. yahu sıcak ne bilmiyor bu güzel insanlar.
antalya cayır cayır..gerçi kışın orası da adeta bir cennet. ama mümkünse yazın kalsın. alın, konyaaltı plajlarını tepe tepe kullanın.
--spoiler--
bursa'nın yolları taştan, sen çıkardın beni beni baştan.
--spoiler--
antalya cayır cayır..gerçi kışın orası da adeta bir cennet. ama mümkünse yazın kalsın. alın, konyaaltı plajlarını tepe tepe kullanın.
--spoiler--
bursa'nın yolları taştan, sen çıkardın beni beni baştan.
--spoiler--
özledim diye diye tekrar buluşulan şehir. lanet olsun sana ankara, sevdama kavuşuyorum işte sonunda. eheh.
- 2 Şubat 1938 -
Bursa Belediyesi'nde, şehir adına şereflerine verilen ziyafette, Bursalıların duygularını dile getiren bir konuşmaya verdikleri cevap:
*
Kıymetli konuşmacı arkadaşımızın sözleri, benim üzerimde çok büyük duygusallık uyandırdı. Bunun derecesini anlatmak bence olanaksız.
Fakat, Bursa’yı ve Bursalıları seven ilk Türk ben değilim. Tarihte ve dünyada en büyük imparatorluk kurmuş olan Türkler de, öncelikle dikkat bakışlarını Bursa’ya, bu kıymetli şehre yöneltmişlerdir. Onun kıymetini anlamış ve anlatabilmişsem çok mutluyum.
Bursa, inkılâp hayatımızda birçok zor anlar geçirmiştir. Fakat Bursalılar kıymet, yetenek ve güçleriyle bu zor zamanları kolaylıkla atlatmıştır ve biz de kendilerine kavuşmak mutluluğuna sahip olduk. Bugün o mutluluğun safhalarından birine yetişmekle bahtiyar olduğumu bildirebilirim.
- mustafa kemal atatürk -
*
kaynak: Açık Ses Gazetesi, Bursa, 5.2.1938
Bursa Belediyesi'nde, şehir adına şereflerine verilen ziyafette, Bursalıların duygularını dile getiren bir konuşmaya verdikleri cevap:
*
Kıymetli konuşmacı arkadaşımızın sözleri, benim üzerimde çok büyük duygusallık uyandırdı. Bunun derecesini anlatmak bence olanaksız.
Fakat, Bursa’yı ve Bursalıları seven ilk Türk ben değilim. Tarihte ve dünyada en büyük imparatorluk kurmuş olan Türkler de, öncelikle dikkat bakışlarını Bursa’ya, bu kıymetli şehre yöneltmişlerdir. Onun kıymetini anlamış ve anlatabilmişsem çok mutluyum.
Bursa, inkılâp hayatımızda birçok zor anlar geçirmiştir. Fakat Bursalılar kıymet, yetenek ve güçleriyle bu zor zamanları kolaylıkla atlatmıştır ve biz de kendilerine kavuşmak mutluluğuna sahip olduk. Bugün o mutluluğun safhalarından birine yetişmekle bahtiyar olduğumu bildirebilirim.
- mustafa kemal atatürk -
*
kaynak: Açık Ses Gazetesi, Bursa, 5.2.1938
ankara'dan gelen insanlar için 'nem' anlamına gelmektedir.
yok yani yıllarca bursa'da yaşadıktan sonra, son 1 yılımı ankara'da geçirdim ama, bursa'ya tekrar geldiğimde bu nem olayı bitirdi beni. 100 metre yol yürümesin insan, anında yapış yapış oluyorsunuz.
yine de her türlü bursa kraldır.
yok yani yıllarca bursa'da yaşadıktan sonra, son 1 yılımı ankara'da geçirdim ama, bursa'ya tekrar geldiğimde bu nem olayı bitirdi beni. 100 metre yol yürümesin insan, anında yapış yapış oluyorsunuz.
yine de her türlü bursa kraldır.
türkiye'nin minyatürüdür. her şeyden biraz vardır. ova ilçeleri, sahil ilçeleri, dağ ilçeleri, tutucu kesimin ağırlıkta olduğu inegöl gibi bir ilçesi varken son derece modern bir yer olan nilüfer gibi bir ilçeye de sahiptir.
bahar mevsiminin en güzel yaşandığı şehirdir.
evimdir, memleketimdir. dört gün önce araptaydık, üc gün önce setbasında. oralar benimdi, bense oraların. simdi bilmediğim bir şehirde*, ne yaparım ne ederimleri aşma safhasındayım. nasıl annem, nasıl güzel mi hala oralar?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar