bugün
- izmirli kızların verici olması35
- temmuz7
- sssilvermist12
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- habire1246
- burhaniye6
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- vincent van gogh5
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- kendine 10 üzerinden kaç verirsin4
- fakirler cep telefonu kullanmasın3
- yorgun mermi13
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- kemoşların genel özellikleri4
- karton toplayan piç3
- fetöyü doğuran katı laikliktir5
- habire12 adamdır15
- sözlük teyzesine çakmak3
- trollüğün ayağa düşmesi3
- ağzına almayan kız3
- gammazların tarafsız olması gerekliliği27
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- izmi r damari2
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- cumhuriyet halk partisi17
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak10
- gürsel tekin6
- eh madem benle kavga etmiyorsunuz4
- nazar değdi sözlük4
- 26 temmuz 2026 türkiye brezilya voleybol maçı7
- arabadan anlamayan erkek4
- kadın yazarların boş konulara ilgi göstermesi5
- balkan göçmeni vs kürt2
- çilek reçeli vs vişne reçeli9
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- muslettin amca13
- sözlük bebeleri4
- kadın olmak4
- 150 boyundaki kızın seni komaya sokarım demesi5
- gocu bak bi4
- bugün gelen kitaplar4
- gece denize girmek12
- yahudi şapkası3
- ergenlerle mesai arkadaşı olmak8
- galaxy ace3
- erkek yazarlar bana mesaj atmasın2
- beybi leydi2
- nickten isim tahmini yapmak25
- başak burcu8
- retro oyuncu bilgisayarı3
Komşu ablanın ismi. Güzel bir isimdir.
(bkz: lahmacun)
fransızca kökenli bir kız ismi.
çiçek demeti demektir.
demet ile yakın anlamlı kız ismi.
(bkz: demet)
demet ile yakın anlamlıdır.
4-5 çiçek bir araya gelerek buket değil, demet oluşturur.
Buket ise demetlerin bir araya gelmesiyle oluşur.
Buket ise demetlerin bir araya gelmesiyle oluşur.
en sevdiğim kız isimlerinden birisidir. isimden analize pek inanmam aslında, buket diye tanıdığımda olmadı ama, ister istemez, zarif, kibar, naif ve güzel bir kız canlandırması yapabiliyorum zihnimde.
Benim için çok değerli olan biri için çok değerli olan birinin ismi. Çok değerli biri, benim için, değerli, çok.
en son ayrıldığım kızın adı.
adı batsın. çok sevdiğim buket ismi benim için artık nefret ifadesi.
adı batsın. çok sevdiğim buket ismi benim için artık nefret ifadesi.
bu isimdeki kızlar esmer ve zayıf olurlar genelde.
çok sevdiğim bir kız ismi. ayrıca nedense bu isme sahip kızlarla iyi anlaşıyorum. ilginç.
(bkz: sıcak saatler)
Çiçek demetidir.
Psikolojimi alt üst eden bir koku bırakmıştı.... Neyse şimdi olayı baştan alayım.. Hava alanında onu karşıladığımda üzerinde beyaz yarım bir tişört, bir sırt çantası ve hafif mi hafif hırkası vardı. Geldiğinde sanki kış ortasında kokan güneş yağı gibi esmer, parlak ve yazdı. iki bira içmeliydik onu eve bırakmadan. içtik... Sohbetinden heyecan damlıyordu bütün yaşanmışlıklarına rağmen.. Çok seviyordu belli ki yaşamayı ama bir o kadar da sevmiyormuş gibi davranmak endişesine sahipti. Acılarımızdan da konuştuk sonraları.. Konuşurken izlediğim pigmenti bol tenindeki deryaydı aslında. Pek de anlamıyordum dediklerini. Buğu ve sis... Duman ve malt... Titreme ve heyecan sarmıştı ki tüm bedeni, bir anda kara mı kara bir sevdada buldum kendimi. Gözlerinden damlayan "hey ben buradayım ve küçük bir tek ısırımlık likörlü çikolatayım" cümlesi beni alıp susam sokağını izlerken kurduğum seks fantezilerime götürüyordu. Sonra onu evine bıraktım. Sonra tekrar görüştük. Sonra tekrar konuştuk. Sonra tekrar"hey ben seni çok seviyorum ama artık pek de gücüm yok" cümleleri damarlandı pıt pıt sanki zarif boynunda. Sonra uyuduk. Uyurken sevmediğimiz adamların sevmediğimiz şarkılarıyla dalga geçer gibi mutluyduk. Sonra seviştik. Erken boşalmayı sanırım orada yaşadım ilk defa. Ve anladım ki incecik, tül gibi bir teni olan, çikolata kalıbı kokan, hislerinde biraz Marie Antoinette saklayan bir kadın daima erken boşalmaya sebep olur. Ve geç boşalmak bir başarı değil, aşksızlığın belirtisiymiş. Sonra hep geç boşaldım. Geç boşalan bir adam ise hep Marie Antoinette arayan bir çocukmuş aslında.
Çok hoş bir bayan ismi. Hakkında yazılmadığından dolayı nadir olarak kullanılıyor diye tahmin ediyorum. Evet çok nadir Buket'ler, çok tatlı. *
hatırlatmak gerekiyor. Artık kadınlara çiçek buketi yaptırmak ve bu buketi onlara vermek gerçekten etkileyici olmaktan çok itici artık günümüzde.
Peki buket yerine ne verilebilir bir kadına. Tabi ki kokulu silgi değil. Ne istlyorsanız alın ama buket almayın onlara.
Peki buket yerine ne verilebilir bir kadına. Tabi ki kokulu silgi değil. Ne istlyorsanız alın ama buket almayın onlara.
türkiye'de kız çocuklarına oldukça fazla koyulan isim. güzeldir lafımız yok ama bunlar anlaşmış sanki hepsi birbirinden hayırsız, acımasız ve kötüdür.
-ya da bana hep öyleleri denk geldi-..
-ya da bana hep öyleleri denk geldi-..
ingilizce kökenli sözcük.
(bkz: bucket)
(bkz: bucket)
(bkz: seviyoz la seni)
kimseye ihtiyacım yok. kanka dediğim insan yanımda olmuyor ama buket benim hep yanımda oldu. * * yeri geldi mesajıma cevap vermedi, yeri geldi telefonunu "ha ?" diye açtığımda "yavaş öküz" cevabını aldım, yeri geldi tartıştık, yeri geldi o alkollüyken kendini bana emanet etti. (#13871478) * bana güvendi ve yeri geldi yerden yere vurdu, yeri geldi made koçum oldu. koç burcu, ama anlaşabiliyoruz..
beyaz tenli. fotoğraf çekildiğimiz zaman görünmüyor. bir burun deliklerini bir de kaşlarını görüyoruz. saçları beyaz değil tabi kii..
---- "bu sene yazlığa gel" dedi. ben de gitmeyi çok istiyordum oraya. "ama ananem eve almaz, sahilde yatacağız." dedi ardından.
nasıl ya ? yazın ortasındaydık evet ama sahilde yatma fikri hiç de hoş değildi. 4 kişi daha vardı gerçi, eğlenceli olurdu diye düşündü. sonradan ben de katıldım onun fikrine.
kıç kadar hasır serdik. cola, kurabiye derken muhabbet geldi her gencin bir araya geldiğinde yaptığı korku muhabbetlerine. birşeyler anlatılıyor, bizler dinliyoruz.
korkmuyorum ben. bazen dalıp gidiyordum ama derdim başkaydı neyse.. sonra kalktım. saat 2 olmuştu. geceydi, kimse yoktu.
buket'in bisikletini alıp gidebileceğim yere kadar gittim. yolda düşünüyordum, kaybettiklerimi veya silikleştirip göremediklerimi..
her neyse, çoğu insanı da hayatımdan ben çıkarmıştım. gecenin 2sinde düşündüğüm şeyler saatle paralel, var olması normal şeylerdi... "9 temmuz 2011, ertesi gün serdar'ın doğum günü. mesaj atayım. saat 2, yalnızım. telefonumun şarjı bitmek üzere. ne bir mesaj var, ne de bir arama. arama yok, mesaj nasıl olsun be güzelim ? eskidendi. sürr.." dedim pedal çevirirken. sağımda deniz, solumdan esen rüzgar. yanımda kim var, beni yalnız bırakmayan ? buket...
"hani şuradaki eski eve gidecektik" dedim. "iyi tamam gidelim" dedi. 2 kişi hasıra yayıldı, biz 4 kişi eski eve doğru ilerledik. saat sabaha karşı 4 olmuş. herkes uyuyor. biz ise o civarların ürktüğü eve doğru yol alıyoruz..
aslında ev dışarıdan çok da harabe gibi durmuyordu. içerisinde eski eşyalar, kırık sandalye bulunuyordu. yerler ise tahtayla döşenmiş. neyse ki içeriye girelim düşüncesi akıllarda dolaşsa da bunu dile getiren kimse olmadı.. evin bahçesinin sol tarafında pembe, küçük bir ağaç vardı. ismini bilmiyorum. ama tatil yerlerinde çok olan ağaçlardan işte.. dokunsam çok hışırtılı ses çıkarırdı.
ben: burası mı ?
buket: evet
ben: hmm
buket: burada kimse yaşamadığı halde evden ışık geliyor. ama sarı.
ben: haha.
buket "şuradan birileri görünüyor şuradan ışık da alabilir..." diye vırvırvır anlatırken ben onun arkasında sessizce evi izliyordum. ama o hala konuşuyor, konuşuyor, konuşuyor..
sol bacağım beynimin kontrolünden çıktığında "korkmaz o alışkın" düşünceleri aklımdan geçiyordu. kendime engel olamıyordum. o an pembe ağaç öyle bir sallandı ki buket'in tepkisi için sadece şu cümleyi söyleyebilirim; "hayatımda öyle bir sıçrayış görmedim." ----
dkomnenos: bazen türkçeyi hiç anlamıyorum.
buket: ruhun jameikalı olabilir ?
seni seviyorum basilisk. ve sen yanımda olduğun sürece yanında olacağım. söz veriyorum, sözümü tutarım. bilirsin... *
kimseye ihtiyacım yok. kanka dediğim insan yanımda olmuyor ama buket benim hep yanımda oldu. * * yeri geldi mesajıma cevap vermedi, yeri geldi telefonunu "ha ?" diye açtığımda "yavaş öküz" cevabını aldım, yeri geldi tartıştık, yeri geldi o alkollüyken kendini bana emanet etti. (#13871478) * bana güvendi ve yeri geldi yerden yere vurdu, yeri geldi made koçum oldu. koç burcu, ama anlaşabiliyoruz..
beyaz tenli. fotoğraf çekildiğimiz zaman görünmüyor. bir burun deliklerini bir de kaşlarını görüyoruz. saçları beyaz değil tabi kii..
---- "bu sene yazlığa gel" dedi. ben de gitmeyi çok istiyordum oraya. "ama ananem eve almaz, sahilde yatacağız." dedi ardından.
nasıl ya ? yazın ortasındaydık evet ama sahilde yatma fikri hiç de hoş değildi. 4 kişi daha vardı gerçi, eğlenceli olurdu diye düşündü. sonradan ben de katıldım onun fikrine.
kıç kadar hasır serdik. cola, kurabiye derken muhabbet geldi her gencin bir araya geldiğinde yaptığı korku muhabbetlerine. birşeyler anlatılıyor, bizler dinliyoruz.
korkmuyorum ben. bazen dalıp gidiyordum ama derdim başkaydı neyse.. sonra kalktım. saat 2 olmuştu. geceydi, kimse yoktu.
buket'in bisikletini alıp gidebileceğim yere kadar gittim. yolda düşünüyordum, kaybettiklerimi veya silikleştirip göremediklerimi..
her neyse, çoğu insanı da hayatımdan ben çıkarmıştım. gecenin 2sinde düşündüğüm şeyler saatle paralel, var olması normal şeylerdi... "9 temmuz 2011, ertesi gün serdar'ın doğum günü. mesaj atayım. saat 2, yalnızım. telefonumun şarjı bitmek üzere. ne bir mesaj var, ne de bir arama. arama yok, mesaj nasıl olsun be güzelim ? eskidendi. sürr.." dedim pedal çevirirken. sağımda deniz, solumdan esen rüzgar. yanımda kim var, beni yalnız bırakmayan ? buket...
"hani şuradaki eski eve gidecektik" dedim. "iyi tamam gidelim" dedi. 2 kişi hasıra yayıldı, biz 4 kişi eski eve doğru ilerledik. saat sabaha karşı 4 olmuş. herkes uyuyor. biz ise o civarların ürktüğü eve doğru yol alıyoruz..
aslında ev dışarıdan çok da harabe gibi durmuyordu. içerisinde eski eşyalar, kırık sandalye bulunuyordu. yerler ise tahtayla döşenmiş. neyse ki içeriye girelim düşüncesi akıllarda dolaşsa da bunu dile getiren kimse olmadı.. evin bahçesinin sol tarafında pembe, küçük bir ağaç vardı. ismini bilmiyorum. ama tatil yerlerinde çok olan ağaçlardan işte.. dokunsam çok hışırtılı ses çıkarırdı.
ben: burası mı ?
buket: evet
ben: hmm
buket: burada kimse yaşamadığı halde evden ışık geliyor. ama sarı.
ben: haha.
buket "şuradan birileri görünüyor şuradan ışık da alabilir..." diye vırvırvır anlatırken ben onun arkasında sessizce evi izliyordum. ama o hala konuşuyor, konuşuyor, konuşuyor..
sol bacağım beynimin kontrolünden çıktığında "korkmaz o alışkın" düşünceleri aklımdan geçiyordu. kendime engel olamıyordum. o an pembe ağaç öyle bir sallandı ki buket'in tepkisi için sadece şu cümleyi söyleyebilirim; "hayatımda öyle bir sıçrayış görmedim." ----
dkomnenos: bazen türkçeyi hiç anlamıyorum.
buket: ruhun jameikalı olabilir ?
seni seviyorum basilisk. ve sen yanımda olduğun sürece yanında olacağım. söz veriyorum, sözümü tutarım. bilirsin... *
(bkz: öyle sevdik seni)
(bkz: çok sevdik be abi)
var benim basımda bu deli kızdan bir tane tam bi bas belasıdır kendisi.
güzeldir, tas gibi hatundur, kırk tane talibi vardir ama kimseye yuz vermez... ne bir eksik ne de bir fazlası yoktur.hadı yuru yaa kulumdur.
ama biraz saftır.*
güzeldir, tas gibi hatundur, kırk tane talibi vardir ama kimseye yuz vermez... ne bir eksik ne de bir fazlası yoktur.hadı yuru yaa kulumdur.
ama biraz saftır.*
arka sıradakiler dizisindeki yer alan bir karakter. zengin bir kız ve çok tatlı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar