bugün
- laik teyzelerin fenotipi34
- akp oyları yüzde 10'un üzerinde10
- boykot3
- aklınıza gelen şarkı sözü4
- y chp2
- süleymancıların almanya da domuz eti yedirmesi2
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım18
- 23 ağustos 2026 trabzonspor başakşehir maçı2
- kendi aralarında anket yapıp iktidar olma heyecanı3
- beton kemalist olmak5
- futbol15
- ilk tek tanrılı kutsal kitap4
- bir insanı hayatının merkezine koymak5
- süper lig8
- mansur yavaş9
- yeni parti8
- türkiyede genç siyasetçi olmaması6
- nuh ve tufan hikayesinin tora daki kıssası6
- trabzonspor3
- iyi parti zafer partisi ittifakı6
- tayyip erdoğan'a oy vermeye karar vermek8
- anahtar partisi büyük birlik partisi ittifakı7
- gurbetçi yazarlar2
- sarapci koala8
- nervio varıdı nerede o13
- windows 84
- ak partililerin apo sevdası6
- ellerim bos gonlum hos12
- hukuk okuyan tiplerin biraz ezik olması9
- gömlek değiştirir gibi ideoloji değiştiren tip5
- sevmeden okunan kitaplar2
- ibrahim peygamberin tora daki kıssası4
- zengin bir erkekle evlenmek isteyen kadınlar4
- kadın poposunun müthiş hipnoz etkisi2
- sözlüğün en güzel kız yazarı8
- mister bomba bomba erecto2
- islam barış dinidir11
- hande erçel'in giydiği beyaz elbise5
- yazarların favori oyun karakteri15
- geekyapar3
- evler neden 200 bin tl den 6 milyona çıktı2
- radikalkemalist3
- 1948 arap israil savaşı12
- bir seri katilin tarzını taklit eden katil6
- duş almak3
- osuruktan şiirler89
- gürcistan5
- tavuk şiş4
- defne isimli kadınlar2
- kadınların şiirden anlamaması5
Psikolojimi alt üst eden bir koku bırakmıştı.... Neyse şimdi olayı baştan alayım.. Hava alanında onu karşıladığımda üzerinde beyaz yarım bir tişört, bir sırt çantası ve hafif mi hafif hırkası vardı. Geldiğinde sanki kış ortasında kokan güneş yağı gibi esmer, parlak ve yazdı. iki bira içmeliydik onu eve bırakmadan. içtik... Sohbetinden heyecan damlıyordu bütün yaşanmışlıklarına rağmen.. Çok seviyordu belli ki yaşamayı ama bir o kadar da sevmiyormuş gibi davranmak endişesine sahipti. Acılarımızdan da konuştuk sonraları.. Konuşurken izlediğim pigmenti bol tenindeki deryaydı aslında. Pek de anlamıyordum dediklerini. Buğu ve sis... Duman ve malt... Titreme ve heyecan sarmıştı ki tüm bedeni, bir anda kara mı kara bir sevdada buldum kendimi. Gözlerinden damlayan "hey ben buradayım ve küçük bir tek ısırımlık likörlü çikolatayım" cümlesi beni alıp susam sokağını izlerken kurduğum seks fantezilerime götürüyordu. Sonra onu evine bıraktım. Sonra tekrar görüştük. Sonra tekrar konuştuk. Sonra tekrar"hey ben seni çok seviyorum ama artık pek de gücüm yok" cümleleri damarlandı pıt pıt sanki zarif boynunda. Sonra uyuduk. Uyurken sevmediğimiz adamların sevmediğimiz şarkılarıyla dalga geçer gibi mutluyduk. Sonra seviştik. Erken boşalmayı sanırım orada yaşadım ilk defa. Ve anladım ki incecik, tül gibi bir teni olan, çikolata kalıbı kokan, hislerinde biraz Marie Antoinette saklayan bir kadın daima erken boşalmaya sebep olur. Ve geç boşalmak bir başarı değil, aşksızlığın belirtisiymiş. Sonra hep geç boşaldım. Geç boşalan bir adam ise hep Marie Antoinette arayan bir çocukmuş aslında.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar