bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle41
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak14
- yazlıkçı teyzeler4
- vincenzo italiano5
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- nasıl bir kadınla evlenilmeli8
- fedoncu terör örgütü2
- dünyanın sonu5
- ispanyolca seviyesini bir cümle ile belli etmek3
- memesini küçülten kadına kocasının sitem etmesi7
- uysaljakoben24
- mafyaya özenmek3
- masumiyet körlüğü5
- gece yıldızları izlemek5
- ezdirmem sana kendimi2
- murat soner3
- özel'in talebiyle zeyrek'e 950 bin euro verdim15
- sözlüğe yeni gelmiş numarası yapan eski yazar4
- evlilik masrafları17
- kendini dinlemek5
- sahte yatırım çetesine dev operasyon2
- kendi değerini başkalarının gözünden ölçen insan10
- katatespizartmasi9
- kadınların aradığı erkek modeli11
- faizin olduğu yerde bereket olmaz5
- özgür özel mallığı6
- istanbul'un en dik yokuşları2
- memelerde estetik algısının dönüşümü5
- mokv geldi mi8
- penis deliğinden içeri giren kene10
- galerinizde bulunan en saçma fotoğraf6
- bu dünyaya çocuk getirmek17
- milli takım'ın venezuela maçı hazırlığı2
- nikol paşinyan'ın seçim videoları2
- buddy dude'nin fotosunun yapay zeka çıkması28
- ıssız adaya düşmek3
- bebe aspirin in tadını çok ama çok özlemek2
- karton toplayan prenses ve yedi penisler7
- mesai bittiği gibi çıkmanın ayıp sayılması9
- göt deliği yalatmak11
- pokemon crystal2
- bir hatunu kıvama getirip yatağa atmak8
- sizleri seviyorum çiçeklerim6
- gül gibi kız olma kriterleri9
- soul calibur2
- en gey özelliğiniz10
- rümeysa eker6
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba22
- leonard cohen2
bir yoketme biçimi. bilme edimi daha doğrusu bilgiye ulaşma açlığı olarak tarif edilen şey benliğin tahrip edilmesidir. bu açlığı farkeden bilgi adı altında kendi zincirlerini insanlığa uzatır. iktidara dayalı bilgi sistemi bilmenin değil silinmenin izahı haline gelir. iktidarın izin verdiği ölçüde bilmek ölçüsüzce köleliktir.
çok acayip şey. bir bilgiye inanmak da öyle.
okuyoruz mesela. öğreniyoruz. ancak doğru mu okuduklarımız, inandıklarımız. akla yatıyor olması ona inanmayı gerektirir mi. çoğu zaman okurken bu yanılgıya düşerim. "ulan tamam doğru diyor burda, akla da yatkın.. aksi görüşler de son derece saçma.. ama hakikaten doğru olan, gerçek olan bu mu ki?"
çok acayip lan.
sanırım aydınlanıyorum...
%59...
n'oluyor lan.
oha.
okuyoruz mesela. öğreniyoruz. ancak doğru mu okuduklarımız, inandıklarımız. akla yatıyor olması ona inanmayı gerektirir mi. çoğu zaman okurken bu yanılgıya düşerim. "ulan tamam doğru diyor burda, akla da yatkın.. aksi görüşler de son derece saçma.. ama hakikaten doğru olan, gerçek olan bu mu ki?"
çok acayip lan.
sanırım aydınlanıyorum...
%59...
n'oluyor lan.
oha.
paylasan kiside eksilmeyen,paylasilan kiside artandir.
erişilmesi ne kadar zorsa o kadar akılda kalıcı olur.
Bilgi en genel anlamda bilincin bir nesneye yönelik kavrama faaliyeti demektir. Bunun dışında genel kullanımda bir inancı belirtmek, bir dilekle bulunmak ya da bir görüşü belirlemek için de kullanılır. Bir anlamda bazı düşünür ve araştırmacılar bilgi kavramının tanımlanamaz bir kavram olduğunu, dolayısıyla bilgi olmayan bir şeyden bilginin üretilemeyeceğini bile ileri sürmüşlerdir. Bununla birlikte bilgi kelimesi, bir yandan bilmek eylemini ve bilinen nesneyi gösterir, öte yandan bir şeyin zihinde biçiminin oluşumunu anlatır. Çünkü bir Şeyin zihinde biçimi oluşmadan o şey bilgi haline gelmez.
Kesin bilgi diye birşey yoktur yaymayalim .
-protagoras
-protagoras
taşıması en hafif olan silahtır, evet...
Salı günleri aksam disari cikarsaniz hava karanliktir .
ağzınızdan buhar çıkıyorsa hava soğuktur.
bilgi ile bilgisizlik arasında doğru orantı vardır. bilgi arttıkça bilmediklerimiz farkına varırız.
Güçtür.
Etkili bir tespit. Evet.
Bugünün dünyasında ne kadar zengin olursan ol bilgi üretme kapasiten yoksa bu gezegende işin yok artık. Bu şu demek, sen çok zenginsindir, şatafatlı bir hayatın vardır tıpkı şu anki yürüyen merdivenle şahsi uçağından inen suud kralı gibi. Fakat içten içe bilirsin ki 20 yıl sonra kimse dönüp bakmayacak sana da, senin petrolüne de. içten içe bilirsin ki o günümüzün bilgi gereksinimlerini karşılayamayacak beynin artık bu dünyada bok olarak bile istenmiyor.
Bu yüzden gittikçe değerin büyür kendi gözünde. Bilin dışında küçüklüğünün farkına varan her korkak gibi kibrinle örtmeye çalışırsın o boşluğu. Sonuçsa tabii ki hüsrandır.
Bu yüzden gittikçe değerin büyür kendi gözünde. Bilin dışında küçüklüğünün farkına varan her korkak gibi kibrinle örtmeye çalışırsın o boşluğu. Sonuçsa tabii ki hüsrandır.
Üretimde beşinci üretim faktörü olarak yerini almıştır.
her türlü yaşama yarayan fikir ürünü. evet.
bir konu ya da iş konusunda öğrenilen ya da öğretilen şeyler.
Bilgi güçtür.
bilgisi olmayan insan geliştirsin kendini bilgi edinsin o bilgi ile yaşasın ne kadar çok bilgin var iseo kadar çok arkadaşın ve mutlu olacak sebebin olur..
değer kazanmış enformasyondur.
Kaynağına ilişkin varsayımlar ile tanımı değişecek kavram. Tanımından ziyade bilginin doğruluğu ve yanlışlığına ilişkin dile getirilmesi gereken mühim bir husus vardır:
Bilgi, doğru veya yanlış olarak ayrılamaz. Zira bilgi özü gereği ister sezgisel ister deneysel olsun hep bir etkileşim nihayetinde fenomene ilişkin ürün olarak ya da öylece dolayımsız bir şekilde kavramadır. Bu kavrama yanlış olamaz, doğru diye de adlandırılamaz ama o nesneyle örtüşmesi veya tutarlılığı bakımından her "bilgi" zımni olarak kendi içerisinde bir de "doğru"yu barındırır. Yanlış bilme diye bir şey imkansızdır, zira bir şey ya bilinir (bu özsel olarak doğrudur) ya sanılır (yanlış veya doğru sanma, yanlış bilgi dediğimiz şey aslında sanrıdır) ya da bilinmez.
Değerlendirme buraya geldiğinde bir fenomenin herhangi bir yönden özellikleri hakkında sahip olunduğu sanılan bilginin aslında o fenomenle örtüşmediği anlaşıldığı anda, önceden bilgi olduğu sanılan şeye "yanlış bilgi" desek de bu doğru değildir. Aynı fenomenin şimdi erişilen bilgisi önceki "sanı"yı değillediğinden, bu daha önce bilgi dediğimiz ve şimdi yanlışlanan şey yanlış bilgi değil, yanlış sanıdır.
En nihayetinde bilgi, öyle ya da böyle her zaman malum nesneyle etkileşimin zihinsel ya da tinsel (oldukça geniş anlamda) bir ürünü olarak hep o nesne ile örtüşmelidir ki bilgi olsun; böyle değilse, yani o nesne ile örtüşmüyorsa bu bilgi ya da yanlış bilgi değil, sanı veya yanlış sanıdır.
Bilgi, doğru veya yanlış olarak ayrılamaz. Zira bilgi özü gereği ister sezgisel ister deneysel olsun hep bir etkileşim nihayetinde fenomene ilişkin ürün olarak ya da öylece dolayımsız bir şekilde kavramadır. Bu kavrama yanlış olamaz, doğru diye de adlandırılamaz ama o nesneyle örtüşmesi veya tutarlılığı bakımından her "bilgi" zımni olarak kendi içerisinde bir de "doğru"yu barındırır. Yanlış bilme diye bir şey imkansızdır, zira bir şey ya bilinir (bu özsel olarak doğrudur) ya sanılır (yanlış veya doğru sanma, yanlış bilgi dediğimiz şey aslında sanrıdır) ya da bilinmez.
Değerlendirme buraya geldiğinde bir fenomenin herhangi bir yönden özellikleri hakkında sahip olunduğu sanılan bilginin aslında o fenomenle örtüşmediği anlaşıldığı anda, önceden bilgi olduğu sanılan şeye "yanlış bilgi" desek de bu doğru değildir. Aynı fenomenin şimdi erişilen bilgisi önceki "sanı"yı değillediğinden, bu daha önce bilgi dediğimiz ve şimdi yanlışlanan şey yanlış bilgi değil, yanlış sanıdır.
En nihayetinde bilgi, öyle ya da böyle her zaman malum nesneyle etkileşimin zihinsel ya da tinsel (oldukça geniş anlamda) bir ürünü olarak hep o nesne ile örtüşmelidir ki bilgi olsun; böyle değilse, yani o nesne ile örtüşmüyorsa bu bilgi ya da yanlış bilgi değil, sanı veya yanlış sanıdır.
paylaşıldığı zaman zevk veren hazinedir.
ama paylaştığın adam odun olduğu zaman hiç zevk alamazsın.
dahi olduğum söylenemez. hatta ufak bir moronluk da seziyorum kendimde. bu zamana kadar bir bok yapamamış olmama bağlıyorum tabi bunları.
ama yaklaşık 2009'dan beri sözlük denen oluşumlarda takılıyorum. ve ne kadar uludağ gırgır amaçlı bir site de olsa gerek uludağ sözlük gerekse ekşi sözlükte çok güzel bilgiler elde ettim. bana faydası var mı ?
hayatımı değiştirecek derecede değil tabi ama en azından artık düşünmemi sağlayacak şeyler biliyorum. en azından bir konu hakkında önceden olduğu gibi abi biz dünyaya hükmetmişiz osmanlı zamanında ameriga kim diye tepki vermekten vazgeçtim.
şimdi bu bilgileri kiminle paylaşacağım ?
mesela arkadaş grubumuz var. salak salak konular dönüyor hep. ama ben kuantum konuşmak ne biletim hayatın başlangıcını konuşmak istiyorum. çünkü zevk alıyorsun. her ne kadar konuya vakıf olmasan bile o kıt beynin ile kendin bazı fikirler sürüyorsun ortaya. şu an için olabilitesi olmayan ama yıllar geçtikçe belki doğruluğu kanıtlanacak hipotezler sunuyorsun farkında olmadan.
bunu sadece tek bir arkadaşım ile yapabiliyorum. bilim konusunu alıyoruz ve saatlerce okuduklarımızı birbirimize anlatıp tartışıyoruz.
peki ya ev arkadaşlarım ? bir film izliyoruz diyelim mesela o konu hakkında okumuşum uludağ sözlükte çok güzel şeyler. paylaşıyorum kendisi ile hmmm deyip dönüyor götünü salak salak şeyleri izlemeye devam ediyor.
internette gençlere bakıyorum. o kadar mal olmuşlar ki kiralık aşk dizisinde teori kasıyorlar. nedir bu aşk merakı ? nedir başka iki kişinin birbirini becermesi için haftalarca günde 2 3 saatini saçma bir diziye harcamak ?
yalnızım a dostlar yalnız. yusuf yusuf denen film bile demeyeceğimiz saçmalığa gülen bir patronun yanında çalışmak mı bize verilen bu hayatta hak ettiğimiz.
demem odur ki bilgi paylaştıkça artar ve keyif verir. sağolsun interneti bulan abimiz sayesinde en azından bunu bazı sitelerde paylaşarak artık mutlu olabiliyoruz bilgili olmaktan. ama senin ayda okuduğun kitap kadar 30 yılda o kadar kitap okumayan adamlar ile muhatap olmak gerçekten de zor oluyor.
neyse bilgi farkında olmadan sizin farkınızı ortaya koyar. türkiye'de işlemez. sakın denemeyin.
ama paylaştığın adam odun olduğu zaman hiç zevk alamazsın.
dahi olduğum söylenemez. hatta ufak bir moronluk da seziyorum kendimde. bu zamana kadar bir bok yapamamış olmama bağlıyorum tabi bunları.
ama yaklaşık 2009'dan beri sözlük denen oluşumlarda takılıyorum. ve ne kadar uludağ gırgır amaçlı bir site de olsa gerek uludağ sözlük gerekse ekşi sözlükte çok güzel bilgiler elde ettim. bana faydası var mı ?
hayatımı değiştirecek derecede değil tabi ama en azından artık düşünmemi sağlayacak şeyler biliyorum. en azından bir konu hakkında önceden olduğu gibi abi biz dünyaya hükmetmişiz osmanlı zamanında ameriga kim diye tepki vermekten vazgeçtim.
şimdi bu bilgileri kiminle paylaşacağım ?
mesela arkadaş grubumuz var. salak salak konular dönüyor hep. ama ben kuantum konuşmak ne biletim hayatın başlangıcını konuşmak istiyorum. çünkü zevk alıyorsun. her ne kadar konuya vakıf olmasan bile o kıt beynin ile kendin bazı fikirler sürüyorsun ortaya. şu an için olabilitesi olmayan ama yıllar geçtikçe belki doğruluğu kanıtlanacak hipotezler sunuyorsun farkında olmadan.
bunu sadece tek bir arkadaşım ile yapabiliyorum. bilim konusunu alıyoruz ve saatlerce okuduklarımızı birbirimize anlatıp tartışıyoruz.
peki ya ev arkadaşlarım ? bir film izliyoruz diyelim mesela o konu hakkında okumuşum uludağ sözlükte çok güzel şeyler. paylaşıyorum kendisi ile hmmm deyip dönüyor götünü salak salak şeyleri izlemeye devam ediyor.
internette gençlere bakıyorum. o kadar mal olmuşlar ki kiralık aşk dizisinde teori kasıyorlar. nedir bu aşk merakı ? nedir başka iki kişinin birbirini becermesi için haftalarca günde 2 3 saatini saçma bir diziye harcamak ?
yalnızım a dostlar yalnız. yusuf yusuf denen film bile demeyeceğimiz saçmalığa gülen bir patronun yanında çalışmak mı bize verilen bu hayatta hak ettiğimiz.
demem odur ki bilgi paylaştıkça artar ve keyif verir. sağolsun interneti bulan abimiz sayesinde en azından bunu bazı sitelerde paylaşarak artık mutlu olabiliyoruz bilgili olmaktan. ama senin ayda okuduğun kitap kadar 30 yılda o kadar kitap okumayan adamlar ile muhatap olmak gerçekten de zor oluyor.
neyse bilgi farkında olmadan sizin farkınızı ortaya koyar. türkiye'de işlemez. sakın denemeyin.
etrafı aydınlatan bir mum henüz yakılmamış başka bir muma ışığını verdiğinde kaybedeceği hiçbir şeyi olmaz. bu yüzdendir ki bilimsel anlamda bilgi paylaşılması ve herhangi bir ücrete tabii tutulmaması gereken şeydir. zengininden fakirine, aristokratından işçisine ayırt gözetmeksizin dünyadaki herkes istediği bilgiye istediği an ulaşabilmelidir ki zeki, fakat alt tabakadan olan bir birey de kendisine ve dolayısıyla içinde yaşadığımız dünyadaki herkese katkıda bulunabilsin. mesela kitaplar... ders kitapları kesinlikle ücretsiz olmalıdır. devlet kitabı yazan kişiye parasını bizzat kendi ödeyerek onu yazmaya teşvik etmelidir. bunun dışında eğitim kurumlarının herhangi bir ideoloji tarafından baskı altına alınmayıp özgür bırakılması ve tamamen ücretsiz olması da öğrenilen ve paylaşılan bilginin faydalı bir hal alması bakımından önemlidir fakat günümüzde çoğu medeni ülkede özgür bir ortam söz konusu olsa bile bilginin hala parayla satılan bir şey olması gerçekten üzüntü vericidir.
var olan gerçekliğin soyut tezahürüdür.
gerekçelendirilmiş doğru inanç şeklinde bir tanımı olan kavramdır.. bu tanımın yeterli olmadığını iddia eden edmund gettier bu tanıma eleştiri getirmiştir.. bu eleştiriye gettier problemi denir.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
