bugün

/782
aşığı olduğum, uğruna ölmeyi göze aldığım takım!
tuttuğum takım. ama objektif bir şeyler karalamaya/yazmaya, desteklemek falan mani olmamalı. maddeler halinde girelim olaya.

1)galatasaray ve fenerbahçe'yle ara hayli açılmıştır.yani o bilindik tabirle üç büyükler söylemini artık sanki iki büyükler ve arkalarından beşiktaş gelir gibi bi mantığın kulübün üzerine yerleşmiş olduğunu söylemek mümkün. bunun özellikle son yıllardaki başarısızlıklarla iyiden iyiye ayrıştığını dikkate almak lazım.

2)şimdi ilk maddeden kopmadan bu ayrışmayı yaratan bazı noktaları da ele almak lazım. bir kere ekonomik mana da diğer 2 takım seviyesinde rahatlığında değiliz. üstelik medya ve lobi gücünü kullanamıyoruz. gelen anadolu takımları eskisi gibi gelmiyor beşiktaş'la maç yapmaya. bir korku yok. sanki büyük takımla oynamıyorlar havasındalar. mesela özellikle fenerbahçe yarattığı lobi gücüyle ve saha avantajıyla bu baskıyı derinden hissettiriyor. bursaspor tek şampiyonluk sonrası sanal bi rekabet sunabiliyor kamuoyuna. beşiktaş'ta bunu içselleştiriyor sanki rakibi bursa'ymış gibi. senin rakibin üstteki iki takım. bursa değil.

3)yabancı transferler de az ve öz futbolcu arayışına girilmiyor. sivok, fernandes ve almeida dışındaki yabancıların hiçbiri büyük takım topçusu değil. hadi atiba'ya da yarım puan verdik etti 3,5! ama o kadar. rakiplerden biri drogba, muslera, wesley sneijder gibi son derece elit yabancılarla psikolojik üstünlük yaratırken diğeri sow, emenike, webo, raul meireles, kuyt gibi hatrı sayılır yabancılarla oynuyor.ki bu yıl yapılan yerli transferleri falan yapmasak halimiz nice olurdu bilemiyoruz. hani en azından kaleyi sağlama aldık ki yıllardır alamamıştık. hani gerekirse 5 yabancı alırsın iyi de para verirsin ama aldığın yabancılar baba olur. premier ligden falan. koyarsın takıma arkana dönüp bakmazsın. hadi yerlileri geçtik zaten yetişmiyor yeterince dedik ama özellikle yabancı transferlerimiz iki büyük ayarında değil. bunun altını çizmek lazım.

4)şu lobi gücünün medya ve hakemi dahi etkileyen tarafının yanında, reklam pazarlama satış kısımlarında da yokuz. hani eneremo'yla forma satamazsın. almaz taraftar. ama drogba yaşına rağmen satar mesela. emenike'de satar örneğin. üstelik en mühim topçumuz fernandes'in adı habire fenerbahçe'yle anılır. bir korku eşiği oluşmuştur ya giderse falan. ulenn sen de dün fehmi besler 'in söylediği gibi sezer'e değil caner'e talip olursun hani alamasan dahi yüksek fiyata imza attırırsın gözdağı verirsin falan. hep artık beşiktaş'ın iyi oyuncularına talip olunuyor. sen de misilleme yaparsın kardeşim bu psikolojik üstünlüğü kırmak için. geçen yıl devre arası golcü lazım webo'yu alman akılcı olurdu hedef küçülttün doğru dürüst top oynamayan niang'ı katar'dan aldın geldin. neymiş pahalıymış. inanıyorsan basarsın alırsın topçuyu. gerisini rakibin düşünür. ki webo son derece yararlı olduğunu rakimiz de sağlam göstermekte. al bi hata daha.

5)üstelik stad konusunda da fazlaca geri kaldık. atı alan üsküdar'ı geçti büyük ölçüde. hani son 10 yıl kulüp olarak vizyon sahibi adımlar atılamadı.

6)bilic'i teknik adam olarak almak ve oğuzhan başta olmak kerim frei gibi gençlere yönelik hamleler geleceğe yönelik olumlu yatırımlar olarak görülebilir. en azından 6. madde de olumlu bir ışık yakaladık.

işin bir de şu boyutu var bu takımı seviyoruz her şekilde. beşiktaş, büyük aşktır büyük. tüm olumsuzluklara/ açılan aralara rağmen.
Türkiye de şeref ve onur denilince akla gelen futbol takımıdır.
adını "şike" kelimesi ile anan bazı haysiyetsizlere kapak olan türkiyenin en onurlu ve şerefli camiasıdır.

UEFA Beşiktaş'ın kupasını iade etti
http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/25166807.asp

http://i.imgur.com/TnyPSZR.jpg

Beşiktaş'ın adını anarken önce pis ağzınızı çalkalayın!
türkiye'nin en duyarlı, en sempatik ve en zeki taraftar grubuna sahip takımı.
maçlarını izlemek oldukça sıkıcı.
(bkz: tff sitesinde ilk kurulan takımın gs olması)

haydi Beşiktaşlılar bunu da açıklayın.
Böyle sigara gibi, kanser gibi, hayatının dibine koysa da vazgeçemediğin ne varsa.
asalettir. asktir. sevdadir.
BESIKTAS'KTIR!
https://www.youtube.com/watch?v=t6gIL1frd9s
kalan maçlarından sivasspor, kasımpaşa ve fenerbahçe maçlarında sahadan mağlup ayrılacaktır.

bilic devre arasında gönderilecek önder özen sezon sonuna kadar takımın başına geçecektir.

edit: spoiler.
ASKTIR. OTESI YALANDIR.
bilicin kesinlikle ve kesinlikle gönderilmemesi gereken takımdır.
kim ne derse desin halkın takımıdır ve ebediyen öyle kalacaktır.
yarın ki maçta büyük ihtimal hakemlerin yine kahpelik yapacağı takımım.
önümüzdeki haftasonu fenerbahçeli olmayan herkesin destekleyeceği takım.
çoğunlukla bu takım yüzünden lig tv şampiyonlar paketi üyeliğimi askıya aldım. taraftarıyla futboluyla olmayan stadıyla -olsa da fark etmez- çok sıkıcı.
trabzon un da hakkını yemeyelim.
3 takım arasında en iyi keyfi bursa nın maçı veriyor.
ama 3 ü de ne galatasaray ın ne fenerbahçe nin verdiği futbol keyfini veriyor. çok uzaklar.
Renkleri ve tarihi eski olan takım.

kara kartal.

ayrıca istanbul'un boğaza nazır ilçesi.
Türkiye'ye çarşı grubunu kazandıran onurlu takım.
istediğinde iyi oynayan takım.
AŞKTIR AŞK.
bir de bir kuş gökyüzünde bak ne diyor son sözünde yıkılma böyle, hadi kalk ayağa yürü güneşe..
Haftasonu feneri kanırtacak şanlı takım.
türkiye'nin en köklü spor kulübüdür. ancak bilinenin aksine 1903 yılında beşiktaş jimnastik kulübü adı altında kurulduğunda,henüz futbol takımı yoktu, yani türkiye'nin ilk futbol takımı 1905 yılında kurulan galatasaray'dır.

kuruluşuna dair kısa bir pasaj;

--spoiler--
1902 yılının sonbaharında Beşiktaş Serencebey Mahallesi'nde, o zamanın Medine Muhafızı olan Şhaplı Osman Ferit Paşa'nın konağının bahçesinde, 22 kişilik genç grup, haftanın bazı günlerinde toplanıp jimnastik hareketleri yapmaktaydı. Başta Şhaplı Osman Ferit Paşa'nın oğulları Mehmet Şamil Şhaplı ve Hüseyin Bereket ile mahellenin gençlerinden Ahmet Fetgeri, Mehmet Ali Fetgeri, Nazımnazif, Cemil Feti ve Şevket Beyler’in aralarında bulunduğu gençlerin ilk ilgilendikleri spor branşları, özellikle barfiks, paralel, güreş, boks, halter, aletli ve aletsiz jimnastikti.[2]
1903 yılı Mart ayında ise özel bir izinle "Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü" kuruldu.[2] Mehmet Şamil Şhaplı ilk başkan olarak seçildi Hüseyin Bereket ise ilk genel sekreter olarak seçildi.[3]
"Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü" ismi Şhaplı Osman Ferit Paşa'nın dedesi olan Mirzaiko Bereket Bey'den ve babası Bereketiko Hasan Bey'den gelmektedir. Çerkeslerin Ubıh boyundan olan Şhaplı Osman Ferit Paşa 1870 lerin sonunda Beşiktaş Serencebey yokuşundaki ünlü konağını satın almıştır, bu konak; Mehmet Fetgeri Şoenu, Zübeydet Şhaplı, Şamil Şhaplı, Ahmet Fetgeri Aşeri (Şoenu), ismail Ziya Bersis gibi bazı gençlerin yetiştiği bir kültür ocağı olmuştur. Beşiktaş Bereket jimnastik kulübü (Bugünkü adı ile Beşiktaş Jimnastik Kulübü) işte bu konakta kurulmuştur.[4]
O sıralarda siyasi hareketler dolayısıyla her türlü toplanmadan ürkerek, hafiyeler dolaştıran 2. Abdülhamit'in adamları Serencebey'de ki bu toplanmaları haber alınca, spor yapan gençler bir baskınla karakola götürüldü. Bu sporcu gençlerin bir kısmının saray erkanına yakın olması, ayrıca o dönemlerde kötü gözle bakılan futbol oynamadıkları ve sadece beden hareketleri yaptıklarını belirtmeleriyle gergin durum yumuşadı. Bu arada isimlerini "Osmanlı Beşiktaş Terbiye-i Bedeniye Mektebi" olarak değiştirdiler. Saray çevresinden Şehzade Abdülhalim bu sporcuları destekledi ve sık sık antrenmanları seyretmeye başladı. Ünlü boksör ve güreşçi Kenan Bey de antrenmanlara gelerek güreş ve boks hareketleri göstermeye başladı.[2]
1908'de Meşrutiyet'in ilanıyla sportif hareketler biraz daha serbestlik kazandı. 31 Mart 1909'daki siyasi olaylardan sonra Edirne'de bulunan Fuat Balkan ve Mazhar Kazancı, Hareket Ordusu ile istanbul'a geldi. Siyasi olaylar yatıştıktan sonra iyi bir eskrim hocası olan Fuat Balkan ile başta güreş ve halter sporlarını yapan Mazhar Kazancı, Serencebey'de jimnastik yapan gençleri bularak birlikte spor yapma fikrini kabul ettirdi. Fuat Balkan, Ihlamur'daki evinin altındaki yeri, kulüp merkezi yaptı ve Bereket Jimnastik Kulübü'nün adı "Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü" olarak değiştirildi. Böylece jimnastik, güreş, boks, eskrim ve atletizmin ön planda tutulduğu güçlü bir spor kulübü meydana geldi. Fuat Bey'in arkadaşları Refik ve Şerafettin Beyler de iyi birer eskrimciydi.[2]
Bu arada Beyoğlu Mutasarrıfı Muhittin Bey'in teşvikiyle Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü, 13 Ocak 1910 tarihinde tescil edilen ilk Türk spor kulübü oldu. Semtin gençlerinin bu spor kulübüne ilgisi büyüdü ve spor yapan üyelerin sayısı bir anda 150'ye yükseldi. Kulübün merkezi de Ihlamur'dan Akaretler'de 49 numaralı binaya taşındı. Bir süre sonra bu bina da küçük gelince, yine Akaretler'de 84 numaralı binaya geçildi. Bu binanın arkasındaki bahçe de bir spor sahası hâline getirildi.[2]

--spoiler--
kaynak:http://tr.wikipedia.org/wiki/Be%C5%9Fikta%C5%9F_JK
şu an ki fenerbahçe ile 100 maç oynasa 98'ini kaybeder 2'si berabere biter.

na buraya yazıyorum beşiktaş haftaya bizi yensin burayı en büyük beşiktaş diye editlerim.
© copyright 2005 - 2026