bugün
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz36
- mesih düşmanı cinli türk ateistleri26
- dilbigisisi en iyi olan yazar20
- millet açken bebekkatiline villa yapan akepe2
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri35
- gecenin şarkısı10
- yazarların buluşmak istediği yazar12
- flört uygulamasında açılış mesajı yazmak2
- dahi anlamındaki de yi ayrı yazmayan sevgili14
- gelecekteki sevgiliye söylenecek şeyler4
- boyumun 2 cm kısalması28
- kızlar bakar mısınız13
- eski sevgiliyle bakkalda karşılaşmak10
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı21
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması15
- sözlük yazarlarının ruh halini anlatan görsel11
- islamda namaz yoktur13
- chatgptyle dertleşmenin artık cidden yapılması4
- tutunamayanlar8
- chatgpt ile dertleşmek7
- orta doğu da 4 tane ulus devlet var9
- gece açlığı6
- reis3
- ölmek istemek ama ölememek5
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- uludağ sözlük en popüler yazarını seçiyor9
- bol tereyağlı iskender5
- bir şeyler söyle2
- bende eksik olan ne diye düşünmek5
- insanlar değişmez4
- arkadaşlar hesabımı gizliyorum6
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı19
- flörtöz erkek iticiliği5
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu25
- chp'nin türkiye'ye yaptıkları6
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım12
- anasonlu nargile4
- 12 eylül 2026 suudi arabistanın vurulması8
- israil'e saldıran her ulus helaka uğrayacak6
- gocu29
- her şeyin mizahı yapılmalı mı19
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı74
- kiraz cicegi kolonyasi42
- sözlük yazarlarının mastürbasyon teknikleri6
- nişantaşı nda 36 lı tuvalet kağıdıyla yürümek8
- yaşar dinleyen erkek10
- sözlük yazarlarını analiz eden yazar5
- sözlük yazarlarına güvenmek19
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı48
- benkimki9
her sene taraftarının tahammülsüzlüğüne kurban olan takım. bu değişmeyecek. bende o tahammülsüzlüğe kurban olurum zaten.
taraftarı tahammülsüzlüğe aşık olan takım.
bu sene kadrosu şöyle olması takdirde ilk 3'e rahatlıkla girebileceğimiz takımımız.
almeida kazması yerine batuhan'ı koydum. adam artık 21 yaşına geldi. evlendi. belli bir olgunluğa erişti. daha önce yaptığı hataları yapmayacaktır. en kötü almeida gibi oynar zaten.
quaresma'yı affetmesi gerekiyor samet aybaba'nın. kanatsız takım oynayamaz. quaresma kanattan ortalar batu koyar diye düşünüyorum.
kaleci mcgregor niye alındı? oynatılmak için. ee o zaman cenk'e yedek kulübesi göründü. 31 yaşında bir kaleci, üstelik yabancı bir kaleci alıyorsan oynatmak için alıyorsundur.
sol da ismail köybaşı'nın olması beni de sıkıntıya soktu ama o bölgede de allah'tan oyuncumuz var. uğur boral bu sene kullanacağımız sol bekimiz olacaktır muhtemelen. başka bir şansımız yok.
toraman'ı ise beşiktaş'ta dahi görmek istemiyorum. gökhan zan'dan kurtulduk şundan kurtulamadık. sivok ile escude'nin iyi bir iş çıkaracağına eminim. tıpkı galatasaray'da dany ve ujfalusi'nin anlaştığı gibi.
sol kanatta mehmet akyüz'de olabilir ilerleyen dönemlerde. ibrahimovic fiziği var adamda. biraz güvenilmeli ve oynatılmalı diye düşünüyorum. ama pektemek geçen seneki formuna dönmesi hatta üzerine daha çok koyması gerekiyor.
gelelim defansın önündeki ikiliye; olcay ve necip. önce olcay'dan başlayalım. ibb maçında gördük ki, defanstan pas alıp oyunu kurmaya yatkın bir arkadaş. öyleyse fernandes'in görevini bu adama verelim bakalım yapabiliyor mu yapamıyor mu? necip ise klasik. stoper önü, pas atar, kesici rolünde oynar.
fernandes'i ikisinin önüne koydum çünkü quaresma ile daha fazla iletişime geçer ve ataklarda daha çok etkin olur diye düşünüyorum. her atak başında defanstan pas alınca fazla efektif olamıyor pozisyon anlamında.
sağ bekimiz her zamanki gibi hilbert. sigortamız bizim o. sakatlanırsa sıçarız. iyi bakmalı kendine sakatlanmamalı.
son olarak, üstünde durulması gereken iki oyuncuya bakalım...
oğuzhan özyakup, 20 yaşında. arsenal'den geldi. necip ile değiştirebiliriz bu adamı ilerleyen maçlarda. performansına göre.
muhammed demirci, henüz 17 yaşında fakat potansiyelinin olduğunu söylememe gerek yoktur umarım. bu adamı kazanmalıyız. bu sene hiç değilse 10 maç falan oynatmalıyız. maç tecrübesi yaşasın, alışsın artık yavaş yavaş.
kimse hafife almasın beşiktaş'ı. koşan, mücadele eden bir takımız. pas organizasyonlarını daha çok yaparsak ve kanatlarda etkili oynarsak ligi ilk 3 arasında bitirmemek için hiçbir engel olmaz önümüzde. kabul, fener ve gassaray'ın kadrosu bizden daha kaliteli ama bu orantıyı derbi maçlarında değiştirebiliriz. hepinizin de bildiği üzere derbiler hiçbir zaman belli olmaz.
takımın ne oynayacağı ilk 5 maçta belli olur. ondan sonrası oyuncularda ufak ufak rotasyonlara gidilebilir. samet aybaba'ya şans vermek gerek.
quaresma kesinlikle affedilmeli. adam parasını alıyor oynamıyor muhabbetine kazık yememek adına oynasın bu adam. taraftar çok özledi onu. quaresma'da geçen seneden dersini almıştır diye düşünüyorum. artık guti'ler muti'ler yok öyle... adam gibi topunu oynayacaksan oyna yoksa biz quaresmaspor'lu değiliz daima beşiktaş'lıyız.
beşiktaş'ın menfaatleri daha önemli, her konuda. quaresma da olsa ronaldo da olsa...
almeida kazması yerine batuhan'ı koydum. adam artık 21 yaşına geldi. evlendi. belli bir olgunluğa erişti. daha önce yaptığı hataları yapmayacaktır. en kötü almeida gibi oynar zaten.
quaresma'yı affetmesi gerekiyor samet aybaba'nın. kanatsız takım oynayamaz. quaresma kanattan ortalar batu koyar diye düşünüyorum.
kaleci mcgregor niye alındı? oynatılmak için. ee o zaman cenk'e yedek kulübesi göründü. 31 yaşında bir kaleci, üstelik yabancı bir kaleci alıyorsan oynatmak için alıyorsundur.
sol da ismail köybaşı'nın olması beni de sıkıntıya soktu ama o bölgede de allah'tan oyuncumuz var. uğur boral bu sene kullanacağımız sol bekimiz olacaktır muhtemelen. başka bir şansımız yok.
toraman'ı ise beşiktaş'ta dahi görmek istemiyorum. gökhan zan'dan kurtulduk şundan kurtulamadık. sivok ile escude'nin iyi bir iş çıkaracağına eminim. tıpkı galatasaray'da dany ve ujfalusi'nin anlaştığı gibi.
sol kanatta mehmet akyüz'de olabilir ilerleyen dönemlerde. ibrahimovic fiziği var adamda. biraz güvenilmeli ve oynatılmalı diye düşünüyorum. ama pektemek geçen seneki formuna dönmesi hatta üzerine daha çok koyması gerekiyor.
gelelim defansın önündeki ikiliye; olcay ve necip. önce olcay'dan başlayalım. ibb maçında gördük ki, defanstan pas alıp oyunu kurmaya yatkın bir arkadaş. öyleyse fernandes'in görevini bu adama verelim bakalım yapabiliyor mu yapamıyor mu? necip ise klasik. stoper önü, pas atar, kesici rolünde oynar.
fernandes'i ikisinin önüne koydum çünkü quaresma ile daha fazla iletişime geçer ve ataklarda daha çok etkin olur diye düşünüyorum. her atak başında defanstan pas alınca fazla efektif olamıyor pozisyon anlamında.
sağ bekimiz her zamanki gibi hilbert. sigortamız bizim o. sakatlanırsa sıçarız. iyi bakmalı kendine sakatlanmamalı.
son olarak, üstünde durulması gereken iki oyuncuya bakalım...
oğuzhan özyakup, 20 yaşında. arsenal'den geldi. necip ile değiştirebiliriz bu adamı ilerleyen maçlarda. performansına göre.
muhammed demirci, henüz 17 yaşında fakat potansiyelinin olduğunu söylememe gerek yoktur umarım. bu adamı kazanmalıyız. bu sene hiç değilse 10 maç falan oynatmalıyız. maç tecrübesi yaşasın, alışsın artık yavaş yavaş.
kimse hafife almasın beşiktaş'ı. koşan, mücadele eden bir takımız. pas organizasyonlarını daha çok yaparsak ve kanatlarda etkili oynarsak ligi ilk 3 arasında bitirmemek için hiçbir engel olmaz önümüzde. kabul, fener ve gassaray'ın kadrosu bizden daha kaliteli ama bu orantıyı derbi maçlarında değiştirebiliriz. hepinizin de bildiği üzere derbiler hiçbir zaman belli olmaz.
takımın ne oynayacağı ilk 5 maçta belli olur. ondan sonrası oyuncularda ufak ufak rotasyonlara gidilebilir. samet aybaba'ya şans vermek gerek.
quaresma kesinlikle affedilmeli. adam parasını alıyor oynamıyor muhabbetine kazık yememek adına oynasın bu adam. taraftar çok özledi onu. quaresma'da geçen seneden dersini almıştır diye düşünüyorum. artık guti'ler muti'ler yok öyle... adam gibi topunu oynayacaksan oyna yoksa biz quaresmaspor'lu değiliz daima beşiktaş'lıyız.
beşiktaş'ın menfaatleri daha önemli, her konuda. quaresma da olsa ronaldo da olsa...
hakemlerin daha ilk haftadan katliamına göz yumduğu takım. daha ilk hafta 19 ağustos 2012 ibb spor beşiktaş maçı'nda ibb'li oyuncular kiralık katil gibi oynuyor. veli kavlak'ın sakatlandığı pozisyonda direk tekme yedi veli ve hakem bunu sarı kart ile geçiştirdi ve veli sakatlanıp çıkmak zorunda kaldı. zaten maç boyunca yaşanan bütün ibb faullerini toplamda 6 sarı kartla sahaya yaydı ve bir kırmızı çıkaramadı. sonuç; beşiktaş'ta 3 futbolcu ilk haftadan sakat.
maçta iyi oynamadık ama iyi oynamadığımız için futbolcularımıza kıyım yapılmasına göz yumulmamalı.
maçta iyi oynamadık ama iyi oynamadığımız için futbolcularımıza kıyım yapılmasına göz yumulmamalı.
delikanlı adam renkli takım tutmaz
beşiktaşlı olunmaz beşiktaşlı doğulur
çarşı herşeye karşı
bu şekil sloganları olan,tuttuğum takım büyük aşkım. hiçbir şeye değişemeyeceğim futbol klubü.
3 büyüklerden bir tanesi.başkanımız fikret orman.
beşiktaşlı olunmaz beşiktaşlı doğulur
çarşı herşeye karşı
bu şekil sloganları olan,tuttuğum takım büyük aşkım. hiçbir şeye değişemeyeceğim futbol klubü.
3 büyüklerden bir tanesi.başkanımız fikret orman.
galatasaray maçında taraftarından teröre karşı ok büyük bir duruş göstermesini bekliyorum yer yerinden oynasın.
1903 yılında kurulan renkleri siyah beyaz olan ve bi çok ilklere imza atan takım.
2-3 yıl sıçması gayet normal olan takım. muhammed demirci, hasan türk ve kadir arı gibi futbolcuların adaptasyonu 2 yılda anca oturur. 2 yılda belki bir tane kupa şampiyonluğumuz olur. ama 3. yılda alt yapıdan gelenler sazı eline alır ve doğru yabancı politikası uygulanırsa gelecek 3-4 yıla ambargo koyarız.
(bkz: garra dembele/#14852150)
derbi öncesi portekizlilerin bir kez daha 'ayrılmak istiyoruz' sözleriyle karşılaşan takım.
http://www.htspor.com/fut...ber-besiktaslilari-uzecek
http://www.htspor.com/fut...ber-besiktaslilari-uzecek
portekizlileri göndermeye uğraşarak, samet aybaba yı ve batuhan karadeniz i getirerek bu sene bırak şampiyonluğu küme için mücadele etmeyi düşündükleri her hallerinden belli olan geri kafalı bir yönetime sahip takımım.
kısacası bizi tüpçüye muhtaç ettiler.
kısacası bizi tüpçüye muhtaç ettiler.
pazar günü başta hakemi sonra galatasarayı yenecek takım.
yapılan son "ayrılmak istiyoruz" hamlesi renkli basın uydurması değilse, almeida, fernandes ve quaresma'yla derhal yolları ayırması gereken kulübüm... sizi seviyorum ama siz beşiktaşımdan daha değerli değilsiniz.
yıldırım demirören dahil, tarihinin en kötü yönetimine sahip aşkım.
ne yaptıklarını biliyorlarsa fenerli olayım.
bütün takımı küstürmekle ellerine ne geçecek anlamadım.
ayrıca quaresma ya yapılan ayıptır. adamdan indirim istedin kabul etmedi, etmez hakkıdır.
ne geçecek eline oynatmayıp. bugün açıklama yaptı adam: 'bir kuruş indirim yapmayacağım, ayrıca hiçbir klübe gitmiyorum, ben beşiktaşın oyuncusuyum' diye. bu muamale eski doğu bloku ülkelerinde olurdu.
edit: imla.
ne yaptıklarını biliyorlarsa fenerli olayım.
bütün takımı küstürmekle ellerine ne geçecek anlamadım.
ayrıca quaresma ya yapılan ayıptır. adamdan indirim istedin kabul etmedi, etmez hakkıdır.
ne geçecek eline oynatmayıp. bugün açıklama yaptı adam: 'bir kuruş indirim yapmayacağım, ayrıca hiçbir klübe gitmiyorum, ben beşiktaşın oyuncusuyum' diye. bu muamale eski doğu bloku ülkelerinde olurdu.
edit: imla.
portekiz çetesinden çektiğini liverpool'dan çekmemiştir.
2012-2013 sezonunu ilk 3 içerisinde bitirecek takımdır.
eger yarinki derbiyi kazanirsa iplenecek olan takimdir. ayrica gecenlerde kartal yuvasindan aldigim t shirtler sayesinde kulubumuzun xavi gibi bir futbolcu alacagini dusunuyorum. mutluyum umutluyum.
Drenthe yi almış büyük kulüp. Bu bana yeter kartalım.
Beşiktaş 1903 te kurulup futbola can veren nadide türk futbol takımımızdır. Ayrıca beşiktaşlı olmak bir ayrıcalık ve bir kazanımdır.
drenthe ile 4 yıllığına anlaştığı söylenen kulüp.
http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/21304606.asp
http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/21304606.asp
taraftarları potansiyel kalp hastası olan takım.
kalıcı olandır. teknik direktörler , futbolcular , yöneticiler ... hepsi gelip geçicidir. beşiktaş aslolandır.
paramız yok diye zırlayan kulüp.drenthe'yi almışlar.
babam öldüğünde beşiktaş'ı bırakıp sigaraya başladım.
o zamanlar pembe panjurlu, siyah beyaz perdeleri olan evimizde "tüp" patlamamış, ortalık enkaz yerine dönmemişti henüz. gerçi o zamanlar da beşiktaş demek, acı çekmek demekti benim için. pazartesi günü okula gitmek istemeyişlerim de hep beşiktaş yüzündendi zaten. pazar günü oynanacak derbi için, cuma günü istiklal marşından önce tokat atmasına iddiaya girilirdi. pazartesi sabahları ne tokatlar yedim arkadaş. ey üçüncü sınıftaki sıra arkadaşım engin, anam babam öyle vurmadı lan bana, it. bugün hala açıköğretimden tek dersim kalmışsa bunun bir sorumlusu beşiktaş, diğer sorumlusu da sıra arkadaşım engindir.
o zamanlar, insanların en fazla mahalle bakkalına borcu olurdu. birbirlerinden borç istemeye çekinen adamlar vardı. en ufak dedikodu fırsatını bile kaçırmayan, terlikleri ayaklarından çok ellerine yakışan anneler vardı. bir de mahallenin çocukları vardı. bizim mahallede bir recep vardı mesela. aşağı mahalledeki çocuklar dövmüştü bunu da taşla sopayla kavgaya gitmiştik. kanını yerde komamıştık recep'in. ertesi hafta da ben dövmüştüm recep'i. dayak arsızı bir çocuktu zannımca. neyse...
gün geçtikçe bankalar çoğaldı. bankalar çoğaldıkça, bakkallar kapandı. bakkala borcu olan insanlar, bankalara borçlanmaya başladı. anneler gizli bir barış antlaşması imzalamış gibi indirdiler terliklerini. mahallenin çocukları artık birer banka müşterisi olmuştu. bununla beraber "beşiktaş'ın çocuğu" diye çağırılan topçular gitti, yerine "profesyonel futbolcu" diye bir şey geldi. tokat atmasına girilen iddialar, büyük paraların döndüğü bir naneye dönüştü. e sonuçta hepimiz birer banka müşterisiyiz. her şey para üzerinden dönmeli. yoksa bırak futbolu, nefes alıyor olmanın bile bir anlamı yok onlar için. onlar dediğim kişiler kimdir, tam olarak bilmiyorum. ama düne kadar umurlarında bile olmadığım bankalar, bugün özel hayat sigortası yaptırmak için telefon açıp duruyorlar. ama özel hayat sigortası da lazım tabi. çünkü bugün dayak yesem, yarın kimse aşağı mahalleye gelmez benimle, elinde taşıyla sopasıyla.
artık kimse ince bir sesle "feda" demeyecek. en fazla yıllık ücretinde indirime gidecektir. böylesi bol sıfırlı bir dünyada şeref bey'in fedası da, metin oktay'ın tacı da, lefter'in çubuklu forması da hepimize emanet. bir daha gelmeyecek onlardan, sahip çıkmak gerek. her şeye rağmen babamın beşiktaşlılığı da bana emanet tabi. sanırım artık sigarayı bırakmak gerek.
burak aksak
o zamanlar pembe panjurlu, siyah beyaz perdeleri olan evimizde "tüp" patlamamış, ortalık enkaz yerine dönmemişti henüz. gerçi o zamanlar da beşiktaş demek, acı çekmek demekti benim için. pazartesi günü okula gitmek istemeyişlerim de hep beşiktaş yüzündendi zaten. pazar günü oynanacak derbi için, cuma günü istiklal marşından önce tokat atmasına iddiaya girilirdi. pazartesi sabahları ne tokatlar yedim arkadaş. ey üçüncü sınıftaki sıra arkadaşım engin, anam babam öyle vurmadı lan bana, it. bugün hala açıköğretimden tek dersim kalmışsa bunun bir sorumlusu beşiktaş, diğer sorumlusu da sıra arkadaşım engindir.
o zamanlar, insanların en fazla mahalle bakkalına borcu olurdu. birbirlerinden borç istemeye çekinen adamlar vardı. en ufak dedikodu fırsatını bile kaçırmayan, terlikleri ayaklarından çok ellerine yakışan anneler vardı. bir de mahallenin çocukları vardı. bizim mahallede bir recep vardı mesela. aşağı mahalledeki çocuklar dövmüştü bunu da taşla sopayla kavgaya gitmiştik. kanını yerde komamıştık recep'in. ertesi hafta da ben dövmüştüm recep'i. dayak arsızı bir çocuktu zannımca. neyse...
gün geçtikçe bankalar çoğaldı. bankalar çoğaldıkça, bakkallar kapandı. bakkala borcu olan insanlar, bankalara borçlanmaya başladı. anneler gizli bir barış antlaşması imzalamış gibi indirdiler terliklerini. mahallenin çocukları artık birer banka müşterisi olmuştu. bununla beraber "beşiktaş'ın çocuğu" diye çağırılan topçular gitti, yerine "profesyonel futbolcu" diye bir şey geldi. tokat atmasına girilen iddialar, büyük paraların döndüğü bir naneye dönüştü. e sonuçta hepimiz birer banka müşterisiyiz. her şey para üzerinden dönmeli. yoksa bırak futbolu, nefes alıyor olmanın bile bir anlamı yok onlar için. onlar dediğim kişiler kimdir, tam olarak bilmiyorum. ama düne kadar umurlarında bile olmadığım bankalar, bugün özel hayat sigortası yaptırmak için telefon açıp duruyorlar. ama özel hayat sigortası da lazım tabi. çünkü bugün dayak yesem, yarın kimse aşağı mahalleye gelmez benimle, elinde taşıyla sopasıyla.
artık kimse ince bir sesle "feda" demeyecek. en fazla yıllık ücretinde indirime gidecektir. böylesi bol sıfırlı bir dünyada şeref bey'in fedası da, metin oktay'ın tacı da, lefter'in çubuklu forması da hepimize emanet. bir daha gelmeyecek onlardan, sahip çıkmak gerek. her şeye rağmen babamın beşiktaşlılığı da bana emanet tabi. sanırım artık sigarayı bırakmak gerek.
burak aksak
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar