/95
hala sapan edebiyatı yapanlar var. lan "alnı secde görmüş bilal" dediğiniz herif 6 gemi alacak kadar para götürmüş, hala sapan da sapan, mont da mont.

lan sizde hiç sike sürülecek akıl yok.
Beni ve pek çok abi ve ablasını bugün ağlatan çocuk... Bir fotoğrafı var Berkin'in elinde uçurtmasıyla hiçbir şeye aldırmadan koşuyor. işte onunla ilgili konuşmak istiyorum. Sesim kısık, gözlerim şiş... Şu fotoğraf:

görsel

Bir metre bile olmayan bir ip ve okul defterinden yırtılmış bir kâğıt parçasından yapılmış bir uçurtma. O ip izin vermeyecek ki uçurtmanın özgürleşmesine, göğe ulaşmasına ve gözden kaybolmasına ama olsun Berkin yine önüsıra koşuyor. Herkesin gördüğü bir gökyüzüne ihtiyacı yok çünkü... Berkinle, Berkinimizde gökyüzü arasında ne bir metre bile olmayan ipi ne de minik uçurtması var; sadece gülüşü, sadece umudu var. işte çocuk olmak o kısacık iple, göğe çıkamayacağı için üzülen o uçurtmayı teselli etmek için koşmaktır. Çünkü o öyle bir azimdir ki gün gelir o gökyüzü ayaklarına serilir...
15 yaşında bir çocuk haksız yere ölüyor ki çocukların ölmesinin haklı hiçbir nedeni olamaz. Bir millet ayaklanıyor, buraya kadar her şey çok güzel olması gereken şey. Hak aranıyor çünkü. Herkes seferber hem de. Harika.

Sonra 19 yaşında bir genç acımasızca dövülerek öldürülüyor. Yine aynı şekilde hak arıyoruz. Hepimiz seferberiz. Ailesinin acısını yaşıyoruz.

Ama 31 mayıs 2010'da öldürülen 19 yaşında bir gencimiz daha vardı. Bu insanlar o zaman nerdeydi diye soruyorum kendime. Körler miydi? Sağırlar mıydı da o haksızlık için seferber olmadık? Neden Onun annesinin de acısını paylaşmadık, o da haksızlığa kurban vermemiş miydi gencecik evladını? Daha mı günahkardı, daha mı suçluydu furkan berkin'den ya da ali ismail'den? Değildi gram farkları yoktu. O yüzden kimse kusura bakmasın buradaki ağıtların çoğu samimi değil çıkar kokuyor hepsi. Birilerine yüklenmeye fırsat buldum, kaçırmayayım der gibi. o gün gitmeselerdi* vurulmazdı diyen insanlar berkin'in ölümünü kendi ideolojisi için iğrenç bir şekilde kullanıyordur ancak. O gün susanın bugün haksızlık için konuşmaya hakkı da yoktur. Masum ölümleri taraflaştırmayı bırakın artık. Vicdan varsa masumun kimliği yoktur zaten. Hepsine üzülürsün. Ama neden bugün var da dün yoktu o vicdan, neden?
ölümsüzdür. korkun ve terk edin artık bu ülkeyi yeter aldık aldığinız canlar yeter.
kanı, gezici terörist eniklerinin elinde olan yavrucak.

o olayları çıkartanlar, montajla pervane kazalarını toma kazası diye gösterip, hayali aylinler uyduran şerefsizlerin eseridir.

kanı chp ve zibilyon tane sayıca çok ama miktarca hiç olan naylon solcu derneklerin elindedir.
iktidar için yaptıkları ayaklanma sadece bir taraflarında patlamamış, aynı zamanda kan dökmüşlerdir.

chp nin dökülmesine vesile olduğu ilk kan değildir. son da olmayacaktır.
tıpkı bir diğer ölüsünden nemalandıkları ali ismail korkmaz gibi.
öbür dünyada yakasına yapışacağı, ondan af dileyen insanlar olacağına eminim. rahat uyu kardeşim...
700'e yakın entry girilmişken tanım yapmak saçma olur kanımca, ancak malum sözlük kuralları, yapalım bakalım.
tanım: insan.
evet yanlış okumadınız, insandı berkin. elindeki sapanla, yüreğindeki aşkla, gözünün üstündeki kaşla insandı lan o!
daha bir kızla öpüşememiş, harçlığını oyun salonlarından başka bir yerde harcamaya fırsat bulamamış, reşit olmanın verdiği o saçma ama belki de haklı hazzı yaşayamamış, belki tuttuğu takımın maçına gidememiş, kendi başına henüz bir ideoloji bile belirleyememiş, yaşadığının farkına varamamış, daha günah bile işleyemiş, henüz 14 yaşında bir insandı berkin. hayatı yaşayamadan aldınız onu ailesinden. başına gaz kapsülü geldi. bu polisin vurdumduymazlığını, orantısız güç kullandığını, insanlıktan çıktığını, beynini değil götünü kullandığını ve orospu çocuğu olduğunu gösterir. bugün ankara'da çalıştığım mekanda, eylemlere katılamadığım halde 4 kere dükkanın önüne atılan gazdan etkilendim. ilki dükkanın dış camlarını kapatırken tam arkama düştü. kafama da isabet edebilirdi, berkin gibi ben de uyanamamak üzere uykuya dalabilirdim, ben de ölebilirdim. polis terörünün son bulması için benim ölümüm de yeterli olmayacaktı, biliyordum, ancak o an orada ölmeyi istedim. hem de sessiz sedasız. ne ethem olmak istiyordum o an, ne ali ismail, ne medeni, ne abdocan, ne ahmet, ne mehmet ne de berkin. o an belki de hayatımda ilk defa ben olup ölmek istiyordum. benim tanıdığım ben nazım gibi, belki de nazımdan çok yaşamayı seviyordu çünkü.

berkin'in fotoğrafını ilk gördüğümde "oğlum uyan da şu kaşlarının ortasını al" demiştim içimden, aynı dertten muzdarip olduğumdan da olabilir belki, bilmiyorum. uyanamadı berkin, alamadı kaşlarını... ancak o kaşlar çoktan kanat olup cennete çıkardı o'nu.
huzur içinde uyu kardeşim, alex'e selam söyle. seni hiç tanımayan abilerin, ablaların senin için memleketi yakıyor. kendi cehennemimizi kendimiz kuruyoruz anlayacağın. çünkü bizim onların allahına ihtiyacımız yok.
"Zulme sessiz kalan dilsiz şeytandır." Hz. Peygamber(s.a.v.)
Sol frame de görünce öldü sanılan, halbuki devlet eliyle, katledilen gençtir.
allah rahmet eylesin hüloooog.
kanın yerde kalmayacak küçük.

masum bir can küçük bir beden.... bir evlat bir kardeş.

senin ve senin gibi küçük çocuklar için varız biz..

savaşacağız yiğit berkin.. taşla sapanla kanla canla...

sen rahat uyu kardeşim evladım biz daha ölmedik ölemedik.

keşke senin yerine biz can verseydik.
siyasal islamcıların hırslarını üzerinden çıkardıkları bir çocuk. bu ne zalimlik.
(bkz: ben bu yazıyı berkin elvan a yazdım)
görüşü ne olursa olsun bir çocuk hayatı kaybetmiştir.
ben anlamıyorum berkinin ölmesine sevinen tipleri lan zaten o bir çocuk siyasi görüşü olsa ne olur olmasa ne olur kaç yaşında lan o çocuk
gerçekten anlamıyorum bir çocuğun ölmesine sevinen, mazeret bulan insanlar var ülkemizde.

edit: söylediklerim burak içinde geçerlidir.
çocuklar uyurken sessiz olunur, ölürken değil. rahat uyu berkin, hesabını soracağız.
yarın cenazesine gideceğimiz masum çocuk.
bu çocuk ekmek almaya gitti ise neden bu cocuğu küçük devrimci diye tanımlıyorsunuz derler adama. saçma olacak ama " ekmek almak devrim mi? " paradokslarınızı sevdiğim..
Şiirler yazılır, şarkılar okunur, resimler çizilir ardından. Sana değil vicdanımıza çünkü herkes suçlu çünkü herkes sorumlu... iki gün önce uyan çocuk derken uyanmalıydın diye geçmiş zaman kipleri kullanmak çok ağır. Sen her giden gibi unutulmayacaksın. Keşke uyansaydın da iki gün bayram edip unutuverseydik seni yıllar sonra seni sokakta işe koştururken gördüğümüzde sonradan sonraya hatırlasaydık minik berkini. Güzel uyu berkin. Yüzün bizde hep gülecek.
ondört yaşında devletin silahıyla üniformalılarca öldürülen türkiye cumhuriyeti yurttaşı, çerkez kardeşimiz. ben inanıyorum ki bugün kendisinin yasını tutan insanların hiçbirinin ak parti hükümetinden ve kendisine oy veren koyun kitlesinden bir beklentileri yoktur, olmamalıdır.

vicdan bu ülkeyi terk edeli çok oldu, eskiden cahil derdik şimdilerde kibar olduk, üniversite hocası diyoruz. öyle bir türkiye'de yaşıyoruz artık. 13 yıl olacak ve bu 13 yılda türkiye bambaşka bir ülke oldu. kemalistler kemalizm'e ihanet ediyor, müslümanlar da islam'a ihanet ediyor. vicdan bu ülkeyi terk ediyor. terk etti. artık bu ülkede, müslümanın ölüsü daha değerli kılınıyor.

türk solu uyanmalıdır artık, şehitlerle bir yere varılamayacak, 8.verdik. artık kalan sahlar bizimdir demek zorunluluğumuz doğmuştur.
Bir çocuğun ölmesi hep acı.

Ama öyle kargaşalı ortamda kimin ne olduğu belli olmaz, birini suclayabılmek için de kanıt gerekir.

O yüzden başta annesi ve koltuğunu korumak için şiddete izin veren başbakan olmak üzere o mekanda bulunan herkeste de biraz suç var.

Bu tür saçmalıklar yüzünden bir insanı daha kaybettik... Çocuk olması daha da acı.
memleketi karıştırmak isteyenler için,dirisi ve ölüsü kullanılan çocuk.yazık,çocuklar bok yoluna ölmesin artık.
memleketi karıştırmak amacıyla yaşayan dümbüklerin dirisini kullandığı, ölüsünü de utanmadan kullanmaya devam ettikleri vefat etmiş genç arkadaşımız. bugün gencin utanmadan cenazesine gidip adını anan insanlar dün olaylar sırasında destek için nice berkinleri yanlarına çağırıyorlardı. çocuk demeden her türlü olaya alet etmekten geri durmayanlar bugün geçmiş edebiyat yapıyor. neden yanınızdaki nice berkinleri evlerine yollamadınız lan o kadar önemliydi de? neden günlerce parklardan yatırdınız, olayların içinde kalmaya teşvik ettiniz berkin yaşında insanları? biz görmedik mi bunları? hiç mi günahınız yok o ailenin çektiği acıda? hiç mi suçluluk hissetmiyorsunuz gencecik bu bedenin toprağa verilmesinden?

edit: utanın. bizler utanıyoruz sizden.
öldü allah rahmet eylesin. ben bu çocuğun ölümüne üzülmüyorum çünkü ölümün herkese geleceğini biliyorum. ha iki gün sonra ha önce. benim üzüldüğüm nokta bu çocuğun üzerinden siyaset yapıp her yeri yakıp yıkanlar. noldu amına koduğumun evlatları yaktınız yıktınız polis ananızı sikti gönderdi evinize. bir tane fatiha okudunuz mu lan yarak kafalılar? sizin derdiniz berkin falan değil. dün otobüste çocuğun biri eyleme gideceğini söylediğinde yaşlı amca yapma oğlum diyordu. çocuğun verdiği cevap yüzlerce eylemciyi özetliyor şekildeydi. çocuk "amca gençlikte yaptık yaptık sonrasında bir şey yapamayız. bizler heyecan arıyoruz siyaset miyaset bilmeyiz biz" diyordu. hepiniz aynı bokun laciverdisiniz. birde şu var ki en elim olanı bu. bundan çok değil bir iki ay sonra bu sözlükte "bi berkin elvan vardı noldu ona?" diye başlık açılmaz ise ben terbiyesizim. bırakın çocuğu rahat uyusun. sizde siktir olun gidin sınavlara mı çalışıyorsunuz ne bok yiyorsanız yiyin. bugün de eylem yapsanıza lan. götünüz yemez yavrum. neden? çünkü ankara karlı göt dondurucu bi ayaz var. polis su sıkarsa ananızın amını tersten görürsünüz di mi? bu gerçekleri hepiniz biliyorsunuz ama göt baş sallamaya devam ediyorsunuz.
not: tayyibin partisi taraftarı değilim. o adamı sevmiyorum ve hiç bir seçimde oy vermedim günahımı bile vermem lan o adama.
elinde sapanla fotoğraf koyup onu hain ilan edenlere hatirlatirim "o cocuktu". hatta bunu yaptiysa benden daha cesurdu, gözümde daha da büyüdü o cocuk. simdi diyorum ki o cocuk sizin de cocugunuz olabilirdi ama şu net ki milyoncuklarla oynayan cocuklar asla olmazdı. haini yanlış yerde ariyorsunuz bilin istedim.
arsız yandaşların "hayır ekmek almaya çıkmadı, anası gösterilere gönderdi o sebeple öldü" dediği çocuğumuzdur. sanki gösteriye katılması öldürülmesi için yeterli sebepmiş gibi... kaldı ki gösteriye katılmış filan değil. anasının ifadesi aşağıda. ama yandaşlar anasını yalancılıkla suçlayacaktır elbette. kabataş yalancısına laf etmezler ama acılı bir anaya inanmazlar. ne diyeyim? insan olana ölmek, yandaş olmaktan yeğdir...

"acılı anne gülsüm elvan oğlunun başından geçenleri şöyle anlattı: “Cumartesi gecesi gezi’ye destek için okmeydanı’nda yürüyüş vardı. gazdan ne evde durabiliyoruz, ne dışarıda. sabaha kadar ayaktaydık, gün doğarken etraf sakinledi. fırına gitmeye hazırlanıyordum. berkin, elimdeki 5 lirayı çekip kapıya fırladı. ‘aneyyy, senin ayağın sakat, bir olay olursa koşamazsın, ben gideyim, hem sokakta arkadaş bulursam kahvaltıya getirebilir miyim?’ diye sordu. berkin, çatışma seslerini merak edip yolunu değiştiriyor. gaziler sokağı’nın köşesinden kafasını uzattığında bir binadan berkin diye bağrıldığını duyuyor. Başını çevirip yukarı bakıyor”

elvan ailesi o pazar sabahı, kahvaltı masasında bir araya gelemedi. o ekmek o sofrada hiç kimseyle paylaşılamadı. berkin’e nişan alan polisi gören mahallelinin ‘geri kaç’ uyarısına vakit bile kalmadı. anne elvan, “tam aramaya çıkıyordum zil çaldı. ‘berkin başından yaralandı, hastaneye götürüldü’ dediler. çıktık, daha biber gazı kokusu ve polisler vardı. ‘berkin ameliyata alındı’ dediler. avukatlar gelip ‘biber gazı kapsülü’ dediklerinde yıkıldık, bittik. oolisler yolu kapattığından ambulans gelememiş. oğlumu getirdiklerinde kalbi atmıyormuş” diyerek acı olayı anlattı."
© copyright 2005 - 2026